LOGO
HakkındaSoru-CevapVideolarMakalelerHadislerKitaplarGüzel-Sözlerİletişim
 

Kurban Hakkında Sorular Ve Cevaplar

KURBAN-ADAK

Soru: “Eğer çocuğum sağlıklı doğar ve kucağıma alırsam kurban keseceğim” diye adakta bulunmuştum. Bu, doğru mudur? Ayrıca bu kurbanlardan aileden birileri yiyebilir mi? Yoksa tamamını dağıtmamız mı lazım?

Cevap: Bir şarta bağlı olarak adak sözü vermiş isek dileğimiz olduğunda onu yerine getirmek vâcip olur. Kurban kesmeyi adayan kimsenin kendisi ve ailesi o kurbandan yiyemez. Şayet yemek isterlerse yedikleri miktarın bedelini fakirlere ödemek zorundadırlar. Bu kurban etinden kişinin bakmakla yükümlü olmadığı kardeşleri, amcası, dayısı ve teyzesi gibi akrabaları yiyebilir. Hatta fakir iseler kurban bütünüyle onlara verilebilir. Akika kurbanı ise her zaman kesilebilir. Gücü yetenlerin çocuk bulûğa ermeden kesmeleri sünnete uygundur. Akika kurbanından herkes yiyebilir. Erkek veya kız çocukları için birer kurban kesmek sünnete uymak için yeterli olur.

Soru: Oğlum askerden geliyor. Bir de yeni bir araba aldım. Oğlumun geldiği gün hem araba hem de oğlumun hayırlısıyla askerden gelmesi şerefine kurban kesebilir miyim? Bu kurban etiyle de akrabalarımı çağırıp duâ yapmak istiyorum. Bu kurban etinden yiyebilir miyiz? Yapmak istediğim doğru mu?

Cevap: “Eğer oğlum gelirse bir kurban keseceğim” diye bir adakta bulunmuşsanız, bu kurban etinden siz, anneniz ve babanız, dede ve nineniz, eşiniz, çocuklarınız ve torunlarınız yiyemez. Ama eğer bir adakta bulunmadan, “Oğlum geldi” diye bir şükür nişanesi olarak kurban keserseniz bunun etinden herkes yiyebilir. İmkânınız varsa, böyle bir şükür kurbanı kesmeniz güzel olur.

Soru: 9 yaşında bir oğlum var. Bugüne kadar akika kurbanını hiç duymamıştım. Aile büyüklerimiz de bu konuda bizlere hiç kurban kesmediklerini söylediler. Hatta teyzelerime, halalarıma hep sordum. “Biz böyle bir şey bilmiyoruz. Kendi çocuklarımıza da akika kesmedik” diyorlar. Akika kurbanı kesilmezse herhangi bir günahı var mı? “Kesilmezse oğlumun başına sürekli kötü şeyler gelir mi?” diye endişeleniyorum. Akika kurbanı mecburi midir?

Cevap: Akîka, sünnet olan bir kurbandır. Hz. Peygamber (s.a.v) torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için birer koçu akika kurbanı olarak kesmiş ve ümmetine de yeni doğan kız ve erkek çocukları için akika kurbanı kesmelerini tavsiye etmiştir. Hz. Peygamber’in (s.a.v) bu gibi tavsiyelerini gereklilik gibi değil de; doğum, düğün gibi olayların yakın çevreye duyurulması ve sevincin onlarla paylaşılması olarak algılamak daha doğru olur. Çocuklar büyüdükten, yani bulûğa erdikten sonra akika kurbanı kesmek gerekmez.

Soru: Ben bir ev yaptırdım. Kısa bir süre sonra da bir oğlum oldu. Hem ev hem de oğlum için adağım var. İkisi için ayrı ayrı mı kurban kesmem gerekiyor? Yoksa ikisi için bir tane kesebilir miyim? Bunun bir sakıncası var mıdır?

Cevap: Adaklarınızı yerine getirmeniz gerekir. Hem ev hem de çocuğunuz için adaklarınız varsa, ikisi için ayrı ayrı kurban kesmeniz gerekir. Şâyet ikisi için bir kurban adamışsanız, bir kurban kesmeniz yeterlidir.

Soru: 21 ve 23 yaşında iki evladım var. Akika kurbanı şimdiye kadar kesilmedi. Bundan sonra kesebilir miyiz?

Cevap: Akîka kurbanı çocuğun doğumundan itibaren bulûğ çağına kadar kesilebilir. Yetişkinler için kesmek gerekmez. Kesilmediği zaman günah olmaz.

Soru: Boşanmış bir ev hanımıyım. Şu an anne ve babamın yanında kalıyorum. Ancak benim kendime ait takılarım (mehir olarak verilmiş) var. Ancak başka bir gelir kaynağım yok. Kurban kesmem gerekir mi?

Cevap: Mali durumu uygun olan kurban keser. Geçim masraflarınız babanız tarafından karşılandığına ve sizin de elinizde nisap miktarı ve üzeri bir servet olduğuna göre kurban kesmeniz gerekir. Nisab miktarından az ise, örneğin sizi en az altı ay veya bir yıl geçindirecek bir meblağa ulaşmıyor ise, o takdirde kurban kesmeniz gerekmez.

Soru: Yeni araba aldım. Arkadaşlarım sürekli kan akıtmam gerektiğini söylüyorlar. Böyle yapmam gerekiyor mu?

Cevap: İnsan istediği bir nimete kavuştuğunda Allah’a şükreder. Bunu diliyle yaptığı gibi ameliyle de ortaya koyar. Araba, ev gibi bir nimete kavuştuğunda da muhakkak kurban kesecek diye bir zorunluluk yoktur. Allah’ın bu vb. nimetleri vermesinden dolayı kesilen kurbanlara —şayet adak sözü verilmemişse— şükür kurbanı denilir. Kesen ve herkes bu kurbanlardan yiyebilir. Bu konularda insanları zorlamamak lazımdır. Bunlar kişinin tercihine kalmış nâfile ibâdetlerdir.

Soru: Benim 8 yaşında bir kızım var. 20 günlük de bir oğlum var Allah’a şükür. Ben kızım doğduğunda kayınvalidemlerle oturuyordum. O zaman onların kızımın akika kurbanını kesip kesmediklerini bilmiyorum. Şimdi ben bunu oğlumunki ile yerine getirmek istiyorum. Acaba yine de kızımın olarak kabul olur mu? Erkek çocuğuna 2 tane mi akika kurbanı kesilir? Ben yurt dışında yaşadığım için yazın izne gelince bu kurbanları kesebilir miyim?

Cevap: Akîka kurbanı çocuğun doğduğu günden bulûğ çağına kadar kesilebilir. Fakat yedinci günü kesilmesi en güzelidir. Her ikisi için de birer tane yeterlidir. Yazın geldiğinizde ikisi için ayrı ayrı iki kurban kesebilirsiniz.

Soru: Ben geçen yıl güvendiğim bir yardım derneğine kurban parasını bağışlayıp kurban ibadetimi ifa ettiğimi düşünüyordum. Annem ise, derneklere para verilerek kurban kesilmesinin yanlış olduğunu, kurbanlığı gördükten sonra ancak bağış yapılabileceğini duyduğunu söyledi. Şimdi ben tereddütte kaldım: Bu yıl kurban paramı derneklere vermek istiyorum ama illa kurbanı gözümüzle görmemiz gerekir mi? Gerçekten yardım derneklerini vekâleten kurbanımız kesmiş olmuyor mu?

Cevap: Kurbanlığın görerek kesilmesi için vekâlet vermek gerekir diye bir kural söz konusu değildir. Ancak insan kurbanını kendisi keserken, kesme işini yapamıyor ve birisine kestiriyorsa kesim esnasında yanında bulunması tavsiye edilmiştir. Hayır kuruluşlarına kurbanının parasını ismini belirterek yatırması onlara vekâlet vermesi demektir. Onların sizin adınıza kurbanı kesmekle kurban ibadetiniz yerine gelmiş olur. Ancak kurban parasını gerçekten kurban için harcayacağına güvendiğiniz kurumlara elbette kurban kestirebilirsiniz.

Soru: Taksitle kurban almak câiz midir acaba?

Cevap: Kurban kesmeğe mali gücü olmayan kendini zorlamamalı, borçlanarak kurban kesme yoluna gitmemelidir. Ancak kurban kesmeye maddi gücü yeten kimse, kurbanı taksitle alarak kesmek istiyorsa bu şekilde kurbanlık almak da câizdir. Zira bu da bir alış-veriş şeklidir. Fakat fâize düşecekse taksitle kurban kesilmez.

Soru: Kurban satın alırken canlı olarak değil kesildikten sonra kg hakkında anlaşarak kaç kg. gelirse ona göre bedelini ödemek şartıyla hayvanı satın almak câiz midir?

Cevap: Kurbanlık hayvan göz kararı ile pazarlık yapılarak alınabildiği gibi kilo fiyatı birlenerek canlı olarak da tartılıp alınabilir. Diğer bir şekil olarak kurban edilmek üzere satın alınan hayvanın kesildikten sonra eti tartılarak almak hem alıcılar hem de satıcılar arasında değişik haksızlıklara sebep olabilir. Hangi parçayı et sayacaksınız, yağını tartacak mısınız, sakatat tartılacak mı, kemikli et ile kemiksiz nasıl hesaplanacak gibi birçok problem ortaya çıkacak, alan da satan da gönlü tatmin olmadan bir kurban kesilmiş olacaktır. Dolayısıyla böyle bir kesim kurbanın anlamını ortadan kaldırmaktadır. Bundan kaçınmak gerekir. Kurban pazarlığının et pazarlığı olmadığı bilinmelidir.

Soru: Kurban Bayramı’ndan önce kurban kesip işçilere dağıtabilir miyiz? 50 kişilik çalışanımız var. Çalışanların büyük bölümü bayramda kurban hakkını almaya gelemiyor. Kurbanı kestiğimizde bayram sonrasına kadar muhafaza etme şansımız yok. Bayramdan önce kesebilir miyiz? Yoksa bayramda yakında oturanlara dağıtmak üzere küçükbaş mı alıp kessek?

Cevap: Kurban kesmekle mükellef birisinin vâcip olan kurbanı, Kurban Bayramı günlerinde kesmesi gerekir. Bayram namazından önce kesilmesi câiz değildir. Kurban belirli şartları taşıyan hayvanın Kurban Bayramı günlerinde ibadet maksadıyla kesilmesidir. Zenginlikten dolayı vâcip olan kurbanın haricindeki diğer kurban çeşitleri (adak, şükür, akika vb.) arife günü ve diğer günler kesilebilir. Eğer işçilerinize dağıtmak istiyorsanız gelemeyenlerin de evlerine gönderebilirsiniz. Buna ve muhafaza etmeye imkânınız yoksa civarınızdaki fakirlere dağıtabilirsiniz.

Soru: Kurban kesmeyi çok istiyorum. İki sene önce çalışırken niyet etmiştim, kısmet bugüneymiş. Kafamız karıştı. Bizi en kısa zamanda aydınlatırsanız çok sevineceğim. Evimizde ilk defa kesildiği için eşime düşermiş öyle mi? Bir de parayı o verecek?

Cevap: Kurban kesmeye kimin mali imkânı varsa o keser. Eğer hanım olarak siz çalışıp kazanıyorsanız ve neticede kesebilme imkânınız varsa siz kesersiniz. Sizin paranızdan eşinizin vermesi bir şey değiştirmez. “İlk kurbanı erkek kesecek” diye bir kural yoktur. Eğer onun da kurban kesecek imkânı varsa o da keser. Aileden bir kişinin kurban kesmeye gücü yetiyorsa, onun kestiği kurban diğer aile fertlerinin yerine de geçer.

Soru: Peygamber Efendimiz (s.a.v) adına kurban kesilebilir mi?

Cevap: Vefat eden akraba için kurban kesip sevabını bağışlamak câizdir. Bunun ötesinde Peygamberimize (s.a.v) kurban kesilmesi için para toplamak uygun bir hareket değildir. “Hz. Peygamber (s.a.v) için kurban kesme” diye yeni bir âdet çıkarmak ise bidat olup günahtır. Hz. Ali (r.a)’nin, Peygamberimiz için kurban kestiğine dair Hâkim en-Neysâbûrî’nin el-Müstedrek ale’s-Sahîhayn isimli eserinde yer alan rivâyet sıhhat açısından tartışmalıdır. Ancak sahih dahi kabul edilse bu yakın akrabanın vefat etmiş olan bir yakınına sevabını bağışlamak maksadıyla kurban kesmek şeklinde anlaşılmalıdır. Bunun dışında hiçbir sahabî, tabiûn ve herhangi bir mezhep peygambere kurban kesmek şeklinde bir kurban çeşidi kabul etmez. Kaldı ki, değişik insanlardan beşer onar lira parça parça para toplayıp peygamber adına kurban etmek üzere kesilen hayvan kurban olmaz. Zira bir küçükbaş hayvanı bir kişi kesebilir. Büyükbaş hayvana da 7 kişi ortak olabilir.

Soru: Kurban vekâlet yoluyla kesiliyor. Kurbanın parasını bir fakire kurban niyetiyle versek biz vâcibi yerine getirmiş olur muyuz?

Cevap: Kurban, ibadet maksadıyla belirli şartları taşıyan hayvanın belirli vakitte usulüne uygun şekilde boğazlanmasıdır. Mali bir ibadettir. Mali ibadetler vekâlet yoluyla yerine getirilebilir. Kurban da vekâleten kestirildiğinde kurban niyetiyle Kurban Bayramı günlerinde kesilmiş oluyor. Kurbanın kesilmiş olması gerekir. Bu sebeple kurban parasının fakire verilmesiyle kurban kesme görevi yerine gelmiş olmaz. Sadaka verilmiş olur.

Soru: Aile olarak varlıklı olan, çalışmayan ev hanımına kurban düşer mi?

Cevap: Kurban dinen zengin olan kişiye vâcip olur. Erkek olsun kadın olsun asli ihtiyaçların dışında nisap miktarını geçecek parası veya malı varsa kurban kesmekle mükelleftir. Kadının asli ihtiyaçlarını karşılamak eşine ait olduğundan kadının nisap miktarı bir varlığı varsa kurban kesmek vâcip olur. Eğer kendi malı yoksa eşi varlıklı da olsa kadına kurban vâcip olmaz. Ama eşi onun adına da keserse sevabına nâil olur. Hanefî mezhebinde ailede zengin olan her ferde kurban kesmek gerekir. Zira malda herkes ferdi mülkiyet hakkına sahiptir. Diğer mezhepler bir aile için bir kurbanın kesilmesi yeterli olduğu görüşündedirler.

Soru: Kurbanın kesim zamanı ne zaman başlar? Ne zaman biter? İmsak vaktinde veya güneş doğmadan önce, akşam vakti girince kurban kesilir mi?

Cevap: Kurban kesimi, bayram günü bayram namazının kılınmasıyla başlar, bayramın üçüncü günü akşam vaktine kadar devam eder. Şafiî mezhebine göre dördüncü günü akşamına kadardır. En uygun olanı kurbanın gündüz kesilmesidir. Zaruretten dolayı gece kesilirse kurban olur.

Soru: Kurbanda bir dana kesmek istiyoruz. Ona da deve gibi 7 kişi ortak olabilir mi?

Cevap: Sığır ve deve birden yedi kişiye kadar kurban edilebilir. Ancak dana diye tabir ettiğimiz sığırın kurban olabilmesi için iki yaşını bitirmiş olması gerekir.

Soru: Ben çalışıyorum, 1000 TL maaşım var. Evin masraflarını ben karşılıyorum. Babam birileriyle kâr ortağı olarak çalışıyordu. Fakat ayrıldılar. Dışarıdan çalışacak. Hem borcu var hem de eve katkıda bulunmaya çalışacak. Ben bu yıl kurban kesmesem olur mu? Dar günde lazım olur diye biriktirdiğim biraz altın var, başka birikimimiz yok.

Cevap: Ücretli, memur gibi sabit gelirli kimselerin kendi bütçe imkânları içinde zorluk çekmeden kurban ücretini ödeyip ödeyemeyeceğini göz önünde bulundurması ve ona göre karar vermesi gerekir. Eğer aslî ihtiyaç harcamalarınızı çıktıktan sonra yıllık gelirinizden arta kalan miktar nisap değerine yani zenginlik ölçüsüne ulaşıyorsa kurban kesmeniz gerekir. Aksi halde gerekmez.

Soru: Biz 4 kardeşiz. Babam köyde yaşıyordu. Bir tane kurbanlık hayvan yetiştirdi. Geçen sene bunu bize vaat etti: “Bu seneki Kurban Bayramı’nda hep beraber keselim” dedi. Bu sene mayıs ayında vefat etti. Şimdi babam için bizim kurban kesmemiz gerekir mi? Gerekirse bunun bir günü var mı?

Cevap: Kurban bayramı günlerinde söz konusu kurbanı kesmeniz gerekir.

Soru: Eşim çalışıyor, ben çalışmıyorum. 100 gr. altınım var. Bir kurban mı kesmeliyiz iki mi?

Cevap: Bir kurban kesmeniz yeterlidir.

Soru: Yurt dışında hayvanların kafasına bir şey sıkıp sonra kesiyorlar. Kafasına sıkıldıktan sonra ölüp ölmediğini bilmiyoruz. Şayet ölüyorsa ondan sonra kesiliyorsa yenir mi?

Cevap: Hayvanların kesim sırasında elektrik veya benzer şeyle şoklandıktan sonra canlı olarak kesilmesinde dinen bir sakınca yoktur, eti yenir. Şayet hayvan, henüz kesilmeden, şokun etkisiyle ölürse eti yenmez. Yurt dışında yapılan uygulamalarda hayvanın kesilmeden önce ölüp ölmediğini sorup araştırmak gerekir. Ayrıca hayvana kurşun sıkmak yerine, rahatlatmak için başka yöntemler uygulanması daha doğru olur. Kurban kesen Müslüman topluluklar bu konuda daha duyarlı olup işbirliği yapmalıdırlar.

Soru: Alevi komşularımız ile kurban kesilir mi?

Cevap: Ortaklaşa kesilen kurbana bütün ortakların ibadet niyetiyle katılması gerekir. Bunlardan biri sadece et elde etme niyetiyle katılırsa kurban olmaz. Alevi olsun Sünni olsun dikkat edilmesi gereken husus budur. Alevi olması ortak olmasına engel değildir. Yeter ki ibadet niyetiyle ortaklığa katılsın.

Soru: Biz Fransa’da yaşıyoruz. “Burada kesilen et ürünleri İslam kurallarına uygun olmadığı için haram” deniyor. Almak zorunda kalıyoruz. Günah işlemiş oluyor muyuz?

Cevap: Ehl-i kitaptan olan Hıristiyan ve Yahudilerin kestikleri de yenir. Satılan etlerde haram olan domuz vb. etler karıştırılmamış olmasına dikkat edilmesi, şoklamayla kesiyorlarsa ölmeden önce kesilerek kanlarının akıtılması gerekir.

Soru: Benim bir adağım var. Kurban Bayramı içinde adak kurban da kesilebilir mi? Kurbanı biz kesip adağı da ihtiyacı olan birine verip kestirebilir miyiz?

Cevap: Kurban Bayramı günlerinde adağınızı da kesebilirsiniz. İhtiyacı olan bir kişiyi vekil kılarak sizin adınıza adak olarak kestirebilirsiniz.

Soru: Benim 15 aylık oğlum var. “Erkek çocuğuna 2 adet akika kurbanı kesmek lazım” dediler. Hesaplarıma göre şubatta keseriz diye düşünüyordum, ama bir türlü maddi durumum el vermedi. Acaba günaha giriyor muyum?

Cevap: Akîka kurbanı, çocuğun doğduğu günden bulûğ çağına kadar kesilebilir. Maddi imkânınız iyi olduğu zaman kesebilirsiniz. Allah’a şükür olarak kesilir, sünnettir. Kesmemekle günaha girmezsiniz. Kız olsun, erkek olsun bir tane kesmek yeterlidir.

Soru: Eşimin ailesi şehir dışında yaşıyor. Biz her zaman kurbanlarımızı eşimin ailesinin yanında kesiyoruz. Seferî olduğumuz için bizim kurbanın olmadığını söylüyorlar. Eşimin babası geçen yıl vefat etti. Ama eşim oradan bağlarını kesinlikle koparmış değil. Her şeyleri var ve sürekli olarak gidip geliyoruz. Kestiğimiz kurbanlar kabul oluyor mu? Yoksa seferî mi oluyoruz?

Cevap: Seferî olan kurban keserse kurbanı olur. Diğer mukim olanlarla da ortak olabilir. Kurbanınızı başka bir ülkede bile kesebilirsiniz.

Soru: Bizim borçlarımız var. “Borcu olan kurban kesemez” diye duymuştum. Bu doğru mu acaba?

Cevap: Zor durumda olanlara vâcip olmaz. Ancak keserlerse kurban olur.

Soru: İlk defa kurban kesmeyi istiyorum. İlk defa kestiğim için diyorlar ki büyükbaş hayvana katılabilirsin. Sizce tek başına koç kesmek mi efdaldir. Yoksa büyükbaş hayvana katılmak mı gerekir?

Cevap: İlk defa kurban kesen kimse isterse koç veya koyun cinsinden küçükbaş hayvan keser, isterse büyükbaş hayvan hissesine katılabilir. Bunda bir sakınca yok. Küçükbaş hayvanlardan dişi hayvan yerine erkeğini kesmenin daha faziletli olacağı söylenmiştir. Dolayısıyla koç kesmeniz daha faziletlidir.

Soru: Ağabeyim ticaretle uğraşıyordu ama babam öldükten sonra işinden zarar etti. Şu an işsiz ve 45 yaşında. Annem de babamın maaşıyla onun borcunu ödüyor. İki senedir de annem kurban kesemiyor. Anneme bu durumda kurban düşer mi? Ağabeyimin borcunu annem üstlendi.

Cevap: Ağabeyinin borçları için ödediği paranın haricinde kurban kesmeye yükümlü olacak miktarda maddi güce sahipse kesmesi gerekir. Aksi halde gerekmez.

Soru: Akika kurbanını kendimiz yiyebilir miyiz?

Cevap: Hem kendiniz yiyebilir hem de tasadduk edebilirsiniz.

Soru: Kurban Bayramı boyunca namaz kıldığımız zaman tekbir almamız gerekiyor. Tekbiri sadece erkekler mi alıyor? Yoksa kadınların da alması gerekiyor mu? Hanefî mezhebinden olduğumuz hâlde böyle bir durumda başka mezhebe göre hareket edebilir miyiz?

Cevap: Hanefî mezhebine göre teşrik tekbirleri arife günü sabah namazından bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar 23 vakit, farz namazlardan sonra erkek kadın, seferî-mukim ayrımı olmaksızın herkese vâciptir. Şafiî ve Hanbelî mezhebine göre sünnet, Malikî mezhebine göre menduptur. Hangi mezhepten olursa olsun tekbirleri söyleyen sevabını alır.

Soru: Kirada oturuyoruz, arabamız yok, bankaya borcumuz var. Ama kocamın işi var. Benim de altınım var. Sadece altınlarım için kurban kesiyoruz. Doğru mu yapıyoruz?

Cevap: Zengin iseniz kurban kesmeniz vâcip olur. Ne kadar altın olduğunu yazmamışsınız. Anlaşıldığı kadarıyla ancak geçinen bir ailesiniz. Eviniz arabanız da yok, borcunuz da var. Kurban kesmek size vâcip olmaz. İlerde imkân bulduğunuzda kesmeniz daha güzel olur.

Soru: Ben Avusturya’da yaşıyorum. Burada hayvanın kafasını kurşunlamadan kestirmiyorlar. Hayvana kafasından kurşunu vurduktan hemen sonra bıçakla kesersek kurban kabul olur mu?

Cevap: Hayvanın en güzel kesimi şoklamadan olanıdır. Bu şekilde kesim mümkün olmadığında çeşitli metotlarla hayvanı şoka sokmak (bayıltmak) ve sonra kesmek câizdir. Çünkü şoka giren hayvan ölmez, hayatı devam eder. Ancak kesilince kanı akar ve ölür. Şayet şoklama işlemi sonunda canlılığı gider ve ölmüş olarak kesilirse bu câiz değildir. Ölmeden bıçakla kesiliyorsa kurban olur.

Soru: 14 yaşındaki oğlum için bayramda kurban kesebilir miyiz?

Cevap: İnsanlar bulûğ çağına gelmeden ve mükellef olmadan da yaptıkları ibadetlere sevap alırlar. Bu sevaplar aynı zamanda anne babaya da yazılır. Oğlunuz bulûğ çağına geldiyse ve kendi parası da var ise kurban kesmesi vâcip olur. Şâyet bulûğa ermemiş ise, kurban kesmekten dolayı hem kendisi hem de siz sevap kazanmış olursunuz.

Soru: Babam emekli ve “Bir evim olursa kurban keseceğim” demişti. Kurban kesme süresi 7 yıl diye biliyorum. Fâizin haram olduğunu biliyorum. Fakat babam kurban kesmek için kredi çekebilir mi?

Cevap: Kurban kesmek için 7 yıl gibi bir süre yoktur. İmkânı olduğunda adağını yerine getirecektir. Adağını yerine getirmek için fâizli kredi alması doğru değildir. Helâl parası varsa keser yoksa onun yerine bir başka yakını da kesebilir.

Soru: Bir adak adadım. Adağımın gerçekleşip gerçekleşmediğini bilmiyorum. Bana adağımın olduğunu ve adağı yerine getirmem gerektiğini söylediler. Ben de adağımı çok mutlu bir şekilde yaptım. (Adağım 3 gün oruç tutmak ve elime kına yakmaktı.) Tam bu adaklarım bitmişti ki ertesi günü adak adadığım şey daha kötü oldu. Şimdi ne yapacağım bilmiyorum?

Cevap: İnsanın olmasını istediği şey yerine geldiği zaman adağını yerine getirir. Ancak adanan şey yapabileceği ve ibadet cinsinden olmalıdır. Kına yakmak ibadet cinsinden olmadığı için böyle bir adak olmaz. Hayat imtihandan ibarettir. Her şey insanın istediği şekilde olmaz. Nimetlere şükretmeliyiz. Diğer taraftan hoşumuza gitmeyen ve bizi üzen şeylere sabretmeli ve ümitsizliğe düşmemeliyiz. Allah Teâlâ her şeyin hayırlısını versin. İstediğiniz yerine geldiğinde adağınızı yapmanız gerekirdi. Siz önceden yerine getirmişsiniz. Dolayısıyla artık bir şey gerekmez.

Soru: Adak adadığımız zaman olmayıp tersi olması hâlinde yine de adak kurbanı kesmemiz gerekir mi?

Cevap: Adanan adaklar, şart koşulan istekler yerine geldiğinde yapılır. Gerçekleşmediği an oruç tutulması, kurban kesilmesi vb. gerekmez.

Soru: Adanan kurban veya normal olarak kesilen kurban herhangi bir vakfa ve yardım kuruluşu derneklere bağışlansa adak ve kurban yerine gelmiş olur mu?

Cevap: Adak ve normal olarak kesilen kurbanların kurban olabilmesi için boğazlanması gerekir. Para olarak bağışlamakla yerine gelmiş olmaz. Eğer kurban olarak alınıp vekâleten kesilir, usulüne uygun dağıtılır ve kullanılırsa olur.

Soru: Kaza geçiren bir kişi, “İyileşirsem bir dana keseceğim” diye adakta bulunsa, keseceği bu hayvanın yaş sınırı var mıdır? Adayan kimse fakirse küçükbaş hayvan kesebilir mi?

Cevap: “Dana keseceğim” diye söylemesi, bir sığır kurban etmeyi adamasıdır. Sığırların kurban edilmesi için iki yaşını bitirmiş olması gerekir. Sığırın yerine küçükbaş kesemez. Durumu müsait olunca iki yaşını bitirmiş normal bir hayvan alıp keser.

Soru: Ben 2 düşük yaptım. Sonra beni ocak denilen sadece duâ yazılan bir yere götürdüler ve orada kurban adadık. Şimdi hamileyim. Allah’ın izniyle bebeğim olduğunda gidip oraya kesip bırakacağız. Başka yerde kesemez miyiz? Bu yaptığımız doğru bir hareket midir?

Cevap: Yaptığınız uygun değildir. Allah’a (c.c.) duâ edip O’ndan istemelidir. Allah’ın izni olmadan hiç bir şey olmaz. Adak herhangi bir yere yapılmaz, ancak Allah’a yapılır. Şu türbeye vb. yere adak adanmaz. Türbe vs. yerlere adak yapılması bid’attir. İsteği olduğunda adağını kişi istediği yerde kesebilir, etini yemeksizin fakirlere dağıtır.

Soru: Eşim 4-5 sene önce bir adak adamış. “10000 TL üzeri iş yaparsam kurban keseceğim” demiş. 5-6 defa kesti. Bazen de unutuyor. Acaba kurban yerine parasını versek olur mu?

Cevap: Eğer her sene belirttiği miktarın üzerinde kazanınca kurban keseceğini adamışsa, kazandığı her sene keser. Ama bir defaya mahsus demişse o sene kesmesi yeterlidir. Ancak zenginse zaten her sene kurban kesmekle mükelleftir. Ama bunun adak kurbanı ile ilişkisi yoktur. Kurban kesilmesi gerekir, yerine para verilemez.

Soru: Geçen yıl, “Bu hastalıktan kurtulursam şuraya 2 adet koç adak kurbanı keseceğim” diye niyet ettim. Bu kurban adağımı başka bir yere versem kabul olur mu?

Cevap: Adağımı şuraya vereceğim demek kişiyi bağlamaz. İstediğiniz başka bir yere verebilirsiniz.

Soru: “Eğer annem iyileşirse Allah rızası için bir koyun keseceğim” diye adak adamıştım. Şu an hamdolsun annem sağlığına kavuştu. Ben adağımı yerine getirmek istiyorum. Ancak akrabalarımdan o kadar çok hasta ve düşkün var ki âdeta ekmeğe muhtaçlar. Kanser hastası olanlar var, ilaçlarını dahi alamıyorlar. Acaba koyuna vereceğim parayı onlardan birine ya da birkaçına versem olur mu? .

Cevap: Nasıl adak adamışsanız onu yerine getirmeniz gerekir. Diğer muhtaçlara yardım etmek ayrı bir iştir. Adağınızı yerine getirdikten sonra istediğiniz kadar yardım yapabilirsiniz. Adak kurbanınızın etini o muhtaçlara verebilirsiniz.

Soru: Kaynanamın 3 erkek çocuğu olmuş ama küçük yaşta ölmüş. Erkek çocukları öldüğü için adak yapmış. “Oğlum olur da büyüdüğünü görürsem koyun keseceğim” demiş. Ben de evlendikten sonra kaynanamlarla kalmaya başladım. Erkek çocuğu olmadığı için onlarla maddi manevi ben ilgileniyorum. O da, “Ben seni ve oğlunu kendi erkek çocuğum gibi görüyorum. Bu yüzden adağı yerine getirmem gerekiyor mu?” diye merak ediyor.

Cevap: Kayınvalideniz, “Erkek çocuğum olursa” diye adakta bulunmuş. Siz damadı olsanız da, sizi ne kadar sevse de siz onun öz çocuğu değilsiniz. Dolayısıyla adağı yerine getirmesi gerekmez. Çünkü adağı gerektiren şart meydana gelmemiştir. Fakat bir kurban kesip fakirlere dağıtmak istiyorsa o da nâfile bir ibadet yerine geçer ve sevaba nail olur.

Soru: “Bir işim olursa diye Allah rızası için bir kurban adadım. Fakat kesip çocuk esirgeme kurumuna, Kur’ân kursuna ya da ihtiyaç sahibine vereceğim” dedim. Şimdi memleketimdeki ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere para gönderip vekil tayin ederek kestirsem uygun olur mu?

Cevap: Uygun olur, kestirebilirsiniz.

Soru: Ben yıllar önce adakta bulundum. “Babam ve ağabeyim şans oyunlarını oynamayı bırakırlarsa, ikisi için de birer gün oruç tutacağım” diye Allah’a (c.c.) adakta bulundum. Bu gerçekleşti ve ben bu oruçları tuttum. Fakat onlarla alakalı bir şey için daha oruç tutmayı adadım. Ama ne için adadığımı unuttum. Bu yüzden bu adağımın gerçekleşip gerçekleşmediğini bilmiyorum. Bu adağım için de 2 gün oruç tutacaktım. Ben yine de bu oruçlarımı tutmalı mıyım?

Cevap: Şu anda ne için olduğunu ve gerçekleşip gerçekleşmediğini bilemiyorsanız kanaatinize göre hareket edersiniz. İsteğinizin gerçekleşmiş olduğunu düşünerek adak orucunu tutarsanız daha uygun olur. Şayet isteğiniz olmuşsa böylece adak orucu borcundan da kurtulmuş olursunuz. Eğer gerçekleşmemişse nâfile oruç yerine geçer.

Soru: Ben birkaç kez, “Bu şeyi yapmayacağım” diye yemin ettiğim hâlde onu yerine getiremedim. Bir de adak adamıştım. İsteğim şey oldu çok şükür. Ama onu da yerine getirmedim. Ne yapmalıyım?

Cevap: Yemininizi bozmanızdan dolayı 10 fakire birer fitre vermek sûretiyle yemin keffâreti ödemeniz gerekir. Adak kurbanınızı müsait olduğunuz zaman kesmeniz lazımdır. Etinden kendiniz, eşiniz, anneniz, babanız, dedeniz, nineniz, çocuklarınız ve torunlarınız yiyemez.

Soru: Yeni bir araba aldık. Herhangi bir adağımız yok. Ama hiç bir kan akıtmadık. Acaba kan akıtmak icap eder mi? Kan akıtmak derken illaki küçük baş hayvan mı kesmeliyiz? Yoksa bir horoz kesip kan akıtmak da olur mu?

Cevap: İnsan araba vs. aldığı zaman illa kurban kesecek diye bir şart yok. Ancak bu ve benzeri bir nimete kavuşulduğunda şükür kurbanı kesilebilir. Kurban ancak kurbanlık hayvanlardan olur. Horozdan adak kurban olmaz.

Soru: Ben yurt dışında yaşıyorum. Bir ameliyat geçirdim. “İyileşirsem kurban keseceğim” dedim ama kesemedim. Bir yardım derneğine 110 Avro adağım karşılığı para gönderdim. Oradan da bir cevap gelmedi? Sizce adağım kabul oldu mu?

Cevap: Kurban ancak kesilmekle olur. Adak kurbanı kesilmek üzere yatırmışsanız olur. Ancak kurban yerine parasını bağışlamışsanız adak yerine gelmiş olmaz.

Soru: Babam askerdeyken, “Sağ salim dönersem 3 adak keseceğim” demiş. Bir tanesini sağlığında kesti. Emekli olunca geriye iki tane kaldı. Babam vefat ettiği için annem emekli maaşından faydalanıyor. Maaş babamdan kaldığı için onun parasıyla adaklarını ödemek istiyoruz. Bu sizce kabul olur mu?

Cevap: Babanızın yerine, borcu olan iki adağını keserseniz onu bu borçtan kurtarmış olursunuz. Ayrıca babanızın adına kurban kesip fakirlere dağıtabilirsiniz.

Soru: Ben yurt dışında yaşıyorum. Türkiye’de kesmek için bir kurban adamıştım, ama gitme imkânı bulamadım. Burada kessem olur mu?

Cevap: Türkiye’de kesmeniz gerekmez. Nerede kesebiliyorsanız orada kesebilirisiniz.

Soru: Benim adaklık bir kurbanım vardı. O kurbanın parasını başka bir ildeki birine göndersem onlar kesse olur mu acaba?

Cevap: Olur, bu şekilde kestirirsen onları vekil tayin etmiş olursun.

Soru: “Her Müslüman’a farz olan görevimi, çok istediğim bir sorunun çözülmesi hâlinde Allah ömür ve güç verdiği sürece yapacağım” diye bir söz verdim. Adak gibi bir anda içimden geldi. Kalben söyledim. Böyle bir şey yapmam yanlış mı?

Cevap: Adanan şey kişinin üzerinde hemen ya da gelecekte yapılması farz veya vâcip bir ibadet olmamalıdır. Onları yapmamız zaten üzerimize borçtur. Bu sözle bir daha Allah’a söz vermiş oluyorsunuz. Sözünüzde durmanız gerekir.

Soru: Benim 33 gün oruç adağım var. Ramazan’a niyet ederken ona da niyet ederek tutabilir miyim?

Cevap: Adadığınız oruç borçlarınızı Ramazan’dan sonra tutabilirsiniz. İkisine beraber niyet ederek tutamazsınız. Tutabileceğiniz kadar oruç adağında bulununuz.

Soru: Ben çocuklarım için adak adamıştım. Bu adağı Kur’ân kursuna bağışlasam kabul olur mu?

Cevap: Adağınızı vekâlet vererek, Kuran Kursu ve fakirlere yardim yapan kurumlara verebilirsiniz. Onlar sizin adınıza keserler veya siz keserek onlara bağışlayabilirsiniz.

Soru: Benim ağabeyim bundan 5 yıl önce iş yeri açtı. Annem Urfa’da bulunan Hz. İbrahim’i (a.s.m.) ve Veysel Karani hazretlerini ziyarete gittiğinde orada ağabeyimin işleri yolunda giderse buralarda birer tane kurban keseceğine söz vermiş. Fakat ağabeyimin işleri düzelmedi. Adağı yerine ne zaman getirmek uygundur? Yaşadığımız yerde kurbanı kesersek olur mu?

Cevap: Ağabeyinizin işleri düzeldiği zaman adağın kesilmesi gerekir. İşleri düzelmeden de kesebilir ve düzelmesi için Allah’a duâ eder. Adakların belirli bir yerde kesilmesi adansa bile buna itibar edilmez. Urfa’da kesmenize gerek yok, bulunduğunuz yerde de kesebilirsiniz.

Soru: Benim oğlum işe başlarsa adaklık keseceğini söylemişti. 8 sene oldu hâlâ kesmedi. Bunun günahı var mıdır?

Cevap: Adak, Allah’a verilen bir sözdür. Verilen sözler imkân bulunduğu zaman hemen yerine getirilmelidir. Getirilmezse günah olur.

Soru: Eşim tam hatırlamıyor ama, “Kızım doğduğunda bir koyun keseceğim” demiş. Şimdi bu adak sayılıyor mu?

Cevap: Adak sayılır. Kızınız doğduğunda bir kurbanlık alıp kesmesi gerekir.

Soru: Benim bir adağım var. Kesilirken yanında olmam şart mı?

Cevap: Kesilirken yanında bulunmanız güzel olur. Ama şart değildir. Bulunmamanız adağınızda herhangi bir kusur oluşturmaz.

Soru: Çocuğuma araba çarptı. Ben kurban adadım ama eşim razı olmuyor. Kurban alamadığım için kurban parası versem adağım kabul olur mu?

Cevap: Adanan kurban kesilmedikçe adak yerine getirilmiş olmaz. Kendiniz kesemiyorsanız güvendiğiniz kişi ya da yardım kuruluşlarına ücretini vererek adağınızı kestirebilirsiniz.

Soru: Adak adadım. Eşim yardımcı olmuyor. “Senin adağın beni ilgilendirmez” diyor. Ben ev hanımıyım. Maddi gücüm olmadığı için adağımı hemen yerine getiremiyorum. Ne yapmalıyım?

Cevap: Yerine getiremeyeceğimiz adakta bulunmamamız gerekir. Adak adarken eşinizle beraber karar vermiş olsaydınız daha uygun olurdu. Eşinizin imkânı varsa size yardımcı olması güzel olur. İleride imkânınız olduğu zaman da yerine getirebilirsiniz.

Soru: Adak kurbanından aile içindeki kişiler yiyebilir mi? Amca, dayı, anne, baba gibi aile dışındakiler de yiyebilir mi?

Cevap: Adak kurbanından adayanın annesi, babası, dedesi, ninesi, çocuğu, torunları, kendisi ve eşi yiyemez. Fakirlere dağıtılır. Akrabalara verilebilir. Etini yerse yediği kadarının değerini fakirlere tasadduk eder.

Soru: Babam 20 gün önce vefat etti. Hayattayken 3 araba almıştı ve “Bu arabalara birer kurban keselim” demişti. Kesemeden vefat etti. Bu adağa girer mi? Bizim onun yerine kesmemiz gerekiyor mu?

Cevap: Geride mal veya para bırakmış ise, o parayla babanızın adağını yerine getirmeniz gerekir.

Soru: Benim bir adağım var. Bunu kurban bayramında bir ihtiyaç sahibine kurban alarak gerçekleştirebilir miyim?

Cevap: Kurban Bayramı’nda adak olarak kesip bir ihtiyaç sahibine verebilir veya fakire vekâlet vererek adak olduğunu belirtmek şartıyla fakir kendisi de kesebilir.

Soru: Kaç yıl önce şart gereği adak adadım. Ama maddi durumumuzdan dolayı gerçekleşmedi. Eşim daha sonra kurban kestiği için onun yerine kabul olabilir diyor. Ancak kurban kestirip kestirmediğinden emin değil. Bu durumda ne yapmam gerekir?

Cevap: Herhangi bir hayvan kesmeyi adayanlar maddi durumları müsait olunca kesmelidirler. Kurban Bayramı’nda vâcip olan kurbanı kesmek adağın yerine geçmez.

Soru: Adağın adandığı zamanı uzatmanın bir mahsuru var mıdır?

Cevap: Herhangi bir şarta bağlı olan adaklar şartın gerçekleşmesi hâlinde geciktirilmeden yerine getirilmelidir. Herhangi bir şarta bağlı olmayan adaklar adama anından itibaren gerekli hâle gelir ve ilk fırsatta yerine getirilmesi gerekir.

Soru: Eğer adakta 41 Kur’ân deniliyorsa 41 Kur’ân mı okunmalıdır?

Cevap: İbâdet cinsinden ne adanmışsa o okunur.

Soru: Adak kesmenin usulü nedir? Kime dağıtılır?

Cevap: Kurbanlık için kesilen hayvanlardan hangisini adamışsanız onu kestirirsiniz. İhtiyaç sahiplerine, fakirlere, komşulara dağıtılabilir. Kendiniz, çocuklar, torunlar, anne, baba, dede ve nineler kesilen adağın etinden yiyemezler. Vekâlet vererek bir hayır kurumuna da kestirebilirsiniz.

Soru: Bir tanıdığımızın kesmesi gereken adak kurbanı var. Fakat onun bir tanıdığı çocuğun da acilen ameliyat olması gerekiyormuş. Bu adak yerine adak kurbanının parasını fakir çocuğun ameliyatı için verse olur mu? Yoksa bu kurbanı mutlaka kesmesi mi gerekiyor?

Cevap: Adak kurbanı kesilmeden yerine getirilmiş olmaz. Adak kurbanı çocuğa yardım yapmanıza engel değildir. Başka paranız yoksa çocuğa yardım eder daha sonra adağınızı kesebilecek paraya sahip olduğunuz zaman kesebilirsiniz.

Soru: Borç para alıp da adak kesilir mi?

Cevap: Daha sonra borcunuzu ödeme imkânınız varsa borç alıp kesebilirsiniz.

Soru: Benim kestiğim adak kurbanının etinden evli olan kız kardeşim yiyebilir mi?

Cevap: Dede, nine, anne, baba, çocuklar ve torunlar dışında kalan yakınlar adak kurbanından yiyebilirler.

Soru: “Adak kurbanı olanlar kurban kesemez” diyorlar. Tanıdığın adağı var. Kendi ve eşi kurban kesmek istiyorlar. Ne yapmak lazım?

Cevap: Adak kurbanı olduğu hâlde Kurban Bayramı’nda vâcip olan kurban da kesilmelidir. Adağını da en kısa zamanda ödemeye çalışmalıdır.

Soru: Benim çok huysuz bir anneannem var. Buna rağmen tüm teyzelerim hürmette yardımda kusur etmezler. Ancak bazen hepsini çileden çıkaracak davranışlarda bulunuyor. Yine böyle bir zamanda annem öfkeyle anneannem için ölünce kurban keseceğini söylemiş. Bu bir adak mıdır? Anneannem öldüğünde kesmesi gerekir mi?

Cevap: Kurbanı kessin, onun hayrına dağıtsın.