İnsanlar arası ilişkilerde hak-hukuk kaidelerine riayet etmek İslam'ın öngördüğü önemli hususlardan biridir. İslam kul hakkına büyük önem vermiş, Allah şirk dışında tüm günahları affedeceğini ama kul hakkını affetmesinin ancak hakkına girilen kişinin razı olmasıyla gerçekleşeceğini beyan buyurmuştur.
Eğer bir kişi sizin hakkınıza girmişse o kişiden hakkınızı almanız en tabii hakkınızdır. Hakkını helal etmemek caiz olmakla birlikte affetmek daha güzel bir davranıştır. Mü'minler arası kardeşliğin pekişmesi insanlar arasındaki sevgi ve muhabbetin yaygın olmasına bağlıdır. Ufak tefek şeylerden dolayı "Hakkımı haram ettim" gibi ifadeler kullanmak pek de hoş olmasa gerektir.
Ama kişi zulmünü ve haksızlığını devamlı arttırıyor ve hakkına girilen kişiyi zor durumlarda bırakıyorsa da bu kişiye illa hak helal edilecek diye birşey yoktur. Elinden bu zulmü, haksızlığı engellemek için hiçbir şey gelmeyen bir kul bu hakkının alınmasını Allah'a havale edebilir. Çünkü Allah herkese hakkını adaletiyle tamı tamına veren yegane Mabuttur.