Mustafa Karataş Logo
Site içinde ara :
              Makaleler »     

Anasayfa

Hakkında

Özgeçmiş

Soru-Cevap

Videolar

Makaleler

Ahlak

Kitaplar

Hadisler

Kuran-ı Kerim

Hadis Terimeri

Hadis Literatürü

Hadis Usulu

Etkinlikler

Hat Yazıları

Güzel Sözler

İletişim


Kuran-i Kerim Meali
 
1) Fatiha Suresi
1. Rahman ve Rahim olan Allah'in adiyla:
2. Hamd, alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.
3. O Rahman ve Rahim'dir,
4. Din Gününün sahibidir.
5. Ancak Sana kulluk eder ve yalniz Senden yardim dileriz.
6. Bizi dogru yola eristir.
7. Nimete erdirdigin kimselerin yoluna; gazaba ugrayanlarin, ya da sapitanlarin yoluna degil. *

2) Bakara Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. Elif, Lam, Mim.
2. Bu, dogrulugu süphe götürmeyen ve Allah'a karsi gelmekten sakinanlara yol gösteren Kitap'tir.
3. Onlar, gaybe inanirlar namazi kilarlar, kendilerine verdigimiz riziktan yerli yerince sarf ederler.
4. Onlar, sana indirilen Kitaba da, senden önce indirilenlere de inanirlar; ahirete de yalniz onlar kesinlikle inanirlar.
5. Iste Rablerinin yolunda olanlar ve saadete erisenler bunlardir.
6. Süphe yok ki, inkar edenleri, baslarina gelecekle uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.
7. Allah onlarin kalplerini ve kulaklarini mühürlemistir, gözlerinde de perde vardir ve büyük azab onlar içindir. *
8. Insanlardan, inanmadiklari halde, "Allah'a ve ahiret gününe inandik" diyenler vardir.
9. Bunlar Allah'i ve inananlari aldatmaya çalisirlar, oysa sadece kendilerini aldatirlar da farkinda degildirler.
10. Kalplerinde hastalik vardir, Allah hastaliklarini artirmistir. Yalan söyleye geldikleri için onlara elem verici azab vardir.
11. Kendilerine: "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayin" dendigi zaman, "Bizler sadece islah edicileriz" derler.
12. Iyi bilin ki, asil bozguncular kendileridir, lakin farkinda degillerdir.
13. Onlara "Müslümanlarin inandigi gibi siz de inanin" denilince de, "Beyinsizlerin inandigi gibi mi inanalim?" derler; iyi bilin ki asil beyinsizler kendileridir, fakat bilmezler.
14. Inananlara rastladiklari zaman, "Inandik" derler, elebasilariyla basbasa kaldiklarinda, "Biz süphesiz sizinleyiz, onlarla sadece alay etmekteyiz" derler.
15. Onlarla Allah alay eder ve taskinliklari içinde bocalar durumda birakir.
16. Onlar, dogruluk yerine sapikligi aldilar da alisverisleri kar getirmedi; dogru yolu bulamamislardi.
17. Onlar, çevresini aydinlatmak için ates yakan kimseye benzerler ki, Allah isiklarini yok edince, onlari karanliklar içinde görmez bir halde birakmistir.
18. Sagirdirlar, dilsizdirler, kördürler, bu yüzden dogru yola dönmezler.
19. Bir kismi da, karanliklarda, gök gürlemeleri ve simsek arasinda gökten bosanan saganaga tutulup, yildirimlardan ölmek korkusu ile parmaklarini kulaklarina tikayan kimseye benzer.
20. Simsegin çakmasi neredeyse gözlerini alir; onlari aydinlattikça isiginda yürürler ve üzerlerine karanlik basinca durakalirlar. Allah dileseydi isitme ve görmelerini giderirdi. Dogrusu Allah her seye Kadir'dir. *
21. Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk ediniz ki, O'na karsi gelmekten korunmus olabilesiniz.
22. O, yeryüzünü size bir dösek ve gögü de bir bina kildi. Gökten su indirip onunla size rizik olmak üzere ürünler meydana getirdi; artik Allah'a, bile bile es kosmayin.
23. Kulumuza indirdigimiz Kuran'dan süphe ediyorsaniz, siz de onun benzeri bir sure meydana getirin; eger dogru sözlü iseniz, Allah'tan baska, güvendiklerinizi de yardima çagirin.
24. Yapamazsaniz, ki yapamayacaksiniz, o halde, inkar edenler için hazirlanan ve yakiti insanlarla tas olan atesten sakinin.
25. Inananlar ve yararli isler yapanlara, kendilerine altlarindan irmaklar akan cennetler oldugunu müjdele. Onlara buranin bir ürünü rizik olarak verildiginde, "Bu daha önce de riziklandigimizdir" derler. Bunlar, söylediklerinin benzerleri olarak sunulmustur. Onlara orada tertemiz esler vardir ve orada temelli kalirlar.
26-7. Allah sivrisinegi ve onun üstününü misal olarak vermekten çekinmez. Inananlar bunun Rablerinden bir gerçek oldugunu bilirler. Inkar edenler ise "Allah bu misalle neyi murat etti?" derler, O, bu misalle bir çogunu saptirir, bir çogunu da yola getirir. Onunla saptirdigi yalniz fasiklardir ki onlar Allah'la yapilan sözlesmeyi kabulden sonra bozarlar. Allah'in birlestirilmesini buyurdugu seyi ayirirlar ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar; zarara ugrayanlar iste onlardir.
28. Ölü idiniz sizleri diriltti, sonra öldürecek sonra tekrar diriltecek ve sonunda O'na döneceksiniz; öyleyken Allah'i nasil inkar edersiniz?
29. Yerde olanlarin hepsini; sizin için yaratan O'dur. Sonra, göge dogru yönelerek yedi gök olarak onlari düzenlemistir. O her seyi bilir. *
30. Rabbin meleklere "Ben yeryüzünde bir halife var edecegim" demisti; melekler, "Orada bozgunculuk yapacak, kanlar akitacak birini mi var edeceksin? Oysa biz Seni överek yüceltiyor ve Seni devamli takdis ediyoruz" dediler; Allah "Ben süphesiz sizin bilmediklerinizi bilirim" dedi.
31. Ve Adem'e bütün isimleri ögretti, sonra esyayi meleklere gösterdi. "Eger sözünüzde samimi iseniz bunlarin isimlerini bana söyleyin" dedi.
32. Cevab verdiler "Sen münezzehsin, ögrettiginden baska bizim bir bilgimiz yoktur. Süphesiz Sen hem bilensin, hem Hakim'sin".
33. Allah "Ey Adem onlara isimlerini söyle dedi. Adem isimlerini söyleyince, Allah "Ben gökler ve yerde görünmeyeni biliyorum, sizin açikladiginizi ve gizlemekte oldugunuzu da bilirim, diye size söylememis miydim?" dedi.
34. Meleklere, "Adem'e secde edin" demistik, Iblis müstesna hepsi secde ettiler, o ise kaçindi, büyüklük tasladi ve inkar edenlerden oldu.
35. "Ey Adem! Esin ve sen cennette kal, orada olandan istediginiz yerde bol bol yiyin, yalniz su agaca yaklasmayin; yoksa zalimlerden olursunuz" dedik.
36. Seytan oradan ikisinin de ayagini kaydirtti, onlari bulunduklari yerden çikardi, onlara "Biribirinize düsman olarak inin, yeryüzünde bir müddet için yerlesip geçineceksiniz" dedik.
37. Adem, Rabbi'nden emirler aldi; onlari yerine getirdi. Rabbi de bunun üzerine tevbesini kabul etti. Süphesiz o tevbeleri daima kabul edendir, merhametli olandir.
38. "Inin oradan hepiniz, tarafimdan size bir yol gösteren gelecektir; Benim yoluma uyanlar için artik korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir" dedik.
39. Inkar eden kimseler ve ayetlerimizi yalan sayanlar cehennemlik olanlardir, onlar orada temelli kalacaklardir.*
40. Ey Israilogullari! Size verdigim nimeti hatirlayin ve ahdimi yerine getirin ki Ben de yerine getireyim; yoksa benden korkun.
41. Elinizde bulunan Tevrat'i tasdik ederek indirdigim Kuran'a, inanin; onu ilk inkar edenler siz olmayin, ayetlerimi hiçbir degere karsilik degistirmeyin ve bile bile hakki gizlemeyin.
42. Hakki batila karistirmayin ve bile bile hakki gizlemeyin.
43. Namazi kilin, zekati verin, rüku edenlerle birlikte rüku edin.
44. Kitabi okuyup durdugunuz halde kendinizi unutur da baskalarina mi iyilikle emredersiniz? Düsünmez misiniz?
45-6. Sabir ve namazla Allah'a siginip yardim isteyin; Rablerine kavusacak ve Ona döneceklerini umanlar ve husu duyanlardan baskasina namaz elbette agir gelir.
47. Ey Israilogullari! Size verdigim nimeti ve sizi bir zamanlar alemlere üstün kildigimi hatirlayin.
48. Kimsenin kimseden faydalanamayacagi, kimseden bir sefaat kabul edilmeyecegi, kimseden bir fidye alinmayacagi ve yardim görülmeyecegi günden korunun.
49. Size iskence eden, kadinlarinizi sag birakip ogullarinizi bogazlayan Firavun ailesinden sizi kurtarmistik; bu Rabbinizin büyük bir imtihani idi. *
50. Denizi yarip sizi kurtarmis ve gözlerinizin önünde Firavun ailesini batirmistik.
51. Musa'ya kirk gece vade vermistik. Sonra onun arkasindan, kendinize yazik ederek, buzagiyi tanri edinmistiniz.
52. Sonra bunun ardindan, sükredersiniz diye, sizi bagislamistik.
53. Dogru yola gidesiniz diye Musa'ya hakki batildan ayiran Kitabi vermistik.
54. Musa milletine "Ey milletim! Buzagiyi tanri olarak benimsemekle kendinize yazik ettiniz. Yarataniniza tevbe edin, tevbe etmeyenlerinizi öldürün, bu Yarataniniz katinda sizin için hayirli olur; O daima tevbeleri kabul ve merhamet eden oldugu için tevbenizi kabul eder," demisti.
55. "Ya Musa! Allah'i apaçik görmedikçe sana inanmayacagiz" demistiniz de gözleriniz göre göre sizi yildirim çarpmisti.
56. Ölümünüzden sonra, sükredesiniz diye sizi tekrar diriltmistik.
57. Bulutla sizi gölgelendirdik, kudret helvasi ve bildircin indirdik, "Verdigimiz riziklarin iyi ve güzel olanlarindan yiyin" dedik. Onlar bize degil, fakat kendilerine yazik ediyorlardi.
58. "Su sehre girin, orada dilediginiz gibi, bol bol yiyin, secde ederek kapisindan girin, bagisla! deyin, biz de yanilmalarinizi bagislariz, iyilere daha da artiririz" demistik.
59. Ama zulmedenler, kendilerine söylenmis olan sözü baska sözle degistirdiler. Biz de, zalimlere, yoldan çikmalarindan dolayi gökten azab indirdik. *
60. Musa, milleti için su aramisti; "Asanla tasa vur" dedik; ondan on iki pinar fiskirdi herkes içecegi yeri bildi. Allah'in rizkindan yiyin, için, yalniz yeryüzünde bozgunculuk yaparak karisiklik çikarmayin.
61. "Ey Musa! Bir çesit yemege dayanamayacagiz, bizim için Rabbine yalvar, bize, yerin bitirdigi sebze, hiyar, sarmisak, mercimek ve sogan yetistirsin" demistiniz de, "Hayirli olani daha düsük seyle mi degistirmek istiyorsunuz? Bir sehre inin, süphesiz orada istediginiz vardir" demisti. Onlara yoksulluk ve düskünlük damgasi vuruldu, Allah'in gazabina ugradilar. Bu, Allah'in ayetlerini inkar etmeleri ve haksiz yere peygamberleri öldürmelerindendi; bu, karsi gelmeleri ve taskinlik yapmalarindandi. *
62. Süphesiz, inananlar, Yahudi olanlar, hiristiyanlar ve sabiilerden Allah'a ve ahiret gününe inanip yararli is yapanlarin ecirleri Rablerinin katindadir. Onlar için artik korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir.
63. Sizden kesin söz almistik. Tur dagini yükselterek tepenize dikmistik. "Allah'a karsi gelmekten sakinanlardan olabilmeniz için, size verdigimiz Kitaba kuvvetle sarilin, onda bulunanlari hatirda tutun" demistik.
64. Bundan sonra yine yüz çevirdiniz; eger Allah'in size bol nimeti ve merhameti olmasaydi, muhakkak zarara ugrayanlardan olurdunuz.
65-6. Içinizden cumartesi günü azginlik edenleri elbette biliyorsunuz. Onlara "Asagilik birer maymun olunuz" dedik"; bunu, çagdaslarina ve sonradan geleceklere bir ceza örnegi ve Allah'a karsi gelmekten sakinanlara ögüt olsun diye yaptik.
67. Musa milletine: "Allah muhakkak bir sigir bogazlamanizi buyuruyor" demisti; "Bizi alaya mi aliyorsun?" dediklerinde de: "Cahillerden olmaktan Allah'a siginirim" dedi.
68. "Rabbine bizim adimiza yalvar da onun mahiyetini bize bildirsin" dediler, "O, onun ne pek kart, ne pek körpe, ikisi ortasi bir sigir oldugunu söylüyor, size emrolunani yapin" dedi.
69. "Rabbine bizim adimiza yalvar da ne renk oldugunu bize bildirsin" dediler. "O, onun, bakanlarin içini açan parlak sari renkli bir sigir oldugunu söylüyor" dedi. "
70. "Rabbine bizim adimiza yalvar da, mahiyetini bize bildirsin, çünkü sigirlar, bizce, birbirine benzemektedir. Allah dilerse biz süphesiz dogruyu bulmus oluruz" dediler.
71. "Yeri sürüp, ekini sulayarak boyunduruk altinda ezilmemis, kusursuz, alacasiz bir sigir oldugunu söylüyor" dedi. "Simdi gerçegi bildirin" deyip sigiri bogazladilar; az kalsin bunu yapmayacaklardi.*
72. Siz bir kimseyi öldürmüs ve bunu birbirinize atmistiniz; oysa Allah gizlemekte oldugunuzu ortaya çikaracakti.
73. "Sigirin bir parçasiyla ona vurun" dedik. Iste böylece Allah ölüleri diriltir ve aklinizi kullanasiniz diye size ayetlerini gösterir.
74. Sonra kalpleriniz yine katilasti, tas gibi, hatta daha da kati oldu. Nitekim taslar arasinda kendisinden irmaklar fiskiran vardir; yarilip su çikan vardir; Allah korkusundan yuvarlananlar vardir. Allah yaptiklarinizi bilmez degildir.
75. Size inanacaklarini umuyor musunuz? Oysa onlardan bir takimi Allah'in sözünü isitiyor, ona akillari yattiktan sonra, bile bile onu tahrif ediyorlardi.
76. Inananlarla karsilastiklari zaman, "Inandik" derlerdi; birbirleriyle yalniz kaldiklarinda, "Rabbinizin katinda size karsi hüccet göstersinler diye mi Allah'in size açikladigini onlara anlatiyorsunuz? Bunu akil etmiyor musunuz?" derlerdi.
77. Gizlediklerini de, açikladiklarini da Allah'in bildigini bilmiyorlar mi?
78. Onlarin bir kisminin okuyup yazmasi yoktu. Kitabi bilmezlerdi; bildikleri sadece bir takim yalan ve kuruntulardi. Onlar ancak vehim içindedirler.
79. Vay, Kitabi elleriyle yazip, sonra da onu az bir degere satmak için, "Bu Allah katindandir" diyenlere! Vay ellerinin yazdiklarina! Vay kazandiklarina!
80. "Ates bize sadece sayili bir kaç gün degecektir", derler; sor, "Allah katindan siz söz mü aldiniz?", eger öyle ise Allah sözünden caymayacaktir" "Yoksa Allah'a karsi bilmediginiz bir sey mi söylüyorsunuz?"
81. Hayir öyle degil; kötülük isleyip suçu kendisini kusatmis olan kimseler; cehennemlikler iste onlardir. Onlar orada temellidirler.
82. Inanip yararli isler yapan kimseler cennetlik olanlardir, onlar da orada temellidirler. *
83. Israilogullarindan, "Allah'tan baskasina kulluk etmeyin, anne babaya, yakinlara, yetimlere, düskünlere iyilik edin, insanlarla güzel güzel konusun, namazi kilin, zekati verin" diye söz almistik. Sonra siz pek aziniz müstesna, döndünüz. Sizler zaten döneksiniz.
84. Kaninizi dökmeyin, birbirinizi yurdunuzdan sürmeyin diye sizden söz almistik, sonra bunu böylece kabul etmistiniz, buna siz sahitsiniz.
85. Sonra siz, birbirinizi öldüren, aranizdan bir takimi memleketlerinden süren, onlara karsi günah ve düsmanlikta birlesen, onlari çikarmak haramken size esir olarak geldiklerinde fidyelerini vermeye kalkan kimselersiniz. Kitabin bir kismina inanip, bir kismini inkar mi ediyorsunuz? Aranizda böyle yapanin cezasi ancak dünya hayatinda rezil olmaktir. Ahiret gününde de azabin en siddetlisine onlar ugratilirlar. Allah yaptiklarinizdan gafil degildir.
86. Onlar ahiret karsiliginda dünya hayatini satin alan kimselerdir, bu yüzden azaplari hafifletilmez, onlar yardim da görmezler. *
87. And olsun ki, Musa'ya Kitap verdik, ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oglu Isa'ya belgeler verdik, onu Ruhul Kudüs ile destekledik. Size bir peygamber nefsinizin hoslanmadigi bir sey getirdikçe, büyüklük taslayarak, bir kismini yalanci sayip, bir kismini öldürür müsünüz?
88. "Kalplerimiz perdelidir" dediler, hayir, Allah inkarlarindan dolayi onlari lanetlemistir. Onlarin pek azi inanirlar.
89. Vakta ki Allah katindan onlara, kendilerinde olani tasdik eden Kitap geldi ki onlar bundan önceleri, inkar edenlere karsi kendilerine yardim gelmesini beklerlerdi, bildikleri gelince onu inkar ettiler. Allah'in laneti, inkar edenlerin üzerine olsun.
90. Allah'in kullarindan diledigine, bol ihsanindan indirmesini çekemeyerek, Allah'in indirdigini inkar etmekle, kendilerini ne kötü bir sey karsiliginda sattilar. Bu yüzden gazap üstüne gazaba ugradilar. Kafirlere alçaltici bir azab vardir.
91. Onlara, "Allah'in indirdigine inanin" denildiginde "Bize indirilene inaniriz" deyip ondan sonra gelen Kuran'i inkar ederler; halbuki o, ellerinde bulunan Tevrat'i tasdik eden hak bir Kitap'tir. Onlara "Eger inaniyor idiyseniz niçin daha önce Allah'in peygamberlerini öldürüyordunuz?" diye sor.
92. And olsun ki, Musa size mucizeler getirdi, sonra ardindan kendinize yazik ederek buzagiyi tanri olarak benimsediniz.
93. Sizden kesin söz almis ve Tur'u tepenize dikmistik,"Size verdigimize kuvvetle sarilin ve dinleyin" demistik "Isittik ve karsi geldik" dediler de inkarlari yüzünden buzagi sevgisi kalplerine sindirildi. De ki, "Eger inanmissaniz, imaniniz size ne kötü sey emrediyor?"
94. De ki, "Eger ahiret yurdu Allah katinda baskalarina degil de yalniz size mahsus ise ve eger dogru sözlü iseniz, ölümü dilesenize!"
95. Bunu, önceden islediklerinden ötürü, asla dilemeyeceklerdir. Allah zalimleri bilir.
96. And olsun ki, onlarin hayata diger insanlardan ve hatta Allah'a es kosanlardan da daha düskün olduklarini görürsün. Her biri ömrünün bin yil olmasini ister. Oysa uzun ömürlü olmasi onu azaptan uzaklastirmaz. Allah onlarin yaptiklarini görür. *
97. De ki, "Cebrail'e düsman olan kimse Allah'a düsmandir", çünkü O, Kuran'i Allah'in izniyle kendinden öncekini tasdik ederek, yol gösterici ve inananlara müjdeci olarak senin kalbine indirmistir.
98. Allah'a meleklerine, peygamberlerine, Cebrail'e ve Mikail'e düsman olan kimse inkar etmis olur. Allah süphesiz, inkar edenlerin düsmanidir.
99. And olsun ki, sana apaçik ayetler indirdik. Onlari sadece yoldan çikmislar inkar eder.
100. Onlar, her ne zaman bir ahitte bulunmuslarsa içlerinden bir takimi onu bozmamis midir? Zaten onlarin çogu inanmazlar.
101. Ellerinde olani dogrulayan bir peygamber Allah katindan onlara gelince Kitap verilenlerden bir takimi, bilmiyorlarmis gibi, Allah'in Kitabini arkalarina attilar.
102. Seytanlarin Süleyman'in hükümdarligi hakkinda söylediklerine uydular. Oysa Süleyman kafir degildi, ama insanlara sihri ögreten seytanlar kafir olmuslardi. Babil'de, melek denilen Harut ve Marut'a bir sey indirilmemisti. Bu ikisi "Biz sadece imtihan ediyoruz, sakin inkar etme" demedikçe kimseye bir sey ögretmezlerdi. Halbuki bu ikisinden, koca ile karisinin arasini ayiracak seyler ögreniyorlardi. Oysa Allah'in izni olmadikça onlar kimseye zarar veremezlerdi. Kendilerine zarar verecek, faydali olmayacak seyler ögreniyorlardi. And olsun ki, onu satin alanin ahiretten bir nasibi olmadigini biliyorlardi. Kendilerini karsiliginda sattiklari seyin ne kötü oldugunu keske bilselerdi!
103. Onlar inanip, Allah'a karsi gelmekten sakinsalardi, Allah katindan olan sevab daha hayirli olurdu. Keske bilselerdi! *
104. Ey inananlar! Peygambere, "Bizi de dinle" demeyin, "Bizi gözet" deyin ve dinleyin, inkar edenlere elem verici azab vardir.
105. Kitap ehlinden ve Allah'a es kosanlardan inkar edenler, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini istemezler. Allah, rahmetini diledigine tahsis eder. Allah büyük nimet sahibidir.
106. Her hangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldirir veya unutturursak, onun yerine daha hayirlisini veya onun benzerini getiririz. Allah'in her seye kadir oldugunu bilmez misin?
107. Göklerin ve yerin Hükümdarliginin Allah'a ait oldugunu bilmez misin? Allah'tan baska dost ve yardimciniz yoktur.
108. Yoksa, daha önce Musa'nin sorguya çekildigi gibi, siz de peygamberinizi sorguya mi çekmek istiyorsunuz? Imani inkarla degistiren, süphesiz dogru yoldan sapmis olur.
109. Kitap ehlinin çogu, hak kendilerine apaçik belli olduktan sonra, içlerindeki çekemezlikten ötürü, sizi, inandiktan sonra küfre döndürmeyi isterler. Allah'in emri gelene kadar onlari affedin, geçin. Allah muhakkak her seye Kadir'dir.
110. Namazi kilin, zekati verin, kendiniz için önden gönderdiginiz her hayri Allah katinda bulacaksiniz. Allah yaptiklarinizi süphesiz görür.
111. "Yahudi veya hiristiyan olmayan kimse elbette cennete girmeyecek" dediler; bu onlarin kuruntularidir. De ki: "Sözünüz dogru ise delillerinizi getirin".
112. Hayir, öyle degil; iyilik yaparak kendini Allah'a veren kimsenin ecri Rabbi'nin katindadir. Onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir. *
113. Yahudiler, "Hiristiyanligin bir temeli yoktur" dediler; oysa onlar kitaplarini da okuyorlar. Bilgisizler de tipki onlarin söylediklerini söylemistir. Allah, kiyamet günü, anlasmazliga düstükleri seylerde onlarin arasinda hüküm verecektir.
114. Alah'in mescitlerinde O'nun isminin anilmasini yasak eden ve oralarin yikilmasina çalisan kimseden daha zalim kim vardir? Onlarin oralara korkmadan girememeleri gerekir. Dünyada rezillik onlaradir, ahirette büyük azab da onlaradir.
115. Dogu da bati da Allah'indir, nereye dönerseniz Allah'in yönü orasidir. Dogrusu Allah her yeri kaplar ve her seyi bilir.
116. "Allah ogul edindi" dediler; hasa, oysa, göklerde ve yerde olanlar O'nundur. Hepsi O'na boyun egmislerdir.
117. Gökleri ve yeri yoktan var eden Allah'tir. O, bir isin olmasini dilerse, ona ancak "ol" der ve olur.
118. Bilmeyenler: "Allah bizimle konusmali veya bize bir ayet gelmeli degil miydi?" dediler. Onlardan öncekiler de onlarin söylediklerinin tipkisini söylemislerdi. Kalpleri birbirine benzedi. Kesinlikle inanan kimseler için ayetleri açiklamisizdir.
119. Dogrusu Biz, seni hak ile, müjdeci ve uyarici olarak göndermisizdir. Sen, cehennemliklerden sorumlu tutulmayacaksin.
120. Kendi dinlerine uymadikça, yahudi ve hiristiyanlar senden asla hosnud olmayacaklardir. De ki: "Dogru yol, ancak Allah'in yoludur". Sana gelen ilimden sonra onlarin heveslerine uyarsan, and olsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ve ne de bir yardimci olur.
121. Kendilerine verdigimiz Kitabi geregince okuyanlar var ya, iste ona ancak onlar inanirlar. Onu inkar edenler ise kaybedenlerdir.*
122. Ey Israilogullari! Size verdigim nimeti ve sizi bir zamanlar alemlere üstün tuttugumu hatirlayin.
123. Kimsenin kimse namina bir sey ödemeyecegi, hiç kimseden fidye alinmayacagi, kimseye sefaatin yarar saglamayacagi ve onlarin yardim görmeyecegi günden korunun.
124. Rabbi Ibrahim'i bir takim emirlerle denemis, o da onlari yerine getirmisti. Allah, "seni insanlara önder kilacagim" demisti. O "soyumdan da" deyince, "zalimler benim ahdime erisemez" buyurmustu.
125. Kabeyi, insanlar için toplanma ve güven yeri kilmistik. Ibrahim'in makamini namaz yeri edinin, dedik. Evimi ziyaret edenler, kendini ibadete verenler, rüku ve secde edenler için temiz tutun diye Ibrahim ve Ismail'e ahd verdik.
126. Ibrahim: "Rabbim! Burasini emin bir sehir kil, halkindan, Allah'a ve ahiret gününe inananlari ürünlerle riziklandir" demisti. Allah da: "Inkar edeni de az bir müddet geçindirir, sonra da onu atesin azabina ugramak zorunda birakirim, ne kötü sonuç" buyurmustu.
127. Ibrahim ve Ismail, Kabenin temellerini yükseltiyordu. "Rabbimiz! Yaptigimizi kabul buyur. Süphesiz ki, Sen hem isitir hem bilirsin" dediler.
128. "Rabbimiz! Ikimizi Sana teslim olanlardan kil, soyumuzdan da Sana teslim olanlardan bir ümmet yetistir. Bize ibadet yollarimizi göster, tevbemizi kabul buyur, çünkü tevbeleri daima kabul eden, merhametli olan ancak Sensin".
129. "Rabbimiz! Içlerinden onlara Senin ayetlerini okuyan, Kitabi ve hikmeti ögreten, onlari her kötülükten aritan bir peygamber gönder. Dogrusu güçlü ve Hakim olan ancak Sensin". *
130. Kendini bilmezden baskasi Ibrahim'in dininden yüz çevirmez. And olsun ki, dünyada onu seçtik, süphesiz o, ahirette de iyilerdendir.
131. Rabbi ona: "Teslim ol" buyurdugunda, "Alemlerin Rabbine teslim oldum" demisti.
132. Ibrahim bunu ogullarina vasiyet etti. Yakup da: "Ogullarim! Allah dini size seçti, siz de ancak O'na teslim olmus olarak can verin" dedi.
133. Yoksa Yakup can verirken sizler yaninda mi idiniz? O, ogullarina: "Benden sonra kime kulluk edeceksiniz?" diye sormustu; Onlar da: "Senin Tanrina ve atalarin Ibrahim, Ismail, Ishak'in Tanrisi olan tek Tanriya kulluk edecegiz, bizler O'na teslim olmusuzdur" demislerdi.
134. Onlar geçmis birer ümmettir. Kazandiklari kendilerine, kazandiklariniz da sizedir. Onlarin yapmis olduklarindan sorumlu degilsiniz.
135. "Yahudi veya hiristiyan olun ki dogru yolu bulasiniz" dediler. "Dogruya yönelmis olan ve Allah'a es kosanlardan olmayan Ibrahim'in dinine uyariz" de.
136. "Allah'a, bize gönderilene, Ibrahim'e, Ismail'e, Ishak'a, Yakup'a ve torunlarina gönderilene, Musa ve Isa'ya verilene, Rableri tarafindan peygamberlere verilene, onlari birbirinden ayirt etmeyerek inandik, biz O'na teslim olanlariz" deyin.
137. Sizin inandiginiz gibi inanmis olsalar, dogru yolu bulmus olurlar. Yüz çevirirlerse, süphesiz onlar çikmazdadirlar. Onlara karsi sana Allah yetecektir. O, isitir ve bilir.
138. Allah'in verdigi renge uyun; rengi Allah'inkinden daha güzel olan kim vardir? Biz "O'na kulluk edenleriz" deyin.
139. De ki: "Bizim ve sizin Rabbiniz olan Allah hakkinda bize karsi hüccet mi gösteriyorsunuz? Bizim yaptiklarimiz kendimize, sizin yaptiklariniz de kendinize aittir. Biz O'na karsi samimiyiz".
140. Yoksa Ibrahim, Ismail, Ishak, Yakup ve torunlarinin yahudi veya hiristiyan olduklarini mi söylüyorsunuz? Peki, Siz mi yoksa Allah mi daha iyi bilir? de. Allah tarafindan kendisine bildirilen bir gerçegi gizleyenden daha zalim kim vardir? Allah yaptiklarinizdan gafil degildir.
141. Onlar geçmis birer ümmettir. Kazandiklari kendilerine, sizin kazandiklariniz da sizedir. Onlarin yapmis olduklarindan sorumlu degilsiniz. *
142. Insanlarin beyinsizleri, "Yöneldikleri kibleden onlari çeviren nedir?" diyecekler; de ki: "Dogu ve bati Allah'indir. O, diledigini dogru yola eristirir".
143. Böylece sizi insanlara sahid ve örnek olmaniz için tam ortada bulunan bir ümmet kildik. Peygamber de size sahid ve örnektir. Senin yöneldigin yönü, Peygambere uyanlari, cayacaklardan ayirdetmek için kible yaptik. Dogrusu Allah'in yola koydugu kimselerden baskasina bu agir bir seydir. Allah ibadetlerinizi bosa çikaracak degildir. Dogrusu Allah insanlara sefkat gösterir, merhamet eder.
144. Yüzünü göge çevirip durdugunu görüyoruz. Hosnud olacagin kibleye seni elbette çevirecegiz. Artik yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir; bulundugunuz yerde yüzlerinizi o yöne çevirin. Dogrusu Kitap verilenler, bunun Rablerinden bir gerçek oldugunu bilirler. Allah onlarin yaptiklarindan gafil degildir.
145. Sen, Kitap verilenlere her türlü delili getirsen, yine de kiblene uymazlar; sen de onlarin kiblesine uyacak degilsin. Onlar birbirlerinin kiblesine de uymazlar. And olsun ki, eger sana gelen ilimden sonra onlarin heveslerine uyarsan, süphesiz o zaman zulmedenlerden olursun.
146. Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi) ogullarini tanidiklari gibi tanirlar. Onlardan bir takimi, dogrusu bile bile hakki gizlerler.
147. Gerçek Rabbindendir, sakin süphelenenlerden olma. *
148. Herkesin yöneldigi bir yön vardir. Hayirli islerde birbirinizle yarisin. Nerede olursaniz olun Allah sizi bir araya toplar Allah süphesiz her seye Kadir'dir.
149. Her nereden yola çikarsan, yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir, süphesiz bu Rabbinden bir haktir. Allah, yaptiklarinizdan gafil degildir.
150. Her nereden çikarsan, yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir. Insanlarin zulmedenlerinden baskalarinin size karsi gösterecekleri bir hüccet olmamasi için, her nerede olursaniz, yüzlerinizi oranin semtine çevirin, bu hususta onlardan korkmayin. Benden korkun da size olan nimetimi tamamlayayim. Böylece dogru yolu bulursunuz.
151. Nitekim Biz size, ayetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten aritacak, size Kitabi ve hikmeti ögretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranizdan, bir Peygamber gönderdik.
152. Artik Beni anin, Ben de sizi anayim; Bana sükredin, nankörlük etmeyin. *
153. Ey Inananlar! Sabir ve namazla yardim dileyin. Allah, muhakkak ki sabredenlerle beraberdir.
154. Allah yolunda öldürülenlere "Ölüler" demeyin, zira onlar diridirler, fakat siz farkinda degilsiniz.
155. Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlik ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz, sabredenlere müjdele.
156. Onlara bir musibet geldiginde: "Biz Allah'iniz ve elbette O'na dönecegiz" derler.
157. Rablerinin magfiret ve rahmeti onlaradir. O'nun yolunda olanlar da onlardir.
158. Süphesiz Safa ile Merve Allah'in nisanelerindendir. Kim Kabe'yi hacceder veya umre yaparsa, bu ikisini de tavaf etmesinde bir beis yoktur. Kim gönülden iyilik yaparsa, karsiligini görür. Dogrusu Allah sükrün karsiligini verendir ve bilendir.
159-160. Gerçekten indirdigimiz belgeleri ve dogru yolu Kitapta insanlara açikladiktan sonra, gizleyen kimseler var ya, onlara hem Allah lanet eder, hem lanetçiler lanet eder, ancak tevbe edenler, islah olanlar ve gerçegi ortaya koyanlar müstesna; iste onlarin tevbesini kabul ederim. Ben, tevbeleri daima kabul ve merhamet edenim.
161. Inkar edip de o halde ölenler var ya, iste, Allah'in, meleklerin, insanlarin hepsinin laneti onlaradir.
162. Lanette temellidirler, onlardan azab hafifletilmez ve onlarin azabi geciktirilmez.
163. Tanriniz bir tek Tanridir. O, merhamet eden, merhametli olandan baska Tanri yoktur. *
164. Göklerin ve yerin yaratilmasinda, gece ile gündüzün birbiri ardinca gelmesinde, insanlara yararli seylerle denizde süzülen gemilerde, Allah'in gökten indirip yeri ölümünden sonra dirilttigi suda, her türlü canliyi orada yaymasinda, rüzgarlari ve yerle gök arasinda emre amade duran bulutlari döndürmesinde, düsünen kimseler için deliller vardir.
165. Insanlar arasinda, Allah'i birakip, O'na kostuklari esleri tanri olarak benimseyenler ve onlari, Allah'i severcesine sevenler vardir. Müminlerin Allah'i sevmesi ise hepsinden kuvvetlidir. Zalimler azabi gördükleri zaman, bütün kuvvetin Allah'a ait bulunacagini ve Allah'in azabinin siddetli oldugunu keske bilselerdi!
166. Nitekim, kendilerine uyulanlar, azabi görünce uyanlardan uzaklasacaklar ve aralarindaki baglar kopacaktir.
167. Uyanlar: "Keske bizim için dünyaya bir dönüs olsa da, bizden uzaklastiklari gibi biz de onlardan uzaklassak" derler. Böylece Allah onlara, hasretini çekecekleri islerini gösterir. Onlar cehennemden çikmayacaklardir. *
168. Ey Insanlar! Yeryüzündeki temiz ve helal seylerden yiyin, seytana ayak uydurmayin, zira o sizin için apaçik bir düsmandir.
169. Muhakkak size, kötülügü, hayasizligi, Allah'a karsi da bilmediginiz seyi söylemenizi emreder.
170. Onlara: "Allah'in indirdigine uyun" denilince, "Hayir, atalarimizi yapar buldugumuz seye uyariz" derler; ya atalari bir sey akil edemeyen ve dogru olmayan kimseler idiyseler?
171. Inkar edenlerin durumu, çagirma ve bagirmadan baskasini duymayarak haykiran gibidir. Sagirdirlar, dilsizdirler, kördürler, bu yüzden akil edemezler.
172. Ey Inananlar! Sizi riziklandirdigimizin temizlerinden yiyin; yalniz Allah'a kulluk ediyorsaniz, O'na sükredin.
173. Süphesiz size ölü hayvan etini, kani, domuz etini, Allah'tan baskasi için kesilen hayvani haram kilmistir; fakat, darda kalana, baskasinin payina el uzatmamak ve zaruret miktarini asmamak üzere günah sayilmaz. Çünkü Allah bagislayandir, merhamet edendir.
174. Gerçekten, Allah'in indirdigi Kitaptan bir seyi gizlemede bulunup onu az bir degere degisenler var ya, onlarin karinlarina tikindiklari ancak atestir. Allah kiyamet günü onlarla konusmaz ve onlari günahlardan aritmaz. Onlara elem verici azab vardir.
175. Onlar dogruluk yerine sapikligi, magfiret yerine azabi alanlardir.
176. Bu da, Allah'in Kitabi dogru olarak indirmesinden ileri geliyor. Kitap hakkinda ayriliga düsenler dogrusu derin bir çikmazdadirlar.*
177. Yüzlerinizi dogudan yana ve batidan yana çevirmeniz iyi olmak demek degildir; Lakin iyi olan, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba, peygamberlere inanan, O'nun sevgisiyle, yakinlarina, yetimlere, düskünlere, yolculara, yoksullara ve köleler ugrunda mal veren, namaz kilan, zekat veren ve ahitlestiklerinde ahitlerine vefa gösterenler, zorda, darda ve savas alaninda sabredenlerdir. Iste onlar dogru olanlardir ve sakinanlar ancak onlardir.
178. Ey Inananlar! Öldürülenler hakkinda size kisas farz kilindi: Hür ile hür insan, köle ile köle ve kadin ile kadin. Öldüren, ölenin kardesi tarafindan bagislanmissa, kendisine örfe uymak ve bagislayana güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbiniz'den bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem verici azab vardir.
179. Ey akil sahipleri! Kisasta sizin için hayat vardir. Artik, Allah'a karsi gelmekten sakinirsiniz.
180. Birinize ölüm geldigi zaman, eger mal birakiyorsa, ana babaya, yakinlara, uygun bir tarzda vasiyet etmesi Allah'a karsi gelmekten sakinanlara bir borç olarak size farz kilindi.
181. Vasiyeti isittikten sonra degistiren olursa, bunun günahi degistirenin üzerinedir. Allah süphesiz isitir ve bilir.
182. Vasiyet edenin yanilacagindan veya günaha gireceginden endise duyan kimse, ilgililerin arasini düzeltirse ona günah yoktur. Allah süphesiz bagislar ve merhamet eder. *
183-4. Ey Inananlar! Oruç, sizden öncekilere farz kilindigi gibi, Allah'a karsi gelmekten sakinasiniz diye, size sayili günlerde farz kilindi. Içinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadigi günlerin sayisinca diger günlerde tutar. Oruca dayanamayanlar, bir düskünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa o iyilik kendisinedir. Oruç tutmaniz eger bilirseniz sizin için hayirlidir.
185. Ramazan ayi, ki onda Kuran, insanlara yol göstererek yol gösterici ve dogruyu yanlistan ayirici belgeler olarak indirildi. Sizden bu ayi idrak eden, onda oruç tutsun; hasta veya yolculukta olan, tutamadigi günlerin sayisinca diger günlerde tutsun. Allah size kolaylik ister, zorluk istemez. Bu kolayliklari, sayiyi tamamlamaniz ve size yol gösterdigine karsilik O'nu Ululamaniz için mesru kilmistir; ola ki sükredersiniz.
186. Kullarim sana Beni sorarlarsa, bilsinler ki Ben, süphesiz onlara yakinim. Benden isteyenin, dua ettiginde duasini kabul ederim. Artik onlar da davetimi kabul edip Bana inansinlar ki dogru yolda yürüyenlerden olsunlar.
187. Oruç tuttugunuz günlerin gecesi kadinlariniza yaklasmaniz size helal kilindi, onlar sizin örtünüz, siz de onlarin örtülerisiniz. Allah, nefsinize güvenemeyeceginizi biliyordu, bu sebeple tevbenizi kabul edip sizi affetti; artik onlara yaklasabilirsiniz. Allah'in sizin için takdir ettigini dileyin. Tan yerinde, beyaz iplik siyah iplikten sizce ayirdedilinceye kadar, yiyin için, sonra orucu geceye kadar tamamlayin. Mescitlerde itikafa çekildiginizde kadinlariniza yaklasmayin. Allah insanlara yasaklardan sakinsinlar diye ayetlerini böylece apaçik bildirir.
188. Aranizda mallarinizi haksizlikla yemeyin; bildiginiz halde günaha girerek insanlarin mallarindan bir kismini yemek için onu hakimlere aktarmayin. *
189. Sana hilal halindeki aylari sorarlar. De ki: "Onlar, insanlarin ve hac vakitlerinin ölçüsüdür". Evlere arkalarindan girmeniz iyi degildir; iyi kimse kötülükten sakinan kimsedir. Evlere kapilarindan girin; Allah'tan sakinin ki muradiniza erersiniz.
190. Sizinle savasanlarla Allah yolunda savasin, asiri gitmeyin; dogrusu Allah asiri gidenleri sevmez.
191. Onlari buldugunuz yerde öldürün. Sizi çikardiklari yerden siz de onlari çikarin. Fitne çikarmak, adam öldürmekten daha kötüdür. Mescidi Haram'in yaninda, onlar savasmadikça siz de onlarla savasmayin. Sizinle savasirlarsa onlari öldürün. Inkar edenlerin cezasi böyledir.
192. Vazgeçerlerse onlari bagislayin; süphesiz Allah bagislar ve merhamet eder.
193. Fitne kalmayip, yalniz Allah'in dini ortada kalana kadar onlarla savasin. Eger vazgeçerlerse satasmayin. Zulmedenlerden baskasina düsmanlik yoktur.
194. Hürmetli ay, hürmetli aya mukabildir, hürmetler karsiliklidir; o halde, size tecavüz edene, size tecavüz ettikleri gibi tecavüz edin. Allah'tan sakinin ve Allah'in sakinanlarla beraber oldugunu bilin.
195. Allah yolunda sarf edin, kendinizi kendi elinizle tehlikeye atmayin, islerinizi iyi yapin. Süphesiz Allah iyi is yapanlari sever.
196. Basladiginiz hac ve umreyi Allah için tamamlayin. Alikonursaniz, kolayiniza gelen bir kurban gönderin. Kurban, yerine ulasincaya kadar, baslarinizi tiras etmeyin. Içinizde hasta olan veya basindan rahatsiz bulunan varsa fidye olarak ya oruç tutmasi, ya sadaka vermesi ya da kurban kesmesi gerekir. Güven içinde olursaniz, hacca kadar umreden faydalanabilen kimseye kolayina gelen bir kurban kesmek, bulamayana, hac esnasinda üç gün ve döndügünüzde yedi gün, ki o tam on gündür oruç tutmak gerekir. Bu, ailesi Mescidi Haram'da oturmayan kimseler içindir. Allah'tan sakinin ve Allah'in cezasinin siddetli olacagini bilin. *
197. Hac bilinen aylardadir. O aylarda hacca girisen kimse bilmelidir ki, hacda kadina yaklasmak, sövüsmek, dögüsmek yoktur. Ne iyilik yaparsaniz Allah onu bilir. Kendinize azik edinin, süphe yok ki azigin en iyisi Allah korkusudur. Ey akil sahipleri! Benden korkun.
198. Rabbiniz'den refah istemenizde bir engel yoktur. Arafat'tan indiginizde, Allah'i Mes'aril Haram'da anin; O'nu, size gösterdigi sekilde zikredin. Nitekim siz önceleri hiç süphesiz sapiklardandiniz.
199. Sonra, insanlarin toplu olarak akin ettigi yerden, siz de akin edin. Allah'tan magfiret dileyin. Allah bagislar ve merhamet eder.
200. Hac ibadetinizi bitirdiginizde, babalarinizi andiginiz gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir anisla Allah'i anin. "Rabbimiz! Bize dünyada ver" diyen insanlar vardir, öylesine, ahirette bir pay yoktur.
201. "Rabbimiz! Bize dünyada iyiyi, ahirette de iyiyi ver, bizi atesin azabindan koru" diyenler vardir.
202. Iste onlara, kazançlarindan ötürü karsilik vardir. Allah hesabi çabuk görür.
203. Allah'i sayili günlerde anin. Günahtan sakinan kimseye, acele edip, Mina'daki ibadeti iki günde bitirirse günah yoktur, geri kalsa da günah yoktur. Allah'tan sakinin. O'nun katinda toplanacaginizi bilin.
204-5.Dünya hayatina dair konusmasi senin hosuna giden, pek azili düsman iken, kalbinde olana Allah'i sahid tutan, isbasina geçince, yeryüzünde bozgunculuk yapmaga, ekin ve nesli yok etmege çabalayan insanlar vardir. Allah bozgunculugu sevmez.
206. Ona: "Allah'tan sakin" denince, gururu kendisine günah isletir, artik ona cehennem yetisir, ne kötü yataktir!..
207. Insanlar arasinda, Allah'in rizasini kazanmak için canini verenler vardir. Allah kullarina karsi sefkatlidir.
208. Ey Inananlar! Hep birden barisa girin, seytana ayak uydurmayin, o sizin apaçik düsmaninizdir.
209. Size belgeler geldikten sonra kayarsaniz, biliniz ki Allah güçlüdür, Hakim'dir.
210. Onlar, bulut gölgeleri içinde, Allah'in azabinin ve meleklerin tepelerine inip isin bitmesini mi bekliyorlar? Bütün isler Allah'a dönecektir. *
211. Israilogullarina sor onlara apaçik nice ayetler verdik, Allah'in nimetini, kendisine geldikten sonra kim degistirirse, bilsin ki, Allah'in cezasi süphesiz siddetlidir.
212. Inkar edenlere, dünya hayati güzel görünür, onlar, inananlarla alay ederler, oysa, Allah'a karsi gelmekten sakinanlar kiyamet günü onlarin üstünde olacaklardir. Allah diledigini hesapsiz sekilde riziklandirir.
213. Insanlar bir tek ümmetti. Allah peygamberleri müjdeci ve uyarici olarak gönderdi; insanlarin ayriliga düsecekleri hususlarda aralarinda hüküm vermek için onlarla birlikte hak kitaplar indirdi. Ancak Kitap verilenler, kendilerine belgeler geldikten sonra, aralarindaki ihtiras yüzünden onda ayriliga düstüler. Allah, inananlari, ayriliga düstükleri gerçege kendi izni ile eristirdi. Allah diledigini dogru yola eristirir.
214. Sizden önce gelenlerin durumu sizin basiniza gelmeden cennete gireceginizi mi zannettiniz? Peygamber ve onunla beraber müminler: "Allah'in yardimi ne zaman?" diyecek kadar darliga ve zorluga ugramislar ve sarsilmislardi; iyi bilin ki Alah'in yardimi süphesiz yakindir.
215. Sana, ne sarf edeceklerini sorarlar, de ki: " Sarf edeceginiz mal, ana baba, yakinlar, yetimler, düskünler, yolcular içindir. Yaptiginiz her iyiligi Allah süphesiz bilir".
216. Savas, hosunuza gitmedigi halde size farz kilindi. Ihtimal ki hoslanmadiginiz sey sizin iyiliginizedir ve ihtimal ki sevdiginiz bir sey sizin kötülügünüzedir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.*
217. Sana hürmet edilen ayi, o aydaki savasi sorarlar. De ki: "O ayda savasmak büyük suçtur. Allah yolundan alikoymak, O'nu inkar etmek, Mescidi Haram'a engel olmak ve halkini oradan çikarmak Allah katinda daha büyük suçtur. Fitne çikarmak ise öldürmekten daha büyüktür". Güçleri yeterse, dininizden döndürünceye kadar sizinle savasa devam ederler. Içinizden dininden dönüp kafir olarak ölen olursa, bunlarin isleri dünya ve ahirette bosa gitmis olur. Iste cehennemlikler onlardir, onlar orada temellidirler.
218. Inananlar, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler Allah'in rahmetini umarlar. Allah bagislar ve merhamet eder.
219. Sana içki ve kumari sorarlar, de ki "Ikisinde hem büyük günah ve hem insanlara bazi faydalar vardir. Günahlari faydasindan daha büyüktür". Ne sarf edeceklerini sana sorarlar, de ki: "Artani". Böylece Allah, dünya ve ahiret hususunda düsünesiniz diye size ayetleri açiklar.
220. Sana yetimleri sorarlar, de ki: "Onlarin islerini düzeltmek hayirlidir". Eger onlarla bir arada yasarsaniz, artik onlar sizin kardeslerinizdir. Allah düzeltenden bozani ayirdetmesini bilir. Allah dileseydi sizi zora sokardi. Allah süphesiz güçlüdür, Hakim'dir.
221. Allah'a es kosan kadinlarla onlar imana gelinceye kadar evlenmeyin. Inanan bir cariye, hosunuza gitse de putperest bir kadindan daha iyidir. Inanmalarina kadar; puta tapan erkeklerle mümin kadinlari evlendirmeyin. Inanan bir köle, hosunuza gitmis olsa da, puta tapan bir erkekten daha iyidir. Iste onlar atese çagirirlar, Allah ise izniyle cennete ve magfirete çagirir ve insanlara ibret alsinlar diye ayetlerini açiklar. *
222. Sana, kadinlarin aybasi hali hakkinda da sorarlar, de ki: "O bir ezadir". Aybasi halinde iken kadinlardan el çekin, temizlenmelerine kadar onlara yaklasmayin. Temizlendikleri zaman, Allah'in size buyurdugu yoldan yaklasin. Allah süphesiz daima tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever.
223. Kadinlariniz sizin tarlanizdir, tarlaniza istediginiz gibi gelin. Istikbal için hazirlikli olun, Allah'tan sakinin. O'na, hiç süphesiz kavusacaginizi bilin, bunu inananlara müjdele.
224. Insanlarin arasini düzeltmeniz, günahtan sakinmaniz ve iyi olmaniz için, Allah'a yaptiginiz yeminleri engel kilmayin, Allah isitir ve bilir.
225. Allah sizi rastgele yeminlerinizden dolayi degil, fakat kalplerinizin kasdettigi yeminlerden dolayi sorumlu tutar. Allah bagislayandir, Halim'dir.
226. Kadinlarina yaklasmamaya yemin edenler, dört ay bekleyebilirler; eger yeminlerinden dönerlerse, bilsinler ki Allah bagislar ve merhamet eder.
227. Sayet bosanmaya kararli iseler, bilsinler ki Allah süphesiz isitir ve bilir.
228. Bosanan kadinlar, kendi kendilerine üç aybasi hali beklerler, eger Allah'a ve ahiret gününe inanmislarsa, rahimlerinde Allah'in yarattigini gizlemeleri kendilerine helal degildir. Kocalari bu arada barismak isterlerse, karilarini geri almakta daha çok hak sahibidirler. Kadinlarin haklari, örfe uygun bir sekilde vazifelerine denktir. Erkeklerin onlardan bir üstün derecesi vardir. Allah Güçlüdür. Hakim'dir.*
229. Bosanma iki defadir. Ya iyilikle tutma ya da iyilik yaparak birakmadir. Ikisi Allah'in yasalarini koruyamamaktan korkmadikça kadinlara verdiklerinizden bir sey almaniz size helal degildir. Eger Allah'in yasalarini ikisi koruyamayacaklar diye korkarsaniz, o zaman kadinin fidye vermesinde ikisine de günah yoktur. Bunlar Allah'in yasalaridir, onlari bozmayin. Allah'in yasalarini bozanlar ancak zalimlerdir.
230. Bundan sonra kadini bosarsa, kadin baska birisiyle evlenmedikçe bir daha kendisine helal olmaz. Eger ikinci koca da onu bosarsa, Allah'in yasalarini koruyacaklarini sanirlarsa eski kari kocanin birbirlerine dönmelerine bir engel yoktur. Bunlar, bilen kimseler için Allah'in açikladigi yasalardir.
231. Kadinlari bosadiginizda, müddetleri sona ererken, onlari güzellikle tutun, ya da güzellikle birakin, haklarina tecavüz etmek için onlara zararli olacak sekilde tutmayin; böyle yapan süphesiz kendisine yazik etmis olur. Allah'in ayetlerini de alaya almayin; Allah'in üzerinize olan nimetini, ögüt vermek üzere size indirdigi Kitap ve hikmeti anin, Allah'tan sakinin, Allah'in her seyi bildigini bilin. *
232. Kadinlari bosadiginizda, müddetleri sona ermisse, kocalari ile birbirleriyle güzellikle anlasmislarsa evlenmelerine engel olmayin. Içinizden Allah'a ve ahiret gününe inanan kimse bundan ibret alir. Bu sizin için daha nezih ve daha paktir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
233. Anneler çocuklarini, emzirmeyi tamamlatmak isteyen baba için, tam iki sene emzirirler. Analarin yiyecek ve giyecegini uygun bir sekilde, saglamak çocuk kendisinin olan babaya borçtur. Herkese ancak gücü nispetinde teklifte bulunulur. Ana çocugundan, çocuk kendisinin olan baba da çocugundan dolayi zarara sokulmasin. Mirasçiya da ayni seyi yapmak borçtur. Ana baba aralarinda danisarak ve anlasarak sütten kesmek isterlerse, ikisine de sorumluluk yoktur. Çocuklarinizi sütanneye emzirtmek isterseniz, vereceginizi örfe uygun bir sekilde öderseniz, size sorumluluk yoktur. Allah'tan sakinin, yaptiklarinizi gördügünü bilin.
234. Içinizden ölenlerin birakmis oldugu esler kendi kendilerine dört ay on gün beklerler; müddetleri sona erdiginde, onlarin kendi haklarinda uygun sekilde yaptiklarindan dolayi size sorumluluk yoktur. Allah islediklerinizden haberdardir.
235. Böyle kadinlara kapali bir sekilde evlenme teklif etmenizde veya içinizden onlarla evlenmeyi geçirmenizde size sorumluluk yoktur. Allah onlari anacaginizi bilir. Sakin mesru sözler disinda onlarla gizlice sözlesmeyin, müddet sona erene kadar nikah akdine kalkismayin. Içinizde olani Allah'in bildigini bilin de O'ndan çekinin. Allah'in bagislayan ve Halim oldugunu bilin. *
236. Kadinlara el sürmeden ve mehirlerini biçmeden onlari bosarsaniz size sorumluluk yoktur. Onlari zengine kendi çapina, fakire kendi çapina uygun bir sekilde faydalandirin. Bu iyi davrananlarin sanina yakisir bir borçtur.
237. Eger onlara mehir biçer de el sürmeden onlari bosarsaniz, kendileri veya nikah akdi elinde olan erkegin bagislamasi hali müstesna biçtiginizin yarisini verin, bagislamaniz Allah'tan sakinmaya daha uygundur. Aranizdaki iyiligi unutmayin. Allah süphesiz islediklerinizi görür.
238. Namazlara ve orta namaza devam edin; gönülden boyun egerek Allah için namaza durun.
239. Eger korkarsaniz, yaya yahut binekte iken kilin, güvene erisince, bilmediklerinizi ögrettigi gibi Allah'i anin.
240. Içinizden ölüp, esler birakacak olanlar, evlerinden çikarilmaksizin, senesine kadar eslerinin geçimini saglayacak seyi vasiyet etsinler; eger çikarlarsa kendilerinin mesru olarak yaptiklarindan dolayi size sorumluluk yoktur. Allah güçlüdür, Hakim'dir.
241. Bosanan kadinlari, haksizliktan sakinanlara bir borç olmak üzere, uygun bir surette faydalandirma vardir.
242. Allah ayetlerini düsünesiniz diye böylece açiklamaktadir.*
243. Binlerce kisinin memleketlerinden ölüm korkusuyla çiktiklarini görmedin mi? Allah onlara "Ölün" dedi. Sonra onlari diriltti. Allah insanlara bol nimet verir, fakat insanlarin çogu sükretmezler.
244. Allah yolunda savasin; bilin ki Allah istir ve bilir.
245. Allah'a, kat kat karsiligini arttiracagi güzel bir ödünç takdiminde kim bulunur? Allah hem darlastirir, hem bollastirir; O'na döneceksiniz.
246. Musa'dan sonra Israilogullarinin ileri gelenlerini görmedin mi? Peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savasalim" demislerdi. "Ya savas size farz kilindiginda gitmeyecek olursaniz?" demisti. "Memleketimizden ve çocuklarimizdan uzaklastirildigimiza göre niye Allah yolunda savasmayalim?" demislerdi. Ama savas onlara farz kilininca, az bir kismi müstesna yüz çevirdiler. Allah zalimleri bilir.
247. Peygamberleri onlara "Allah size süphesiz, Talut'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. "Biz hükümdarliga ondan layik iken ve ona malca da bir bolluk verilmemisken bize hükümdar olmaga o nasil layik olabilir?" dediler, "Dogrusu Allah size onu seçti, bilgice ve vücutça gücünü artirdi" dedi. Allah hükümdarligi diledigine verir. Allah her seyi kaplar ve bilir.
248. Peygamberleri onlara, "Onun hükümdarliginin alameti, size sandigin gelmesidir, onda Rabbinizden gelen gönül rahatligi ve Musa ailesinin ve Harun ailesinin biraktiklarindan kalanlar var; onu melekler tasir, eger inanmissaniz bunda sizin için delil vardir" dedi. *
249. Talut orduyla birlikte ayrildiktan sonra, "Dogrusu Allah sizi bir irmakla deneyecektir, ondan içen benden degildir, onu tatmayan eliyle sadece bir avuç avuçlayan müstesna süphesiz bendendir" dedi. Onlardan pek azi hariç, sudan içtiler. Kendisi ve kendisiyle olan inananlar irmagi geçince, "Bugün Calut ve ordusuna karsi koyacak gücümüz yok" dediler. Kendilerinin Allah'a kavusacagini bilenler ise: "Nice az topluluk çok topluluga Allah'in izniyle üstün gelmistir, Allah sabredenlerle beraberdir" dediler.
250. Calut ve ordusuna karsi çiktiklarinda, "Rabbimiz! Bize sabir ver, sebatimizi artir, inkar eden millete karsi bize yardim et" dediler.
251. Onlari Allah'in izniyle bozguna ugrattilar; Davud Calut'u öldürdü, Allah Davud'a hükümranlik ve hikmet verdi ve ona dilediginden ögretti. Allah'in insanlari birbiriyle savmasi olmasaydi yeryüzünün düzeni bozulurdu. Fakat Allah alemlere lutufkardir.
252. Iste bunlar Allah'in ayetleridir. Biz onlari sana dogru olarak okuyoruz. Süphesiz sen peygamberlerden birisin.
253. Iste bu peygamberlerden bir kismini digerlerinden üstün kildik. Onlardan Allah'in kendilerine hitabettgi, derecelerle yükselttikleri vardir. Meryem oglu Isa'ya belgeler verdik, onu Ruhül Kudüs'le destekledik. Allah dileseydi, belgeler kendilerine geldikten sonra, peygamberlerin ardindan birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayriliga düstüler, kimi inandi, kimi inkar etti. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi, lakin Allah istedigini yapar. *
254. Ey inananlar! Alisverisin, dostlugun, sefaatin olmayacagi günün gelmesinden önce sizi riziklandirdigimizdan hayra sarf edin. Inkar edenler ancak yazik edenlerdir.
255. Allah, O'ndan baska tanri olmayan, kendisini uyuklama ve uyku tutmayan, diri, her an yaratiklarini gözetip durandir. Göklerde olan ve yerde olan ancak O'nundur. O'nun izni olmadan katinda sefaat edecek kimdir? Onlarin islediklerini ve isleyeceklerini bilir, dilediginden baska ilminden hiçbir seyi kavrayamazlar. Hükümranligi gökleri ve yeri kaplamistir, onlarin gözetilmesi O'na agir gelmez. O yücedir, büyüktür.
256. Dinde zorlama yoktur; artik hak ile batil iyice ayrilmistir. putlari inkar edip Allah'a inanan kimse, kopmak bilmeyen saglam bir kulpa sarilmistir. Allah isitendir, bilendir.
257. Allah inananlarin dostudur, onlari karanliklardan aydinliga çikarir. Inkar edenlerin ise dostlari azgin putlardir. Onlari aydinliktan karanliklara sürüklerler. Iste onlar cehennemliklerdir, onlar orada temelli kalacaklardir. *
258. Allah kendisine hükümranlik verdi diye Ibrahim ile Rabbi hakkinda tartisani görmedin mi? Ibrahim: "Rabbim, dirilten ve öldürendir" demisti. "Ben de diriltir ve öldürürüm" dedi; Ibrahim, "Süphesiz Allah günesi dogudan getiriyor, sen de batidan getirsene" dedi. Inkar eden sasirip kaldi. Allah zulm eden kimseleri dogru yola eristirmez.
259. Yahut alti üstüne gelmis bir kasabaya ugrayan kimseyi görmedin mi? "Allah burayi ölümünden sonra acaba nasil diriltecek?" dedi. Bunun üzerine Allah onu yüz yil ölü birakti, sonra diriltti, "Ne kadar kaldin?" dedi, "Bir gün veya bir günden az kaldim" dedi, "Hayir yüz yil kaldin, yiyecegine içecegine bak, bozulmamis; esegine bak ve hem seni insanlar için bir ibret kilacagiz kemiklerine bak, onlari nasil birlestirip, sonra onlara et giydiriyoruz" dedi; bu ona apaçik belli olunca, "Artik Allah'in her seye Kadir olduguna inanmis bulunuyorum" dedi.
260. Ibrahim: "Rabbim! Ölüleri nasil dirilttigini bana göster" dediginde, "Inanmiyor musun? " deyince de, "Hayir öyle degil, fakat kalbim iyice kansin" demisti. "Öyleyse dört çesit kus al, onlari kendine alistir, sonra onlari parçalayip her dagin üzerine bir parça koy, sonra onlari çagir; kosarak sana gelirler. O halde Allah'in güçlü ve Hakim oldugunu bil" demisti. *
261. Mallarini Allah yolunda sarf edenlerin durumu, her basaginda yüz tane olmak üzere yedi basak veren tanenin durumu gibidir. Allah diledigine kat kat verir. Allah'in lutfu genistir, O her seyi bilendir.
262. Mallarini Allah yolunda sarf edip sonra sarf ettikleri seyin ardindan basa kakmayan ve eza etmeyenlerin ecirleri Rablerinin katindadir. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
263. Güzel bir söz ve bagislama, pesinden eza gelen bir sadakadan daha iyidir. Allah müstagnidir, Halim'dir.
264. Ey Inananlar! Allah'a ve ahiret gününe inanmayip, insanlara gösteris için malini sarf eden kimse gibi, sadakalarinizi basa kakma ve eza etmekle bosa çikarmayin. Onun durumu, üzerinde toprak bulunan kayanin durumu gibidir, üzerine bol yagmur yagdiginda onu cascavlak birakir. Kazandiklarindan hiçbir sey elde edemezler. Allah inkar eden kimseleri dogru yola eristirmez.
265. Allah'in rizasini kazanmak ve kalplerini saglamlastirmak için mallarini sarf edenlerin durumu, yüksekçe bir tepede bulunan, bol yagmur aldiginda yemislerini iki kat veren, bol yagmur yagmasa bile çisentisi düsen bir bahçenin durumu gibidir. Allah islediklerinizi görür.
266. Hangi biriniz, kendisi ihtiyarlamis ve çocuklari da güçsüzken, altlarindan irmaklar akan, hurma, üzüm ve her çesit meyveleri bulunan bahçesinin, atesli bir kasirganin kopmasiyla yanmasini ister? Düsünesiniz diye Allah size ayetlerini böylece açiklar. *
267. Ey Inananlar! Kazandiklarinizin temizlerinden ve size yerden çikardiklarimizdan sarf edin; igrenmeden alamayacaginiz pis seyleri vermeye kalkmayin. Allah'in müstagni ve övülmeye layik oldugunu bilin.
268. Seytan sizi fakirlikle korkutarak cimriligi ve hayasizligi emreder; Allah ise kendisinden magfiret ve bol nimet vadeder. Allah'in lutfu boldur, O her seyi bilir.
269. Hikmeti diledigine verir. Kime hikmet verilmisse süphesiz ona çokça hayir verilmistir. Bundan ancak akil sahipleri ibret alir.
270. Sarf ettiginiz harci ve adadiginiz adagi süphesiz Allah bilir. Zulm edenlerin hiç yardimcilari yoktur.
271. Sadakalari açikça verirseniz o ne güzel! Eger onlari yoksullara gizlice verirseniz sizin için daha iyidir. Allah onlari kötülüklerinizden bir kismina karsi tutar. Allah islediklerinizden haberdardir.
272. Onlarin dogru yola iletilmeleri sana düsmez, fakat Allah diledigini dogru yola eristirir. Sarf ettiginiz iyi sey kendinizedir, zaten ancak Allah'in rizasini kazanmak için sarf edersiniz. Sarf ettiginiz iyi bir seyin karsiligi haksizliga ugratilmaksizin size verilir.
273. Sadakalarinizi, kendilerini Allah yoluna adayip yeryüzünde dolasamayanlara, hayalarindan dolayi, kendilerini tanimayanlarin zengin saydiklari yoksullara verin. Onlari yüzlerinden tanirsin, insanlardan yüzsüzlük ederek bir sey istemezler. Sarf ettiginiz iyi bir seyi Allah süphesiz bilir. *
274. Gece gündüz, açik, gizli, mallarini sarf edenlerin mükafatlarini Rableri verecektir. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
275. Faiz yiyenler mahserde ancak seytanin çarptigi kimsenin kalktigi gibi kalkarlar. Bu, onlarin, "Zaten alisveris de faiz gibidir" demelerindendir. Oysa Allah alis verisi helal, faizi haram kildi. Kime Rabbinden bir ögüt gelir de faizcilikten geri durursa, geçmisi kendisinedir, onun isi Allah'a aittir. Kim faizcilige dönerse, iste onlar cehennemliktir, onlar orada temelli kalacaklardir.
276. Allah faizi eksiltir, sadakalari bereketlendirir. Allah pek nankör olan hiçbir günahkari sevmez.
277. Inanip yararli isler isleyenlerin, namaz kilip, zekat verenlerin Rableri katinda ecirleri vardir. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
278. Ey Inananlar! Allah'tan sakinin, inanmissaniz, faizden arta kalmis hesaptan vazgeçin.
279. Böyle yapmazsaniz, bunun Allah'a ve peygamberine karsi açilmis bir savas oldugunu bilin. Eger tevbe ederseniz sermayeniz sizindir. Böylece haksizlik etmemis ve haksizliga ugramamis olursunuz.
280. Borçlu darda ise, eli genisleyinceye kadar ona mühlet verin. Bilmis olsaniz borcu bagislamaniz sizin için daha hayirlidir.
281. Allah'a döneceginiz ve sonra haksizliga ugramadan herkesin kazancinin kendisine eksiksiz verilecegi günden korkunuz.*
282. Ey Inananlar! Birbirinize belirli bir süre için borçlandiginiz zaman onu yaziniz. Içinizden bir katip dogru olarak yazsin; katip onu Allah'in kendisine ögrettigi gibi yazmaktan çekinmesin, yazsin. Borçlu olan da yazdirsin, Rabbi olan Allah'tan sakinsin, ondan bir sey eksiltmesin. Eger borçlu, aptal veya aciz, ya da yazdiramayacak durumda ise, velisi, dogru olarak yazdirsin. Erkeklerinizden iki sahid tutun; eger iki erkek bulunmazsa, sahitlerden razi olacaginiz bir erkek, biri unuttugunda digeri ona hatirlatacak iki kadin olabilir. Sahitler çagirildiklarinda çekinmesinler. Borç büyük veya küçük olsun, onu süresiyle beraber yazmaya üsenmeyin; bu, Allah katinda en dogru, sahitlik için en saglam ve süphelenmenizden en uzak olandir. Ancak aranizdaki alisveris pesin olursa, onu yazmamanizda size bir sorumluluk yoktur. Alisveris yaptiginizda sahid tutun. Katibe de sahide de zarar verilmesin; eger zarar verirseniz, o zaman dogru yoldan çikmis olursunuz. Allah'tan sakinin, Allah size ögretiyor; Allah her seyi bilir.
283. Eger yolculukta olup katip bulamazsaniz alinan rehin yeter. Sayet birbirinize güvenirseniz, güvenilen kimse borcunu ödesin. Rabbi olan Allah'tan sakinsin. Sahitligi gizlemeyin, onu kim gizlerse süphesiz kalbi günah islemis olur. Allah islediklerinizi bilir.*
284. Göklerde ve yerde olanlar Allah'indir. Içinizdekini açiklasaniz da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker ve diledigini bagislar, diledigine azap eder. Allah her seye Kadir'dir.
285. Peygamber ve inananlar, ona Rabbinden indirilene inandi. Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarina, peygamberlerine inandi. "Peygamberleri arasindan hiçbirini ayirdetmeyiz, isittik, itaat ettik, Rabbimiz! Affini dileriz, dönüs Sanadir" dediler.
286. Allah kisiye ancak gücünün yetecegi kadar yükler; kazandigi iyilik lehine, ettigi kötülük de aleyhinedir. Rabbimiz! Eger unutacak veya yanilacak olursak bizi sorumlu tutma. Rabbimiz Bizden öncekilere yükledigin gibi, bize de agir yük yükleme. Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmeyecegi seyi tasitma, bizi affet, bizi bagisla, bize aci. Sen Mevlamizsin, kafirlere karsi bize yardim et. *

3) Ali Imran Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. Elif, Lam, Mim.
2. Allah, Ondan baska tanri olmayan, diri, her an yaratiklarini gözetip durandir.
3-4. Kendisinden önceki Kitaplari tasdik eden Hak Kitabi sana indirdi. Önceden insanlara yol gösterici olarak Tevrat ve Incil'i de indirmisti. O, dogruyu yanlistan ayiran Kitabi indirdi. Dogrusu Allah'in ayetlerini inkar edenler için siddetli azab vardir. Allah güçlüdür, mazlumlarin öcünü alir.
5. Süphesiz gökte ve yerde hiçbir sey Allah'tan gizli kalmaz.
6. Ana rahminde sizi diledigi gibi sekillendiren O'dur. O'ndan baska tanri yoktur, güçlüdür, Hakim'dir.
7. Sana Kitabi indiren O'dur. Onda Kitabin temeli olan kesin anlamli ayetler vardir, digerleri de çesitli anlamlidirlar. Kalplerinde egrilik olan kimseler, fitne çikarmak, kendilerine göre yorumlamak için onlarin çesitli anlamli olanlarina uyarlar. Oysa onlarin yorumunu ancak Allah bilir. Ilimde derinlesmis olanlar: "Ona inandik, hepsi Rabbimiz'in katindandir" derler. Bunu ancak akil sahipleri düsünebilirler.
8. Rabbimiz! Bizi dogru yola erdirdikten sonra kalplerimizi egriltme, katindan bize rahmet bagisla; süphesiz Sen sonsuz bagista bulunansin.
9. Rabbimiz! Dogrusu gelecegi süphe götürmeyen günde, insanlari toplayacak olan Sensin. Süphesiz ki Allah verdigi sözden caymaz.*
10. Inkar edenlerin mallari ve çocuklari, Allah'a karsi onlara bir sey saglamaz. Iste onlar atesin yakitlaridir.
11. Bunlarin tutumu, Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin tutumu gibi ki, ayetlerimizi yalanladilar da Allah onlari günahlarindan dolayi yok etti. Allah'in cezalandirmasi siddetlidir.
12. Inkar edenlere: "Yenileceksiniz, toplanip cehenneme sürüleceksiniz orasi ne kötü dösektir" de.
13. Karsi karsiya gelen iki toplulugun durumlarinda sizin için ibret vardir; biri Allah yolunda savasanlardir, digeri, inkarcilardir ki, bunlar karsi tarafi gözleriyle kendilerinin iki misli görüyorlardi. Allah diledigini yardimiyla destekler. Bunda görebilenler için ibret vardir.
14. Kadinlara, ogullara, kantar kantar altin ve gümüse, nisanli atlar ve develere, ekinlere karsi asiri sevgi beslemek insanlara güzel gösterilmistir. Bunlar dünya hayatinin nimetleridir, oysa gidilecek yerin güzeli Allah katindadir.
15. "Bundan daha iyisini size haber vereyim mi? Allah'a karsi gelmekten sakinanlara, Rab'lerinin katinda, altlarindan irmaklar akan ve orada temelli kalacaklari cennetler, tertemiz esler ve Allah'in rizasi vardir. Allah kullarini hakkiyle görücüdür.
16-7. Onlar ki, "Rabbimiz! Biz süphesiz inandik, bunun için günahlarimizi bize bagisla ve bizi atesin azabindan koru" diyen, sabreden, dogru olan, gönülden kulluk eden, hayra sarf eden ve seher vakitlerinde bagislanma dileyenlerdir.
18. Allah, melekler ve adaleti yerine getiren ilim sahipleri, O'ndan baska tanri olmadigina sahitlik etmislerdir. O'ndan baska tanri yoktur, O güçlüdür, Hakim'dir.
19. Allah katinda din, süphesiz Islam’dir. Ancak, Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarindaki ihtiras yüzünden ayriliga düstüler. Allah'in ayetlerini kim inkar ederse bilsin ki, Allah hesabi çabuk görür.
20. Eger seninle tartismaya girisirlerse, "Ben bana uyanlarla birlikte kendimi Allah'a verdim," de. Kendilerine Kitap verilenlere ve kitapsizlara: "Siz de Islam oldunuz mu?" de, sayet Islam olurlarsa dogru yola girmislerdir, yüz çevirirlerse, sana yalniz teblig etmek düser. Allah kullarini görür.*
21. Allah'in ayetlerini inkar edenlere, haksiz yere peygamberleri öldürenlere, insanlardan adaleti emredenleri öldürenlere elem verici bir azabi müjdele.
22. Onlar, dünya ve ahirette isleri bosa çikacak olanlardir. Onlarin hiç yardimcilari da yoktur.
23. Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri, görmedin mi? Onlar aralarinda hüküm vermek için Allah'in Kitabina çagirilmislar sonra onlardan bir takimi dönmüslerdir. Onlar temelli yüz çevirenlerdir.
24. Bu, onlarin: "Bize ates sadece sayili bir kaç gün degecektir" demelerindendir. Uydurup durduklari seyler, onlari dinlerinde yaniltmistir.
25. Geleceginden süphe olmayan günde, onlari topladigimiz ve haksizlik yapilmayarak herkese kazandigi eksiksiz verildigi zaman, nasil olacak?
26. De ki: "Mülkün sahibi olan Allah'im! Mülkü diledigine verirsin; dilediginden çekip alirsin; diledigini aziz kilar, diledigini alçaltirsin; iyilik elindedir. Dogrusu Sen, her seye Kadir'sin."
27. "Geceyi gündüze, gündüzü geceye geçirirsin; ölüden diri, diriden ölü çikarirsin; diledigini hesapsiz riziklandirirsin."
28. Müminler, müminleri birakip kafirleri dost edinmesinler; kim böyle yaparsa Allah katinda bir degeri yoktur, ancak, onlardan sakinmaniz hali müstesnadir. Allah sizi Kendisiyle korkutur, dönüs Allah'adir.
29. Içinde olani gizleseniz de açiklasaniz da Allah onu bilir. Göklerde olanlari da, yerde olanlari da bilir. Allah her seye Kadir'dir de.
30. Her kisinin yaptigi iyiligi ve yaptigi kötülügü, ki kendisiyle o kötülük arasinda uzun bir mesafe olmasini diler, hazir bulacagi günü bir düsünün. Kullarina karsi sefkatli olan Allah size kendinden korkmanizi emreder. *
31. "Allah'i seviyorsaniz bana uyun. Allah da sizi sevsin ve günahlarinizi bagislasin. Allah affeder ve merhamet eder".
32. De ki: "Allah'a ve peygambere itaat edin". Yüz çevirirlerse bilsinler ki, Allah inkar edenleri sevmez.
33-4. Allah, Adem'i, Nuh'u, Ibrahim ailesini, Imran ailesini birbirinin soyundan olarak alemlere tercih etti. Allah isitendir, bilendir.
35. Imran'in karisi: "Ya Rabbi! Karnimda olani, sadece sana hizmet etmek üzere adadim, benden kabul buyur, dogrusu isiten ve bilen ancak Sensin" demisti.
36. Onu dogurdugunda, Allah onun ne dogurdugunu bilirken "Ya Rabbi! Kiz dogurdum. Erkek, kiz gibi degildir, ben ona Meryem adini verdim, ben onu da soyunu da, kovulmus seytandan Sana sigindiririm", dedi.
37. Rabbi onu güzel bir kabulle karsiladi, güzel bir bitki gibi yetistirdi; onu Zekeriya'nin himayesine birakti. Zekeriya mabette onun yanina her girisinde, yaninda bir yiyecek bulurdu. "Ey Meryem! Bu sana nereden geldi?" demis, o da: Bu, Allah'in katindandir" cevabini vermisti. Dogrusu Allah diledigini hesapsiz riziklandirir.
38. Orada Zekeriya Rabbine dua etti: "Ya Rabbi! Bana kendi katindan temiz bir soy bahset, dogrusu Sen duayi isitirsin".
39. Mabette namaz kilarken melekler ona seslendiler: "Allah sana Allah'in emriyle (vücud bulan Isa'yi) tasdik eden, efendi, iffetli, iyilerden bir peygamber olarak Yahya'yi müjdeler".
40. "Ya Rabbi! Ben artik iyice kocamis, karim da kisirken nasil oglum olabilir?" dedi. Allah: "Böyledir, Allah diledigini yapar" dedi.
41. "Ya Rabbi! Bana bir alamet ver" dedi, "Alametin, üç gün, isaretle anlasma disinda insanlarla konusmamandir; Rabbini çok an, aksam sabah hamd et" dedi. *
42. Melekler söyle demisti: "Ey Meryem! Allah seni seçip temizledi. Dünyalarin kadinlarindan seni üstün tuttu."
43. "Ey Meryem! Rabbine gönülden boyun eg, secde et, rüku edenlerle birlikte rüku et."
44. Bu Sana vahyettigimiz gayb haberlerindendir. Meryem'e hangisi kefil olacak diye kalemlerini atarlarken sen yanlarinda degildin, çekisirlerken de orada bulunmadin.
45. Melekler demisti ki: "Ey Meryem! Allah sana, Kendinden bir sözü, adi Meryem oglu Isa olan Mesihi, dünya ve ahirette serefli ve Allah'a yakin kilinanlardan olarak müjdeler".
46. "Insanlarla, besikte iken de, yetiskin iken de konusacaktir ve o, iyilerdendir".
47. Meryem: "Rabbim! Bana bir insan dokunmamisken nasil çocugum olabilir?" demisti. Melekler söyle dediler: "Allah diledigini böylece yaratir. Bir isin olmasini dilerse ona ol der ve olur".
48-9. Ona Kitabi, hikmeti, Tevrat'i ve Incil'i ögretecek, Israilogullarina söyle diyen bir peygamber kilacak: "Ben size Rabbinizden bir ayet getirdim. Ben size çamurdan kus gibi bir sey yapip ona üfleyecegim, Allah'in izniyle, hemen kus olacaktir; anadan dogma körleri, alacalilari iyi edecegim; Allah'in izniyle, ölüleri diriltecegim; yediklerinizi ve evlerinizde sakladiklarinizi da size haber verecegim. Inanmissaniz bunda size delil vardir".
50-1. "Benden önce gelen Tevrat'i tasdik etmekle beraber size yasak edilenlerin bir kismini helal kilmak üzere, Rabbinizden size bir ayet getirdim. Allah'tan sakinin ve bana itaat edin; çünkü Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk edin, bu dogru yoldur".
52. Isa onlarin inkarlarini hissedince: "Allah ugrunda yardimcilarim kimlerdir?" dedi. Havariler söyle dediler: "Biz Allah'in yardimcilariyiz, Allah'a inandik, O'na teslim oldugumuza sahid ol".
53. "Rabbimiz! Indirdigine inandik, Peygambere uyduk; bizi sahid olanlarla beraber yaz".
54. Fakat hile yaptilar. Allah da onlari cezalandirdi. Allah, hile yapanlarin cezasini en iyi verendir. *
55-6. Allah demisti ki: "Ey Isa! Ben seni eceline yetirecegim, seni kendime yükseltecegim, inkar edenlerden seni tertemiz ayiracagim; sana uyanlari, kiyamet gününe kadar, inkar edenlerin üstünde tutacagim. Sonra dönüsünüz Banadir. Ayriliga düstügünüz hususlarda aranizda hükmedecegim. Inkar edenleri de dünya ve ahirette siddetli azaba ugratacagim. Onlarin hiç yardimcilari olmayacaktir."
57. Inanip yararli is isleyenlerin ecirleri ise tastamam verilecektir. Allah zalimleri sevmez.
58. Sana okudugumuz bunlar, ayetlerden ve hikmet dolu Kuran'dandir.
59. Allah'in katinda Isa'nin durumu kendisini topraktan yaratip sonra ol demesiyle olmus olan Adem'in durumu gibidir.
60. Gerçek Rabbindendir, o halde süphelenenlerden olma.
61. Sana ilim geldikten sonra, bu hususta seninle kim tartisacak olursa, de ki: " Gelin, ogullarimizi, ogullarinizi, kadinlarimizi, kadinlarinizi, kendimizi ve kendinizi çagiralim, sonra lanetleselim de, Allah'in lanetinin yalancilara olmasini dileyelim".
62. Süphesiz bu anlatilanlar gerçek olaylardir. Allah'tan baska tanri yoktur. Dogrusu Allah güçlüdür, Hakim'dir.
63. Eger yüz çevirirlerse, süphesiz Allah bozgunculari bilir.*
64. De ki: "Ey Kitap ehli! Ancak Allah'a kulluk etmek, O'na bir seyi es kosmamak, Allah'a birakip birbirimizi rab olarak benimsememek üzere, bizimle sizin aranizda müsterek bir söze gelin". Eger yüz çevirirlerse: "Bizim müslüman oldugumuza sahid olun" deyin.
65. Ey Kitap ehli! Ibrahim hakkinda niçin tartisiyorsunuz? Tevrat da, Incil de süphesiz ondan sonra indirilmistir. Akil etmiyor musunuz?
66. Siz, hadi bilginiz olan sey üzerinde tartisanlarsiniz. Ama bilginiz olmayan sey hakkinda niçin tartisirsiniz. Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.
67. Ibrahim, yahudi de, hiristiyan da degildi, ama dogruya yönelen bir müslimdi; puta tapanlardan degildi.
68. Dogrusu Ibrahim'e en yakin olanlar, ona uyanlar, bu peygamber ve inananlardir. Allah inananlarin dostudur.
69. Kitap ehlinden bir takimi sizi sapitmak isterler; oysa kendilerini saptirirlar da farkina varmazlar.
70. Ey Kitap ehli! Sizler göz göre göre Allah'in ayetlerini niçin inkar ediyorsunuz?
71. Ey Kitap ehli! Niçin hakki batila karistiriyor ve bile bile hakki gizliyorsunuz? *
72-3. Kitap ehlinden bir takimi söyle dedi: "Inananlara indirilene günün basinda inanin, sonunda inkar edin ki, belki dönerler ve dininize uyanlardan baskasina inanmayin". De ki: "Dogru yol Allah'in yoludur". Ve yine baskasina da verildigine veya Rabbinizin katinda Müslümanlarin karsi delil getirip sizi alt edecegine inanmayin" derler. De ki: "Dogrusu bol nimet Allah'in elindedir, onu diledigine verir. Allah'in fazli her seyi kaplar, O her seyi bilir".
74. "Rahmetini diledigine tahsis eder, Allah büyük, bol nimet sahibidir".
75. Kitap ehli arasinda kantarla emanet biraksan onu sana ödeyen ve bir lira emanet etsen, tepesine dikilmedikçe onu sana ödemeyen vardir. Bu, onlarin: "Kitapsizlara karsi üzerimize bir sorumluluk yoktur" demelerindendir. Onlar bile bile Allah'a karsi yalan söylemektedirler.
76. Hayir, öyle degil; ahdini yerine getiren ve günahtan sakinan bilsin ki, Allah sakinanlari süphesiz sever.
77. Allah'in ahdini ve yeminlerini az bir degere degisenlerin, iste onlarin, ahirette bir paylari yoktur. Allah onlara kiyamet günü hitab etmeyecek, onlara bakmayacak, onlari temize çikarmayacaktir. Elem verici azab onlar içindir.
78. Onlardan bir takimi, Kitapta olmadigi halde Kitaptan zannedesiniz diye dillerini egip bükerler. O, Allah katindan olmadigi halde: "Allah katindandir" derler, bile bile Allah'a karsi yalan söylerler.
79. Allah'in kendisine Kitabi, hükmü, peygamberligi verdigi insanogluna: "Allah'i birakip bana kulluk edin" demek yarasmaz, fakat: "Kitabi ögrettiginize, okudugunuza göre Rabbe kul olun" demek yarasir.
80. Size melekleri, peygamberleri Rab olarak benimsemenizi emretmesi de yarasmaz. Siz müslüman olduktan sonra, size inkar etmeyi mi emredecek? *
81. Allah peygamberlerden ahid almisti: "And olsun ki size Kitap, hikmet verdim; sizde olani tasdik eden bir peygamber gelecek, ona mutlaka inanacaksiniz ve ona mutlaka yardim edeceksiniz, inkar edip bu ahdi kabul ettiniz mi?" demisti. "Ikrar ettik" demislerdi de: "Sahid olun, Ben de sizinle beraber sahitlerdenim" demisti.
82. Bunun ardindan yüz çeviren var ya, iste onlar fasik olanlardir.
83. Alah'in dininden baska bir din mi arzu ediyorlar? Oysa göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez O'na teslim olmustur, O'na döneceklerdir.
84. "Allah'a, bize indirilene, Ibrahim'e, Ismail'e, Ishak'a, Yakup'a ve torunlarina indirilene, Rableri tarafindan Musa, Isa ve peygamberlere verilene inandik, onlari birbirinden ayirt etmeyiz biz O'na teslim olanlariz" de.
85. Kim Islam'dan baska bir dine yönelirse, onunki kabul edilmeyecektir. O ahirette de kaybedenlerdendir.
86. Inandiktan, peygamberin hak olduguna sehadet ettikten, kendilerine belgeler geldikten sonra inkar eden bir milleti Allah nasil dogru yola eristirir? Allah zalimleri dogru yola eristirmez.
87. Iste bunlarin cezasi, Allah'in, meleklerin, insanlarin hepsinin lanetine ugramalaridir.
88. Orada temellidirler; onlardan azab hafifletilmez; onlarin azabi geciktirilmez.
89. Ancak bunun ardindan tevbe edip düzelenler müstesnadir. Dogrusu Allah bagislar ve merhamet eder.
90. Inandiktan sonra inkar edip, inkarda asiri gidenler var ya, onlarin tevbeleri kabul edilmeyecektir. Iste sapiklar onlardir.
91. Dogrusu inkar edip, inkarci olarak ölenlerin hiçbirinden, yeryüzünü dolduracak kadar altini fidye vermis olsa bile, bu kabul edilmeyecektir. Iste elem verici azab onlaradir, onlarin hiç yardimcilari da yoktur. *
92. Sevdiginiz seylerden sarf etmedikçe iyilige erisemezsiniz. Her ne sarf ederseniz, süphesiz Allah onu bilir.
93. Tevrat'in indirilmesinden önce Israil'in kendilerine haram ettiginden baska bütün yiyecekler Israilogullarina helal idi; "Dogru sözlü iseniz Tevrat'i getirip okuyun".
94. Bundan sonra Allah'a karsi kim yalan isnad ederse, iste onlar zalimlerdir.
95. De ki: "Allah dogru söyledi, dogruya meyleden Ibrahim'in dinine uyun; O, puta tapanlardan degildi".
96. Dogrusu insanlar için ilk kurulan ev, Mekke'de, dünyalar için mübarek ve dogru yol gösteren Kabe'dir.
97. Orada apaçik deliller vardir, Ibrahim'in makami vardir; kim oraya girerse, güvenlik içinde olur; oraya yol bulabilen insana Allah için Kabe'yi haccetmesi gereklidir. Kim inkar ederse, bilsin ki; dogrusu Allah alemlerden müstagnidir.
98. "Ey Kitap ehli! Allah yaptiklarinizi görüp dururken, niçin Allah'in ayetlerini inkar ediyorsunuz?"
99. "Ey Kitap ehli! siz dogru olduguna sahitken, niçin inananlari Allah'in yolunu egri göstermege yeltenerek ondan çeviriyorsunuz? Allah islediklerinizden gafil degildir".
100. Ey Inananlar! Kitap verilenlerin bir takimina uyarsaniz, inanmanizdan sonra sizi kafir olmaga çevirirler.
101. Allah'in ayetleri size okunur, aranizda da peygamberi bulunurken nasil inkar edersiniz? Kim Allah'in Kitabina sarilirsa süphesiz dogru yola erisir. *
102. Ey inananlar! Allah'tan, sakinilmasi gerektigi gibi sakinin, sizler ancak müslüman olarak can verin.
103. Toptan Allah'in ipine sarilin, ayrilmayin. Allah'in size olan nimetini anin: Düsmandiniz, kalplerinizin arasini uzlastirdi da onun nimeti sayesinde kardes oldunuz. Bir ates çukurunun kenarinda idiniz, sizi oradan kurtardi. Allah, dogru yola erisesiniz diye size böylece ayetlerini açiklar.
104. Sizden, iyiye çagiran, dogrulugu emreden ve fenaliktan meneden bir cemaat olsun. Iste basariya erisenler yalniz onlardir.
105-6. Kendilerine belgeler geldikten sonra ayrilan ve ayriliga düsenler gibi olmayin. Bir takim yüzlerin agaracagi ve bir takim yüzlerin kararacagi günde büyük azab onlaradir. Yüzleri kararanlara: "Inanmanizdan sonra inkar eder misiniz? Inkar etmenizden dolayi tadin azabi" denecektir.
107. Yüzleri agaranlar ise Allah'in rahmetindedirler. Onlar orada temellidirler.
108. Iste bunlar, sana dogru olarak okudugumuz Allah'in ayetleridir. Allah hiç kimseye zulmetmek istemez.
109. Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'indir. Isler Allah'a varacaktir.*
110. Siz, insanlar için ortaya çikarilan, dogrulugu emreden, fenaliktan alikoyan, Allah'a inanan hayirli bir ümmetsiniz. Kitap ehli inanmis olsalardi, kendileri için daha hayirli olurdu; içlerinde inananlar olmakla beraber, çogu yoldan çikmistir.
111. Onlar incitmekten baska size bir zarar veremezler. Sizinle savasa koyulurlarsa, geri dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardim da edilmez.
112. Nerede bulunsalar Allah'in ve inanan insanlarin himayesinde olanlar müstesna onlara alçaklik damgasi vurulmustur. Allah'tan bir gazaba ugradilar, onlara asagilik damgasi vuruldu. Bu, Allah'in ayetlerini inkar etmeleri ve haksiz yere peygamberleri öldürmelerindendir. Bu, karsi gelmeleri ve taskinlik yapmalarindandir.
113-4. Kitap ehlinin hepsi bir degildir: Onlardan geceleri secdeye kapanarak Allah'in ayetlerini okuyup duranlar vardir; bunlar Allah'a ve ahiret gününe inanir, kötülükten meneder, iyiliklere kosarlar. Iste onlar iyilerdendir.
115. Ne iyilik yaparlarsa, karsiligini bulacaklardir. Allah sakinanlari bilir.
116. Inkar eden kimselerin mallari ve çocuklari, Allah'tan yana, onlara bir fayda vermeyecektir. Iste onlar cehennemliklerdir, onlar orada temellidirler.
117. Bu dünya hayatinda sarf ettiklerinin durumu, kendilerine zulmeden kimselerin ekinlerine isabetle kavurup mahveden soguk bir rüzgarin durumu gibidir. Allah onlara zulmetmedi, onlar kendilerine yazik ettiler.
118. Ey Inananlar! Sizden olmayani sirdas edinmeyin, onlar sizi sasirtmaktan geri durmazlar, sikintiya düsmenizi isterler. Onlarin öfkesi agizlarindan tasmaktadir, kalplerinin gizledigi ise daha büyüktür. Eger akil ediyorsaniz, süphesiz size ayetleri açikladik.
119. Iste siz, onlar sizi sevmezken onlari seven ve Kitaplarin bütününe inanan kimselersiniz. Size rasladiklari zaman: "Inandik"derler, yalniz kaldiklarinda da, size öfkelerinden parmaklarini isirirlar. De ki: "Öfkenizden çatlayin". Allah kalplerde olani bilir.
120. Size bir iyilik gelse, onlarin fenasina gider; basiniza bir kötülük gelse buna sevinirler. Sabreder ve sakinirsaniz, onlarin hilesi size hiçbir zarar vermez. Allah islediklerinin hepsini ilmiyle kusatmistir. *
121. Sen inananlari savas için duracaklari yerlere yerlestirmek üzere, erkenden evinden ayrilmistin. Allah istir ve bilir.
122. Sizden iki takim bozulup geri çekilmek üzere idi; oysa Allah onlarin dostu idi, inananlar yalniz Allah'a güvensinler.
123. And olsun ki, siz düskün bir durumda iken, Bedir'de, Allah size yardim etmisti; Allah'tan sakinin ki sükredebilesiniz.
124-5. Inananlara: "Rabbinizin size gönderilmis üç bin melekle yardim etmesi size yetmeyecek mi?" diyordun. Evet, eger sabrederseniz, sakinirsaniz ve onlar de hemen üzerinize gelirlerse Rabbiniz size, nisanli bes bin melekle imdat edecektir.
126-7. Allah bunu, ancak size müjde olsun ve böylece kalpleriniz yatissin diye yapmistir. Inkar edenlerin bir kismini kesmek veya ümitsiz olarak geri dönecek sekilde bozguna ugratmak için gereken yardim, ancak güçlü ve Hakim olan Allah katindan olur.
128. Allah'in, onlarin tevbelerini kabul veya onlara azab etmesi isiyle senin bir ilisigin yoktur; çünkü onlar zalimlerdir.
129. Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'indir. Diledigini bagislar, diledigine azab eder. Allah bagislayandir, merhamet edendir. *
130. Ey Inananlar! Faizi kat kat alarak yemeyin. Allah'tan sakinin ki basariya erisesiniz.
131. Inkar edenler için hazirlanmis atesten sakinin.
132. Size merhamet edilmesi için, Allah'a ve Peygambere itaat edin.
133. Rabbiniz'in magfiretine, ve Allah'a karsi gelmekten sakinanlar için hazirlanmis eni gökler ve yer kadar olan cennete kosusun.
134. Onlar bollukta ve darlikta sarf ederler, öfkelerini yenerler, insanlarin kusurlarini affederler. Allah iyilik yapanlari sever.
135. Onlar fena bir sey yaptiklarinda veya kendilerine zulmettiklerinde Allah'i anarlar, günahlarinin bagislanmasini dilerler. Günahlari Allah'tan baska bagislayan kim vardir? Onlar, yaptiklarinda bile bile direnmezler.
136. Onlarin hareketlerinin karsiligi Rablerinden bagislanma ve altlarindan irmaklar akan, içinde temelli kalacaklari cennetlerdir. Iyi davrananlarin ne güzel ecri vardir!
137. Sizden önce neler gelip geçmistir. Yeryüzünde gezin de, yalancilarin sonunun ne olduguna bir bakin.
138. Bu Kuran, insanlara bir açiklama, sakinanlara yol gösterme ve bir ögüttür.
139. Gevsemeyin, üzülmeyin, inanmissaniz, mutlaka siz en üstünsünüzdür.
140. Eger siz (Uhud'da) bir yara almissaniz, (size düsman olan) o topluluk da (Bedir'de) benzeri bir yara almisti. Böylece biz, Allah'in gerçek müminleri ortaya çikarmasi ve içinizden sahitler edinmesi için, bu günleri bazan lehe, bazan da aleyhe döndürüp duruyoruz. Allah, zulmedenleri sevmez.
141. Bir de Allah, böylece iman edenleri günahlardan aritmak, inkarcilari ise yok etmek ister.
142. Yoksa içinizden Allah cihad edenleri ve sabredenleri belirtmeden cennete gireceginizi mi saniyordunuz?
143. And olsun ki, ölümle karsilasmadan önce onu temenni ediyordunuz; iste onu gözlerinizle bakarak gördünüz. *
144. Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler geçmisti. Ölür veya öldürülürse geriye mi döneceksiniz? Geriye dönen, Allah'a hiçbir zarar vermez. Allah sükredenlerin mükafatini verecektir.
145. Hiçbir kimse Allah'in izni olmadan ölmez; o, belli bir vakte baglanmistir. Kim dünya nimetini isterse ona ondan veririz; ve kim ahiret nimetini isterse ona ondan veririz. Sükredenlerin mükafatini verecegiz.
146. Nice peygamberlerin yaninda Rabbe kul olmus pek çok kimse savasmistir. Allah yolunda baslarina gelenlerden ötürü gevsememisler, yilmamislar ve boyun egmemislerdi. Allah, sabredenleri sever.
147. Dedikleri ancak su idi: "Rabbimiz! Günahlarimizi, isimizdeki asiriliklarimizi bize bagisla, sebatimizi arttir, inkarci topluluga karsi bize yardim et".
148. Bu yüzden Allah onlara dünya nimetini de ahiret nimetini de fazlasiyla verdi. Allah islerini iyi yapanlari sever. *
149. Ey Inananlar! Inkar edenlere itaat ederseniz, sizi geriye döndürürler de kayba ugrarsiniz.
150. Halbuki Mevlaniz Allah'tir. O, yardimcilarin en iyisidir.
151. Hakkinda hiçbir delil indirmedigi seyi Allah'a ortak kosmalarindan ötürü, inkar edenlerin kalbine korku salacagiz. Onlarin varacagi yer cehennemdir. Zalimlerin duragi ne kötüdür!
152. And olsun ki, Allah, size verdigi sözde durdu. Onun izniyle kafirleri kirip biçiyordunuz, ama Allah size arzuladiginiz zaferi gösterdikten sonra gevseyip bu hususta çekistiniz ve isyan ettiniz; sizden kimi dünyayi, kimi ahireti istiyordu; derken denemek için Allah sizi geri çevirip bozguna ugratti. And olsun ki O, sizi bagisladi. Allah'in inananlara nimeti boldur.
153. Peygamber arkanizdan sizi çagirirken, kimseye bakmadan kaçiyordunuz; kaybettiginize ve basiniza gelene üzülmeyesiniz diye, Allah sizi kederden kedere ugratti. Allah, islediklerinizden haberdardir.
154. Kederden sonra, bir takiminizi kendinden geçirecek sekilde size huzur ve emniyet indirdi; oysa bir takiminiz da kendi dertlerine düsmüslerdi. Haksiz yere Allah hakkinda, cahiliye devrinde oldugu gibi inaniyorlar. "Bu iste bizim bir fikrimiz var mi?" diyorlardi; De ki: "Buyrugun hepsi Allah'indir". Sana açmadiklarini içlerinde gizliyorlar. "Bu iste bizim fikrimiz alinsaydi, burada öldürülmezdik" diyorlar. De ki: "Evlerinizde olsaydiniz, haklarinda ölüm yazili olan kimseler, yine de devrilecekleri yere varirlardi". Bu, Allah'in içinde olani denemesi, kalplerinizde olani aritmasi içindir. Allah gönüllerde olani bilir.
155. Iki toplulugun karsilastigi gün, içinden yüz çevirenlerin, yaptiklarinin bir kismindan ötürü seytan ayaklarini kaydirip yoldan çikarmak istemisti. Allah, and olsun ki, onlari affetti. Allah bagislayandir. Halim'dir. *
156. Ey Inananlar! Yolculuga çikan veya savasa giden kardesleri hakkinda: "Onlar yanimizda olsalardi ölmezler ve öldürülmezlerdi" diyen inkarcilar gibi olmayin ki, Allah bunu onlarin kalplerinde bir hasret olarak biraksin. Dirilten de öldüren de Allah'tir. Allah islediklerinizi görür.
157. Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, size Allah'tan onlarin topladiklarindan hayirli bir magfiret ve rahmet vardir.
158. And olsun ki, ölseniz de, öldürülseniz de Allah katinda toplanacaksiniz.
159. Allah'in rahmetinden dolayi, sen onlara karsi yumusak davrandin. Eger kaba ve kati kalpli olsaydin, süphesiz etrafindan dagilir giderlerdi. Onlari affet, onlara magfiret dile, is hakkinda onlara danis, fakat karar verdin mi Allah'a güven, dogrusu Allah güvenenleri sever.
160. Allah size yardim ederse, sizi yenecek yoktur; eger sizi yardimsiz birakiverirse, O'ndan baska size yardim edecek kimdir? Inananlar yalniz Allah'a güvensinler.
161. Hiçbir peygambere ganimete ve millet malina hiyanet yarasmaz; haksizlik kim yaparsa, kiyamet günü yaptigi ile gelir, sonra, haksizlik yapilmaksizin herkese kazanmis oldugu ödenir.
162. Allah'in rizasina uyan kimse, Allah'in hismina ugrayan gibi midir? Bu kimsenin varacagi yer cehennemdir; O ne kötü varilacak yerdir!
163. Onlar Allah katinda derece derecedir. Allah, islediklerini görmektedir.
164. And olsun ki Allah, inananlara, ayetlerini okuyan, onlari aritan, onlara Kitap ve hikmeti ögreten, kendilerinden bir peygamber göndermekle iyilikte bulunmustur. Halbuki onlar, önceleri apaçik sapiklikta idiler.
165. Baskalarini iki misline ugrattiginiz bir musibete kendiniz ugrayinca mi: "Bu nereden?" dersiniz? De ki: "O, kendi tarafinizdandir". Dogrusu Allah her seye Kadir'dir.
166-7. Iki toplulugun karsilastigi günde basiniza gelen, Allah'in izniyledir. Bu, inananlari da, münafiklik edenleri de belirtmesi içindir. Münafiklik edenlere: "gelin, Allah yolunda savasin, veya hiç olmazsa savunmada bulunun" dendigi zaman: " Eger savasmayi bilseydik, ardinizdan gelirdik" dediler. O gün, onlar imandan çok inkara yakindilar. Kalplerinde olmayani agizlariyla söylüyorlar. Allah gizlediklerini onlardan iyi bilir.
168. Onlar oturup, kardesleri için: "Bize itaat etselerdi öldürülmezlerdi" dediler. De ki: "Eger dogru sözlü iseniz, ölümü kendinizden savin".
169-170. Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayin, bilakis Rableri katinda diridirler. Allah'in bol nimetinden onlara verdigi seylerle sevinç içinde riziklanirlar, arkalarindan kendilerine ulasamayan kimselere, kendilerine korku olmadigini ve kendilerinin üzülmeyeceklerini müjde etmek isterler.
171. Onlar Allah'tan olan bir nimeti, bollugu ve Allah'in, müminlerin ecrini zayi etmiyecegini müjdelemek isterler. *
172. Kendileri savasta yara aldiktan sonra Allah ve peygamberin çagrisina kosanlara, hele onlardan iyilik edip sakinanlara büyük ecir vardir. *
173. Insanlar onlara: " Düsmaniniz olan insanlar size karsi bir ordu topladilar, onlardan korkun" dediler. Bu, onlarin imanini artirdi da: "Allah bize yeter. O ne güzel Vekil'dir" dediler.
174. Bu yüzden kendilerine bir fenalik dokunmadan, Allah'tan nimet ve bollukla geri döndüler; Allah'in rizasina uydular. Allah büyük, bol nimet sahibidir.
175. Iste o seytan ancak kendi dostlarini korkutur, inanmissaniz onlardan korkmayin, Benden korkun.
176. Küfürde yarisanlar seni üzmesin; süphesiz onlar Allah' a bir zarar veremezler. Allah ahirette onlara bir pay vermemek istiyor; onlara büyük azab vardir.
177. Imani inkar edenler, kendilerine vermis oldugumuz mühletin sakin kendileri için hayirli oldugunu sanmasinlar. Biz onlara ancak, günahlari çogalsin diye mühlet veriyoruz. Küçültücü azab onlaradir.
179. Allah inananlari sizin durumunuzda birakacak degildir, temizi pisten ayiracaktir. Allah size gaybi bildirecek degildir; fakat Allah peygamberlerinden diledigini seçip, ona gaybi bildirir. Artik Allah'a ve peygamberlerine inanin; inanir ve sakinirsaniz size büyük ecir vardir.
180. Allah'in bol nimetinden verdiklerinde cimrilik edenler, sakin bunun kendileri için hayirli oldugunu sanmasinlar, bilakis bu onlarin kötülügünedir. Cimrilik yaptiklari sey, kiyamet günü boyunlarina dolanacaktir. Göklerin ve yerin mirasi Allah'indir. Allah islediklerinizden haberdardir. *
181. And olsun ki, Allah: "Allah fakir; biz zenginiz" diyenlerin sözünü isitmistir. Dediklerini ve haksiz yere peygamberleri öldürdüklerini elbette yazacagiz, "Yakici azabi tadin" diyecegiz.
182. "Bu, yaptiginizin karsiligidir". Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.
183. "Dogrusu, atesin yiyecegi bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamak üzere Allah bize ahid verdi" diyenlere sen, de ki: "Benden önce peygamberler size belgeler ve dediginiz seyi getirdi. Dogru sözlü iseniz niçin onlari öldürdünüz?"
184. Seni yalanci saydilarsa, Senden önce belgeler, sahifeler ve aydinlatici kitap getiren peygamberler de yalanlanmisti.
185. Her insan ölümü tadacaktir. Kiyamet günü, ecirleriniz size mutlaka ödenecektir. Atesten uzaklastirilip cennete sokulan kimse artik kurtulmustur. Dünya hayati, zaten, sadece aldatici bir geçinmeden ibarettir.
186. And olsun ki mallariniz ve canlarinizla sinanacaksiniz; hiç süphesiz, sizden önce Kitap verilenlerden ve Allah'a es kosanlardan çok üzücü sözler isiteceksiniz. Sabreder ve Allah'a karsi gelmekten sakinirsaniz bilin ki, bu üzerinde sebat edilecek islerdendir.
187. Allah, Kitap verilenlerden, onu insanlara açiklayacaksiniz ve gizlemeyeceksiniz, diye ahid almisti. Onlar ise, onu arkalarina atip az bir degere degistiler. Alis verisleri ne kötüdür!
188. Ettiklerine sevinen ve yapmadiklariyla övülmekten hoslananlarin, sakin onlarin azaptan kurtulacaklarini sanma; elem verici azab onlaradir.
189. Göklerin ve yerin hükümranligi Allah'indir. Allah her seye Kadir'dir.*
190. Göklerin ve yerin yaratilisinda, gece ile gündüzün birbiri ardinca gelmesinde akil sahiplerine süphesiz deliller vardir.
191. Onlar ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'i anarlar; göklerin ve yerin yaratilisini düsünürler: "Rabbimiz! Sen bunu bosuna yaratmadin, Sen münezzehsin. Bizi atesin azabindan koru" , derler.
192. "Rabbimiz! Sen atese kimi sokarsan, onu süphesiz rezil etmis olursun, zulmedenlerin hiç yardimcilari yoktur".
193. "Rabbimiz! Dogrusu biz Rabbinize inanin diye inanmaya çagiran bir çagiriciyi isittik de iman ettik. Rabbimiz! Günahlarimizi bize bagisla, kötülüklerimizi ört, canimizi iyelerle beraber al".
194. "Rabbimiz! Peygamberlerinle vadettiklerini bize ver, kiyamet günü bizi rezil etme. Sen süphesiz sözünden caymazsin".
195. Rableri dualarini kabul etti: "Birbirinizden meydana gelen sizlerden, erkek olsun, kadin olsun, is yapanini isini bosa çikarmam. Hicret edenlerin, memleketlerinden çikarilanlarin, yolumda ezaya ugratilanlarin, savasan ve öldürülenlerin günahlarini elbette örtecegim. And olsun ki, Allah katindan bir nimet olarak, onlari içlerinden irmaklar akan cennetlere koyacagim. Nimetin güzeli Allah katindadir".
196-7. Inkar edenlerin diyar diyar gezip refah içinde dolasmasi sakin seni aldatmasin; az bir faydalanmadan sonra onlarin varacaklari yer cehennemdir. O ne kötü duraktir!..
198. Fakat Rablerinden sakinanlara, Allah katindan konukluklar bulunan, içlerinden irmaklar akan, içinde temelli kalacaklari cennetler vardir. Allah katindaki seyler, iyi olanlar için daha hayirlidir.
199. Kitap ehlinden Allah'a husu duyarak inanip, Allah'in ayetlerini az bir degere degismeyenler vardir. Iste onlarin ecirleri Rablerinin katindadir. Süphesiz Allah'in hesabi çabuktur.
200. Ey Inananlar! Sabredin, düsmanlarinizdan daha sabirli olun, cihada hazir bulunun, Allah'a karsi gelmekten sakinin ki basariya erisebilesiniz. *

4) Nisa Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. Ey Insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan esini var eden ve ikisinden pek çok erkek ve kadin meydana getiren Rabbinize hürmetsizlikten sakinin. Kendisi adina birbirinizden dilekte bulundugunuz Allah'in ve akrabanin haklarina riayetsizlikten de sakinin. Allah süphesiz hepinizi görüp gözetmektedir.
2. Yetimlere mallarini verin. Temizi murdara degismeyin, onlarin mallariyla kendi mallarinizi karistirarak yemeyin, çünkü bu büyük bir suçtur.
3. Eger, velisi oldugunuz mal sahibi yetim kizlarla evlenmekle onlara haksizlik yapmaktan korkarsaniz onlarla degil, hosunuza giden baska kadinlarla iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz; sayet, aralarinda adaletsizlik yapmaktan korkarsaniz bir tane almalisiniz veya sahip oldugunuz ile yetinmelisiniz. Dogru yoldan sapmamaniz için en uygunu budur.
4. Kadinlara mehirlerini cömertçe verin, eger ondan gönül hoslugu ile size bir sey bagislarlarsa onu afiyetle yiyin.
5. Allah'in sizi koruyucu kilmis oldugu mallarinizi, beyinsizlere vermeyin, kendilerini bunlarin geliriyle riziklandirip giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
6. Yetimleri, evlenme çagina gelene kadar deneyin; onlarda olgunlasma görürseniz mallarini kendilerine verin; büyüyecekler de geri alacaklar diye onlari israf ederek ve tez elden yemeyin. Zengin olan, iffetli olmaga çalissin, yoksul olan uygun bir sekilde yesin. Mallarini kendilerine verdiginiz zaman, yanlarinda sahid bulundurun. Hesap sormak için Allah yeter.
7. Ana babanin ve yakinlarin biraktiklarindan, erkeklere hisse vardir. Ana babanin ve yakinlarin biraktiklarindan kadinlara da hisse vardir. Bunlar, az veya çok, belirli bir hissedir.
8. Taksimde, yakinlar, yetimler ve düskünler bulunursa, ondan onlara da verin, güzel sözler söyleyin.
9. Arkalarinda ciliz çocuklar biraktiklari takdirde, bundan endise edecek olanlar, haksizlik yapmaktan korksunlar; dürüst söz söylesinler.
10. Yetimlerin mallarini haksiz yere yiyenler, karinlarina ancak ates tikinmis olurlar, zaten onlar çilgin aleve atilacaklardir. *
11. Allah çocuklariniz hakkinda, erkege iki disinin hissesi kadar tavsiye eder. Eger kadinlar ikinin üstünde ise, birakilanin üçte ikisi onlarindir; sayet bir ise yarisi onundur. Ana babadan her birine, ölenin çocugu varsa yaptigi vasiyetten veya borcundan arta kalanin altida biri, çocugu yoksa, anasi babasi ona varis olur, anasina üçte bir düser. Kardesleri varsa, altida biri annesinindir; babalariniz ve ogullarinizdan menfaatçe hangisinin size daha yakin oldugunu siz bilmezsiniz. Bunlar Allah tarafindan tesbit edilmistir. Dogrusu Allah bilendir, Hakim olandir.
12. Kadinlarinizin çocuklari yoksa biraktiklarinin yarisi sizindir, çocuklari varsa, biraktiklarinin ettikleri vasiyetten veya borçtan arta kalanin dörtte biri sizindir. Sizin çocugunuz yoksa ettiginiz vasiyet veya borç çiktiktan sonra biraktiklarinizin dörtte biri karilarinizindir; çocugunuz varsa, biraktiklarinizin sekizde biri onlarindir. Eger bir erkek veya kadina kelale yollu (çocugu ve babasi olmadigi halde) varis olunuyor ve bunlarin ana-bir erkek veya bir kiz kardesi bulunuyorsa, her birine edilen vasiyetten veya borçtan arta kalanin altida biri düser; ikiden çoksalar, üçte birine, zarara ugratilmaksizin ortak olurlar. Bunlar Allah tarafindan tavsiye edilmistir. Allah bilendir. Halim'dir.
13. Bunlar Allah'in yasalaridir. Allah'a ve Peygamberine kim itaat ederse onu içlerinden irmaklar akan cennetlere koyacaktir, orada temellidirler, büyük kurtulus budur.
14. Kim Allah'a ve Peygamberine bas kaldirir ve yasalarini asarsa, onu, temelli kalacagi cehenneme sokar. Alçaltici azap onadir. *
15. Kadinlarinizdan zina edenlere, bunu isbat edecek aranizdan dört sahid getirin, sehadet ederlerse, ölünceye veya Allah onlara bir yol açana kadar evlerde tutun.
16. Içinizden zina eden iki kimseye eziyet edin, tevbe edip düzeltirlerse onlari birakin, Dogrusu Allah tevbeleri daima kabul ve merhamet eder.
17. Allah kötülügü bilmeyerek yapip da, hemen tevbe edenlerin tevbesini kabul etmeyi üzerine almistir. Allah iste onlarin tevbesini kabul eder. Allah Bilen'dir, Hakim olandir.
18. Kötülükleri isleyip dururken, ölüm kendisine geldigi zaman; "Simdi tevbe ettim" diyenler ile kafir olarak ölenlerin tevbesi makbul degildir. Iste onlara elem verici azab hazirlamisizdir.
19. Ey Inananlar! Kadinlara zorla mirasçi olmaya kalkmaniz size helal degildir. Apaçik hayasizlik etmedikçe onlara verdiginizin bir kismini alip götürmeniz için onlari sikistirmayin. Onlarla güzellikle geçinin. Eger onlardan hoslanmiyorsaniz, sabredin, hoslanmadiginiz bir seyi Allah çok hayirli kilmis olabilir.
20. Bir esin yerine baska bir esi almak isterseniz, birincisine bir yük altin vermis olsaniz bile ondan bir sey almayin. Iftira ederek ve apaçik günaha girerek ona verdiginizi geri alir misiniz?
21. Nasil alirsiniz ki siz birbirinize katilmistiniz ve onlar sizden saglam teminat almislardi.
22. Babalarinizin evlendikleri kadinlarla evlenmeyin, geçmiste olanlar artik geçmistir çünkü bu bir fuhus ve igrenç bir seydi, ne kötü yoldu! *
23. Sizlere, analariniz; kizlariniz, kiz kardesleriniz, halalariniz, teyzeleriniz, kardeslerinizin kizlari, kiz kardeslerinizin kizlari, sizi emziren süt anneleriniz, süt kardesleriniz, karilarinizin anneleri, kendileriyle gerdege girdiginiz kadinlarinizin yaninizda kalan üvey kizlariniz ki onlarla gerdege girmemisseniz size bir engel yoktur, öz ogullarinizin esleri ve iki kiz kardesi bir arada almak suretiyle evlenmek, geçmiste olanlar artik geçmistir size haram kilindi. Dogrusu Allah bagislar ve merhamet eder.
24. Evli kadinlarla evlenmeniz de haram kilindi. Maliki bulundugunuz cariyeler müstesna, bunlar, Allah'in üzerine farz kildigi hükümlerdir. Bunlardan baskasini, zinadan kaçinip, iffetli olarak, mallarinizla istemeniz size helal kilindi. Onlardan faydalandiginiza mukabil, kararlastirilmis olan mehirlerini verin; kararlastirilandan baska, karsilikli hosnud oldugunuz hususta size bir sorumluluk yoktur. Allah Bilen'dir, Hakim'dir.
25. Sizden, hür mümin kadinlarla evlenmeye güç yetiremiyen kimse, ellerinizdeki mümin cariyelerinizden alsin. Allah sizin imaninizi çok iyi bilir. Birbirinizdensiniz, ayni soydansiniz. Onlarla, zinadan kaçinmalari, iffetli olmalari ve gizli dost tutmamis olmalari halinde, velilerinin izniyle evlenin ve örfe uygun bir sekilde mehirlerini verin. Evlendiklerinde zina edecek olurlarsa, onlara, hür kadinlara edilen azabin yarisi edilir. Cariye ile evlenmedeki bu izin içinizden, günaha girme korkusu olanlaradir. Sabretmeniz sizin için daha hayirlidir. Allah bagislar ve merhamet eder. *
26. Allah size açiklamak ve sizden öncekilerin yollarini göstermek ve tevbenizi kabul etmek ister. Allah Bilen'dir, Hakim'dir.
27. Allah sizin tevbenizi kabul etmek ister, sehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapikliga girmenizi isterler.
28. Insan zayif yaratilmis oldugundan Allah sizden yükü hafifletmek ister.
29. Ey Inananlar! Mallarinizi aranizda haksizlikla degil, karsilikli riza ile yapilan ticaretle yeyin, haram ile nefsinizi mahvetmeyin. Allah süphesiz ki size merhamet eder.
30. Bunu kim asiri giderek haksizlikla yaparsa, onu atese sokacagiz. Bu, Allah'a kolaydir.
31. Size yasak edilen büyük günahlardan kaçinirsaniz, kusurlarinizi örter ve sizi serefli bir yere yerlestiririz.
32. Allah'in sizi birbirinizden üstün kildigi seyleri özlemeyin. Erkeklere, kazandiklarindan bir pay, kadinlara da kazandiklarindan bir pay vardir. Allah'tan bol nimet isteyin. Dogrusu Allah her seyi bilir.
33. Ana babanin ve yakinlarin biraktiklarindan her birine varisler kildik. Kendileriyle yeminlestiginiz kimselere hisselerini veriniz. Dogrusu Allah her seye sahittir. *
34. Allah'in kimini kimine üstün kilmasindan ötürü ve erkeklerin, mallarindan sarf etmelerinden dolayi erkekler kadinlar üzerine hakimdirler. Iyi kadinlar, gönülden boyun egenler ve Allah'in korunmasini emrettigini, kocasinin bulunmadigi zaman da koruyanlardir. Serkeslik etmelerinden endiselendiginiz kadinlara ögüt verin, yataklarinda onlari yalniz birakin, nihayet dövün. Size itaat ediyorlarsa aleyhlerine yol aramayin. Dogrusu Allah Yüce'dir, Büyük'tür.
35. Kari kocanin arasinin açilmasindan endiselenirseniz, erkegin ailesinden bir hakem ve kadinin ailesinden bir hakem gönderin; bunlar düzeltmek isterlerse, Allah onlarin aralarini buldurur. Dogrusu Allah her seyi Bilen ve haberdar olandir.
36. Allah'a kulluk edin, O'na bir seyi ortak kosmayin. Ana babaya, yakinlara, yetimlere, düskünlere, yakin komsuya, uzak komsuya, yaninizdaki arkadasa, yolcuya ve elinizin altinda bulunan kimselere iyilik edin. Allah, kendini begenip ögünenleri elbette sevmez.
37. Onlar cimrilik ederler, insanlara cimrilik tavsiyesinde bulunurlar, Allah'in bol nimetinden kendilerine verdigini gizlerler. Kafirlere asagilik bir azab hazirlamisizdir.
38. Mallarini insanlara gösteris için sarf edip, Allah'a ve ahiret gününe inanmayanlari da Allah sevmez. Seytanin arkadas oldugu kimsenin ne fena arkadasi vardir!
39. Bunlar Allah'a, ahiret gününe inanmis, Allah'in verdigi riziklardan sarf etmis olsalardi ne zarari olurdu? Oysa Allah onlari bilir.
40. Allah süphesiz zerre kadar haksizlik yapmaz, zerre kadar iyilik olsa onu kat kat artirir ve yapana büyük ecir verir.
41. Her ümmete bir sahid getirdigimiz ve seni de bunlara sahit getirdigimiz vakit durumlari nasil olacak?
42. O gün, inkar edip peygambere bas kaldirmis olanlar, yerle bir olmayi ne kadar isterler ve Allah'tan bir söz gizleyemezler. *
43. Ey Inananlar! Sarhosken, ne dediginizi bilene kadar, cünüpken, yolcu olan müstesna gusledene kadar namaza yaklasmayin. Eger hasta veya yolculukta iseniz yahut biriniz ayak yolundan gelmisseniz veya kadinlara yaklasmissaniz ve bu durumlarda su bulamamissaniz tertemiz bir topraga teyemmüm edin, yüzlerinize ve ellerinize sürün. Allah affeder ve bagislar.
44. Kendilerine Kitaptan bir pay verilenlerin sapikligi satin aldiklarini ve sizin yolu sapitmanizi istediklerini görmüyor musun?
45. Allah, düsmanlarinizi çok iyi bilir. Allah size dost olarak da yeter, yardimci olarak da yeter.
46. Yahudilerden, sözleri yerlerinden degistirip: "Isittik ve karsi geldik, kulak vermeyerek dinle" ve dillerini egip bükerek ve dini yererek: "Bizi de dinle" diyenler vardir. Sayet: "Isittik ve itaat ettik, dinle ve bizi gözet" demis olsalardi, onlar için daha iyi daha dogru olurdu. Iste Allah inkarlari yüzünden onlara lanet etmistir. Onlarin ancak pek azi inanir.
47. Ey Kitap verilenler! Yüzleri silip arkaya çevirerek enseler gibi dümdüz yapmadan, yahut cumartesi güncüleri lanetledigimiz gibi lanetlemeden önce, elinizdeki Kitabi tasdik ederek indirdigimiz Kuran'a inanin; Allah'in emri daima yapilagelmistir.
48. Allah kendisine ortak kosmayi elbette bagislamaz, bundan baskasini diledigine bagislar. Allah'a ortak kosan kimse, süphesiz büyük bir günahla iftira etmis olur.
49. Kendilerini temize çikaranlari görmedin mi? Allah diledigini temize çikarir ve kendilerine kil kadar haksizlik yapmaz.
50. Allah'a nasil yalan yere iftira ettiklerine bir bak. Bu, apaçik bir günah olarak yeter. *
51. Kendilerine Kitap verilmis olanlarin, puta ve seytana kanip, inkar edenlere: "Bunlar, inananlardan daha dogru yoldadirlar" dediklerini görmedin mi?
52. Iste, Allah'in lanetledikleri onlardir. Allah'in lanetledigi kisiye asla yardimci bulamayacaksin.
53. Yoksa onlarin hükümranliktan bir payi mi var? O zaman insanlara bir çekirdek parçasi bile vermezler.
54. Yoksa Allah'in bol nimetinden verdigi kimseleri mi çekemiyorlar? Oysa Ibrahim ailesine Kitap ve hikmet verdik, onlara büyük hükümranlik bahsettik.
55-6. Onlardan ona inananlar ve yüz çevirenler vardi. Çilgin bir alev olarak cehennem yeter. Dogrusu, ayetlerimizi inkar edenleri atese sokacagiz; derilerinin her yanisinda, azabi tatmalari için onlari baska derilerle degistirecegiz. Allah güçlüdür, Hakim'dir.
57. Inanip yararli is isleyenleri içinde temelli ve ebedi kalacaklari, içlerinden irmaklar akan cennetlere koyacagiz. Onlara orada tertemiz esler vardir. Onlari en koyu gölgeliklere yerlestirecegiz.
58. Hiç süphesiz Allah size, emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasinda hükmettiginiz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel ögüt veriyor. Süphesiz Allah isitir ve görür.
59. Ey Inananlar! Allah'a itaat edin, Peygambere ve sizden buyruk sahibi olanlara itaat edin. Eger bir seyde çekisirseniz, Allah'a ve ahiret gününe inanmissaniz onun halini Allah'a ve peygambere birakin. Bu, hayirli ve netice itibariyla en güzeldir. *
60. Sana indirilen Kuran'a ve senden önce indirilenlere inandiklarini iddia edenleri görmüyor musun? Putlarinin önünde muhakeme olunmalarini isterler. Oysa, onlari tanimakla emrolunmuslardi. Seytan onlari derin bir sapikliga saptirmak ister.
61. Onlara: "Allah'in indirdigine ve Peygambere gelin" dendigi zaman, münafiklarin senden büsbütün uzaklastiklarini görürsün.
62. Baslarina kendi islediklerinden ötürü bir musibet çattiginda sana gelip: Biz, "Iyilik etmek ve uzlastirmaktan baska bir sey istemedik" diye de nasil Allah'a yemin ederler?
63. Iste bunlarin kalplerinde olani Allah bilir. Onlardan yüz çevir, onlara ögüt ver, kendilerine tesirli sözler söyle.
64. Biz her peygamberi ancak, Allah'in izniyle, itaat olunmasi için gönderdik. Onlar, kendilerine yazik ettiklerinde, sana gelip Allah'tan magfiret dileseler ve Peygamber de onlara magfiret dileseydi, Allah'in tevbeleri daima kabul ve merhamet eden oldugunu görürlerdi.
65. Hayir; Rabbine and olsun ki, aralarinda çekistikleri seylerde seni hakem tayin edip, sonra senin verdigin hükmü içlerinde bir sikinti duymadan tamamen kabul etmedikçe inanmis olmazlar.
66. Sayet onlara "Kendinizi öldürün" yahut "Memleketinizden çikin" diye emretmis olsaydik, pek azindan baskalari bunu yapmazlardi. Kendilerine verilen ögüdü yerine getirmis olsalardi onlar için daha iyi ve daha saglam olurdu.
67-8. O zaman onlara kendi katimizdan büyük bir ecir verir ve onlari dogru yola eristirirdik.
69. Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, iste onlar Allah'in nimetine eristirdigi peygamberlerle, dosdogru olanlar, sehitler ve iyilerle beraberdirler. Onlar ne iyi arkadastirlar!
70. Bu nimet, Allah'tandir. Bilen olarak Allah yeter. *
71. Ey Inananlar! Ihtiyatli davranin, bölük bölük veya hep birden savasa gidin.
72. Süphesiz aranizda pek agir davrananlar vardir; size bir musibet gelirse: "Allah bana iyilikte bulundu, çünkü onlarla beraber bulunmadim" der.
73. Allah'tan size bir nimet erisse, and olsun ki, sizinle kendi arasinda bir dostluk yokmus gibi: "Keske onlarla beraber olsaydim da ben de büyük bir basari kazansaydim" der.
74. O halde, dünya hayati yerine ahireti alanlar, Allah yolunda savassinlar . Kim Allah yolunda savasir, öldürülür veya galip gelirse, Biz ona büyük bir ecir verecegiz.
75. Size ne oluyor da: "Rabbimiz! Bizi halki zalim olan bu sehirden çikar, katindan bize bir sahip çikan gönder katindan bize bir yardimci lütfet" diyen zavalli çocuklar, erkekler ve kadinlar ugrunda ve Allah yolunda savasmiyorsunuz?
76. Inananlar Allah yolunda savasirlar, inkar edenler ise seytan yolunda harbederler. Seytanin dostlariyla savasin, esasen seytanin hilesi zayiftir. *
77. Kendilerine: "Elinizi savastan çekin, namaz kilin, zekat verin" denenleri görmedin mi? Onlara savas farz kilindiginda, içlerinden bir takimi hemen, insanlardan, Allah'tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve "Rabbimiz! Bize savasi niçin farz kildin, bizi yakin bir zamana kadar tehir edemez miydin? derler. De ki: "Dünya geçimligi azdir, ahiret, Allah'a karsi gelmekten sakinan için hayirlidir, size zerre kadar zulmedilmez".
78. Nerede olursaniz olun, saglam kaleler içinde bulunsaniz bile, ölüm size yetisecektir. Onlara bir iyilik gelirse: "Bu Allah'tandir" derler, bir kötülüge ugrarlarsa "Bu, senin tarafindandir" derler. De ki: "Hepsi Allah'tandir". Bunlara ne oluyor ki, hiçbir sözü anlamaga yanasmiyorlar?
79. Sana ne iyilik gelirse Allah'tandir, sana ne kötülük dokunursa kendindendir. Seni insanlara peygamber gönderdik, sahid olarak Allah yeter.
80. Peygambere itaat eden, Allah'a itaat etmis olur. Kim yüz çevirirse bilsin ki, Biz seni onlara bekçi göndermedik.
81. "Peki" derler, fakat senin yanindan çiktiklarinda, içlerinden bir takimi, geceleyin senin dediklerinden baska bir sey kurarlar. Allah gece tasarladiklarini yaziyor, onlara aldiris etme. Allah'a güven, vekil olarak Allah yeter.
82. Kuran'i durup düsünmüyorlar mi? Eger o Allah'tan baskasindan gelseydi, onda çok aykiriliklar bulurlardi.
83. Kendilerine güven veya korku hususunda bir haber geldiginde onu yayarlar; halbuki o haberi Peygambere veya kendilerinden buyruk sahibi olanlara götürselerdi, onlardan sonuç çikarmaya kadir olanlar onu bilirdi. Allah'in size bol nimeti ve rahmeti olmasaydi, pek aziniz bir yana, seytana uyardiniz.
84. Allah yolunda savas; sen ancak kendinden sorumlusun, inananlari tesvik et; umulur ki Allah, inkar edenlerin baskinini önler. Allah'in kahri da, ibret alinacak cezasi da pek siddetlidir.
85. Kim iyi bir iste aracilik ederse, ona onun sevabindan bir pay vardir; kim de kötü bir seyde aracilik yaparsa, ona o kötülükten bir hisse vardir. Allah, her seyin karsiligini verir.
86. Size bir selam verildigi zaman, ondan daha iyisiyle selam verin veya ayniyla mukabele edin. Allah her seyin hesabini geregi gibi yapandir.
87. Allah'tan baska tanri yoktur, geleceginde süphe olmayan kiyamet günü, sizi mutlaka toplayacaktir. Allah'tan daha dogru sözlü kim olabilir? *
88. Ey müslümanlar! Münafiklar hakkinda iki firka olmaniz da niye? Allah onlari, yaptiklarindan dolayi basasagi etmistir. Allah'in saptirdigini siz mi yola getirmek istiyorsunuz? Allah'in saptirdigi kimseye sen hiç yol bulamayacaksin.
89. Onlar kendileri inkar ettikleri gibi, keske siz de inkar etseniz de esit olsaniz isterler. Allah yolunda hicret etmedikçe onlardan dost edinmeyin. Eger yüz çevirirlerse onlari tutun, buldugunuz yerde öldürün. Onlardan dost ve yardimci edinmeyin.
90. Ancak, sizinle kendileri arasinda anlasma olan bir millete siginanlar yahut sizinle savastan veya kendi milletleriyle savasmaktan bikarak size basvuranlar müstesnadir. Allah dileseydi onlari üzerinize çullandirirdi da sizinle savasirlardi. Eger sizden uzak durur, sizinle savasmaz, size baris teklif ederlerse Allah onlara dokunmaniza izin vermez.
91. Digerlerinin de sizden ve kendi milletlerinden güvende olmayi istediklerini göreceksiniz. Ne var ki fitnecilige her çagirildiklarinda ona can atarlar; eger sizden uzak durmazlar, baris teklif etmezler ve sizden el çekmezlerse onlari yakalayin, buldugunuz yerde öldürün. Iste onlarin aleyhlerine size apaçik ferman verdik. *
92. Bir müminin diger mümini yanlislik disinda öldürmesi asla caiz degildir. Bir mümini yanlislikla öldürenin, bir mümin köleyi azat etmesi ve öldürülenin ailesi bagislamadikça, ona diyet ödemesi gerekir. Eger o mümin, size düsman bir topluluktan ise mümin bir köleyi azat etmek gerekir. Sayet aranizda anlasma olan bir millettense, ailesine diyet ödemek ve mümin bir köleyi azat etmek gerekir. Bulamayana, Allah tarafindan tevbesinin kabulü için, ard arda iki ay oruç tutmak gerekir. Allah bilendir. Hakim'dir.
93. Kim bir mümini kasten öldürürse cezasi, içinde temelli kalacagi cehennemdir. Allah ona gazap etmis, lanetlemis ve büyük azab hazirlamistir.
94. Ey Inananlar! Allah yolunda yürüdügünüz vakit, her seyi iyice anlayin. Size, müslüman oldugunu bildirene, dünya hayatinin geçici menfaatine göz dikerek: "Sen mümin degilsin" demeyin. Allah katinda bir çok ganimetler vardir. Evvelce siz de öyleydiniz. Allah size iyilikte bulundu, iyice arastirip anlayin, Allah islediklerinizden süphesiz haberdardir.
95-6. Inananlardan, özürsüz olarak yerlerinde oturanlar ile, mal ve canlariyla cihad edenleri, mertebece, oturanlardan üstün kilmistir. Allah hepsine de cenneti vadetmistir, ama Allah, cihad edenleri oturanlara, büyük ecirler, dereceler, magfiret ve rahmetle üstün kilmistir. Allah bagislar ve merhamet eder. *
97. Kendilerine yazik edenlerin canlarini aldiklari zaman onlara: "Ne yaptiniz bakalim?" deyince, "Biz yeryüzünde zavalli kimselerdik" diyecekler, melekler de: "Allah'in arzi genis degil miydi? Hicret etseydiniz ya!" cevabini verecekler. Onlarin varacaklari yer cehennemdir. Orasi ne kötü dönülecek yerdir!
98. Çaresiz kalan, yol bulamayan zavalli erkek, kadin ve çocuklar müstesnadirlar.
99. Iste Allah'in bunlari affetmesi umulur. Allah Affedendir, Bagislayandir.
100. Allah yolunda hicret eden kisi, yeryüzünde çok bereketli yer ve genislik bulur. Evinden, Allah'a ve peygamberine hicret ederek çikan kimseye ölüm gelirse, onun ecrini vermek Allah'a düser. Allah bagislar ve merhamet eder. *
101. Yolculuk ettiginizde, kafirlerin size bir fenalik yapmasindan korkarsaniz, namazi kisaltmanizda size bir sorumluluk yoktur. Zira kafirler, size apaçik düsmandirlar.
102. Sen içlerinde olup da namazlarini kildirdigin zaman, bir kismi seninle beraber namaza dursun ve silahlarini da yanlarina alsinlar; secdeyi yaptiktan sonra onlar arkaniza geçsinler; kilmayan öbür kisim gelsin, seninle beraber kilsinlar, tedbirli olsunlar, silahlarini alsinlar. Kafirler, size ansizin bir baskin vermek için, silah ve esyanizdan ayrilmis bulunmanizi dilerler. Yagmurdan zarar görecekseniz veya hasta olursaniz, silahlarinizi birakmaniza engel yoktur, fakat dikkatli olun. Allah kafirlere süphesiz agir bir azap hazirlamistir.
103. Namazi kildiktan baska, Allah'i ayakta iken, otururken, yan yatarken de anin. Emniyete kavustugunuzda, namazi geregince kilin. Namaz süphesiz, inananlara belirli vakitlerde farz kilinmistir.
104. Düsman milleti kovalamakta gevseklik göstermeyin. Eger siz aci çekiyorsaniz, süphesiz onlar da sizin çektiginiz gibi aci çekiyorlar; oysa siz Allah'tan onlarin beklemedikleri seyleri bekliyorsunuz. Allah bilendir, Hakim olandir. *
105. Dogrusu, insanlar arasinda Allah'in sana gösterdigi gibi hükmedesin diye Kitabi sana hak olarak indirdik; hakki gözet, hainlerden taraf olma.
106. Allah'tan magfiret dile. Allah bagislar ve merhamet eder.
107. Kendilerine hainlik edenlerden yana ugrasmaya kalkma. Allah, hainlikte direnen suçluyu sevmez.
108. Allah'in razi olmadigi sözü gece kurarlarken, onu, insanlardan gizliyorlar da kendileriyle beraber olan Allah'dan gizlemiyorlar. Allah islediklerinin hepsini bilmektedir.
109. Iste siz dünya hayatinda onlari savunuyorsunuz ama, kiyamet günü onlari Allah'a karsi kim savunacak? Veya onlarin vekaletini kim üzerine alacaktir?
110. Kim kötülük isler veya kendine yazik eder de sonra Allah'tan bagislanma dilerse, Allah'i magfiret ve merhamet sahibi olarak bulur.
111. Kim günah islerse bunu ancak kendi aleyhine yapmis olur. Allah bilendir, Hakim'dir.
112. Kim yanilir veya suç isler de sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, süphesiz iftira etmis, apaçik bir günah yüklenmis olur. *
113. Eger sana Allah'in bol nimeti ve rahmeti olmasaydi, onlardan bir takimi seni sapitmaga çalisirdi. Halbuki onlar kendilerinden baskasini saptiramazlar, sana da bir zarar vermezler. Allah sana Kitap ve hikmet indirmis, sana bilmedigini ögretmistir. Allah'in sana olan nimeti ne büyüktür.
114. Ancak sadaka vermeyi yahut iyilik yapmayi ve insanlarin arasini düzeltmeyi gözeten kimseler müstesna, onlarin gizli toplantilarinin çogunda hayir yoktur. Bunlari, Allah'in rizasini kazanmak için yapana büyük ecir verecegiz.
115. Dogru yol kendisine apaçik belli olduktan sonra, Peygamberden ayrilip, inananlarin yolundan baskasina uyan kimseyi, döndügü yöne döndürür ve onu cehenneme sokariz. Orasi ne kötü bir dönüs yeridir! *
116. Allah, kendisine ortak kosulmasini elbette bagislamaz, bundan baskasini diledigine bagislar. Allah'a ortak kosan kimse derin bir sapikliga sapmis olur.
117-9. Onlar Allah'i birakip tanriçalara taparlar ve: "Elbette senin kullarindan belli bir takimi alip onlari saptiracagim, onlara kuruntu kurduracagim, develerin kulaklarini yarmalarini emredecegim, Allah'in yarattigini degistirmelerini emredecegim" diyen, Allah'in lanet ettigi azgin seytana taparlar. Allah'i birakip seytani dost edinen süphesiz açiktan açiga kayba ugramistir.
120. Seytan onlara vadediyor, onlari kuruntulara düsürüyor, ancak aldatmak için vaatte bulunuyor.
121. Iste onlarin varacagi yer cehennemdir. Oradan, kaçacak yer de bulamiyacaklardir.
122. Inanip yararli isler yapanlari, Allah'in gerçek bir sözü olarak, içinde temelli ve ebedi kalacaklari, içinden irmaklar akan cennetlere koyacagiz. Allah'tan daha dogru sözlü kim vardir?
123. Bu, sizin kuruntulariniza ve Kitap ehlinin kuruntularina göre degildir. Kim fenalik yaparsa cezasini görür, kendisine Allah'tan baska ne dost ve ne de yardimci bulur.
124. Erkek veya kadin, mümin olarak, kim yararli isler islerse, iste onlar cennete girerler, kendilerine zerre kadar zulmedilmez.
125. Iyilik yaparak kendisini Allah'a teslim edip, hakka yönelen Ibrahim'in dinine uyandan, din bakimindan daha iyi kim olabilir? Allah Ibrahim'i dost edinmisti.
126. Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'indir. Allah her seyi kusatir. *
127. Kadinlar hakkinda senden fetva isterler, de ki: "Onlar hakkinda fetvayi size Allah veriyor: "Bu fetva, kendilerine yazilan seyi vermediginiz ve kendileriyle evlenmeyi arzuladiginiz yetim kadinlara ve bir de zavalli çocuklara ve yetimlere dogrulukla bakmaniz hususunda Kitapta size okunandir". Ne iyilik yaparsaniz Allah onu süphesiz bilir.
128. Eger kadin, kocasinin serkesliginden veya aldirissizligindan endise ederse, aralarinda anlasmaya çalismalarinda kendilerine bir engel yoktur. Anlasmak daha hayirlidir. Nefisler kiskançliga meyyaldir. Eger iyi davranir ve haksizliktan yakinirsaniz bilin ki, Allah islediklerinizden süphesiz haberdardir.
129. Adil hareket etmeye ne kadar ugrassaniz, kadinlar arasinda esitlik yapamayacaksiniz, bari bir tarafa kalben tamamen meyletmeyin ki digerini askidaymis gibi birakmis olmayasiniz. Isleri düzeltir ve haksizliktan sakinirsaniz bilin ki Allah süphesiz bagislar ve merhamet eder.
130. Ayrilirlarsa, Allah her birini nimetinin genisligiyle yoksulluktan kurtarir, Allah her seyi kaplayandir. Hakim'dir.
131. Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'indir. And olsun ki, sizden önce Kitap verilenlere ve size, Allah'tan sakinmanizi tavsiye ettik. Inkar ederseniz bilin ki, göklerde olanlar da yerde olanlar da Allah'indir. Vekil olarak Allah yeter.
133. Ey Insanlar! Allah dilerse sizi yok eder, baskalarini getirir, O, buna Kadir'dir.
134. Dünya nimetini kim isterse, bilsin ki, dünyanin ve ahiretin nimeti Allah'in katindadir. Allah isitir ve görür. *
135. Ey Inananlar! Kendiniz, ana babaniz ve yakinlariniz aleyhlerine de olsa, Allah için sahit olarak adaleti gözetin; ister zengin, ister fakir olsun, Allah onlara daha yakindir. Adaletinizde heveslere uymayin. Eger egriltirseniz veya yüz çevirirseniz bilin ki, Allah islediklerinizden süphesiz haberdardir.
136. Ey Inananlar! Allah'a, Peygamberine, peygamberine indirdigi Kitaba ve daha önce indirdigi Kitaba inanmakta sebat gösterin. Kim Allah'i, meleklerini, kitaplarini, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse, süphesiz derin bir sapikliga sapmistir.
137. Dogrusu inanip sonra inkar edenleri, sonra inanip tekrar inkar edenleri, sonra da inkarlari artmis olanlari Allah bagislamaz; onlari dogru yola eristirmez.
138. Münafiklara, kendilerine elem verici bir azap oldugunu müjdele.
139. Onlar, inananlari birakip da kafirleri dost edinirler; onlarin tarafinda bir seref ve kudret mi ariyorlar? Dogrusu kudret bütün olarak Allah'indir.
140. O, size Kitapta "Allah'in ayetlerinin inkar edildigini ve alaya alindigini isittiginizde, baska bir söze geçmedikçe, onlarla bir arada oturmayin, yoksa siz de onlar gibi olursunuz" diye indirdi. Dogrusu Allah münafiklari ve kafirlerin hepsini cehennemde toplayacaktir.
141. Sizi gözleyenler, Allah'tan size bir zafer gelirse, "Sizinle beraber degil miydik?" derler; eger kafirlere bir pay çikarsa, onlara: "Size üstünlük saglayarak sizi müminlerden korumadik mi?" derler. Allah kiyamet günü aranizda hüküm verir. Allah inkarcilara, inananlar aleyhinde asla firsat vermeyecektir. *
142-3. Dogrusu münafiklar Allah'i aldatmaga çalisirlar, oysa O, onlara aldatmanin ne oldugunu gösterecektir. Onlar namaza tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteris yaparlar, ne onlarla, ne de bunlarla olur, ikisi arasinda bocalayarak Allah'i pek az anarlar. Allah'in saptirdigi kimseye yol bulamayacaksin.
144. Ey Inananlar! Müminleri birakip kafirleri dost edinmeyin. Allah'in aleyhinize apaçik bir ferman vermesini mi istersiniz?
145. Dogrusu münafiklar cehennemin en alt tabakasindadirlar. Onlara yardimci bulamayacaksin.
146. Ancak tevbe edenler, nefislerini islah edenler, Allah'in Kitabina sarilanlar ve dinlerine Allah için candan baglananlar müstesnadir. Onlar inananlarla beraberdirler. Allah müminlere büyük ecir verecektir.
147. Sükreder ve inanirsaniz, Allah size niçin azap etsin? Allah sükrün karsiligini verir ve bilir.
148. Allah, zulme ugrayan kimseden baskasinin, kötülügü sözle bile açiklamasini sevmez. Allah isitir ve bilir.
149. Bir iyiligi açiga vurur veya gizler yahut bir kötülügü affederseniz, bilin ki Allah da Affeden'dir, Güçlü olandir.
150-1. Allah'i ve peygamberlerini inkar eden, Allah'la peygamberleri arasini ayirmak isteyen "Bir kismina inanir bir kismini inkar ederiz" diyerek ikisi arasinda bir yol tutmak isteyenler, iste onlar gerçekten kafir olanlardir. Kafirlere agir bir azap hazirlamisizdir.
152. Allah'a ve peygamberlerine inanip, onlardan hiçbirini ayirmayanlara, iste onlara Allah ecirlerini verecektir. O, bagislar ve merhamet eder. *
153-4. Kitap ehli, senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni isterler. Musa'dan bundan daha büyügünü istemislerdi ve "Bize Allah'i apaçik göster" demislerdi. Zulümlerinden ötürü onlari yildirim çarpmisti. Belgeler kendilerine geldikten sonra da, buzagiyi tanri olarak benimsediler, fakat bunlari affettik ve Musa'ya apaçik bir hüccet verdik, söz vermelerine karsilik Tur dagini üzerlerine kaldirdik ve onlara: "Kapidan secde ederek girin" dedik, "Cumartesileri asiri gitmeyin" dedik, onlardan saglam bir söz aldik.
155. Sözlesmelerini bozmalari, Allah'in ayetlerini inkar etmeleri, peygamberleri haksiz yere öldürmeleri, "Kalplerimiz perdelidir" demelerinden ötürü Allah, evet, inkarlarina karsilik onlarin kalplerini mühürledi, onun için bunlarin ancak pek azi inanir.
156-8. Bu, bir de inkarlarindan Meryem'e büyük bir iftirada bulunmalarindan ve: "Meryem oglu Isa Mesih'i, Allah'in elçisi öldürdük" demelerinden ötürüdür. Oysa onu öldürmediler ve asmadilar, fakat onlara öyle göründü. Ayriliga düstükleri seyde dogrusu süphededirler, bu husustaki bilgileri ancak saniya uymaktan ibarettir, kesin olarak onu öldürmediler, bilakis Allah onu kendi katina yükseltti. Allah Güçlü'dür, Hakim'dir.
159. Kitap ehlinden, ölmeden önce, Isa'ya inanmayacak yoktur. O, gerektigi gibi inanmadiklarindan, kiyamet günü onlarin aleyhine sahit olur.
160-1. Yahudilerin haksizliklarindan, çoklarini Allah yolundan menetmelerinden, yasak edilmisken faiz almalari ve insanlarin mallarini haksizlikla yemelerinden ötürü kendilerine helal kilinan temiz seyleri onlara haram kildik. Onlardan inkar edenlere, elem verici azap hazirladik.
162. Fakat onlardan ilimde derinlesmis olanlara, sana indirilen Kitaba ve senden önce indirilen Kitaba inanan müminlere, namaz kilanlara, zekat verenlere, Allah'a ve ahiret gününe inananlara, elbette büyük ecir verecegiz. *
163. Nuh'a, ondan sonra gelen peygamberlere vahyettigimiz, Ibrahim'e, Ismail'e, Ishak'a, Yakup'a, torunlarina, Isa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettigimiz gibi süphesiz sana da vahyettik. Davud'a da Zebur verdik.
164-5. Peygamberlerden sonra, insanlarin Allah'a karsi bir hüccetleri olmamasi için, gönderilen müjdeci ve uyarici peygamberlerden bir kismini daha önce sana anlatmis, bir kismini da anlatmamistik. Allah, Musa'ya hitabetmisti. Allah güçlüdür, Hakim'dir.
166. Fakat Allah sana indirdigine sahitlik eder, onu bilerek indirmistir, melekler de sahitlik ederler. Sahid olarak Allah yeter.
167. Inkar edenler, Allah yolundan alikoyanlar, süphesiz derin bir sapikliga sapmislardir.
168-9. Inkar edenleri ve zalimleri Allah süphesiz bagislamaz, onlari içinde temelli ve ebediyyen kalacaklari cehennem yolundan baska bir yola eristirmez. Bu, Allah'a kolaydir.
170. Ey Insanlar! Peygamber Rabbiniz'den size gerçekle geldi, inanin, bu sizin hayrinizadir. Inkar ederseniz, bilin ki, göklerde ve yerde olanlar Allah'indir. Allah bilendir. Hakim'dir.
171. Ey Kitap ehli! Dininizde taskinlik etmeyin. Allah hakkinda ancak gerçegi söyleyin. Meryem oglu Isa Mesih, Allah'in peygamberi, Meryem'e ulastirdigi kelimesi ve kendinden bir ruhtur. Allah'a ve peygamberlerine inanin, "üçtür" demeyin, vazgeçin, bu hayrinizadir. Allah ancak bir tek Tanri'dir, çocugu olmaktan münezzehtir, göklerde olanlar da yerde olanlar da O'nundur. Vekil olarak Allah yeter. *
172. Mesih de, gözde melekler de Allah'a kul olmaktan asla çekinmezler. kim O'na kulluktan çekinir ve büyüklük taslarsa, bilsin ki, O, hepsini huzuruna toplayacaktir.
173. Inananlara ve yararli is isleyenlere, ecirlerini ödeyecek, onlara olan bol nimetini daha da artiracaktir. Kulluk etmekten çekinenleri ve büyüklük taslayanlari elem verici bir azaba ugratacaktir. Onlar kendilerine Alah'tan baska bir dost ve yardimci bulamazlar.
174. Ey Insanlar! Rabbiniz'den size açik bir delil geldi, size apaçik bir nur, Kuran indirdik.
175. Allah kendisine inananlari ve Kitabina sarilanlari rahmetine ve bol nimetine kavusturacak, onlari Kendisine götüren dogru yola eristirecektir.
176. Senden fetva isterler, de ki: "Allah size ikinci dereceden mirasçilar hakkinda fetva veriyor: "Sayet çocugu olmayip bir kiz kardesi bulunan kimse ölürse, biraktiginin yarisi kiz kardese kalir. Fakat kiz kardesinin çocugu yoksa kendisi, ona tamamen varis olur. Eger iki kiz kardes kalmissa, biraktiginin üçte ikisi onlaradir. Eger mirasçilar erkek ve kadin kardeslerse, erkege, iki disinin hissesi kadar vardir. Dogru yoldan saparsiniz diye Allah size açikliyor." Allah her seyi bilir.*

5) Maide Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. Ey Inananlar! Akitleri yerine getirin. Ihramda iken avlanmayi helal görmeksizin, size bildirilecek olanlar disinda, hayvanlar helal kilindi; Allah diledigi hükmü verir.
2. Ey Inananlar! Allah'in nisanelerine, hürmet edilen aya, (Kabe'ye) hediye olan kurbanliga, gerdanliklar takilan hayvanlara, Rablerinden bol nimet ve riza talep ederek Beyti Haram'a gelenlere sakin hürmetsizlik etmeyin. Ihramdan çiktiginiz zaman avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram'dan menettigi için bir topluluga olan kininiz, asiri gitmenize sebep olmasin; iyilikte ve fenaliktan sakinmakta yardimlasin, günah islemek ve asiri gitmekte yardimlasmayin. Allah'tan sakinin, Allah'in cezasi siddetlidir.
3. Les, kan, domuz eti, Allah'tan baskasi adina kesilenler, canlari çikmadan önce kesmemisseniz, bogulmus, bir yerine vurularak öldürülmüs, düsüp yuvarlanmis, baska bir hayvan tarafindan süsülmüs, yirtici hayvan tarafindan yenmis olanlari dikili taslar üzerine bogazlananlar ile fal oklariyla kismet araminiz size haram kilindi; bunlar fasikliktir. Bugün, inkar edenler sizi dininizden etmekten umutlarini kesmislerdir, onlardan korkmayin, Benden korkun. Bugün, size dininizi bütünledim, üzerinize olan nimetimi tamamladim, din olarak sizin için Islamiyet'i begendim. Açliktan darda kalan, günaha kaymaksizin yiyebilir. Dogrusu Allah Bagislayan'dir, merhametli olandir.
4. Sana, kendilerine neyin helal kilindigini soruyorlar, de ki: "Size temiz olanlar helal kilindi; Allah'in size ögrettigi üzere alistirip yetistirerek ögrettiginiz avci hayvanlarin sizin için tuttuklarini yiyin ve üzerine Allah'in adini anin. Allah'tan sakinin, dogrusu Allah hesabi çabuk görür.
5. Bugün, size temiz olanlar helal kilindi. Kitap verilenlerin yemegi size helal, sizin yemeginiz de onlara helaldir. Inanan hür ve iffetli kadinlar ve sizden önce kitap verilenlerin hür ve iffetli kadinlari zina etmeksizin, gizli dost tutmaksizin ve mehirlerini verdiginiz takdirde size helaldir. Kim imani inkar ederse, süphesiz amelleri bosa gider. O, ahirette de kaybedenlerdendir.*
6. Ey Inananlar! Namaza kalktiginizda yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, baslarinizi meshedip topuk kemiklerine kadar ayaklarinizi yikayin. Eger cünüpseniz yikanip temizlenin; sayet hasta veya yolculukta iseniz veya ayak yolundan gelmisseniz yahut kadinlara yaklasmissaniz ve su bulamamissaniz temiz bir topraga teyemmüm edin, yüzlerinizi, ellerinizi onunla meshedin. Allah sizi zorlamak istemez, Allah sizi aritip üzerinize olan nimetini tamamlamak ister ki sükredesiniz.
7. Allah'in size olan nimetini ve "Isittik, itaat ettik" dediginizde sizi andina bagladigi sözünü anin. Allah'tan sakinin, Allah içinizde olani elbette bilir.
8. Ey Inananlar! Allah için adaleti ayakta tutup gözeten sahitler olun. Bir topluluga olan öfkeniz sizi adaletsizlige sürüklemesin; adil olun; bu, Allah'a karsi gelmekten sakinmaya daha yakindir. Allah'tan sakinin, dogrusu Allah islediklerinizden Haberdar'dir.
9. Allah, inananlara ve yararli isler isleyenlere magfiret ve büyük ecir oldugunu vadetmistir.
10. Inkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, iste onlar cehennemliklerdir.
11. Ey Inananlar! Allah'in üzerinize olan nimetini anin: Hani bir topluluk size tecavüze kalkismisti da Allah onlara mani olmustu. Allah'tan sakinin, inananlar Allah'a güvensinler.*
12. And olsun ki, sizi içlerinden irmaklar akan cennetlere koyarim. Bundan sonra sizden kim inkar ederse süphesiz dogru yoldan sapmis olur" dedi.
13. Sözlerini bozduklari için onlara lanet ettik, kalplerini katilastirdik. Onlar sözleri yerlerinden degistirirler. Kendilerine belletilenin bir kismini unuttular. Içlerinden pek azindan baskasinin daima hainliklerini görürsün, onlari affet ve geç. Allah iyilik yapanlari süphesiz sever.
14. "Biz hiristiyaniz" diyenlerden de söz almistik; onlar, kendilerine belletilenin bir kismini unuttular, bu yüzden aralarina kiyamete kadar düsmanlik ve kin saldik. Allah, yapmakta olduklarini kendilerine haber verecektir.
15. Ey Kitap ehli! Kitaptan gizleyip durdugunuzun çogunu size açikça anlatan ve çogundan da geçiveren peygamberimiz gelmistir. Dogrusu size Allah'tan bir nur ve apaçik bir Kitap gelmistir.
16. Allah, rizasini gözetenleri onunla, selamet yollarina eristirir ve onlari, izni ile, karanliklardan aydinliga çikarir. Onlari dogru yola iletir.
17. "Allah ancak Meryem oglu Mesih'i, anasini ve yeryüzünde olanlarin hepsini yok etmeyi dilerse kim O'na karsi koyabilir?" Göklerin, yerin ve arasindakilerin hükümranligi Allah'indir, diledigini yaratir. Allah her seye Kadir'dir.
18. Yahudiler ve hiristiyanlar, "Biz Allah'in ogullari ve sevgilileriyiz" dediler. Öyleyse günahlarinizdan ötürü size niçin azap ediyor? Bilakis siz O'nun yarattigi insanlarsiniz" de, Allah diledigini bagislar, diledigine azap eder. Göklerin, yerin ve ikisinin arasindakilerin hükümranligi Allah'indir. Dönüs O'nadir.
19. Ey Kitap ehli! Peygamberlerin arasi kesildiginde, "Bize müjdeci ve uyarici gelmedi" dediniz diye, size açikça anlatacak peygamberimiz geldi. Süphesiz O, size müjdeci ve uyarici olarak gelmistir. Allah her seye Kadir'dir. *
20. Musa, milletine: "Ey milletim! Allah'in size olan nimetini anin: Içinizden peygamberler çikarmis ve sizi hükümdar yapmisti, dünyalarda kimseye vermedigini size vermisti".
21. "Ey milletim! Allah'in size yazdigi kutsal yere girin, ardiniza dönmeyin, yoksa kaybedenler olarak dönersiniz" demisti.
22. "Ey Musa! Orada zorba bir millet vardir, onlar oradan çikmadikça biz oraya girmeyecegiz, eger çikarlarsa, biz de gireriz" demislerdi.
23. Korkanlar arasinda bulunan, Allah'in nimete erdirdigi iki adam: "Üstlerine kapidan yürüyün, oradan girerseniz süphesiz galip gelirsiniz; eger inaniyorsaniz Allah'a güvenin" demislerdi.
24. "Ey Musa! Onlar orada oldukça biz asla oraya girmeyecegiz. Sen ve Rabbin gidin savasin, dogrusu biz burada oturacagiz" demislerdi.
25. Musa: "Rabbim! Ben ancak kendime ve kardesime söz geçirebiliyorum; artik bizimle bu yoldan çikmis milletin arasini ayir" dedi.
26. Allah: "Orasi onlara kirk yil haram kilindi; yeryüzünde saskin saskin dolasacaklar. Sen, yoldan çikmis millet için tasalanma" dedi. *
27. Onlara, Adem'in iki oglunun kissasini dogru olarak anlat: Ikisi birer kurban sunmuslar, birininki kabul edilmis, digerininki edilmemisti. Kabul edilmeyen, "And olsun seni öldürecegim" deyince, kardesi: "Allah ancak sakinanlarin takdimesini kabul eder" demisti.
28. "Beni öldürmek üzere elini bana uzatirsan, ben seni öldürmek için sana elimi uzatmam, çünkü ben, alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarim".
29. Ben, hem benim hem de kendi günahini yüklenip cehennemliklerden olmani isterim, zulmedenlerin cezasi budur".
30. Bunun üzerine, kardesini öldürmekte nefsine uydu ve onu öldürerek, zarara ugrayanlardan oldu.
31. Allah, kardesinin ölüsünü nasil gömecegini göstermek üzere, ona yeri eseleyen bir karga gönderdi. "Bana yaziklar olsun! Kardesimin ölüsünü örtmek için bu karga kadar olmaktan aciz kaldim" dedi de ettigine yananlardan oldu.
32. Bunun için Israilogullarina söyle yazdik: "Kim bir kimseyi bir kimseye veya yeryüzünde bozgunculuga karsilik olmadan öldürürse, bütün insanlari öldürmüs gibi olur. Kim de onu diriltirse (ölümden kurtarirsa) bütün insanlari diriltmis gibi olur". And olsun ki, onlara belgelerle peygamberlerimiz geldi, sonra buna ragmen, onlarin çogu yeryüzünde taskinlik edenler oldu.
33. Allah ve peygamberiyle savasanlarin ve yeryüzünde bozgunculuga ugrasanlarin cezasi öldürülmek veya asilmak yahut çapraz olarak el ve ayaklari kesilmek ya da yerlerinden sürülmektir. Bu onlara dünyada bir rezilliktir. Onlara ahirette büyük azap vardir.
34. Ancak, onlari yakalamanizdan önce tevbe edenler bunun disindadir. Biliniz ki Allah, bagislar ve merhamet eder. *
35. Ey Inananlar! Allah'tan sakinin, O'na ulasmaya yol arayin, yolunda cihat edin ki kurtulasiniz.
36. Dogrusu, yeryüzünde olan bütün seyler ve onlarin bir kati daha kafirlerin olsa da, kiyamet gününün azabindan kurtulmak için fidye verseler kabul edilmez. Onlara elem verici azap vardir.
37. Atesten çikmak isterler, çikamazlar. Onlara sürekli azap vardir.
38. Erkek hirsiz ve kadin hirsizin, yaptiklarindan ötürü Allah tarafindan ibret verici bir ceza olarak, ellerini kesin. Allah Güçlü'dür, Hakim'dir.
39. Ettigi zulümden sonra tevbe edip düzelen kimse, bilsin ki Allah onun tevbesini kabul eder. Allah süphesiz Bagislayan'dir, merhametli olandir.
40. Göklerin ve yerin hükümranliginin Allah'in oldugunu bilmiyor musun? Diledigine azap eder, diledigini bagislar. Allah her seye Kadir'dir.
41. Kalpleri inanmamisken, agizlariyla, "Inandik" diyenler, yahudilerden yalana kulak verenler ve baska bir topluluk hesabina casusluk edenlerden inkara kosanlar seni üzmesin. Sözleri asil yerlerinden degistirirler de, "Böyle bir (fetva) size verilirse alin, verilmezse kaçinin" derler. Allah'in fitneye düsmesini diledigi kimse için Allah'a karsi senin elinden bir sey gelmez. Iste onlar Allah'in, kalplerini aritmak istemedigi kimselerdir. Dünyada rezillik onlaradir. Onlara ahirette de büyük azap vardir.
42. Onlar yalana kulak verirler, haram yerler. Eger sana gelirlerse aralarinda hükmet, yahut onlardan yüz çevir; yüz çevirirsen sana bir zarar veremezler. Eger hükmedersen aralarinda adaletle hüküm ver. Allah adil olanlari sever.
43. Allah'in hükmünün bulundugu Tevrat yanlarinda iken, ne yüzle seni hakem tayin ediyorlar da sonra bundan yüz çeviriyorlar? Iste onlar inanmis degillerdir. *
44. Dogrusu Biz yol gösterici olarak Tevrat'i indirdik. Kendisini Allah'a teslim etmis peygamberler, yahudi olanlara onunla ve Rabbe kul olanlar, bilginler de Allah'in Kitabindan elde mahfuz kalanla hükmederlerdi. Tevrat'a sahittiler. O halde insanlardan korkmayin, benden korkun, ayetlerimi hiçbir degerle degistirmeyin; Allah'in indirdigi ile hükmetmeyenler, iste onlar kafirlerdir.
45. Orada onlara cana can, göze göz, buruna burun, kulaga kulak, dise disle ve yaralara karsilikli ödesme yazdik. Kim hakkindan vazgeçerse bu, onun günahlarina kefaret olur. Allah'in indirdigi ile hükmetmeyenler, iste onlar zalimlerdir.
46. Onlarin izi üzerine arkalarindan Meryem oglu Isa'yi, ondan öce gelmis bulunan Tevrat'i dogrulayarak gönderdik. Ona, yol gösterici, aydinlatici olan ve önünde bulunan Tevrat'i dogrulayan Incil'i sakinanlara ögüt ve yol gösterici olarak verdik.
47. Incil sahipleri Allah'in onda indirdikleri ile hükmetsinler. Allah'in indirdigi ile hükmetmeyenler, iste onlar fasik olanlardir.
48. Kuran'i, önce gelen Kitabi tasdik ederek ve ona sahit olarak gerçekle sana indirdik. Allah'in indirdigi ile aralarinda hükmet; gerçek olan sana gelmis bulunduguna göre, onlarin heveslerine uyma! Her biriniz için bir yol ve bir yöntem kildik; eger Allah dileseydi sizi bir tek ümmet yapardi, fakat bu, verdikleriyle sizi denemesi içindir; o halde iyiliklere kosusun, hepinizin dönüsü Allah'adir. O, ayriliga düstügünüz seyleri size bildirir.
49. O halde, Allah'in indirdigi Kitap ile aralarinda hükmet, Allah'in sana indirdigi Kuran'in bir kismindan seni vaz geçirmelerinden sakin, heveslerine uyma; eger yüz çevirirlerse bil ki, Allah bir kisim günahlari yüzünden onlari cezalandirmak istiyor. Insanlarin çogu gerçekten fasiktirlar.
50. Cahiliye devri hükmünü mü istiyorlar? Yakinen bilen bir millet için Allah'tan daha iyi hüküm veren kim vardir?*
51. Ey Inananlar! Yahudileri ve hiristiyanlari dost olarak benimsemeyin, onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onlara dost olursa o da onlardandir. Allah zulmeden kimseleri dogru yola eristirmez.
52. Kalplerinde hastalik olanlarin, "Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz" diyerek onlara kostugunu görürsün. Olur ki Allah bir zafer verir veya katindan bir emir getirir de kalplerinde gizlediklerine içleri yananlara dönerler.
53. Inananlar, "Sizinle beraber olduklarina bütün güçleriyle Allah'a yemin edenler bunlar midir?" derler. Onlarin amelleri bosa gitmis ve kaybeden kimseler olmuslardir.
54. Ey Inananlar! Aranizda dininden kim dönerse bilsin ki, Allah, sevdigi ve onlarin O'nu sevdigi, inananlara karsi alçak gönüllü, inkarcilara karsi güçlü, Allah yolunda cihat eden, yerenin yermesinden korkmayan bir millet getirir. Bu, Allah'in diledigine verdigi bol nimetidir. Allah her seyi kaplar ve bilir.
55. Sizin dostunuz ancak Allah, O'nun peygamberi ve namaz kilan, zekat veren ve rüku eden müminlerdir.
56. Kim Allah'i, Peygamberini ve inananlari dost edinirse bilsin ki, süphesiz Allah'tan yana olanlar üstün gelirler. *
57. Ey Inananlar! Kendilerine sizden önce kitap verilenlerden, dininizi alaya ve eglenceye alanlari ve inkarcilari dost olarak benimsemeyin. Inaniyorsaniz Allah'tan sakinin.
58. Namaza çagirdiginizda onu alay ve eglenceye alirlar. Bu, onlarin akil etmeyen bir topluluk olmasindandir.
59. De ki, "Ey kitap ehli! Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilene inanmanizdan ve çogunuzun fasik olmasindan ötürü mü bizden hoslanmiyorsunuz?"
60. "Allah katinda bundan daha kötü bir karsiligin bulundugunu size haber vereyim mi?" de, Allah kime lanet ve gazap ederse, kimlerden maymunlar, domuzlar ve seytana kullar kilarsa, iste onlar yeri en kötü ve dogru yoldan en çok sapmis olanlardir.
61. Size geldiklerinde "Inandik" derler, oysa yaniniza inkarci olarak girmis ve yine inkarci olarak çikmislardir. Gizlemekte olduklarini Allah daha iyi bilir.
62. Onlardan çogunun günaha, haksizliga ve haram yemege kosustuklarini görürsün. Yaptiklari ne kötüdür!
63. Rabbe kul olanlar ve bilginlerin onlara günah söz söylemeyi ve haram yemeyi yasak etmeleri gerekmez miydi? Yapmakta olduklari ne kötüdür!
64. Yahudiler, "Allah'in eli sikidir" dediler; dediklerinden ötürü elleri baglansin, lanet olsun. Hayir, O'nun iki eli de açiktir, nasil dilerse sarf eder. And olsun ki, sana Rabbinden indirilen sözler onlarin çogunun azginligini ve inkarini artiracaktir. Onlarin arasina kiyamete kadar sürecek düsmanlik ve kin saldik. Savas atesini ne zaman körükleseler Allah onu söndürür. Yeryüzünde bozgunculuga kosarlar. Allah bozgunculari sevmez.
65. Sayet kitap ehli inanip karsi gelmekten sakinsalardi, kötülüklerini örterdik ve onlari nimet cennetlerine koyardik.
66. Eger onlar Tevrat'i, Incil'i ve Rablerinden kendilerine indirilen Kuran'a geregince uygulasalardi, her yönden nimete ermis olurlardi. Içlerinde orta yolu tutan bir zümre vardi, çogunun isledikleri ise kötü idi. *
67. Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni teblig et, eger bunu yapmazsan O'nun elçiligini yapmamis olursun. Allah seni insanlardan korur. Dogrusu Allah kafirlere yol göstermez.
68. "Ey Kitap ehli! Tevrat'i, Incil'i ve Rabbinizden size indirileni geregince uygulamadikça bir temeliniz olmaz" de. And olsun ki Rabbinden sana indirilen, Kuran, onlardan çogunun azginlik ve küfrünü artirir. Öyleyse kafirler için tasalanma.
69. Dogrusu inananlar, yahudiler, sabiiler ve hiristiyanlardan Allah'a ve ahiret gününe inanan, yararli is yapan kimselere korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.
70. And olsun ki Israilogullarindan söz aldik ve onlara peygamberler gönderdik. Nefislerinin hoslanmadigi bir seyle onlara her peygamber geliste, bir kismini yalanlarlar ve bir kismini da öldürürlerdi.
71. Bir fitne kopmayacagini sandilar, körlestiler, sagirlastilar; sonra Allah tevbelerini kabul etti, yine de çogu körlestiler ve sagirlastilar. Allah, islediklerini görür.
72. And olsun ki, "Allah ancak Meryem oglu Mesih'tir" diyenler kafir oldular. Oysa Mesih, "Ey Israilogullari! Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin; kim Allah'a ortak kosarsa muhakkak Allah ona cenneti haram eder, varacagi yer atestir, zulmedenlerin yardimcilari yoktur" dedi.
73. And olsun ki, "Allah üçten biridir" diyenler kafir olmustur; oysa tanri ancak bir tek Tanri'dir. Dediklerinden vazgeçmezlerse, and olsun onlardan inkar edenler elem verici bir azaba ugrayacaktir.
74. Allah'a tevbe etmezler, O'ndan magfiret dilemezler mi? Oysa Allah Bagislayan'dir, merhamet edendir.
75. Meryem oglu Mesih sadece peygamberdir, ondan önce de peygamberler geçmistir, onun annesi dosdogrudur, her ikisi de yemek yerlerdi. Onlara ayetleri nasil açikladigimiza bir bak, sonra da bak ki nasil yüz çeviriyorlar!
76. "Size zarar da fayda da veremiyecek, Allah'tan baska birine mi kulluk ediyorsunuz?" de. Allah hem isitir, hem bilir.
77. "Ey Kitap ehli! Haksiz olarak dininizde taskinlik etmeyin. Daha önce sapitan, çogunu saptiran ve dogru yoldan ayrilan bir milletin heveslerine uymayin" de. *
78. Israilogullarindan inkar edenler, Davud'un ve Meryem oglu Isa'nin diliyle lanetlenmislerdi. Bu, bas kaldirmalari ve asiri gitmelerindendi.
79. Birbirlerinin yaptiklari fenaliklara mani olmuyorlardi. Yapmakta olduklari ne kötü idi!
80. Çogunun inkar edenleri dost edindiklerini görürsün. Nefislerinin önlerine sürdügü ne kötüdür! Allah onlara gazap etmistir, onlar azapta temellidirler.
81. Eger Allah'a, Peygambere ve ona indirilen Kuran'a inanmis olsalardi, onlari dost edinmezlerdi, fakat onlarin çogu fasiktir.
82. Inananlara en siddetli düsman olarak, insanlardan yahudileri ve Allah'a es kosanlari bulursun. Onlardan, inananlara sevgice en yakin "Biz hiristiyaniz" diyenleri bulursun. Bu, onlarin içinde bilginler ve rahipler bulunmasindan ve büyüklük taslamamalarindandir.
83-4. Peygambere indirilen Kuran'i isittiklerinde, gerçegi ögrenmelerinden gözlerinin yasla dolarak, "Rabbimiz! Inandik, bizi de sahitlerden yaz. Rabbimizin bizi iyi milletle birlikte bulundurmasini umarken niçin Allah'a ve bize gelen gerçege inanmayalim?" dediklerini görürsün.
85. Allah onlara, dediklerine karsilik, temelli kalacaklari, altindan irmaklar akan cennetler verdi. Bu, iyi davrananlarin mükafatidir.
86. Inkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar, iste onlar cehennemliklerdir. *
87. Ey Inananlar! Allah'in size helal ettigi temiz seyleri haram kilmayin, hududu da asmayin, dogrusu Allah asiri gidenleri sevmez.
88. Allah'in size verdigi riziktan temiz ve helal olarak yiyin. Inandiginiz Allah'tan sakinin.
89. Allah size rasgele yeminlerinizden dolayi degil, bile bile ettiginiz yeminlerden ötürü hesap sorar. Yeminin kefareti, ailenize yedirdiginizin ortalamasindan on düskünü yedirmek yahut giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Bulamayan üç gün oruç tutmalidir; yeminlerinizin kefareti budur. Yemin ettiginizde yeminlerinizi tutun. Sükredesiniz diye Allah size böylece ayetlerini açikliyor.
90. Ey Inananlar! Içki, kumar, putlar ve fal oklari süphesiz seytan isi pisliklerdir, bunlardan kaçinin ki saadete eresiniz.
91. Seytan süphesiz içki ve kumar yüzünden araniza düsmanlik ve kin sokmak ve sizi Allah'i anmaktan, namazdan alikoymak ister. Artik bunlardan vazgeçersiniz degil mi?
92. Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin, karsi gelmekten çekinin; eger yüz çevirirseniz bilin ki, peygamberimize düsen sadece açikça teblig etmektir.
93. Inananlara ve yararli is isleyenlere, sakinirlar, inanirlar, yararli isler islerler, sonra haramdan sakinip inanirlar ve sonra isyandan sakinip iyilik yaparlarsa daha önceleri tatmis olduklarindan dolayi bir sorumluluk yoktur. Allah iyi davrananlari sever.*
94. Ey Inananlar! Giyabinda Kendisinden, kimin korktugunu ortaya koymak için, (ihramliyken) elinizin ve mizraklarinizin ulastigi avdan bir seyle Allah and olsun ki sizi dener. Bundan sonra kim haddi asarsa ona elem verici azap vardir.
95. Ey Inananlar! Ihramli iken avi öldürmeyin. Sizden bile bile onu öldürene, ehli hayvanlardan öldürdügü kadar olduguna içinizden iki adil kimsenin hükmedecegi, Kabe'ye ulasacak bir kurbani ödeme, yahut düskünlere yemek yedirme seklinde kefaret ya da yaptiginin agirligini tatmak üzere bunlara denk oruç tutma vardir. Allah geçmistekileri affetmistir, kim tekrar yaparsa Allah ondan öc alir. Allah Güçlü'dür, Öcalici'dir.
96. Deniz avi ve onu yemek size de, yolculara da, geçimlik olarak helal kilinmistir. Ihramli bulundugunuz sürece kara avi size haram kilinmistir. Huzuruna toplanacaginiz Allah'tan sakinin.
97. Allah, hürmetli ev Kabe'yi, hürmetli ayi, kurbani, boynu tasmali kurbanliklari insanlarin faydasi için ortaya koydu. Bu, Allah'in göklerde ve yerde olanlari bildigini ve Allah'in süphesiz her seyi Bilen oldugunu bilmeniz içindir.
98. Allah'in azabinin siddetli oldugunu ve Allah'in Bagislayan, merhamet eden oldugunu bilin.
99. Peygamberin görevi sadece teblig etmektir. Allah, sizin açikladiklarinizi da gizlediklerinizi de bilir.
100. De ki: "Helal ile haram, haram seylerin çoklugundan hoslansan bile, esit degildir". Ey akil sahipleri, Allah'tan sakinin ki kurtulusa eresiniz. *
101. Ey Inananlar! Size açiklaninca hosunuza gitmeyecek seyleri sormayin. Kuran indirilirken onlari sorarsaniz size açiklanir, (ama üzülürsünüz). Allah sordugunuz seyleri affetmistir. Allah Bagislayan'dir, Halim'dir.
102. Sizden önce bir millet onlari sormustu, sonra da onlari inkar etmislerdi.
103. Allah, kulagi çentilen, saliverilen, erkek disi ikizler doguran, on defa yavrulanmasindan ötürü yük vurulmayan hayvanlarin adanmasini emretmemistir; fakat inkar edenler Allah'a karsi yalan uydururlar ve çogu da akil etmezler.
104. Onlara, "Gelin Allah'in indirdigi Kitaba ve peygambere uyun" dendiginde, "Atalarimizi üzerinde buldugumuz yol bize yeter" derler; ya atalari bir sey bilmeyen ve dogru yolda olmayan kimseler idiyseler?
105. Ey Inananlar! Siz kendinize bakin; dogru yolda iseniz sapitan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüsü Allah'adir, islemekte olduklarinizi size haber verecektir.
106. Ey Inananlar! Ölüm birinize geldigi zaman vasiyet ederken içinizden iki adil kimseyi; sayet yolculukta olup basiniza da ölüm musibeti gelmisse, namazdan sonra alikoyacaginiz, süpheleniyorsaniz, "Akraba bile olsa yeminle hiçbir degeri degistirmeyecegiz, Allah'in sahitligini gizlemeyecegiz, yoksa süphesiz günahkarlardan oluruz" diye yemin eden sizden olmayan iki kisiyi sahit tutun.
107. Eger bu sahitlerin günah islemis olduklari ortaya çikarsa ölene daha yakin hak sahibi diger iki kisi bunlarin yerine geçer ve "Bizim sahitligimiz ikisininkinden de daha dogrudur, biz asiri gitmedik, yoksa süphesiz zulmedenlerden oluruz" diye Allah'a yemin ederler.
108. Bu, sahitligi gerektigi gibi yapmalarini veya yeminlerinden sonra yeminlerin kabul edilmemesinden korkmalarini daha iyi saglar. Allah'tan sakinin, dinleyin. Allah fasik kimselere yol göstermez. *
109. Allah peygamberleri topladigi gün, "Size ne cevap verildi?" der; onlar, "Bizim bir bildigimiz yoktur, dogrusu görülmeyenleri bilen ancak Sen'sin" derler.
110. Allah, "Ey Meryem oglu Isa! Sana ve anana olan nimetimi an" demisti, "Seni Ruhul Kudüs ile desteklemistim; besikte ve yetiskin iken insanlarla konusuyordun; sana kitabi, hikmeti, Tevrat'i ve Incil'i ögretmistim. Sen iznimle, çamurdan kus gibi bir sey yapmis ona üflemistin de iznimle kus olmustu; anadan dogma körü, alacaliyi iznimle iyi etmistin. Ölüleri iznimle diriltiyordun. Israilogullarina belgelerle geldiginde, onlardan inkar edenler, "Bu apaçik bir büyüdür" demislerdi de Ben onlarin sana zarar vermelerini önlemistim".
111. Havarilere, "Bana ve peygamberime inanin" diye bildirmistim, "Inandik, bizim müslimler oldugumuza sahid ol" demislerdi.
112. Havariler, "Ey Meryem oglu Isa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" demislerdi de, "Inaniyorsaniz Allah'tan sakinin" demisti.
113. "Ondan yemeyi, kalplerimizin kanmasini ve senin bize dogru söyledigini bilmeyi, ona sahit olmayi istiyoruz" dediler.
114. Meryem oglu Isa, "Allahim! Rabbimiz! Bize ve bizden sonra geleceklere bayram ve Sen'den bir delil olarak gökten bir sofra indir, bizi riziklandir, Sen rizik verenlerin en hayirlisisin" dedi.
115. Allah, "Ben onu size indirecegim; bundan sonra içinizden kim inkar ederse, dünyalarda kimseye azap etmiyecegim sekilde ona azap edecegim" dedi. *
116-7. "Allah, "Ey Meryem oglu Isa! Sen mi insanlara Beni ve annemi Allah'tan baska iki tanri olarak benimseyin dedin?" demisti de, "Hasa, hak olmayan sözü söylemek bana yarasmaz; eger söylemissem, süphesiz Sen onu bilirsin; Sen, benim içimde olani bilirsin; ben Senin içinde olani bilmem; dogrusu görülmeyeni bilen ancak Sensin" demisti, "Ben onlara sadece Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin diye bana emrettigini söyledim. Aralarinda bulundugum müddetçe onlar hakkinda sahittim beni aralarindan aldiginda onlari Sen gözlüyordun. Sen her seye sahitsin."
118. "Onlara azap edersen, dogrusu onlar Senin kullarindir; onlari bagislarsan, Güçlü olan, Hakim olan süphesiz ancak Sensin."
119. Allah, "Bu, dogrulara dogruluklarinin fayda verdigi gündür; ebedi ve temelli kalacaklari, altlarindan irmaklar akan cennetler onlarindir. Allah onlardan hosnut olmustur, onlar da Allah'tan hosnut olmuslardir, bu büyük kurtulustur" dedi.
120. Göklerin, yerin ve onlarda bulunanlarin hükümranligi Allah'indir, Allah her seye Kadir'dir.*

6) Enam Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanliklari ve aydinligi var eden Allah'a mahsustur. Öyle iken, inkar edenler Rablerine baskalarini esit tutuyorlar.
2. O, sizi çamurdan yaratan, sonra size bir ecel tayin edendir. Belirli bir ecel O'nun katindadir; sonra bir de süphe edersiniz.
3. O, göklerin ve yerin Allah'i, içinizi disinizi bilir, kazandiklarinizi da bilir.
4. Onlara Rablerinin ayetlerinden bir ayet geldikçe ondan yüz çevirirlerdi.
5. Gerçek kendilerine gelince onu yalanladilar. Alaya aldiklari seyin haberleri kendilerine gelecektir.
6. Onlardan önce nice nesilleri yok ettigimizi görmediler mi? Onlari, sizi yerlestirmedigimiz bir sekilde yeryüzüne yerlestirmis, gökten bol yagmur yagdirmis, altlarindan irmaklar akitmistik. Fakat onlari günahlarindan ötürü yok ettik ve ardlarindan baska bir nesil yetistirdik.
7. Sana Kitabi kagitta yazili olarak indirmis olsak da, elleriyle ona dokunsalar, inkar edenler yine de, "Bu apaçik bir büyüdür" derlerdi.
8. "Ona bir melek indirilmeli degil miydi?" dediler. Bir melek indirmis olsaydik is bitmis olurdu da onlara göz bile açtirilmazdi.
9. Biz onu melek kilsaydik, bir insan seklinde yapardik da, düstükleri süpheye onlari yine düsürmüs olurduk.
10. And olsun ki, senden önce bir çok peygamberler alaya alinmisti, onlarla eglenenleri, alaya aldiklari sey mahvetti. *
11. De ki: "Yer yüzünde gezip dolasin, sonra da, yalanlayanlarin sonunun nasil olduguna bir bakin."
12. De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?", "Allah'indir" de. O, rahmet etmeyi kendi üzerine almistir; and olsun ki, sizi olacagi süphe götürmeyen kiyamet gününde toplayacaktir. Kendilerine yazik ettiler; çünkü onlar inanmazlar.
13. Gecede ve gündüzde bulunan O'nundur. O isitendir, Bilen'dir.
14. "Gökleri ve yeri yaratan, beslenmeyip besleyen Allah'tan baska bir dost mu edinirim?" de. "Dogrusu ben ilk müslüman olmakla emrolundum" de; asla ortak kosanlardan olma!
15. "Ben Rabbime karsi gelirsem, büyük günün azabindan korkarim" de.
16. O gün kim azaptan alikonursa, süphesiz o kimse rahmete erismistir. Bu, apaçik bir kurtulustur.
17. Allah sana bir sikinti verirse, O'ndan baskasi gideremez. Sana bir iyilik verirse baskasi onu engelleyemez. O, her seye Kadir'dir.
18. O, kullarinin üstünde yegane tasarruf sahibidir. Hakim'dir, haberdardir.
19. "Sahit olarak hangi sey daha büyüktür" de. "Allah benimle sizin aranizda sahittir. Bu Kuran bana, sizi ve ulastigi kimseleri uyarmam için vahyolundu; Allah'la beraber baska tanrilar bulunduguna siz mi sahitlik ediyorsunuz?" de. "Ben sehadet etmem" de. "O ancak tek Tanridir, dogrusu ben ortak kosmanizdan uzagim" de.
20. Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi) çocuklarini tanidiklari gibi tanirlar; fakat kendilerine yazik ettiler, çünkü onlar inanmazlar. *
21. Allah'a karsi yalan uyduran veya ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir? Zalimler bunun için saadete ulasamazlar.
22. Bir gün hepsini toplariz, sonra puta tapanlara, "Iddia ettiginiz ortaklariniz nerede?" deriz.
23. Sonra, "Rabbimiz Allah'a and olsun ki bizler puta tapanlar degildik" demekten baska çare bulamazlar.
24. Kendilerine karsi nasil yalan söylediklerine bak; uydurduklari putlar da onlardan uzaklasti.
25. Onlardan seni dinleyenler vardir, Kuran'i anlarlar diye kalplerine örtüler kulaklarina da agirlik koyduk. Onlar her türlü mucizeyi görseler bile, yine de ona inanmazlar, nihayet sana geldiklerinde de seninle çekisirler. Inkar edenler, "Bu, öncekilerin masallarindan baska bir sey degildir" derler.
26. Onlar Kuran'dan alikorlar ve ondan uzaklasirlar. Böylece yalniz kendilerini mahvederler de farkina varamazlar.
27. Onlarin, atesin kenarina getirilip durdurulduklarinda, "keske dünyaya tekrar döndürülseydik, Rabbimiz'in ayetlerini yalanlamasaydik ve inananlardan olsaydik" dediklerini bir görsen!
28. Hayir; daha önce gizledikleri onlara göründü. Eger geri döndürülseler yine kendilerine yasak edilen seylere dönerler. Dogrusu onlar yalancidirlar.
29. "Hayat ancak bu dünyadakinden ibarettir, biz dirilecek degiliz" dediler.
30. Onlari, Rablerinin huzuruna çikarildiklari zaman bir görsen! Allah: "Bu gerçek degil mi?" der; onlar, "Evet, Rabbimiz hakki için gerçektir" derler. Allah da "Öyleyse inkar etmenizden ötürü azabi tadin" der. *
31. Allah'a kavusmayi yalanlayanlar dogrusu kaybedenlerdir ki kiyamet saati onlara ansizin gelince, agirliklarini arkalarina yüklenerek, "Dünyada isledigimiz büyük kusurlardan ötürü yaziklar olsun bize" derler. Dikkat edin, yüklendikleri seyler ne kötüdür!
33. Onlarin söylediklerinin seni üzecegini elbette biliyoruz; dogrusu onlar seni yalanci saymiyorlar, fakat zalimler Allah'in ayetlerini bile bile inkar ediyorlar .
34. Senden önce nice peygamberler yalanlandi ve kendilerine yardimimiz gelene kadar yalanlanmalarina ve sikistirilmaya katlandilar. Allah'in sözlerini degistirebilecek yoktur; and olsun ki peygamberlerin haberi sana da geldi.
35. Onlarin yüz çevirmesi sana agir gelince, eger gücün yeri delmeye veya göge merdiven dayamaga yetmis olsaydi, onlara bir mucize göstermek isterdin. Allah dileseydi onlari dogru yolda toplardi. Sakin bilmeyenlerden olma.
36. Ancak kulak verenler daveti kabul ederler. Ölüleri Allah diriltir, sonra O'na dönerler.
37. "Rabbinden ona (Muhammed'e) bir belge indirilseydi ya" dediler. De ki: "Dogrusu Allah bir belge indirmege Kadir'dir, fakat çogu bilmezler."
38. Yerde yürüyen hayvanlar ve kanatlariyla uçan kuslar da ancak sizin gibi birer toplulukturlar. Kitapta Biz hiçbir seyi eksik birakmadik; onlar sonra Rablerine toplanacaklardir.
39. Ayetlerimizi yalanlayanlar karanliklarda kalmis sagir ve dilsizlerdir. Allah kimi dilerse onu saptirir ve kimi dilerse onu dogru yola koyar.
40. De ki, "Üzerinize Allah'in azabi gelse veya kiyamet saati size gelse, Allah'tan baskasina mi yalvarirsiniz? Dogru iseniz bana bildirin".
41. Hayir; sadece O'na yalvarirsiniz; dilerse yalvardiginiz seyi giderir, siz de O'na kostugunuz ortaklari unutursunuz. *
42. Süphesiz ki, senden önce ümmetlere peygamberler göndermistik; onlari yalvarsinlar diye darlik ve sikintiya sokmustuk.
43. Hiç degilse, onlara siddetimiz geldigi zaman yalvarip yakarmali degil miydiler? Lakin kalpleri katilasti, seytan da yaptiklarini onlara güzel gösterdi.
44. Kendilerine hatirlatilani unuttuklarinda, onlara her seyin kapisini açtik; kendilerine verilene sevinince ansizin onlari yakaladik da umutsuz kaliverdiler.
45. Alemlerin Rabbi Allah'a hamdolsun ki, zulmeden milletin kökü böylece kesildi.
46. "Gördünüz mü? Allah, isitmenizi, gözlerinizi alsa, kalplerinizi kapasa, Allah'tan baska hangi tanri onu sizlere getirebilir?" Ayetleri nasil türlü türlü açikladigimiza bir baksana, sonra da onlar yüz çevirirler.
47. De ki: "Allah'in azabi size ansizin veya açikça gelirse, zalimlerden baskasi mi yok olur? Bana bildirin."
48. Peygamberleri ancak müjdeci ve uyarici olarak gönderiyoruz. Kim inanir ve nefsini islah ederse onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.
49. Ayetlerimizi inkar edenlere yoldan çikmalarindan ötürü azap dokunacaktir.
50. De ki: "Size Allah'in hazineleri elimdedir, demiyorum; gaybi da bilmiyorum; size, ben melegim demiyorum, ben ancak bana vahyolunana uyuyorum." De ki: "Görenle görmeyen bir midir? Düsünmüyor musunuz?" *
51. Rablerine toplanacaklarindan korkanlari Kuran ile uyar. O'ndan baska bir dost ve aracilari yoktur. Umulur ki Allah'tan sakinalar.
52. Sabah aksam, Rablerinin rizasini isteyerek O'na yalvaranlari kovma. Onlarin hesabindan sana bir sorumluluk yoktur, senin hesabindan da onlara bir sorumluluk yoktur ki onlari kovarak zulmedenlerden olasin.
53. Böylece, "Aramizdan Allah bunlara mi iyilikte bulundu?" demeleri için onlari birbiriyle denedik. Allah sükredenleri iyi bilen degil midir?
54. Ayetlerimize inananlar sana gelince: "Size selam olsun" de. Rabbiniz, sizden kim bilmeyerek fenalik isler de arkasindan tövbe eder ve nefsini düzeltirse, ona rahmet etmeyi kendi üzerine almistir. O, bagislar ve merhamet eder.
55. Suçlularin yolu belli olsun diye, böylece ayetleri uzun uzun açiklariz. *
56. De ki: "Allah'tan baska, yalvardiklariniza kulluk etmekten men olundum." "Sizin heveslerinize uymayacagim, yoksa sapitmis, dogru yolda gidenlerden olmamis olurum" de.
57. De ki: "Ben Rabbim'den bir belgeye dayanmaktayim, halbuki siz onu yalanladiniz; acele istediginiz de elimde degildir. Hüküm ancak Allah'indir. O, hükmedenlerin en iyisi olarak gerçegi anlatir."
58. De ki: "Acele istediginiz sey elimde olsaydi, benimle aranizdaki is bitmis olurdu." Allah zulmedenleri en iyi bilendir.
59. Gaybin anahtarlari O'nun katindadir, onlari ancak O bilir. Karada ve denizde olani bilir. Düsen yapragi, yerin karanliklarinda olan taneyi, yasi kuruyu ki apaçik Kitaptadir ancak O bilir.
60. Geceleyin sizi ölü gibi uyutan, gündüzün yaptiklarinizi bilen, mukadder olan hayat süreniz doluncaya kadar gündüzleri sizi tekrar kaldiran O'dur. Sonra dönüsünüz O'nadir, islediklerinizi size bildirecektir. *
61-2. O, kullarin üstünde yegane Hakim'dir, size koruyucular gönderir. Artik birinize ölüm gelince elçilerimiz, bir eksiklik yapmaksizin onun canini alirlar, sonra gerçek Mevlalarina döndürürler. Haberiniz olsun, hüküm O'nundur. O, hesap görenlerin en süratlisidir.
63. De ki: "Kara ve denizin karanliklarindan sizi kim kurtarir? Bundan bizi kurtarirsan sükredenlerden olacagiz diye O'na gizli gizli yalvarir yakarirsiniz."
64. De ki: "Allah sizi ondan ve her sikintidan kurtarir, sonra da O'na ortak kosarsiniz.
65. De ki: "Üstünüzden ve altinizdan size azap göndermege, sizi firka firka yapip kiminize kiminizin hincini tattirmaga Kadir olan O'dur." Anlasinlar diye ayetleri nasil yerli yerince açikladigimiza bak.
66. Gerçekten, senin milletin Kuran'i yalanladi. "Cezanizi ben verecek degilim" de.
67. Her haberin gerçeklesecegi bir zaman vardir ki siz onu yakinda bileceksiniz.
68. Ayetlerimizi çekismeye dalanlari görünce, baska bir bahse geçmelerine kadar onlardan yüz çevir. Seytan sana unutturursa hatirladiktan sonra artik zulmedenlerle beraber oturma.
69. Sakinan kimselere, onlarin hesaplarindan bir sorumluluk yoktur. Fakat bir hatirlatmadir; belki sakinirlar.
70. Dinlerini oyun ve eglenceye alanlari, dünya hayatinin aldattigi kimseleri birak. Kuran ile ögüt ver ki, bir kimse kazandigiyla helake düsmeye görsün, o takdirde Allah'dan baska ona ne bir yardimci, ne de bir kurtarici bulunur; her türlü fidyeyi de verse kabul olunmaz. Kazandiklarindan ötürü yok olanlar iste bunlardir. Inkar etmelerinden dolayi kizgin içecek ve can yakici azap onlaradir. *
71-2. De ki: "Arkadaslari bize gel diye dogru yola çagirirken, seytanlarin yeryüzünde sasirttiklari bir kimse gibi geriye mi dönelim. Allah bizi dogru yola eristirdikten sonra, bize faydasi olmayan, zarar da veremeyen Allah'tan baska seylere mi yalvaralim?" De ki, "Dogru yol ancak Allah'in yoludur. Alemlerin Rabbine teslim olarak namaz kilin, Allah'tan sakinin diye emrolunduk." Kendisine toplanacaginiz O'dur.
73. Gökleri ve yeri gerçekle yaratan O'dur ki "Ol" dedigi gün hemen olur; sözü gerçektir. Sura üflenecegi gün hükümranlik O'nundur. Görülmeyeni de görüleni de bilir. O Hakim'dir haberdardir.
74. Ibrahim, babasi Azer'e, "Putlari tanri olarak mi benimsiyorsun? Dogrusu ben seni ve milletini açik bir sapiklik içinde görüyorum" demisti.
75. Yakinen bilenlerden olmasi için Ibrahim'e göklerin ve yerin hükümranligini söylece gösteriyorduk:
76. Gece basinca bir yildiz gördü, "iste bu benim Rabbim" dedi; yildiz batinca, "batanlari sevmem" dedi.
77. Ayi dogarken görünce, "iste bu benim Rabbim" dedi, batinca, "Rabbim beni dogruya eristirmeseydi and olsun ki sapiklardan olurdum" dedi.
78. Günesi dogarken görünce "iste bu benim Rabbim, bu daha büyük" dedi; batinca, "Ey milletim! Dogrusu ben ortak kostuklarinizdan uzagim" dedi.
79. "Dogrusu ben yüzümü, gökleri ve yeri yaratana, dogruya yönelerek çevirdim, ben puta tapanlardan degilim."
80. Milleti onunla tartismaya giristi. "Beni dogru yola eristirmisken, Allah hakkinda benimle mi tartisiyorsunuz? O'na ortak kostuklarinizdan korkmuyorum, meger ki Rabbim bir seyi dilemis ola. Rabbim ilimce her seyi kusatmistir; hala ögüt kabul etmez misiniz?" dedi.
81. "Allah'a kostugunuz ortaklardan nasil korkarim? Oysa siz, Allah'in hakkinda size bir delil indirmedigi bir seyi O'na ortak kosmaktan korkmuyorsunuz. Iki taraftan hangisine güvenmek daha gereklidir, bir bilseniz."
82. Iste güven; onlara, inanip haksizlik karistirmayanlaradir. Onlar dogru yoldadirlar. *
83. Bu, Ibrahim'e, milletine karsi verdigimiz hüccetimizdir. Diledigimizi derecelerle yükseltiriz. Dogrusu Rabbin Hakimdir, bilendir.
84-6. Ona Ishak'i, Yakup'u bagisladik, her birini dogru yola eristirdik. Daha önce Nuh'u ve soyundan Davud'u, Süleyman'i, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yi ve Harun'u (ki islerini iyi yapanlara böylece karsilik veririz), Zekeriya'yi, Yahya'yi, Isa'yi ve Ilyas'i (ki hepsi iyilerdendir), Ismail'i, Elyesa'yi, Yunus'u, Lut'u (ki hepsini dünyalara üstün kildik) dogru yola eristirdik.
87. Babalarindan, soylarindan, kardeslerinden bir kismini seçtik ve dogru yola eristirdik.
88. Bu, Alah'in kullarindan diledigini eristirdigi yoludur. Puta taparlarsa amelleri bosa çikar.
89. Kendilerine kitap, hüküm ve peygamberlik verdiklerimiz iste bunlardir. Kafirler onlari inkar ederlerse, inkar etmeyecek bir milleti onlara vekil kilariz.
90. Iste bunlar Allah'in dogru yola eristirdikleridir, onlarin yoluna uy, "Sizden buna karsilik bir ücret istemem, bu sadece herkes için bir hatirlatmadir" de. *
91. "Allah hiçbir insana bir sey indirmemistir" demekle Allah'i geregi gibi degerlendiremediler. De ki: "Musa'nin insanlara nur ve yol gösterici olarak getirdigi Kitabi kim indirdi? ki siz onu kagitlara yazip bir kismini gösterip çogunu gizlersiniz, atalarinizin ve sizin bilmediginiz size onunla ögretilmistir." "Allah" de, sonra da onlari daldiklari sapiklikta birak, oynasinlar.
92. Bu indirdigimiz, kendinden öncekileri dogrulayan Mekke'lileri ve etrafindakileri uyaran mübarek Kitaptir. Ahirete inananlar buna inanirlar, namazlarina da devam ederler.
93. Allah'a karsi yalan uydurandan veya kendisine bir sey vahyedilmemisken "Bana vahyolundu, Allah'in indirdigi gibi ben de indirecegim" diyenden daha zalim kim olabilir? Bu zalimleri can çekisirlerken melekler ellerini uzatmis, "Canlarinizi verin, bugün Allah'a karsi haksiz yere söylediklerinizden, O'nun ayetlerine büyüklük taslamanizdan ötürü alçaltici azapla cezalandirilacaksiniz" derken bir görsen!
94. Onlara: "And olsun ki, sizi ilk defa yarattigimiz gibi size verdiklerimizi ardinizda birakarak bize birer birer geldiniz; içinizde Allah'in ortaklari oldugunu sandiginiz sefaatçilarinizi beraber görmüyoruz. And olsun ki aranizdaki baglar kopmus, ortak sandiklariniz sizden ayrilmislardir" denecek.*
95. Taneyi ve çekirdegi yaran süphesiz Allah'tir; ölüyü çikarir. Iste Allah budur, nasil yüz çevirirsiniz?
96. Tanyerini agartan, geceyi dinlenme zamani, günes ve ayi vakit ölçüsü kilandir. Bu, Güçlü olanin, Bilen'in nizamidir.
97. O, yildizlari kara ve denizin karanliklarinda yol bulasiniz diye sizin için var edendir. Bilen millet için ayetleri uzun uzadiya açikladik.
98. O, sizi bir tek nefisten, babalarin sulbünde kararlasmis ve analarin rahminde kararlasmakta olarak Yaratandir. Anlayan millet için ayetleri uzun uzadiya açikladik.
99. O, gökten su indirendir. Her bitkiyi onunla bitirdik, ondan bitirdigimiz yesilden, birbirine benzeyen ve benzemeyen yigin yigin taneler, hurmalarin tomurcuklarindan sarkan salkimlar, üzüm baglari, zeytin ve nar çikardik. Ürün verdiklerinde ürünlerine, olgunlasmalarina bir bakin. Bunlarda, inananlar için, süphesiz, deliller vardir.
100. Cinleri O yaratmisken kafirler Allah'a ortak kostular. Körü körüne O'na ogullar ve kizlar uydurdular. Hasa, O onlarin vasiflandirmalarindan yücedir. *
101. O, gökleri ve yeri yoktan Yaratandir. Zevcesi olmadan nasil çocugu olabilir? Oysa her seyi O yaratmistir, her seyi bilir.
102. Iste Rabbiniz, Allah budur. O'ndan baska tanri yoktur, her seyin yaratanidir. Öyleyse O'na kulluk edin; O her seye de vekildir.
103. Gözler O'nu görmez, O bütün gözleri görür. O latiftir, haberdardir.
104. Dogrusu size Rabbiniz'den açik belgeler gelmistir; kim görürse kendi lehine ve kim körlük ederse kendi aleyhinedir. Ben sizin bekçiniz degilim.
105. Sana, "Sen okumussun" derler; oysa Biz, ögrenecek kimselere ayetleri böylece türlü türlü açiklamaktayiz.
106. Rabbin'den sana vahyolunana uy, O'ndan baska tanri yoktur, puta tapanlardan yüz çevir.
107. Allah dileseydi puta tapmazlardi. Seni onlara koruyucu yapmadik, onlarin vekili de degilsin.
108. Allah'tan baska yalvardiklarina sövmeyin ki onlar da bilmeyerek asiri gidip Allah'a sövmesinler. Böylece her ümmete isini güzel gösterdik, sonra dönüsleri Rab'lerinedir. O, islediklerini haber verir.
109. Kendilerine bir mucize gösterilirse, mutlaka ona inanacaklarina dair bütün güçleriyle Allah'a yemin ederler. De ki: "Mucizeler, ancak Allah katindadir"; onlarin, mucize geldigi zaman da inanmayacaklarini anlamiyor musunuz?
110. Onlarin kalplerini, gözlerini, ona ilk defa inanmadiklari gibi çeviririz; onlari taskinliklari içinde saskin saskin birakiriz.*
111. Eger biz onlara melekleri indirsek, ölüler onlarla konussa ve her seyi karsilarina toplasaydik, Allah dilemedikçe, yine de inanmazlardi; fakat onlarin çogu bunu bilmiyorlar.
112-3. Aldatmak için birbirlerine cazip sözler fisildayan cin ve insan seytanlarini her peygambere düsman yaptik. Bu seytanlar ahirete inanmayanlarin kalplerinin o sözlere yönelmesi, ondan hosnut olmasi ve kendilerinin isledikleri suçlari islemeleri için böyle yaparlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardi, sen onlari iftiralari ile basbasa birak.
114. Allah size Kitabi açik açik indirmisken O'ndan baska bir hakem mi isteyeyim? Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onun gerçekten Rableri katindan indirilmis oldugunu bilirler. Öyleyse, sen süpheye düsenlerden olma!
115. Rabbinin sözü, dogruluk ve adaletle tamamlandi. O'nun sözlerini degistirebilecek yoktur. O, isitir ve bilir.
116. Yeryüzündekilerin çogunluguna itaat edersen seni Allah yolundan saptirirlar. Onlar ancak zanna uyarlar, sadece tahminde bulunurlar.
117. Dogrusu Rabbin, yolundan kimin saptigini daha iyi bilir. Dogru yolda olanlari da en iyi O bilir.
118. Allah'in ayetlerine inaniyorsaniz, üzerine Allah'in adi anilmis olan seyden yiyin.
119. Size ne oluyor ki, Allah size darda kalmanizin disinda, haram olanlari genisçe anlatmisken adinin üzerine anildigi seyden yemiyorsunuz? Dogrusu çogunluk, heva ve heveslerine uyarak, bilmeden sapitiyorlar. Asiri gidenleri en iyi bilen Rabbindir.
120. Günahin açigini da gizlisini de birakin. Günah kazananlar, kazandiklarina karsilik süphesiz ceza göreceklerdir.
121. Üzerine Allah'in adinin anilmadigi kesilmis hayvanlari yemeyin, bunu yapmak Allah'in yolundan çikmaktir. Dogrusu seytanlar sizinle tartismalari için dostlarina fisildarlar, eger onlara itaat ederseniz süphesiz siz müsrik olursunuz. *
122. Ölü iken kalbini diriltip, insanlar arasinda yürürken önünü aydinlatacak bir nur verdigimiz kimsenin durumu, karanliklarda kalip çikamayan kimsenin durumu gibi midir? Kafirlere de, isledikleri güzel gösterilmistir.
123. Bunun gibi, her kasabanin bir takim ileri gelenlerini orada hile yapan suçlular kildik. Oysa yalniz kendilerine hile yaparlar da farkina varmazlar.
124. Onlara bir ayet geldigi zaman, "Allah'in peygamberlerine verilen size de verilmedikçe inanmayiz" derler. Allah, peygamberligini verecegi kimseyi daha iyi bilir. Suç isleyenlere Allah katindan bir asagilik ve hilelerinden ötürü de siddetli bir azap erisecektir.
125. Allah kimi dogru yola koymak isterse onun kalbini Islamiyet'e açar, kimi de saptirmak isterse, göge yükseliyormus gibi, kalbini dar ve sikintili kilar. Allah Böylece, inanmayanlari küfür batakliginda birakir.
126. Rabbinin, dosdogru yolu iste budur. Ibret alan kimselere ayetleri uzun uzadiya açikladik.
127. Rablerinin katinda selamet yurdu onlarindir. O, islediklerinden ötürü onlarin dostudur.
128. Allah hepsini toplayacagi gün, "Ey cin toplulugu! Insanlarin çogunu yoldan çikardiniz" der, insanlardan onlara uymus olanlar, "Rabbimiz! Bir kismimiz bir kismimizdan faydalandik ve bize tayin ettigin sürenin sonuna ulastik" derler. "Cehennem, Allah'in dilemesine bagli olarak, temelli kalacaginiz duraginizdir" der. Dogrusu Rabbin hakimdir, bilendir.
129. Zalimlerin bir kismini, kazandiklarindan ötürü diger bir kismina böylece musallat ederiz. *
130. "Ey cin ve insan toplulugu! Size ayetlerimi anlatan, bugünle karsilasmanizdan sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" "Kendi hakkimizda sahidiz" derler. Dünya hayati onlari aldatti da inkarci olduklarina, kendi aleyhlerinde sahitlik ettiler.
131. Bu, haberleri yokken kasabalar halkini Allah'in haksiz yere yok etmeyeceginden dolayidir.
132. Islediklerine karsilik her birinin dereceleri vardir. Rabbin onlarin islediklerinden habersiz degildir.
133. Rabbin müstagni ve rahmet sahibidir. Dilerse, sizi baska bir milletin soyundan getirdigi gibi, sizi yok eder, diledigini yerinize getirir.
134. Size vadedilen, mutlaka yerine gelecektir; siz O'nu aciz kilamazsiniz.
135. De ki, "Ey milletim! Durumunuzun gerektirdigini yapin, dogrusu ben de yapacagim. Sonucun kimin için hayirli olacagini bileceksiniz. Zulmedenler süphesiz kurtulamazlar."
136. Kendi zanlarina göre, "Bu Allah'indir, bu da putlarimizindir" diyerek, Allah'in yarattigi hayvanlar ve ekinlerden pay ayirdilar. Putlari için ayirdiklari Allah için verilmez, ama Allah için ayirdiklari putlarina verilirdi; ne kötü hüküm veriyorlardi!
137. Böylece, putlara hizmet edenler, puta tapanlarin çogunu helake sürüklemek, dinlerini karma karisik etmek için çocuklarini öldürmelerini onlara iyi göstermislerdir. Allah dileseydi bunu yapamazlardi. Sen onlari ve iftiralarini bir tarafa birak.
138. "Bu hayvanlar ve ekinleri diledigimizden baskasinin yemesi yasaktir; bir kisim hayvanlarin sirtlarina yük vurmak da haramdir" iddiasinda bulunarak ve bir kisim hayvanlari keserken de Allah'in adini anmamak suretiyle O'na iftira ederler. Allah, yaptiklari iftiralara karsi onlari cezalandiracaktir.
139. "Bu hayvanlarin karinlarinda olan yavrular yalniz erkeklerimize mahsus olup, eslerimize yasaktir. Ölü dogacak olursa hepsi ona ortak olurlar" dediler. Allah bu türlü sözlerin cezasini verecektir, çünkü O hakimdir, bilendir.
140. Beyinsizlikleri yüzünden, körü körüne çocuklarini öldürenler ve Allah'in kendilerine verdigi nimetleri Allah'a iftira ederek haram sayanlar mahvolmuslardir; onlar sapitmislardir, zaten dogru yolda da degillerdi. *
141. Çardakli ve çardaksiz baglari insa eden Allah'tir. Tatlari çesitli ekin ve hurmalari, zeytin ve nari birbirine benzer ve benzemez sekilde yaratan O'dur. Ürün verdigi zaman ürününden yiyin, devsirildigi ve biçildigi gün hakkini verin; israf etmeyin, çünkü Allah müsrifleri sevmez.
142. Hayvanlari da yük ve kesim için yaratan Allah'tir. Allah'in size verdigi riziktan yiyin, seytana ayak uydurmayin, o size apaçik bir düsmandir.
143. Allah sekiz çift hayvan yaratmistir: Koyundan iki ve keçiden iki; de ki: "Iki erkegi mi, yoksa iki disiyi mi veya o iki disinin rahimlerinde bulunan yavrulari mi haram kilmistir? Dogru sözlü iseniz bana bilgiye dayanarak cevap verin."
144. Deveden iki, sigirdan iki yaratmistir; de ki: "Iki erkegi mi, yoksa iki disiyi mi veya o iki disinin rahimlerinde bulunan yavrulari mi haram kilmistir? Yoksa Allah size bunlari buyururken orada mi idiniz?" Insanlari, bilmediklerinden sapitmak için Allah'a karsi yalan uyduranlardan daha zalim kimdir? Allah, zalim milleti dogru yola eristirmez. *
145. De ki: "Bana vahyolunanda, les, akitilmis kan, domuz eti ki pistir ve günah islenerek Allah'tan baskasi adina kesilen hayvandan baskasini yemenin haram olduguna dair bir emir bulamiyorum; fakat darda kalan, baskasinin payina el uzatmamak ve zaruret miktarini asmamak üzere bunlardan da yiyebilir." Dogrusu Rabbin bagislar ve merhamet eder.
146. Yahudilere tirnakli her hayvani haram kildik. Onlara sigir ve davarin sirt, bagirsak ve kemik yaglari hariç, iç yaglarini da haram kildik. Asiri gitmelerinden ötürü onlari bu sekilde cezalandirdik. Biz süphesiz dogru sözlüyüzdür.
147. Seni yalanlarlarsa, "Rabbinizin rahmeti genistir; O'nun azabi suçlu milletten geri çevrilemez" de.
148. Puta tapanlar, "Allah dileseydi babalarimiz ve biz puta tapmaz ve hiçbir seyi haram kilmazdik" diyecekler; onlardan öncekiler de, Bizim siddetli azabimizi tadana kadar böyle demislerdi. Onlara "Bize karsi çikarabileceginiz bir bilginiz var mi? Siz ancak zanna uyuyorsunuz ve sadece tahminde bulunuyorsunuz" de.
149. "Üstün delil Allah'in delilidir. O dileseydi hepinizi dogru yola eristirirdi" de.
150. De ki: "Allah'in bunu haram kildigina sahitlik edecek sahitlerinizi getirin". Sahitlik ederlerse, onlarla beraber olup sözlerini kabullenme; ayetlerimizi yalanlayanlarin ve ahirete inanmayanlarin heveslerine uyma; onlar Rablerine baskalarini esit tutuyorlar. *
151. De ki: "Gelin size Rabbinizin haram kildigi seyleri söyleyeyim: O'na hiçbir seyi ortak kosmayin, anaya babaya iyilik yapin, yoksulluk korkusuyla çocuklarinizi öldürmeyin sizin ve onlarin rizkini veren Biziz, "Gizli ve açik kötülüklere yaklasmayin, Allah'in haram kildigi cana haksiz yere kiymayin. Allah bunlari size düsünesiniz diye buyurmaktadir."
152. Yetim malina, erginlik çagina erisene kadar en iyi seklin disinda yaklasmayin; ölçüyü ve tartiyi dogru yapin. Biz kisiye ancak gücünün yetecegi kadar yükleriz. Konustugunuzda, akraba bile olsa sözünüzde adil olun. Allah'in ahdini yerine getirin. Allah size bunlari ögüt almaniz için buyurmaktadir.
153. Bu, dosdogru olan yoluma uyun. Sizi Allah yolundan ayri düsürecek yollara uymayin. Allah size bunlari sakinasiniz diye buyurmaktadir.
154. Sonra, iyilik isleyenlere nimeti tamamlamak, her seyi uzun uzadiya açiklamak, dogruyu göstermek ve rahmet olmak üzere Musa'ya Kitabi verdik. Rablerine kavusacaklarina belki artik inanirlar. *
155-7. Bu, indirdigimiz kutsal Kitaptir, ona uyun. "Bizden önce iki topluluga kitap indirildi, bizim onlarin okuduklarindan haberimiz yok" demekten veya "Bize Kitap indirilseydi onlardan daha dogru yolda olurduk" demekten sakinin ki merhamet olunasiniz. Süphesiz o, size Rabbinizden belge, yol gösteren ve rahmet olarak gelmistir. Allah'in ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü, kötü bir azapla cezalandiracagiz.
158. Onlar kendilerine meleklerin gelmesini mi, yoksa Rabbinin gelmesini mi, yahut Rablerinden bir takim mucizelerin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bir takim mucizeleri geldigi gün, bir kimse daha önce inanmamissa veya imaniyla bir iyilik kazanmamissa, imani ona fayda vermez. Onlara: "Bekleyin, dogrusu biz de bekliyoruz" de.
159. Firka firka olup dinlerini parçalayanlarla senin hiçbir ilisigin olamaz. Onlarin isi Allah'a kalmistir, yaptiklarini onlara sonra bildirecektir.
160. Kim ortaya bir iyilik koyarsa ona on kati verilir; ortaya bir kötülük koyan ise ancak misliyle cezalandirilir; onlara haksizlik yapilmaz.
161. "Süphesiz Rabbim beni dogru yola, gerçek dine, dogruya yönelen ve puta tapanlardan olmayan Ibrahim'in dinine iletmistir" de.
162. De ki: "Namazim, ibadetlerim, hayatim ve ölümüm, alemlerin Rabbi Allah içindir.
163. O'nun hiçbir ortagi yoktur; böyle emrolundum ve ben müslümanlarin ilkiyim.
164. De ki: "Allah her seyin Rabbi iken O'ndan baska bir rab mi arayayim? Herkesin kazandigi kendisinedir, kimse baskasinin yükünü tasimaz; sonunda dönüsünüz Rabbinizedir, ayriliga düstügünüz seyleri size bildirecektir."
165. Verdikleriyle denemek için sizi yeryüzünün halifeleri kilan ve kiminizi kiminize derecelerle üstün yapan O'dur. Dogrusu Rabbinin cezalandirmasi süratlidir. Süphesiz O bagislar, merhamet eder.*

7) Araf Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. Elif, Lam, Mim, Sad.
2. Sana bir Kitap indirildi. Onunla insanlari uyarman ve inananlara ögüt vermen için kalbine bir darlik gelmesin.
3. Rabbinizden size indirilen Kitaba uyun, O'ndan baska dostlar edinerek onlara uymayin. Pek az ögüt dinliyorsunuz.
4. Biz nice kasabalari yok etmisizdir; geceleyin veya gündüz uykularinda iken baskinimiza ugramislardir.
5. Baskinimiza ugradiklarinda, sözleri, "Gerçekten biz haksizdik" demekten ibaret kalmistir.
6. And olsun ki, kendilerine peygamber gönderilenlere soracagiz, peygamberlere de soracagiz.
7. And olsun ki, yaptiklarini kendilerine bir bir anlatacagiz zira onlardan uzak degildik.
8. Gerçek tarti kiyamet günündedir. Tartilari agir gelenler, iste onlar kurtulanlardir.
9. Tartilari hafif gelenler, ayetlerimize yaptiklari haksizliklardan ötürü kendilerini mahvetmis olanlardir.
10. Sizi yeryüzünde yerlestirdik ve orada size geçimlikler yarattik. Öyleyken pek az sükrediyorsunuz. *
11. And olsun ki, sizi yarattik, sonra sekil verdik, sonra meleklere, "Adem'e secde edin" dedik; Iblis'ten baska hepsi secde etti, o secde edenlerden olmadi.
12. Allah, "Sana emrettigim halde, seni secdeden alikoyan nedir?" dedi, "Beni atesten onu çamurdan yarattin, ben ondan üstünüm" cevabini verdi.
13. Ona, " In oradan, orada büyüklenmek sana düsmez, defol, sen alçagin birisin" dedi.
14. "Insanlarin tekrar dirilecekleri güne kadar beni ertele" dedi.
15. Allah; "Sen erteye birakilanlardansin" dedi.
16-7. "Beni azdirdigin için, and olsun ki, Senin dogru yolun üzerinde onlara karsi duracagim; sonra önlerinden, ardlarindan, sag ve sollarindan onlara sokulacagim; çogunu Sana sükreder bulamiyacaksin" dedi.
18. Allah, "Yerilmis ve kovulmussun, oradan defol; and olsun ki insanlardan sana kim uyarsa, onlari ve sizi, hepinizi cehenneme dolduracagim" dedi.
19. "Ey Adem! Sen ve esin cennette kalin ve istediginiz yerden yiyin, yalniz su agaca yaklasmayin yoksa zalimlerden olursunuz."
20. Seytan, ayip yerlerini kendilerine göstermek için onlara fisildadi: "Rabbinizin sizi bu agaçtan menetmesi melek olmaniz veya burada temelli kalmanizi önlemek içindir."
21. "Dogrusu ben size ögüt verenlerdenim" diye ikisine yemin etti.
22. Böylece onlarin yanilmalarini sagladi. Agaçtan meyve tattiklarinda kendilerine ayip yerleri göründü, cennet yapraklarindan oralarina örtmege koyuldular. Rableri onlara, "Ben sizi o agaçtan menetmemis miydim? Seytanin size apaçik bir düsman oldugunu söylememis miydim? diye seslendi.
23. Her ikisi, "Rabbimiz! Kendimize yazik ettik; bizi bagislamaz ve bize merhamet etmezsen biz kaybedenlerden oluruz" dediler.
24. "Birbirinize düsman olarak inin, siz yeryüzünde bir müddet için yerlesip geçineceksiniz."
25. "Orada yasar, orada ölür ve oradan dirilip çikarilirsiniz" dedi.*
26. Ey Insanogullari! Ayip yerlerinizi örtecek giyimlikle sizi süsleyecek elbiseler gönderdik. Takva örtüsü ise bunlardan daha hayirlidir. Allah'in bu ayetleri ögüt almaniz içindir.
27. Ey Insanogullari! Seytan, ayip yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak ananizi babanizi cennetten çikardigi gibi sizi de sasirtmasin. Sizin onlari görmediginiz yerlerden o ve taraftarlari sizi görürler. Biz seytanlari, inanmayanlara dost kilariz.
28. Onlar bir fenalik yaptiklari zaman, "Babalarimizi bu yolda bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Allah fenaligi emretmez. Bilmediginiz seyi Allah'a karsi mi söylüyorsunuz?"
29. De ki: "Rabbim adaleti emretti ; her secde yerinde yüzünüzü O'na dogrultun; dinde samimi olarak O'na yalvarin. Sizi yarattigi gibi yine O'na döneceksiniz."
30. Allah insanlardan bir takimini dogru yola eristirdi, fakat bir takimi da sapikligi haketti, çünkü bunlar Allah'i birakip seytanlari dost edinmis ve kendilerini dogru yolda sanmislardi.
31. Ey Ademogullari! Her mescide güzel elbiselerinizi giyinerek gidin; yiyin için fakat israf etmeyin, çünkü Allah müsrifleri sevmez.*
32. "Allah'in kullari için yarattigi ziynet ve temiz riziklari haram kilan kimdir?" "Bunlar, dünya hayatinda inananlarindir, kiyamet gününde de yalniz onlar içindir" de. Bilen kimseler için ayetlerimizi böylece uzun uzun açikliyoruz.
33. De ki: "Rabbim sadece, açik ve gizli fenaliklari, günahi, haksiz yere tecavüzü, hakkinda hiçbir delil indirmedigi seyi Allah'a ortak kosmanizi, Allah'a karsi bilmediginiz seyleri söylemenizi haram kilmistir."
34. Her ümmet için belirli bir süre vardir; vakitleri dolunca ne bir saat gecikebilir ne de öne geçebilirler.
35. Ey Insanogullari! Size aranizdan ayetlerimizi okuyan peygamberler geldiginde, kimler onlarin bildirdiklerine karsi gelmekten sakinir ve gidisini düzeltirse, iste onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
36. Ayetlerimizi yalanlayip onlara karsi büyüklük taslayanlar, iste onlar cehennemliklerdir, orada temelli kalacaklardir.
37. Allah'a karsi yalan uyduran veya ayetlerini yalan sayandan daha zalim kimdir? Kitaptaki paylari kendilerine erisecek olanlar onlardir. Elçilerimiz canlarini almak üzere geldiklerinde onlara, "Allah'tan baska taptiklariniz nerede?" deyince, "Bizi koyup kaçtilar" derler, böylece inkarci olduklarina kendi aleyhlerine sahitlik ederler.
38. Allah, " Sizden önce geçmis cin ve insan ümmetleriye beraber atese girin" der. Her ümmet girdikçe kendi yoldasina lanet eder. Hepsi birbiri ardindan cehennemde toplaninca, sonrakiler öncekiler için, "Rabbimiz! Bizi sapitanlar iste bunlardir, onlara ates azabini kat kat ver derler, Allah, "Hepsinin kat kattir, ama bilmezsiniz" der.
39. Öncekiler sonrakilere, "Sizin bizden bir üstünlügünüz yoktu, kazandiginiza karsilik azabi tadin" derler. *
40. Dogrusu ayetlerimizi yalan sayip, onlara karsi büyüklük taslayanlara, gögün kapilari açilmaz; deve ignenin deliginden geçmedikçe cennete de giremezler. Suçlulari böyle cezalandiririz.
41. Onlar için cehennemden bir yatak ve üstlerine de örtüler vardir. Zalimleri böyle cezalandiririz.
42. Inanan ve yararli is isleyenler -ki kisiye ancak gücünün yetecegi kadar yükleriz- iste cennetlikler onlardir, orada temelli kalacaklardir.
43. Cennette altlarindan irmaklar akarken gönüllerinden kini çikarip atariz. "Bizi buraya eristiren Allah'a hamdolsun. Eger Allah bizi dogru yola iletmeseydi, biz dogru yolu bulamazdik. And olsun ki Rabbimizin peygamberleri bize gerçegi getirmistir" derler. Onlara, "Islediginize karsilik iste mirasçisi oldugunuz cennet diye seslenilir.
44-45 Cennetlikler cehennemliklere: "Biz Rabbimizin bize vadettigini gerçek bulduk, Rabbinizin size de vadettigini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler, "Evet" derler. Aralarinda bir münadi, "Allah'in laneti Allah yolundan alikoyan, o yolun egriligini isteyen ve ahireti inkar eden zalimleredir" diye seslenir.
46. Iki taraf arasinda bir perde ve burçlar üzerinde her iki tarafi da simalarindan taniyan adamlar vardir; cennetliklere, "Size selam olsun" derler. Bunlar henüz girmeyen fakat cenneti uman kimselerdir.
47. Gözleri cehennemlikler yönüne çevrilince: "Rabbimiz! Bizi zalimlerle beraber bulundurma" derler. *
48-9. Burçlarda olanlar, simalarindan tanidiklari adamlara "Toplulugunuz, topladiginiz mal ve büyüklük taslamalariniz size fayda vermedi Allah'in rahmetine erdirmeyecegine yemin ettikleriniz bunlar miydi? Oysa Allah onlara söyle der: "Cennete girin, size korku yoktur, sizler mahzun da olmayacaksiniz."
50-1. Cehennemlikler cennetliklere, "Bize biraz su veya Allah'in size verdigi riziktan gönderin" diye seslenirler, onlar da, "Dogrusu Allah dinlerini alay ve eglenceye alan, dünya hayatina aldanan inkarcilara ikisini de haram etmistir" derler. Bugünle karsilasacaklarini unuttuklari, ayetlerimizi bile bile inkar ettikleri gibi biz de onlari unutuyoruz.
52. And olsun ki Biz onlara bir Kitap getirdik, inanan bir millet için yol gösterici ve rahmet olarak onu bilgiyle uzun uzun açikladik.
53. Kitabin haber verdigi sonuçtan baska bir sey mi bekliyorlar? Sonuç gelip çattigi gün, önceleri onu unutmus olanlar, "Rabbimizin peygamberleri süphesiz bize gerçegi getirmisti, simdi bize sefaat etsin, yahut geriye çevrilsek de islediklerimizin baska türlüsünü islesek" derler. Dogrusu kendilerini mahvetmislerdir, uydurduklari seyler onlari koyup kaçmislardir.*
54. Rabbiniz, gökleri ve yeri alti günde yaratan ve sonra arsa hükmeden, gündüzü durmadan kovalayan gece ile bürüyen; günesi, ayi, yildizlari, hepsini buyruguna bas egdirerek var eden Allah'tir. Bilin ki yaratma da emir de O'nun hakkidir. Alemlerin Rabbi olan Allah Yüce'dir.
55. Rabbinize gönülden ve gizlice yalvarin. Dogrusu O asiri gidenleri sevmez.
56. Düzeltilmisken, yeryüzünde bozgunculuk yapmayin. Allah'a korkarak ve umutla yalvarin. Dogrusu Allah'in rahmeti iyi davrananlara yakindir.
57. Rahmetinin önünde, müjdeci olarak rüzgarlari gönderen Allah'tir. Rüzgarlar, yagmur yüklü bulutlari tasidiginda, onu ölü bir memlekete gönderir, su indirir ve onunla her türlü ürünü yetistiririz; ölüleri de bunun gibi diriltip, çikaririz; belki bundan ibret alirsiniz.
58. Iyi toprak Rabbinin izniyle bitki verir, çorak toprak kavruk bitki çikarir. Sükredecek millet için böylece ayetleri yerli yerince açiklariz. *
59. And olsun ki Nuh'u milletine gönderdik. "Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan baska tanriniz yoktur; dogrusu sizin için büyük günün azabindan korkuyorum" dedi.
60. Milletinin ileri gelenleri: " Biz senin apaçik sapiklikta oldugunu görüyoruz" dediler.
61-3. "Ey milletim! Bende bir sapiklik yoktur, ancak ben alemlerin Rabbinin peygamberiyim, Rabbimin sözlerini size bildiriyor, ögüt veriyorum. Sizin bilmediginizi Allah katindan ben biliyorum. Sakinmanizi ve böylece merhamete ugramanizi saglamak üzere sizi uyarmak için aranizdan biri vasitasiyla Rabbinizden size haber gelmesine mi sasiyorsunuz?" dedi.
64. Onu yalanladilar; biz de onu ve gemide beraberinde olanlari kurtardik, ayetlerimizi yalan sayanlari suda bogduk, çünkü onlar kör bir milletti.*
65. Ad milletine de, kardesleri Hud'u gönderdik "Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan baska tanriniz yoktur karsi gelmekten sakinmaz misiniz?" dedi.
66. Milletinin inkarci ileri gelenleri, "Biz senin beyinsiz oldugunu görüyor ve seni yalancilardan saniyoruz" dediler.
67. "Ey milletim! Ben beyinsiz degil, alemlerin Rabbinin peygamberiyim.
68-69. Size Rabbimin sözlerini bildiriyorum. Ben sizin için güvenilir bir ögütçüyüm; sizi uyarmak üzere, aranizdan bir adam vasitasiyla Rabbinizden size bir haber gelmesine mi sasiyorsunuz? Allah'in sizi Nuh'un milleti yerine getirdigini ve vücutça da onlardan üstün kildigini hatirlayin, basariya erisebilmeniz için Allah'in nimetlerini anin" dedi.
70. "Bize yalniz Allah'a kulluk etmemizi, babalarimizin taptiklarini birakmamizi söylemek için mi geldin? Dogru sözlülerden isen haydi bizi tehdit ettigin azaba ugrat" dediler.
71. "Hiç süphesiz artik Rabbinizin azap ve öfkesini hak ettiniz. Allah'in hiçbir delil indirmedigi, isimlerini de siz ve babalarinizin koydugu putlar hakkinda mi benimle tartisiyorsunuz? Bekleyin, dogrusu ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim" dedi.
72. Biz, rahmetimizle, Hud'u ve beraberinde bulunanlari kurtardik, ayetlerimizi yalan sayarak inanmayanlarin kökünü kestik. *
73. Semud milletine de kardesleri Salih'i gönderdik. "Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan baska tanriniz yoktur. Rabbinizden size bir belge geldi: Allah'in bu disi devesi size bir delildir, onu birakin, Allah'in topraginda otlasin; ona kötülük etmeyin, yoksa can yakici azaba ugrarsiniz.
74. Allah'in sizi Ad milleti yerine getirdigini, ovalarinda köskler kurup daglarinda kayadan evler yonttugunuz yeryüzünde yerlestirdigini hatirlayin; Allah'in nimetlerini anin, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karisiklik çikarmayin" dedi.
75. Milletinin büyüklük taslayan ileri gelenleri, aralarindan iman eden ve bu sebeple hor gördükleri kimselere, "Salih'in Rabbi tarafindan gönderildigini sahiden biliyor musunuz?" dediler, onlar da, "Dogrusu biz onunla gönderilene inaniyoruz" dediler.
76-7. Büyüklük taslayanlar, "Sizin inandiginizi biz inkar ediyoruz" dediler ve disi deveyi kesip devirdiler; Rablerinin buyruguna bas kaldirdilar, "Ey Salih, eger sen peygambersen bizi tehdit ettigin azaba ugrat bakalim" dediler.
78. Bu yüzden onlari bir sarsinti tuttu ve olduklari yerde diz üstü çöküverdiler.
79. Salih de onlardan yüz çevirdi ve "Ey milletim! And olsun ki ben size Rabbimin sözünü bildirmis ve ögüt vermistim; fakat siz ögüt verenleri sevmiyorsunuz" dedi.
80-1. Lut'u da gönderdik, milletine "Dünyalarda hiç kimsenin sizden önce yapmadigi bir hayasizligi mi yapiyorsunuz? Siz kadinlari birakip erkeklere yaklasiyorsunuz, dogrusu çok asiri giden bir milletsiniz" dedi.
82. Milletinin cevabi sadece, 'Onlari kasabanizdan çikarin, guya onlar temiz kalmaya ugrasan insanlarmis" demek oldu.
83. Bunun üzerine Lut'u ve taraftarlarini kurtardik; yalniz karisi, geride kalip helake ugrayanlardan oldu.
84. Geriye kalanlarin üzerine öyle bir yagmur yagdirdik ki! Suçlularin sonunun nasil olduguna bir bak! *
85. Medyen halkina da kardesleri Suayb'i gönderdik, Onlara söyle dedi: "Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan baska tanriniz yoktur. Rabbinizden size bir belge geldi. Ölçü ve tartiyi tam yapin, insanlarin esyasini eksik vermeyin, düzelttikten sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin; inaniyorsaniz bilin ki, bunlar sizin için hayirlidir."
86. "Allah'a inananlari yolundan alikoyup ve o yolun egriligini dileyerek tehdit edip her yolda pusu kurup oturmayin. Azken, Allah'in sizi çogalttigini hatirlayin; bozguncularin sonunun nasil olduguna bir bakin."
87. "Içinizde madem ki benimle gönderilene inanan bir topluluk ve inanmayan bir topluluk var, o halde Allah'in aramizda hükmünü bildirmesine kadar sabredin. Allah hükmedenlerin en iyisidir.
88-9. Milletinin büyüklük taslayan ileri gelenleri, "Ey Suayb! Ya dinimize dönersiniz ya da, and olsun ki seni ve inananlari seninle beraber kasabamizdan çikaririz" dediler. Suayb, onlara: "Istemezsek de mi? Allah bizi dininizden kurtardiktan sonra ona dönecek olursak, dogrusu Allah'a karsi yalan uydurmus oluruz. Rabbimizin dilemesi bir yana, dininize dönmek bize yakismaz. Rabbimizin ilmi her seyi kusatmistir. Biz yalniz Allah'a güvendik. Rabbimiz! Bizimle milletimiz arasinda hak ile Sen hüküm ver, Sen hükmedenlerin en hayirlisisin" dedi.
90. Milletinin inkar eden ileri gelenleri, "Suayb'i uyarsaniz, and olsun ki siz kaybedersiniz" dediler.
91. Bu yüzden onlari bir sarsinti tuttu ve olduklari yerde diz üstü çöküverdiler.
92. Suayb'i yalanlayanlar, yurtlarinda sanki hiç yasamamislar gibi oldular, izleri bile kalmadi. Mahvolanlar, Suayb'i yalanlayanlar oldu.
93. Suayb onlardan döndü de, "Ey milletim! And olsun ki, Rabbimin sözlerini size bildirdim, ögüt verdim; inkarci millet için niçin üzüleyim?" dedi. *
94. Biz hangi kasabaya bir peygamber gönderdikse, ora halkini, yalvarip yakarsinlar diye, darlik ve sikintiya ugratmisizdir.
95. Sonra kötülügün yerine iyiligi koyduk, öyle ki, çogalip, "Babalarimiz da darliga ugramis, bolluga kavusmuslardi" dediler. Bu yüzden onlari haberleri olmadan, ansizin yakalayiverdik.
96. Eger kasabalarin halki inanmis ve Bize karsi gelmekten sakinmis olsalardi, onlara gögün ve yerin bolluklarini verirdik. Ama yalanladilar; bu yüzden onlari, yaptiklarina karsilik yakalayiverdik.
97. Kasabalarin halki, geceleyin uyurlarken azabimizin kendilerine gelmesinden güvende miydiler?
98. Yahut kasabalarin halki, kusluk vakti eglenirlerken azabimizin kendilerine gelmesinden güvende miydiler?
99. Onlar Allah'in düzeninden güvende miydiler?Allah'in düzeninden ancak mahvolacak millet güvende olur. Sahiplerinden sonra yeryüzüne mirasçi olan kimselere hala su açikça anlasilmadi mi ki Biz dileseydik onlari da suçlarinin cezasina ugratirdik.*
100. Kalplerini kapatip mühürleriz de bir sey duymazlar.
101. Iste kasabalilarin haberlerini sana anlatiyoruz. And olsun ki onlara peygamberler belgeler getirdi; önceleri yalanladiklarindan ötürü inanamadilar. Allah kafirlerin kalplerini böylece kapatip mühürler.
102. Onlarin çogunda ahde baglilik görmedik, çogunu fasik kimseler olarak bulduk.
103. Sonra peygamberlerin ardindan Musa'yi ayetlerimizle Firavun ve erkanina gönderdik. Ayetlerimize karsi haksizlik ettiler. Bozguncularin sonunun nasil olduguna bir bak.
104. Musa, "Ey Firavun! Ben alemlerin Rabbinin peygamberiyim.
105. Bana Allah'a karsi ancak gerçegi söylemek yarasir. Size Rabbinizden bir mucize getirdim, Israilogullarini benimle beraber koyuver" dedi.
106. Firavun: "Bir mucize getirdiysen ortaya koy bakalim, dogru sözlülerden isen bunu yaparsin" dedi.
107-8. Musa, asasini yere atar atmaz apaçik bir yilan oluverdi; elini çikardi, bakanlar bembeyaz oldugunu gördüler. *
109-110. Firavun milletinin ileri gelenleri, "Dogrusu bu bilgin bir sihirbazdir, sizi memleketinizden çikarmak istiyor, dediler. Firavun: ne buyurursunuz?" dedi.
111-2. "Onu ve kardesini egle; sehirlere toplayicilar gönder, bütün bilgin sihirbazlari sana getirsinler" dediler.
113. Sihirbazlar Firavun'a geldi, "Yenecek olursak bize süphesiz bir mükafat var degil mi?" dediler.
114. Firavun, "Evet, yenerseniz gözdelerden olacaksiniz" dedi.
115. Sihirbazlar: "Ey Musa! Marifetini ya sen ortaya koy veya biz koyalim" dediler.
116. Musa: "Siz koyun" dedi. Sihirbazlar marifetlerini ortaya koyunca insanlarin gözlerini sihirlediler ve onlari ürküttüler, büyük bir sihir yaptilar.
117. Biz de Musa'ya, 'Asani koyuver" dedik, o da koydu; hemen onlarin uydurduklarini yutmaya basladi.
118. Hak tahakkuk etti, onlarin yaptiklari bosa gitti.
119. Iste orada yenildiler, küçük düstüler.
120-2. Sihirbazlar secdeye kapanip, "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandik" dediler.
123-4. Firavun: " Ben size izin vermeden mi O'na inandiniz? Dogrusu bu, halki sehirden çikarmak için düzdügünüz bir hiledir, fakat siz göreceksiniz. And olsun ki, ellerinizi ayaklarinizi çaprazlama kesecegim, sonra da hepinizi asacagim" dedi.
125-6. Onlar da: "Dogrusu biz ancak Rabbimize döneriz. Rabbimizin ayetleri gelince, onlara inanmamizdan ötürü bizden öç aliyorsun. Rabbimiz! Bize sabir ver ve canimizi müslim olarak al" dediler. *
127. Firavun milletinin ileri gelenleri: "Musa'yi ve milletini yeryüzünde bozgunculuk yapsinlar, seni ve tanrilarini biraksinlar diye mi koyuveriyorsun?" dediler. Firavun: "Onlarin ogullarini öldürecegiz, kadinlarini sag birakacagiz. Elbette biz onlari ezecek üstünlükteyiz" dedi.
128. Musa milletine: "Allah'tan yardim dileyin ve sabredin; yeryüzü süphesiz Allah'indir, kullarindan diledigini ona mirasçi kilar; sonuç Allah'a karsi gelmekten sakinanlarindir" dedi.
129. Milleti: "Sen bize gelmeden önce de, geldikten sonra da eziyet çektik" dediler. Musa da: "Rabbinizin düsmanlarinizi yok etmesi ve yeryüzünde sizi onlarin yerine geçirmesi umulur. O zaman nasil davranacaginiza bakar" dedi. *
130. And olsun ki, Biz de Firavun ailesini, ders alsinlar diye, yillarca kurakliga ve ürün kitligina ugrattik.
131. Onlara bir iyilik geldigi zaman; "Bu bizden ötürüdür" derler, bir fenaliga ugrarlarsa da, Musa ve onunla beraber olanlarin ugursuzluguna verirlerdi. Bilin ki, kendilerinin ugradigi ugursuzluk Allah katindandir, fakat çogu bunu bilmezler.
132. Firavun ailesi: "Bizi sihirlemek için ne mucize gösterirsen göster, sana inanmayacagiz" dediler.
133. Bunun üzerine su baskinini, çekirgeyi, haserati, kurbagalari ve kani birbirinden ayri mucizeler olarak onlara musallat kildik; yine de büyüklük taslayip suçlu bir millet oldular.
134. Azap baslarina çökünce, "Ey Musa! Rabbine, sana verdigi ahde göre bizim için yalvar. Bizden azabi kaldirirsan sana, and olsun ki, inanacagiz ve Israilogullarini seninle beraber gönderecegiz"dediler.
135. Azabi nasil olsa sonuna gelecekleri bir müddet için üzerlerinden kaldirinca, hemen sözlerinden cayiyorlardi.
136. Bu sebeple onlardan öç aldik, ayetlerimizi yalan sayip umursamadiklari için onlari denizde bogduk.
137. Hor görülen yahudileri, bereketlendirdigimiz yerin dogularina ve batilarina mirasçi kildik. Rabbinin Israilogullarina verdigi güzel söz, sabirlarina karsilik yerine geldi. Firavun ve milletinin yaptigini ve yükselttiklerini yiktik.
138-9. Israilogullarinin denizden geçmelerini sagladik. Puta gönülden tapan bir millete rastladilar. "Ey Musa! Onlarin tanrilari gibi bize de bir tanri yap" dediler, Musa: " Dogrusu siz bilgisiz bir milletsiniz, bunlar yok olacaklar ve isledikleri bosa gidecektir" dedi.
140. "Sizi alemlere üstün kilmis olan Allah'tan baska bir tanri mi arayacagim?" dedi.
141. Sizi kötü azaba sokan, kadinlarinizi sag birakip ogullarinizi öldüren FIravun ailesinden kurtarmistik. Bu, Rabbinizin size musallat kildigi büyük bir bela idi.*
142. Musa'ya otuz gece vade verip sonra buna on gece daha kattik; böylece Rabbinin tayin ettigi müddet kirk geceye tamamlandi. Musa, kardesi Harun'a, "Milletim içinde benim yerime geç, onlari islah et, bozguncularin yoluna gitme" dedi.
143. Musa, tayin ettigimiz vakitte gelip Rabbi onunla konusunca, Musa: "Rabbim! Bana Kendini göster, Sana bakayim" dedi. Allah: "Sen Beni göremeyeceksin ama daga bak, eger o yerinde kalirsa sen de Beni göreceksin" buyurdu. Rabbi daga tecelli edince onu yerle bir etti ve Musa da baygin düstü; ayilinca: "Yarabbi, münezzehsin, Sana tevbe ettim, ben inananlarin ilkiyim" dedi.
144. "Ey Musa! Verdiklerimle ve seninle konusmamla seni insanlar arasindan seçtim; sana verdigimi al ve sükret" dedi.
145. Ona levhalarda her seyden bir ögüt yazdik ve her seyi uzun uzadiya açikladik; onlara sikica saril, milletine de emret en güzel sekilde tutsunlar. Size Allah'a karsi gelenlerin yurdunu gösterecegim.
146. Yeryüzünde haksiz yere büyüklük taslayanlari, ayetlerimden yüz çevirtecegim. Onlar bütün ayetleri görseler yine de inanmazlar; dogru yolu görseler, yol olarak benimsemezler; azginlik yolunu görseler, hemen onu yol edinirler. Bu, onlarin mucizelerimizi yalan saymalari ve onlardan habersiz görünmelerinden ileri gelir.
147. Ayetlerimizi ve ahirete kavusmayi yalan sayan kimselerin isleri bosa gitmistir. Onlar islediklerinin karsiligindan baska bir seyle mi cezalanirlar? *
148. Musa'nin ardindan milleti, ziynet takimlarindan, canliymis gibi bögüren bir buzagi heykeli yaparak onu tanri edindiler. O buzaginin kendileriyle konusmadigini ve yol da göstermedigini görmediler mi? Onu tanri olarak benimseyip kendilerine yazik ettiler.
149. Elleri bögründe, çaresiz kalip, kendilerinin sapitmis olduklarini görünce: "Eger Rabbimiz bize acimaz ve bizi bagislamazsa, and olsun ki mahvoluruz" dediler.
150. Musa, milletine, kizgin ve üzgün olarak dönünce "Benim arkamdan ne kötü olmussunuz! Rabbinizin emrinin çabucak gelmesini mi istiyorsunuz?" dedi, levhalari atti ve kardesinin basindan tutup kendine dogru çekti. Harun: "Ey annem oglu! Bu millet beni küçümsedi; az kalsin öldürüyorlardi. Bana, düsmanlari sevindirecek sekilde davranma beni bu zalim milletle bir sayma" dedi.
151. Musa "Rabbim! Beni ve kardesimi bagisla, bize aci, Sen merhametlilerin merhametlisisin" dedi. *
152. Buzagiyi tanri olarak benimseyenler Rablerinin öfkesine ve dünya hayatinda alçakliga ugrayacaklardir; iftira edenleri böylece cezalandiririz.
153. Kötülük isleyip ardindan tevbe edenler ve inananlar bilsinler ki Rabbin, bu hareketlerinin ardindan onlari süphesiz bagislar ve merhamet eder.
154. Musa, öfkesi yatisinca, bir nüshasinda Rablerinden korkanlar için dogru yol ve rahmet yazili olan levhalari aldi.
155. Musa, tayin ettigimiz müddette milletinden yetmis kisi seçti; onlari sarsinti tutunca dedi ki: "Rabbim! Dileseydin daha önce beni ve onlari yok ederdin, aramizdaki beyinsizlerin yaptiklarindan ötürü bizi yok eder misin? Bu, Senin imtihanindan baska bir sey degildir, bununla diledigini saptirir, diledigini dogru yola iletirsin; bizim dostumuz Sensin; bizi bagisla, bize merhamet et. Sen bagislayanlarin en iyisisin."
156-7. "Bu dünyada ve ahirette bizim için güzel olani yaz; biz Sana yöneldik" dedi. Allah : "Azabima diledigim kimseyi ugratirim, rahmetim her seyi kaplamistir; bunu Allah'a karsi gelmekten sakinanlara, zekat verenlere, ayetlerimize inanip, yanlarindaki Tevrat ve Incil'de yazili bulduklari, okuyup yazmasi olmayan peygambere uyanlara yazacagiz. O peygamber, onlara, uygun olani emreder ve fenaliktan meneder, temiz seyleri helal, murdar seyleri haram kilar, onlarin agir yüklerini indirir, zor tekliflerini hafifletir. Bu peygambere inanan, hürmet eden, yardim eden, onunla gönderilen nura uyanlar yok mu? Iste onlar saadete erenlerdir" dedi. *
158. De ki: "Ey insanlar! Dogrusu ben, göklerin ve yerin hükümrani, O'ndan baska tanri bulunmayan, dirilten ve öldüren Allah'in, hepiniz için gönderdigi peygamberiyim. Allah'a ve okuyup yazmasi olmayan, haber getiren peygamberine (ki o da Allah'a ve sözlerine inanmistir) inanin; ona uyun ki dogru yolu bulasiniz."
159. Musa'nin milletinden bir topluluk hakki gösterirler ve onunla hükmederlerdi.
160. Biz Israilogullarini oymaklar halinde on iki topluluga ayirdik. Milleti Musa'dan su isteyince ona: " Asanla tasa vur" diye bildirdik; ondan on iki pinar fiskirdi. Herkes içecegi yeri ögrendi. Bulutla üzerlerine gölge yaptik onlara kudret helvasi ve bildircin indirdik, "Size verdigimiz riziklarin temiz olanlarindan yiyin" dedik. Onlar, karsi gelmekle, Bize degil kendilerine zulmediyorlardi.
161. Onlara: " Su sehirde oturun, dilediginiz gibi yiyip için, "affet!" deyin ve secde ederek kapisindan girin; Biz de yanilmalarinizi bagislariz. Iyi davrananlara daha da artiracagiz" denmisti.
162. Onlarin zulmedenleri, kendilerine söylenen sözü baskasiyla degistirdiler. Biz de, o zalimlere, zulümlerinden ötürü gökten azap indirdik. *
163. Onlara, deniz kiyisindaki kasabanin durumunu sor. Cumartesi yasaklarina tecavüz ediyorlardi. Cumartesileri baliklar sürüyle geliyor, baska günler gelmiyorlardi. Biz onlari, yoldan çikmalari sebebiyle böylece deniyorduk.
164. Aralarindan bir topluluk: "Allah'in yok edecegi veya siddetli azaba ugratacagi bir millete niçin ögüt veriyorsunuz?" dediler. Ögüt verenler: "Rabbinize, hiç degilse bir özür beyan edebilmemiz içindir, belki Allah'a karsi gelmekten sakinirlar" dediler.
165. Kendilerine yapilan ögütleri unutunca, Biz fenaliktan menedenleri kurtardik ve zalimleri, Allah' a karsi gelmelerinden ötürü siddetli azaba ugrattik.
166. Kendilerine edilen yasaklari asinca, onlara: "Asagilik birer maymun olun" dedik.
167. Rabbin, kiyamet gününe kadar, onlari, kötü azaba ugratacak kimseleri üzerlerine gönderecegini bildirmisti. Dogrusu Rabbin, cezayi çabuk verir. Dogrusu O bagislar ve merhamet eder.
168. Biz onlari yeryüzünde iyiler ve asagiliklar olarak bölük bölük ayirdik; iyilige dönerler diye onlari güzellikler ve kötülüklerle sinadik.
169-170. Ardlarindan yerlerine gelen bir takim kötüler, Kitaba mirasçi oldular. "Biz nasil olsa affedilecegiz" diyerek Kitabin hükümlerini degistirme karsiligi bu degersiz dünyanin mallarini alirlar; yine ona benzer geçici bir sey kendilerine gelince onu da kabul ederlerdi. Onlardan, Allah'a karsi ancak gerçegi söyleyeceklerine dair Kitap üzerine söz alinmamis miydi? Kitapta olanlari okumamislar miydi? Allah'a karsi gelmekten sakinanlar için, ahiret yurdu daha hayirlidir. Kitaba simsiki sarilanlar ve namaz kilanlar için ecir vardir, düsünmüyor musunuz? Biz, iyilige çalisanlarin ecrini elbette zayi etmeyiz.
171. Tur dagini, gölgelik gibi onlarin üzerlerine yükseltmistik, onlar tepelerine düsecegini sanmislardi. Onlara: "Size verdigimiz Kitaba sikica sarilin, içinde olani düsünün ki sakinanlardan olasiniz" demistik. *
172-3. Rabbin, insanoglunun sulbünden soyunu alip devam ettirmis, onlara: "Ben sizin Rabbiniz degil miyim" demis ve buna kendilerini sahit tutmustu. Onlar da: "Evet sahidiz" demislerdi. Bu, kiyamet günü, "Bizim bundan haberimiz yoktu" dersiniz veya "Daha önce babalarimiz Allah'a ortak kosmuslardi, biz de onlardan sonra gelen bir soyuz, bizi, bosa çalisanlarin yaptiklarindan ötürü yok eder misin?" dersiniz diyedir.
174. Belki dogru yola dönerler diye ayetleri böylece uzun uzadiya açikliyoruz.
175. Onlara, seytanin pesine taktigi ve kendisine verdigimiz ayetlerden siyrilarak azginliklardan olan kisinin olayini anlat.
176. Dileseydik, onu ayetlerimizle üstün kilardik; fakat o, dünyaya meyletti ve hevesine uydu. Durumu, üstüne varsan da, kendi haline biraksan da, dilini sarkitip soluyan köpegin durumu gibidir. Iste ayetlerimizi yalan sayan kimselerin hali böyledir. Sen onlara bu kissayi anlat, belki üzerinde düsünürler.
177. Ayetlerimizi yalan sayan, kendine zulmeden millet ne kötü bir misaldir!
178. Allah'in dogru yola sevk ettigi kimse dogru yolda olur. Saptirdigi kimseler ise, iste onlar mahvolanlardir.
179. And olsun ki, cehennem için de bir çok cin ve insan yarattik; onlarin kalpleri vardir ama anlamazlar; gözleri vardir ama görmezler; kulaklari vardir ama isitmezler. Iste bunlar hayvanlar gibi hatta daha sapiktirlar. Iste bunlar gafillerdir.
180. En güzel isimler Allah'indir, O'na o isimlerle dua edin, O'nun isimleri konusunda egrilige sapanlari birakin. Onlar yaptiklarinin cezasini göreceklerdir.
181. Yarattiklarimizdan bir topluluk hakki gösterirler ve onunla hükmederler. *
182. Ayetlerimizi yalan sayanlari, bilmedikleri yönden, agir agir sonuçlarina yaklastiracagiz.
183. Onlara mahsustan mühlet veririm, çünkü Benim düzenim çetindir.
184. Düsünmüyorlar mi ki, arkadaslari olan peygamberde deliligin eseri yoktur. O ancak açikça uyaran bir kimsedir.
185. Göklerin ve yerin hükümranligini, Allah'in yarattigi her seyi ve ecellerinin yaklasmis olmasi ihtimalini düsünmüyorlar mi? Bundan sonra hangi söze inanacaklar?
186. Allah'in saptirdigini yola getirecek yoktur. O, sapanlari taskinliklari içinde bocalayip dururlarken birakir.
187. Sana, kiyamet saatinin ne zaman gelip çatacagini soruyorlar, de ki: "Onu ancak Rabbim bilir, onun vaktini, O'ndan baska belirtecek yoktur. Göklerin ve yerin, agirligini kaldiramiyacagi o saat, sizlere ansizin gelecektir." Sen sanki ögrenmissin gibi sana soruyorlar, de ki: "Onu bilmek ancak Allah'a mahsustur, ama insanlarin çogu bu gerçegi bilmezler. "
188. De ki: "Allah'in dilemesi disinda ben kendime bir fayda ve zarar verecek durumda degilim. Görülmeyeni bileydim, daha çok iyilik yapardim ve bana kötülük de gelmezdi. Ben sadece, inanan bir milleti uyaran ve müjdeleyen bir peygamberim." *
189. Sizi bir nefisten yaratan ve gönlünün huzura kavusacagi esini de ondan var eden Allah'tir. Esine yaklasinca, esi hafif bir yük yüklendi ve bu halde bir müddet tasidi. Hamileligi agirlasinca, kari koca, Rableri olan Allah'a: "Bize kusursuz bir çocuk verirsen, and olsun ki sükredenlerden oluruz" diye yalvardilar.
190. Allah onlara kusursuz bir çocuk verince, kendilerine verdigi sey hakkinda Allah'a ortaklar kostular. Allah, onlarin ortak kostuklari seylerden yücedir.
191. Kendileri yaratilmisken, bir sey yaratamayan putlari mi ortak kosuyorlar?
192. Oysa putlar ne onlara yardim edebilir ve ne de kendilerine bir yardimlari olur.
193. Onlari dogru yola çagirirsaniz, size uymazlar; çagirmaniz da, susmaniz da onlar için birdir.
194. Allah'tan baska taptiklariniz putlar da, sizin gibi yaratiklardir. Eger dogru sözlü iseniz, onlari çagirin da size cevap versinler bakalim.
195. Onlarin yürüyecek ayaklari mi var, yoksa tutacak elleri mi var, ya da görecek gözleri mi var, veya isitecek kulaklari mi var? De ki: "Ortaklarinizi çagirin elinizden gelirse bana tuzak kurun, göz açtirmayin."
196. "Çünkü benim dostum, Kitabi indiren Allah'tir. O, iyileri dost edinir."
197. "O'nu birakip da taptiklariniz, kendilerine yardim edemezler ki size yardim etsinler."
198. Onlari dogru yola çagirirsaniz duymazlar. Sana baktiklarini görürsün, oysa görmezler.
199. Sen af yolunu tut, bagisla, uygun olani emret, bilgisizlere aldiris etme.
200. Seytan seni dürtecek olursa Allah'a sigin, dogrusu O isitir ve bilir.
201. Allah'a karsi gelmekten sakinanlar, seytan tarafindan bir vesveseye ugrayinca, Allah'i anarlar ve hemen gerçegi görürler.
202. Seytanin kardesleri onlari azginliga sürüklerler ve bundan hiç geri durmazlar.
203. Onlara bir ayet getirmedigin zaman, "Sen bir tane yapsaydin ya" derler. De ki: "Ben ancak Rabbim tarafindan bana vahyolunana uyarim. Bu Kitap inanan millete Rabbinizden açik belgeler, yol gösterme ve rahmettir."
204. Kuran okundugu zaman ona kulak verin, dinleyin ki merhamet olunasiniz.
205. Rabbini gönülden ve korkarak içinden hafif bir sesle sabah aksam an, gafillerden olma.
206. [S] Dogrusu Rabbinin katinda olanlar, O'na kulluk etmekten büyüklenmezler, O'nu tenzih ederler ve yalniz O'na secde ederler. *

8) Enfal Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. Sana, ganimetlere dair soru sorarlar, de ki: "Ganimetler Allah'in ve Peygamberindir. Inaniyorsaniz Allah'tan sakinin, aranizdaki münasebetleri düzeltin, Allah'a ve Peygamberine itaat edin.
2-3. Inananlar ancak, o kimselerdir ki Allah anildigi zaman kalpleri titrer ayetleri okundugu zaman bu onlarin imanlarini artirir. Ve Rablerine güvenirler; namaz kilarlar; kendilerine verdigimiz riziktan yerli yerince sarf ederler.
4. Iste gerçekten inanmis olanlar bunlardir. Onlara Rablerinin katinda mertebeler, magfiret ve cömertçe verilmis riziklar vardir.
5. Nitekim, Rabbin seni hak ugrunda evinden savas için çikarmisti, oysa müslümanlarin bir takimi bundan hoslanmamisti.
6. Sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmis gibi, gerçek ortaya çiktiktan sonra bile seninle tartisiyorlardi,
7-8. Allah bu iki taifeden birini size vadetmisti; siz, kuvvetsiz olanin size düsmesini istiyordunuz. Oysa, suçlularin hosuna gitmese de, hakki ortaya çikarmak ve batili tepelemek için, Allah sözleriyle hakki ortaya koymak ve inkarcilarin kökünü kesmek istiyordu.
9. Rabbinizin yardimina siginiyordunuz. O, "Ben size, birbiri pesinden bin melekle yardim ederim" diye cevap vermisti.
10. Allah bunu ancak bir müjde olmasi ve kalplerinizin yatismasi için yapmisti. Yardim ancak Allah katindandir. Dogrusu Allah güçlüdür, hakimdir. *
11. Allah kendi katindan bir güven isareti olarak sizi hafif bir uykuya daldirmisti. Sizi aritmak, sizden seytan vesvesesini gidermek, kalplerinizi pekistirmek ve sebatinizi artirmak için gökten size su indirmisti.
12. Rabbin meleklere, "Ben sizinleyim, inananlari destekleyin" diye vahyetti. "Ben inkar edenlerin kalplerine korku salacagim, artik onlarin boyunlarini vurun, parmaklarini dograyin" dedi.
13. Bu, onlarin Allah'a ve peygamberine karsi koymalarindandir. Kim Allah'a ve peygamberine karsi koyarsa, bilsin ki, Allah'in cezasi siddetlidir.
14. Iste bunu tadin, inkar edenlere cehennem azabi da vardir.
15. Ey Inananlar! Savas için ilerlerken, inkar edenlerle toplu halde karsilastiginizda onlara arkanizi dönmeyin.
16. Tekrar savasmak için bir tarafa çekilmek veya bir baska topluluga katilmak maksadi disinda, o gün arkasini düsmana dönen kimse Allah'dan bir gazaba ugramis olur. Onun varacagi yer cehennemdir. Ne kötü bir dönüstür!
17. Onlari siz öldürmediniz fakat Allah öldürdü. Attigin zaman da sen atmamistin, fakat Allah atmisti. Allah bunu, inananlari güzel bir imtihana tabi tutmak için yapmisti. Dogrusu O isitir ve bilir.
18. Iste bu, Allah'in inkarcilarin düzenini zayiflatip yok etmesidir.
19. Ey inkarcilar! "Zafer istiyorsaniz, iste zafer geldi (aleyhinize çikti).Peygambere karsi gelmekten vazgeçerseniz sizin iyiliginize olur, yok tekrar dönerseniz biz de döneriz; toplulugunuz çok da olsa size hiçbir fayda vermez. Allah inananlarla beraberdir.*
20-1. Ey inananlar! Allah'a ve peygamberine itaat edin, Kuran'i dinleyip dururken yüz çevirmeyin, dinlemedikleri halde "dinledik" diyenler gibi olmayin.
22. Allah katinda, yeryüzündeki canlilarin en kötüsü gerçegi akil etmeyen sagirlar ve dilsizlerdir.
23. Allah onlarda bir iyilik görseydi onlara isittirirdi. Onlara isittirmis olsaydi yine de yüz çevirirlerdi, zaten dönektirler.
24. Ey inananlar! Allah ve Peygamber, sizi, hayat verecek seye çagirdigi zaman icabet edin. Allah'in kisi ile kalbi arasina girdigini ve sonunda O'nun katinda toplanacaginizi bilin.
25. Aranizdan yalniz zalimlere erismekle kalmiyacak fitneden sakinin, Allah'in azabinin siddetli oldugunu bilin.
26. Yeryüzünde az sayida oldugunuz ve zayif sayildiginiz için insanlarin sizi esir olarak alip götürmesinden korktugunuz zamanlari, hatirlayin. Allah, sükredesiniz diye sizi barindirmis, yardimiyla desteklemis, temiz seylerle riziklandirmistir.
27. Ey inananlar! Allah'a ve Peygambere karsi hainlik etmeyin, size güvenilen seylere bile bile hiyanet etmis olursunuz.
28. Mallarinizin ve çocuklarinizin, aslinda bir sinama oldugunu ve büyük ecrin Allah katinda bulundugunu bilin.*
29. Ey inananlar! Allah'tan sakinirsaniz, O size iyiyi kötüden ayirdedecek bir anlayis verir, kötülüklerinizi örter, sizi bagislar. Allah büyük, bol nimet sahibidir.
30. Inkar edenlere, seni baglayip bir yere kapamak veya öldürmek, ya da sürmek için düzen kuruyorlardi. Onlar düzen kurarken, Allah da düzenlerini bozuyordu. Allah düzen yapanlarin en iyisidir.
31. Ayetlerimiz onlara okundugu zaman, "Isittik, isittik! Istesek biz de aynini söyleyebiliriz; bu sadece eskilerin masallaridir" derlerdi.
32. "Allah'imiz! Eger bu Kitap, gerçekten Senin katindan ise bize gökten tas yagdir veya can yakici bir azab ver" demislerdi.
33. Oysa, sen içlerinde iken Allah onlara azap etmez. Onlar bagislanma dilerlerken de elbette Allah azap edecek degildir.
34. Yoksa Mescidi Haram'a girmekten men ederlerken Allah onlara niçin azap etmesin? Hem de O'nun dostu degiller; O'nun dostlari ancak karsi gelmekten sakinanlardir. Fakat çogu bunu bilmiyorlar.
35. Kabe'deki tapinmalari sadece islik çalmak ve el çirpmaktan baska bir sey degildir. Inkariniza karsilik artik azabi tadin.
36-7. Dogrusu inkar edenler mallarini Allah'in yolundan insanlari alikoymak için sarf ederler ve daha da sarf edeceklerdir; ama sonra içleri yanacak, hem de maglup olacaklardir. Bu, Allah'in, temizi murdardan ayirmasi ve murdarlari üst üste koyup hepsini yigarak cehenneme yerlestirmesi içindir; inkar edenler cehenneme toplanacaklardir. Iste onlar mahvolanlardir. *
38. Inkar edenlere, eger savastan vazgeçerlerse, geçmislerinin bagislanacagini ve tekrar baslarlarsa evvelkilerin hükmünün uygulanacagini söyle.
39. Fitne kalmayip, yalniz Allah'in dini kalana kadar onlarla savasin. Eger vazgeçerlerse bilsinler ki Allah onlarin islediklerini süphesiz görür.
40. Eger yüz çevirirlerse Allah'in sizin dostunuz oldugunu bilin; O ne güzel dost, ne güzel yardimcidir!.
41. Eger Allah'a ve hakki batildan ayiran o günde, iki toplulugun karsilastigi günde kulumuza indirdigimize inaniyorsaniz, bilin ki, ele geçirdiginiz ganimetin beste biri Allah'in, Peygamberin ve yakinlarinin, yetimlerin, düskünlerin ve yolcularindir. Allah her seye Kadir'dir.
42. Siz vadiye en yakin ve onlar da en uzak yamaçta idiler; kervanin süvarileri sizden daha asagidaydi. Savas için bulusmak üzere sözlesmeye kalksaydiniz, vaktini tayinde anlasmazliga düserdiniz; fakat Allah mahvolan, apaçik belgeden ötürü mahvolsun, yasayan da apaçik belgeden ötürü yasasin diye olacak isi yapti. Dogrusu Allah isitir ve bilir.
43. Allah onlari uykunda sana az gösteriyordu. Çok göstermis olsaydi, yilacak ve bu hususta çekismeye basliyacaktiniz, fakat Allah sizi kurtardi; çünkü O kalplerde olani bilir.
44. Karsilastiginizda, olacak isi oldurmak için, onlari gözlerinize az gösteriyor ve sizi de onlarin gözünde azaltiyordu. Bütün isler dönüp Allah'a varir. *
45. Ey inananlar! Bir toplulukla karsilasirsaniz dayanin; basariya erisebilmeniz için Allah'i çok anin.
46. Allah'a ve peygamberine itaat edin; çekismeyin, yoksa korkar basarisizliga düsersiniz ve kuvvetiniz gider. Sabredin, dogrusu Allah sabredenlerle beraberdir.
47. Yurtlarindan böbürlenerek, insanlara gösteris yaparak çikan ve Allah yolundan men edenler gibi olmayin. Allah onlarin islediklerini her yönüyle Bilen'dir.
48. Seytan onlara islediklerini güzel gösterdi ve "Bugün insanlardan sizi yenecek kimse yoktur; dogrusu ben de size yardimciyim" dedi. Iki ordu karsilasinca da, geri dönüp, "Benim sizinle ilgim yok; dogrusu sizin görmediginizi ben görüyorum ve süphesiz Allah'tan korkuyorum, Allah'in azabi siddetlidir" dedi. *
49. Iki yüzlüler ve kalplerinde hastalik bulunanlar "müslümanlari dinleri aldatti" diyorlardi; oysa, kim Allah'a güvenirse bilmelidir ki Allah güçlüdür, hakimdir.
50-1. Melekler, inkar edenlerin yüzlerine ve sirtlarina vurarak, "Yakici azabi tadin, bu, kendi ellerinizle yaptiginizin karsiligidir" diyerek canlarini alirken bir görseydin! Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.
52. Firavun taifesi ve onlardan öncekilerin gidisi gibi, Allah'in ayetlerini yalanladilar da Allah onlari günahlarindan ötürü yok etti. Allah kuvvetlidir, cezalandirmasi siddetlidir.
53. Bu, bir topluluk iyi gidisini degistirmedikçe Allah'in da verdigi nimeti degistirmeyeceginden ve Allah'in isiten, bilen olmasindandir.
54. Firavun taifesi ve onlardan öncekilerin gidisi gibi, Rablerinin ayetlerini yalanladilar da onlari günahlarindan ötürü yok ettik. Firavun taifesini suda bogduk, hepsi zalimlerdi.
55. Allah katinda yeryüzünde yasayanlarin en kötüsü, inkar edenlerdir. Onlar artik inanmazlar.
56-57. Anlasma yaptigin kimseler, sonucundan sakinmayarak anlasmalarini her defasinda bozarlar. Savasta onlari yakalarsan, arkalarindakilere ibret olacak sekilde, darmadagin et.
58. Eger bir toplulugun anlasmaya hiyanet etmesinden korkarsan, sen de onlara karsi anlasmayi bozarak ayni sekilde davran. Dogrusu Allah hainleri sevmez. *
59. Inkar edenler, asla öne geçtiklerini sanmasinlar, çünkü onlar sizi aciz birakamiyacaklardir.
60. Ey inananlar! Onlara karsi gücünüzün yettigi kadar Allah'in düsmani ve sizin düsmanlarinizi ve bunlarin disinda Allah'in bilip sizin bilmediklerinizi yildirmak üzere kuvvet ve savas atlari hazirlayin. Allah yolunda sarf ettiginiz her sey size haksizlik yapilmadan, tamamen ödenecektir.
61. Eger onlar barisa yanasirlarsa, sen de yanas ve Allah'a güven. O, süphesiz isitir ve bilir.
62-3. Seni aldatmak isterlerse, bil ki süphesiz Allah sana kafidir. Seni ve inananlari yardimiyla destekleyen, kalplerini uzlastiran O'dur. Eger yeryüzünde olan her seyi sarf etsen bile, sen onlarin kalplerini uzlastiramazdin, ama Allah onlari uzlastirdi. Dogrusu O Güçlüdür, Hakimdir.
64. Allah'in yardimi sana ve sana uyan müminlere yeter. *
65-6. Müminleri savas için costur. Sizin sabirli yirmi kisiniz onlardan iki yüz kisiyi yener. Sizin yüz kisiniz, inkar edenlerden bin kisiyi yener; çünkü onlar anlayissiz bir güruhtur. Simdi Allah yükünüzü hafifletti, zira içinizde zaaf bulundugunu biliyordu. Sizin sabirli yüz kisiniz onlardan iki yüz kisiyi yener; sizin bin kisiniz, Allah'in izniyle, iki bin kisiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir.
67. Yeryüzünde savasirken, düsmani yere sermeden esir almak hiçbir peygambere yarasmaz. Geçici dünya malini istiyorsunuz, oysa Allah ahireti kazanmanizi ister. Allah Güçlüdür, Hakimdir.
68. Daha önceden Allah'tan verilmis bir hüküm olmasaydi, aldiklarinizdan ötürü size büyük bir azap erisirdi.
69. Elde ettiginiz ganimetleri temiz ve helal olarak yiyin; Allah'tan sakinin,dogrusu Allah bagislar ve merhamet eder. *
70. Elinizde bulunan esirlere, "Allah kalplerinizde bir iyilik bulursa, size sizden alinanin daha hayirlisini verir, sizi bagislar, Allah bagislayandir, merhamet edendir" de.
71. Esirler sana hiyanet etmek isterlerse, bilsinler ki esasen daha önce de Allah'a hiyanet etmislerdi, Allah bundan ötürü onlari yenmen için sana imkan verdi. Allah Bilendir, Hakimdir.
72. Dogrusu inanip hicret edenler, Allah yolunda mallariyla canlariyla cihat edenler ve muhacirleri barindirip onlara yardim edenler, iste bunlar birbirinin dostudurlar. Inanip hicret etmeyenlerle, hicret edene kadar sizin dostlugunuz yoktur. Fakat din ugrunda yardim isterlerse, aranizda anlasma olmayan topluluktan baskasina karsi onlara yardim etmeniz gerekir. Allah islediklerinizi görür.
73. Inkar edenler birbirlerinin dostlaridir. Eger siz aranizda dost olmazsaniz yeryüzünde kargasalik, fitne ve büyük bozgun çikar.
74. Inanip hicret eden, Allah yolunda savasanlar ve muhacirleri barindirip onlara yardim edenler, iste onlar gerçekten inanmis olanlardir. Onlara magfiret ve cömertçe verilmis riziklar vardir.
75. Sonra inanip hicret eden ve sizinle birlikte savasanlar, iste onlar sizdendir. Birbirinin mirasçisi olan akraba, Allah'in Kitabina göre biribirine daha yakindir. Dogrusu Allah her seyi bilir. *

9) Tevbe Suresi
1-2. Allah'tan ve peygamberinden, kendileriyle anlasma yaptiginiz müsriklere ihtardir: Yeryüzünde dört ay daha dolasabilirsiniz. Allah'i aciz birakamiyacaginizi, Allah'in inkarcilari rezil edecegini bilin.
3. Allah'in ve peygamberinin, puta tapanlardan uzak oldugunu, büyük hac günü, Allah ve peygamberi insanlara ilan eder. Eger tevbe ederseniz, bu sizin için daha hayirli olur, yüz çevirirseniz, bilin ki siz Allah'i aciz birakamazsiniz. Inkar edenlere can yakici azabi müjdele.
4. Yalniz, andlasma hükümlerinde size karsi bir eksiklik yapmayan ve aleyhinizde kimseye yardim etmeyen müsriklerle yaptiginiz andlasmaya sonuna kadar riayet edin. Allah sakinanlari sever.
5. Hürmetli aylar çikinca, puta tapanlari buldugunuz yerde öldürün; onlari yakalayip hapsedin; her gözetleme yerinde onlari bekleyin. Eger tevbe eder, namaz kilar ve zekat verirlerse yollarini serbest birakin. Dogrusu Allah bagislar ve merhamet eder.
6. Puta tapanlardan biri sana siginirsa, onu güvene al; ta ki Allah'in sözünü dinlesin. Sonra onu güven içinde olacagi yere ulastir. Çünkü onlar bilgisiz bir topluluktur. *
7. Mescidi Haram'in yaninda andlastiklarinizin disinda, puta tapanlarin Allah katinda ve peygamberi önünde nasil bir andlasmalari olabilir. Size dogru davrandikça siz de onlara dogru davranin. Allah, sözlesmelerini bozmaktan sakinanlari sever.
8. Nasil olabilir ki, size üstün gelselerdi ne bir yakinlik, ne de bir ahd gözetirlerdi. Kalpleriyle istemezlerken sizi agizlariyla hosnut etmeye ugrasirlar; çoklari fasiktirlar.
9. Allah'in ayetlerini az bir degere degisip, O'nun yolundan alikoydular. Onlarin isledikleri gerçekten ne kötüdür!
10. Onlar hiçbir müminin yakinlik veya ahdini gözetmezler. Iste asiri gidenler bunlardir.
11. Eger tevbe eder, namaz kilar ve zekat verirlerse, sizin din kardesiniz olurlar. Bilen kimseler için ayetleri uzun uzadiya açikliyoruz.
12. Eger andlasmalarindan sonra, yeminlerini bozarlar, dininize dil uzatirlarsa, inkarda önde gidenlerle savasin, çünkü onlarin yeminleri sayilmaz, belki vazgeçerler.
13. Yeminlerini bozan, peygamberi sürgüne göndermeye azmeden bir toplumla savasmaniz gerekmez mi ki, önce onlar baslamislardir? Onlardan korkar misiniz? Eger inaniyorsaniz bilin ki asil korkmaniz gereken Allah'tir.
14-5. Onlarla savasin ki Allah sizin elinizle onlari azaplandirsin, rezil etsin ve sizi üstün getirsin de müminlerin gönüllerini ferahlandirsin, kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediginin tevbesini kabul eder. Allah Bilendir, Hakimdir.
16. Allah, içinizden cihat edenleri; Allah'tan, peygamberinden ve inananlardan baska sirdas edinmeyenleri ortaya çikarmadan sizi kendi halinize birakacak mi zannediyorsunuz? Allah islediklerinizden haberdardir. *
17. Puta tapanlarin kendilerinin inkarci olduklarini itiraf edip dururken Allah'in mescitlerini onarmalari gerekmez. Onlarin isledikleri bosa gitmistir, cehennemde temelli kalacaklardir.
18. Allah'in mescitlerini sadece, Allah'a ve ahiret gününe inanan, namaz kilan, zekat veren ve ancak Allah'tan korkan kimseler onarir. Iste onlar dogru yolda bulunanlardan olabilirler.
19. Hacca gelenlere su vermeyi, Mescidi Harami onarmayi, Allah'a ve ahiret gününe inananla, Allah yolunda cihat edenle bir mi tuttunuz? Allah katinda bir olmazlar; Allah zulmeden milleti dogru yola eristirmez.
20. Inanan, hicret eden ve Allah yolunda mallariyla, canlariyla cihat eden kimselere Allah katinda en büyük dereceler vardir. Iste kurtulanlar onlardir.
21-2. Rableri onlara katindan bir rahmet, hosnutluk ve içinde tükenmez nimetler bulunan cennetleri müjdeler. Dogrusu büyük ecir Allah katindadir.
23. Ey inananlar! Babalarinizi, kardeslerinizi küfrü imana tercih ediyorlarsa dost edinmeyin. Sizden onlari kim dost edinirse dogrusu kendine yazik etmis olurlar.
24. De ki: "Babalariniz, ogullariniz, kardesleriniz, esleriniz, akrabaniz, elde ettiginiz mallar, durgun gitmesinden korktugunuz ticaret, hosunuza giden evler sizce Allah'tan peygamberinden ve Allah yolunda savasmaktan daha sevgili ise, Allah'in buyrugu gelene kadar bekleyin. Allah fasik kimseleri dogru yola eristirmez." *
25. And olsun ki Allah size bir çok yerlerde ve çoklugunuzun sizi böbürlendirdigi fakat bir faydasi da olmadigi, yeryüzünün genis olmasina ragmen size dar gelip de bozularak arkaniza döndügünüz Huneyn gününde yardim etmisti.
26. Bozgundan sonra Allah, peygamberine, müminlere güvenlik verdi ve görmediginiz askerler indirdi; inkar edenleri azaba ugratti. Inkarcilarin cezasi budur.
27. Allah bundan sonra da dilediginin tevbesini kabul eder. Allah bagislar ve merhamet eder.
28. Ey inananlar! Dogrusu puta tapanlar pistirler, bu sebeple, bu yillardan sonra Mescidi Haram'a yaklasmasinlar. Eger fakirlikten korkarsaniz, bilin ki Allah dilerse sizi bol nimetiyle zenginlestirecektir. Allah süphesiz bilendir, hakimdir.
29. Kitap verilenlerden, Allah'a, ahiret gününe inanmayan, Allah'in ve peygamberinin haram kildigini haram saymayan, hak dinini din edinmeyenlerle, boyunlarini büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savasin. *
30. Yahudiler, "Üzeyr Allah'in ogludur" dediler; Hiristiyanlar, "Mesih Allah'in ogludur" dediler. Bu, daha önce inkar edenlerin sözlerine benzeterek agizlarinda geveledikleri sözdür. Allah onlari yok etsin! Nasil da uyduruyorlar;
31. Onlar Allah'i birakip hahamlarini, papazlarini ve Meryem oglu Mesih'i rableri olarak kabul ettiler. Oysa tek Tanri'dan baskasina kulluk etmemekle emrolunmuslardi. Ondan baska tanri yoktur. Allah, kostuklari eslerden münezzehtir.
32. Allah'in nurunu agizlariyla söndürmek isterler. Kafirler istemese de Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktir.
33. Puta tapanlar hoslanmasa da, dinini bütün dinlerden üstün kilmak üzere, peygamberini dogru yol ve hak dinle gönderen Allah'tir.
34. Ey inananlar! Hahamlar ve rahiplerin çogu, insanlarin mallarini haksizlikla yerler. Allah yolundan alikoyarlar. Altin ve gümüsü biriktirip Allah yolunda sarf etmeyenlere can yakici bir azabi müjdele.
35. Bunlar cehennem atesinde kizdirildigi gün, alinlari, bögürleri ve sirtlari onlarla daglanacak, "Bu, kendiniz için biriktirdiginizdir; biriktirdiginizi tadin" denecek.
36. Allah'in gökleri ve yeri yarattigi günkü yazisinda, Allah'a göre aylarin sayisi on ikidir. Bunlardan dördü hürmetli aydir. Bu dosdogru bir nizamdir. Öyleyse o aylar içinde kendinize yazik etmeyin, topyekun sizinle savasan putperestlerle siz de topyekun savasin, Allah'in sakinanlarla beraber oldugunu bilin.
37. Sapitmak için hürmetli aylarin yerlerini degistirip geciktirmek, küfürde gerçekten ileri gitmektir. Inkar edenler Allah'in haram kildigi aylarin sayisina uydurmak için, onu bir yil haram, bir yil helal sayiyor, böylece Allah'in haram kildigini helal kiliyorlar. Kötü isleri kendilerine güzel göründü. Allah inkar eden toplumu dogru yola eristirmez. *
38. Ey inananlar! Size ne oldu ki, "Allah yolunda, savasa çikin" dendigi zaman yere çöküp kaldiniz? Oysa dünya hayatinin geçimi ahirete göre pek az bir seydir.
39. Çikmazsaniz Allah size can yakici azapla azap eder ve yerinize baska bir millet getirir. O'na bir sey de yapamazsiniz. Allah her seye kadirdir.
40. Ona (Muhammed'e) yardim etmezseniz, bilin ki, inkar edenler onu Mekke'den çikardiklarinda magarada bulunan iki kisiden biri olarak Allah ona yardim etmisti. Arkadasina (Ebu Bekir'e) "Üzülme, Allah bizimledir" diyordu; Allah da ona güven vermis, görmediginiz askerlerle onu desteklemis, inkar edenlerin sözünü alçaltmisti. Ancak Allah'in sözü yücedir. Allah güçlüdür, hakimdir.
41. Isteyen, istemeyen, hepiniz savasa çikin. Allah yolunda mallarinizla, canlarinizla cihat edin. Bilirseniz bu sizin çin hayirlidir.
42. Kolay bir kazanç, normal bir yolculuk olsaydi sana uyarlardi, fakat çikilacak yol onlara uzak geldi, kendilerini helak ederek, "Gücümüz yetseydi sizinle beraber çikardik" diye Allah'a yemin edeceklerdir. Allah, onlarin yalanci oldugunu elbette biliyor.*
43. Allah seni affetsin; dogrular sana belli olup, yalancilari bilmeden önce, niçin onlara izin verdin?
44. Allah'a ve ahiret gününe inananlar, mallariyla, canlariyla savasmak istediklerinden ötürü geri kalmak için senden izin istemezler. Allah sakinanlari bilir.
45. Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri süpheye düsüp süphelerinde bocalayan kimseler senden izin isterler.
46. Eger savasa çikmak isteselerdi bir hazirlik yaparlardi. Ama Allah davranislarini begenmedi de onlari alikoydu. "Acizlerle beraber oturun" denildi.
47. Aranizda savasa çikmis olsalardi, ancak sizi bozmaga çalisirlar ve fitneye düsürmek için araniza sokulurlardi. Içinizde onlara kulak verenler var. Allah kendilerine yazik edenleri bilir.
48. And olsun ki, daha önce de fitne koparmak istemislerdi. Sana karsi bir takim isler çeviriyorlardi, sonunda onlar istemedikleri halde hak ortaya çikti, Allah'in emri üstün geldi.
49. Onlardan, "Bana izin ver, beni fitneye düsürme" diyen vardir. Bilin ki onlar zaten fitneye düsmüslerdi. Cehennem, inkar edenleri süphesiz kusatacaktir.
50. Sana bir iyilik gelince onlarin fenasina gider; bir kötülük gelse, "Biz önceden ihtiyatli davrandik" derler, sevinerek dönüp giderler.
51. De ki: "Allah'in bize yazdigindan baskasi basimiza gelmez. O bizim Mevlamizdir, inananlar Allah'a güvensin."
52. De ki: "Bize iki iyiden, gazilik ve sehitlikten baska bir seyin gelmesini mi bekliyorsunuz? Oysa biz Allah'in kendi katindan veya elimizle, sizi bir azaba ugratmasini bekliyoruz. Bekleyiniz, dogrusu biz de sizinle birlikte beklemekteyiz."
53. De ki: "Istekli yahut isteksiz olarak verin, nasil olsa kabul edilmeyecektir. Siz süphesiz fasik bir topluluksunuz."
54. Verdiklerinin kabul olunmasina engel olan, Allah'i ve peygamberini inkar etmeleri, namaza tembel tembel gelmeleri, istemeye istemeye vermeleridir.
55. Artik onlarin mallari ve çocuklari seni imrendirmesin. Allah bunlarla onlara dünya hayatinda azap etmek ve canlarinin inkarci olarak çikmasini ister.
56. Sizden olmadiklari halde, sizinle beraber olduklarina Allah'a yemin ederler. Oysa onlar korkak bir topluluktur.
57. Bir siginak veya magara yahut girecek bir yer bulmus olsalardi, çarçabuk oraya yönelirlerdi.
58. Sadakalar hakkinda sana dil uzatanlar vardir. Onlara verilirse hosnut olurlar, verilmezse, hemen öfkeleniverirler.
59. Eger onlar, Allah ve peygamberinin kendilerine vermis olduklari seylere razi olsalar ve "Allah bize yeter, O ve peygamberi bol nimetinden bize verecektir; dogrusu biz Allah'a gönül baglayanlardaniz" deselerdi daha hayirli olurdu. *
60. Zekatlar; Allah'tan bir farz olarak yoksullara, düskünlere, onu toplayan memurlara, kalpleri müslümanliga isindirilacaklara verilir; kölelerin, borçlularin, Allah yolunda olanlarin ve yolda kalanlarin ugrunda sarf edilir. Allah bilendir, hakimdir.
61. Ikiyüzlülerin içinde "O her seye kulak kesiliyor" diyerek peygamberi incitenler vardir. De ki: "O kulak, Allah'a inanan ve müminlere inanan, sizin için hayirli olan, içinizden inanan kimselere rahmet olan bir kulaktir." Allah'in peygamberini incitenlere can yakici azap vardir.
62. Sizi hosnut etmek için Allah'a yemin ederler. Eger inaniyorlarsa Allah'i ve peygamberini hosnut etmeleri daha gereklidir.
63. Allah'a ve peygamberine karsi koymaga kalkisana, ebedi kalacagi cehennem atesi bulundugunu bilmezler mi? Büyük rezillik budur.
64. Iki yüzlüler, kalplerinde olani haber verecek bir surenin inmesinden çekiniyorlar. De ki: "Alay edin bakalim, Allah çekindiginiz seyi ortaya koyacaktir."
65. Onlara soracak olursan, "Biz and olsun ki, eglenip oynuyorduk" diyecekler; De ki: "Allah'la, ayetleriyle, peygamberiyle mi alay ediyordunuz?"
66. Özür beyan etmeyin, inandiktan sonra inkar ettiniz. Içinizden bir toplulugu affetsek bile, suçlarindan ötürü bir topluluga da azap ederiz. *
67. Ikiyüzlü erkek ve kadinlar da birbirlerindendir: Kötülügü emreder, iyilige engel olurlar; elleri de sikidir; Allah'i unuttular, bu yüzden Allah da onlari unuttu. Dogrusu ikiyüzlüler fasiktirlar.
68. Allah, ikiyüzlü erkek ve kadinlara ve inkarcilara, ebedi kalacaklari cehennem atesini hazirlamistir. O, onlara yeter. Allah lanet etsin! Onlara devamli azap vardir.
69. Ey ikiyüzlüler! Siz, sizden önce daha kuvvetli, mallari ve çocuklari daha çok olup, hisselerince bunlardan faydalanan kimseler gibisiniz. Sizden öncekiler, hisselerince faydalandiklari gibi siz de hissenizce faydalandiniz ve onlarin batila daldiklari gibi siz de daldiniz. Iste bunlar dünyada ve ahirette isleri bosa çikanlardir, iste bunlar mahvolanlardir.
70. Kendilerinden önce olan Nuh, Ad, Semud milletlerinin, Ibrahim milletinin, Medyen ve altüst olmus sehirler halkinin haberleri onlara gelmedi mi? Peygamberleri onlara belgeler getirmislerdi. Allah onlara zulmetmemis, onlar kendilerine yazik etmislerdir.
71. Mümin erkekler ve mümin kadinlar birbirlerinin velileridir; iyiyi emreder kötülükten alikorlar; namaz kilarlar, zekat verirler, Allah'a ve peygamberine itaat ederler. Iste Allah bunlara rahmet edecektir. Allah süphesiz güçlüdür, hakimdir.
72. Allah mümin erkeklere ve mümin kadinlara, temelli kalacaklari, içlerinden irmaklar akan cennetler, Adn cennetlerinde hos meskenler vadetmistir. Allah'in hosnut olmasi en büyük seydir. Iste büyük kurtulus budur. *
73. Ey Peygamber! Inkarcilarla, ikiyüzlülerle savas; onlara karsi sert davran. Varacaklari yer cehennemdir, ne kötü dönüstür.
74. And olsun ki, müslüman olduktan sonra inkar edip küfür sözünü söylemisler iken, söylemedik diye Allah'a yemin ettiler, basaramiyacaklari bir seye giristiler; Allah ve peygamberi bol nimetinden onlari zenginlestirdi ve öç almaya kalktilar. Eger tevbe ederlerse iyiliklerine olur; sayet yüz çevirirlerse, Allah onlari dünya ve ahirette can yakici azaba ugratir. Yeryüzünde bir dost ve yardimcilari yoktur.
75. Aralarinda: "Allah bize bol nimetinden verecek olursa, and olsun ki sadaka verecegiz ve iyilerden olacagiz" diye O'na and verenler vardir.
76. Allah onlara bol nimetinden verince, cimrilik ettiler, yüz çevirdiler. Zaten dönektirler.
77. Allah'a verdikleri sözden caydiklari ve yalanci olduklari için O'nunla karsilasacaklari güne kadar Allah kalplerine nifak soktu.
78. Ikiyüzlüler, Allah'in onlarin sirlarini ve gizli toplantilarini bildigini, Allah'in görünmeyenleri bilen oldugunu bilmiyorlar miydi?
79. Sadaka vermekte gönülden davranan müminlere dil uzatan ve ancak ellerinden geldigi kadar verebilenlerle alay eden kimselere bu davranislarinin cezasini Allah verir; onlara can yakici azap vardir.
80. Onlarin ister bagislanmasini dile, ister dileme, birdir. Onlara yetmis defa bagislanma dilesen Allah onlari bagislamayacaktir. Bu, Allah'i ve peygamberini inkar etmelerinden ötürüdür. Allah fasik toplulugu dogru yola eristirmez.*
81. Allah'in peygamberinin hilafina geri kalanlar, oturup kalmalarina sevindiler. Allah yolunda mallariyla ve canlariyla cihat hoslarina gitmedi. "Sicakta savasa çikmayin" dediler. De ki: "Cehennem atesi daha sicaktir." Keske bilseydiler!
82. Yaptiklarinin cezasi olarak, bundan böyle az gülsünler, çok aglasinlar.
83. Allah seni geri döndürüp, onlardan bir toplulukla karsilastirdigi zaman , senden savasa çikmak için izin isterlerse, de ki: "Benimle asla çikamayacaksiniz, benim yanimda hiçbir düsmanla savasmiyacaksiniz; çünkü bastan, oturup kalmaya razi oldunuz. Artik geri kalanlarla beraber oturun."
84. Onlardan ölen kimsenin namazini sakin kilma, mezari basinda da durma! Çünkü onlar Allah'i ve peygamberini inkar ettiler, fasik olarak öldüler.
85. Mallari ve çocuklari seni hayrete düsürmesin; Allah bunlarla onlara dünyada azap etmek ve canlarinin inkarci olarak çikmasini ister.
86. "Allah'a inanin ve peygamberinin yaninda savasin" diye bir sure inmis olsa, onlarin gücü yetenleri sizden izin isterler ve "Bizi birak oturanlarla beraber kalalim" derler.
87. Geri kalan kadinlarla beraber bulunmaya razi oldular. Kalpleri kapanmistir, bu yüzden anlamazlar.
88. Ama peygamber ve onunla beraber bulunan müminler, mallariyla ve canlariyla savastilar. Iste iyilikler onlaradir, saadete erisenler de onlardir.
89. Allah onlara temelli kalacaklari, içlerinden irmaklar akan cennetler hazirlamistir. Büyük kurtulus budur. *
90. Bedevilerden, izin almak üzere, özür beyan eden kimseler geldiler. Allah'a ve peygamberine yalan söyleyenler ise, özür bile beyan etmeksizin geri kaldilar. Onlardan kafir olanlar can yakici azaba ugrayacaktir.
91. Güçsüzlere, hastalara ve sarf edecek bir seyi bulunmayanlara, Allah ve peygamberine bagli kaldiklari müddetçe sorumluluk yoktur. Iyi davrananlara sorumluluk olmaz. Allah bagislayandir, merhamet edendir.
92. Binek vermen için sana geldiklerinde, "Size binek bulamiyorum" dedigin zaman, sarf edecek bir sey bulamadiklari için üzüntüden gözyasi dökerek geri dönenlere de sorumluluk yoktur.
93. Sorumluluk ancak, zengin olduklari halde senden izin isteyen, geride kalan kadinlarla bulunmaya razi olanlara ve Allah kalplerini mühürlemis oldugu için bilmeyenleredir.
94. Savastan döndügünüzde size özür beyan ederler. Onlara de ki: "Özür beyan etmeyin, size inanmayacagiz, Allah haberlerinizi bize bildirmistir. Allah da, peygamberi de isleyeceklerinizi görecektir. Sonunda, görülmeyeni ve görüneni bilen Allah'a geri çevrileceksiniz. O, islediklerinizi size haber verecektir."
95. Döndügünüzde kendilerine çikismamaniz için, Allah'a yemin edeceklerdir. Siz onlardan yüz çevirin; çünkü pistirler. Yaptiklarinin karsiligi olarak varacaklari yer cehennemdir.
96. Kendilerinden hosnut olasiniz diye, size and verirler. Siz onlardan hosnut olsaniz bile, Allah, yoldan çikmis kimselerden razi olmaz.
97. Bedevilerin küfür ve nifaklari her yönden, daha ileridir. Allah'in, peygamberine indirdiginin sinirlarini bilmemek, onlara daha layiktir. Allah bilendir, hakimdir.
98. Bedevilerden, Allah yolunda sarf ettiklerini angarya sayanlar ve sizin basiniza belalar gelmesini bekleyenler vardir. Belalar onlara olsun; Allah isitir ve bilir.
99. Bedevilerden, Allah'a ve ahiret gününe inanan, sarf ettigini, Allah katinda ibadet ve peygamberin dualarina nail olmaga vesile sayanlar da vardir. Bilin ki, verdikleri onlar için ibadettir. Allah, onlara rahmet edecektir. Allah süphesiz bagislar ve merhamet eder. *
100. Iyilik yarisinda önceligi kazanan Muhacirler ve Ensar ile, onlara güzelce uyanlardan Allah hosnut olmustur, onlar da Allah'tan hosnutturlar. Allah onlara, içinde temelli ve ebedi kalacaklari, içlerinden irmaklar akan cennetler hazirlamistir; iste büyük kurtulus budur.
101. Çevrenizdeki bedeviler içinde ikiyüzlüler ve Medine'liler içinde de ikiyüzlülükte direnenler vardir. Onlari siz degil, ancak Biz biliriz. Kendilerine iki defa azap edecegiz; onlar sonra da büyük bir azaba ugratilirlar.
102. Savastan geri kalanlarin bir kismi da, suçlarini itiraf ettiler. Onlar iyi isi kötüyle karistirmislardi. Allah'in onlarin tevbesini kabul etmesi umulur; çünkü O bagislayandir, merhamet edendir.
103. Mallarinin bir kismini, kendilerini temizleyip aritacak sadaka olarak al, onlara dua et; senin duan onlar için bir güvendir. Allah isitir ve bilir.
104. Allah'in, kullarinin tevbesini kabul ettigini, sadakalar aldigini, Allah'in tevbeleri kabul ve merhamet eden oldugunu bilmiyorlar mi?
105. De ki: "Istediginizi isleyin; Allah, peygamberi ve müminler islediklerinizi görecektir. Hepiniz, görülmeyeni ve görüleni bilen Allah'a döndürüleceksiniz. O size, islediklerinizi bildirecektir."
106. Savastan geri kalanlarin bir kisminin isi de Allah'in buyruguna kalmistir. Allah onlara ya azap eder, ya da tevbelerini kabul eder. O bilendir, hakimdir.
107. Zarar vermek, inkar etmek, müminlerin arasini ayirmak, Allah ve Peygamberine karsi savasanlara daha önceden gözcülük yapmak üzere bir mescid kurup: "Biz sadece iyilik yapmak istedik" diye yemin edenlerin yalanci olduklarina süphesiz ki Allah sahittir.
108. O mescide hiç girme! Ilk gününden beri Allah'a karsi gelmekten sakinmak için kurulan mescitte bulunman daha uygundur. Orada, arinmak isteyen insanlar vardir. Allah, arinmak isteyenleri sever.
109. Yapisini, Allah'tan sakinmak ve Onun hosnutluguna ermek için yapan kimse mi daha hayirlidir; yoksa, yapisini kayacak bir yar kiyisina yapip da onunla beraber cehennem atesine yuvarlanan kimse mi? Allah, zulmeden kimselere dogru yolu göstermez.
110. Yaptiklari bina, kalplerinde süphe ve izdirap kaynagi olmakta kalpleri paralanana kadar devam edecektir. Allah bilendir, hakimdir. *
111. Allah süphesiz, Allah yolunda savasip, öldüren ve öldürülen müminlerin canlarini ve mallarini Tevrat, Incil ve Kuran'da söz verilmis bir hak olarak cennete karsilik satin almistir. Verdigi sözü Allah'tan daha çok tutan kim vardir? Öyleyse, yaptiginiz alisverise sevinin; bu büyük basaridir.
112. Allah'a tevbe eden, kullukta bulunan, O'nu öven, O'nun ugrunda gezen, rüku ve secde eden, uygun olani buyurup fenaligi yasak eden ve Allah'in yasalarini koruyan müminlere de müjdele.
113. Cehennemlik olduklari anlasildiktan sonra, akraba bile olsalar, puta tapanlar için magfiret dilemek Peygambere ve müminlere yarasmaz.
114. Ibrahim'in, babasi için magfiret dilemesi, sadece ona verdigi bir sözden ötürü idi.
115. Allah, bir milleti dogru yola eristirdikten sonra, sakinacaklari seyleri onlara açiklamadikça, sapikliga düsürmez. Allah süphesiz her seyi bilir.
116. Göklerin ve yerin hükümranligi elbette Allah'indir; dirilten ve öldüren O'dur. Allah'tan baska dost ve yardimciniz yoktur.
117. And olsun ki, Allah, sikintili bir zamanda bir kisminin kalpleri kaymak üzere iken Peygambere uyan Muhacirlerle Ensarin ve Peygamberin tevbelerini kabul etti. Tevbelerini, onlara karsi sefkatli ve merhametli oldugu için kabul etmistir.
118. Bütün genisligine ragmen yer onlara dar gelerek nefisleri kendilerini sikistirip, Allah'tan baska siginacak kimse olmadigini anlayan, savastan geri kalmis üç kisinin tevbesini de kabul etti. Allah, tevbe ettikleri için onlarin tevbesini kabul etmistir. Çünkü O tevbeleri kabul eden, merhametli olandir. *
119. Ey inananlar! Allah'tan sakinin ve dogrularla beraber olun.
120. Medine'lilere ve çevrelerinde bulunan bedevilere, savasta Allah'in peygamberinden geri kalmak, kendilerini ona tercih etmek yarasmaz. Çünkü Allah yolunda susuzluga, yorgunluga, açliga ugramak, kafirleri kizdiracak bir yeri isgal etmek ve düsmana basari kazanmak karsiliginda, onlarin yararli bir is yaptiklari mutlaka yazilir. Dogrusu Allah iyilik yapanlarin ecrini zayi etmez.
121. Allah, yaptiklarinin karsiligini en güzel sekilde kendilerine vermek üzere, az veya çok sarf ettikleri her sey, yürüdükleri her yol, onlar için yazilir.
122. Inananlar toptan savasa çikmamalidir. Her topluluktan bir taifenin dini iyi ögrenmek ve milletlerini geri döndüklerinde uyarmak üzere geri kalmalari gerekli olmaz mi? Ki böylece belki yanlis hareketlerden çekinirler. *
123. Ey inananlar! Yakininizda bulunan inkarcilarla savasin; sizi kendilerine karsi sert bulsunlar. Bilin ki Allah, kendisine karsi gelmekten sakinanlarla beraberdir.
124. Bir sure inince, aralarinda "Bu, hanginizin imanini artirdi?" diyen ikiyüzlüler vardir. Inananlarin ise imanini artirmistir; onlar birbirlerine bunu müjdelemek isterler.
125. Kalplerinde hastalik olanlarin ise pisliklerine pislik katmistir; onlar kafir olarak ölmüslerdir.
126. Onlar, yilda bir iki defa belaya ugratilip imtihana çekildiklerini görmüyorlar mi? Böyleyken yine tevbe etmiyorlar, ibret de almiyorlar.
127. Bir sure inince, "Sizi bir kimse görüyor mu?" diye birbirlerine bakarlar, sonra dönüp giderler. Anlamaz bir güruh olmalarina karsilik Allah onlarin kalplerini imandan döndürmüstür.
128. Ey inananlar! And olsun ki, içinizden size, sikintiya ugramaniz kendisine agir gelen, size düskün, inananlara sefkatli ve merhametli bir peygamber gelmistir.
129. Eger yüz çevirirlerse de ki: "Allah bana yeter; O'ndan baska tanri yoktur, yalniz O'na güveniyorum; O büyük arsin Rabbidir."*

10) Yunus Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. Elif, Lam, Ra. Iste bunlar hikmetli Kitabin ayetleridir.
2. Içlerinden birine, "Insanlari uyar ve inananlara, Rableri katinda yüksek makamlar oldugunu müjdele" diye vahyetmemiz, insanlarin tuhafina mi gitti ki, kafirler: "Bu apaçik bir büyücüdür" dediler?
3. Dogrusu sizin Rabbiniz gökleri ve yeri alti günde yaratip sonra arsa hükmeden, isi düzenleyen Allah'tir, izni olmadan kimse sefaat edemez. Iste Rabbiniz olan Allah budur. O'na kulluk edin. Nasihat dinlemez misiniz?
4. Hepinizin dönüsü, O'nadir. Allah'in vadi haktir. O, önce yaratir, sonra inanip yararli isler yapanlarin ve inkar edenlerin hareketlerinin karsiligini adaletle vermek için tekrar diriltir. Inkarcilara, inkarlarindan ötürü kizgin bir içecek ve can yakici azap vardir.
5. Günesi isikli ve ayi nurlu yapan; yillarin sayisini ve hesabi bilmeniz için, aya konak yerleri düzenleyen O'dur. Allah bunlari ancak gerçege göre yaratmistir; bilen millete ayetleri uzun uzadiya açikliyor.
6. Gece ile gündüzün birbiri ardinca gelmesinde, Allah'in göklerde ve yerde yarattiklarinda, O'na karsi gelmekten sakinan kimseler için ayetler vardir.
7-8. Bizimle karsilasmayi ummayan ve dünya hayatindan hosnut olup ona baglananlarin ve ayetlerimizden habersiz bulunanlarin, iste bunlarin kazandiklarina karsilik varacaklari yer cehennemdir.
9. Inananlar ve yararli is yapanlari, imanlarina karsilik Rableri dogru yola eristirir; nimet cennetlerinde onlarin altlarindan irmaklar akar.
10. Oradaki dualari: "Münezzehsin ey Allah'im", dirlik temennileri: "Selam size" ve dualarinin sonu da: "Alemlerin Rabbi Allah'a hamd olsun"dur. *
11. Iyiligi acele isteyen kimselere Allah fenaligi da çarçabuk verseydi, süreleri hemen bitmis olurdu. Bizimle karsilasmayi ummayanlari, azginliklari içinde bocalayip dururlarken birakiriz.
12. Insana bir darlik gelince, yan yatarken, oturur veya ayakta iken bize yalvarip yakarir; biz darligini giderince, basina gelen darliktan ötürü bize hiç yalvarmamisa döner. Islerinde tutumsuz olanlara, yaptiklari böylece güzel görünür.
13. And olsun ki, sizden önce nice nesilleri, peygamberleri onlara belgeler getirmisken, haksizlik ederek inanmadiklari zaman yok etmistik. Iste biz suçlu milleti böyle cezalandiririz.
14. Sonra onlarin ardindan, nasil davranacaginiza bakmak için sizi yeryüzünde onlarin yerine geçirdik.
15. Ayetlerimiz onlara açik açik okununca, bizimle karsilasmayi ummayanlar, "Bundan baska bir Kuran getir veya bunu degistir" dediler. De ki: "Onu kendiligimden degistiremem, ben ancak, bana vahyolunana uyarim. Ben Rabbime karsi gelirsem, büyük günün azabina ugramaktan korkarim."
16. De ki: "Allah dileseydi ben onu size okumazdim, size de bildirmemis olurdu. Daha önce yillarca aranizda bulundum, hiç düsünmüyor musunuz?"
17. Allah'a karsi yalan uyduran veya ayetlerini yalan sayandan daha zalim kim olabilir? Suçlular elbette saadete erisemezler.
18. Onlar, Allah'i birakarak, kendilerine fayda da zarar da veremeyen putlara taparlar: "Bunlar, Allah katinda bizim sefaatçilarimizdir" derler. De ki: "Göklerde ve yerde, Allah'in bilmedigi bir seyi mi O'na haber veriyorsunuz?" Allah, onlarin ortak kosmalarindan münezzeh ve yücedir.
19. Insanlar bir tek ümmettiler, sonra ayriliga düstüler; sayet Rabbinden, daha önce bir takdir geçmemis olsaydi, aralarinda ihtilafa düstükleri seyler hakkinda hüküm çoktan verilmis olurdu.
20. "Rabbinden ona (Muhammed'e) bir mucize indirilse ne olur!" derler. Onlara de ki: "Gaybi bilmek Allah'a mahsustur; bekleyin, dogrusu ben de sizinle birlikte beklemekteyim."*
21. Insanlara darlik geldikten sonra onlara bollugu tattirdigimizda, hemen ayetlerimize dil uzatmaga kalkisirlar; onlara de ki: "Hile yapanin cezasini vermekte Allah daha çabuktur." Elçi meleklerimiz kurdugunuz tuzaklari hiç süphesiz yazmaktadirlar.
22. Sizi karada ve denizde yürüten Allah'tir. Bulundugunuz gemi, içindekileri güzel bir rüzgarla götürürken yolcular neselenirler; bir firtina çikip da onlari her taraftan dalgalarin sardigi ve çepçevre kusatildiklarini sandiklari anda ise Allah'in dinine sarilarak, "Bizi bu tehlikeden kurtarirsan and olsun ki sükredenlerden oluruz" diye O'na yalvarirlar.
23. Allah onlari kurtarinca, hemen yeryüzünde haksiz yere taskinliklara baslarlar. Ey insanlar! Geçici Dünya hayatinda yaptiginiz taskinlik aleyhinizedir. Sonra dönüsünüz Bizedir. Yaptiklarinizi size bildiririz.
24. Dünya hayati gökten indirdigimiz su gibidir ki, onunla insan ve hayvanlarin yiyecegi bitkiler yetisip birbirine karismistir. Yeryüzünün süslenip bezendigi ve yerin sahiplerinin bütün bunlara malik olduklarini sandiklari sirada, gece veya gündüz buyrugumuz o yere gelmis ve orayi hiçbir sey bitirmemise çevirmisiz; bir gün önce bir sey yokmus gibi olmustur. Düsünen millet için ayetleri böylece uzun açikliyoruz.
25. Allah, cennete çagirir ve diledigini dogru yola eristirir.
26. Iyi davrananlara; daima daha iyisi ve üstünü verilir. Onlarin yüzlerine ne bir karalik, ne de zillet bulasir. Iste onlar cennetliklerdir, orada temelli kalirlar.
27. Kötülük isleyenlere kötülükleri kadar ceza verilir; onlarin yüzlerini zillet bürür; Allah'a karsi onlari savunacak yoktur; yüzleri, geceden kara bir parçayla örtülmüs gibidir. Bunlar cehennemliklerdir, orada temelli kalirlar.
28-9. Onlarin hepsini bir gün toplariz, sonra, puta tapanlara, "Siz ve putlariniz yerlerinize! deyip onlari birbirlerinden ayiririz. putlari ise: "Bize tapmiyordunuz ki. Allah, sizinle bizim aramizda sahit olarak yeter. Sizin tapinmanizdan bizim haberimiz yoktu," derler.
30. Iste orada herkes dünyada yapmis olduguyla imtihan verir ve gerçek Mevlalari olan Allah'a döndürülür. Uydurduklari putlarda ortadan kaybolmustur. *
31. De ki: "Gökten ve yerden size rizik veren kimdir? Kulak ve gözlerin sahibi kimdir? Diriyi ölüden çikaran, ölüyü de diriden çikaran kimdir? Her isi düzenleyen kimdir?" Onlar: "Allah'tir! " diyecekler. "O halde O'na karsi gelmekten sakinmaz misiniz?" de.
32. Iste gerçek Rabbiniz Allah budur. Gerçegin disinda sadece sapiklik vardir. Öyleyse nasil olup da döndürülüyorsunuz?
33. Böylece, fasik olanlarin inanmayacaklarina dair Rabbinin söyledigi söz gerçeklesti.
34. De ki: "Kostugunuz ortaklardan, önce yaratan, sonra, bunu tekrar eden var midir?" De ki: "Allah önce yaratir, sonra bunu tekrar eder. Nasil da döndürülürsünüz! "
35. De ki: "Kostugunuz ortaklardan gerçege eristiren var midir?" De ki: "Ama Allah gerçege eristirir. Gerçege eristiren mi, yoksa, birisi götürmezse gidemeyen mi uyulmaga daha layiktir? Ne biçim hüküm veriyorsunuz?"
36. Onlarin çogu zanna uyarlar; gerçekte ise zan, hakikat karsisinda bir sey ifade etmez. Allah, yaptiklarini süphesiz bilir.
37. Bu Kuran, Allah'tandir, baskasi tarafindan uydurulmus degildir. Ancak kendinden öncekini dogrular ve O Kitabi açiklar. Alemlerin Rabbinden geldiginden süphe yoktur.
38. Senin için, "Onu uydurdu mu?" diyorlar. De ki: "Onun surelerine benzer bir sure meydana getirin, iddianizda samimi iseniz, Allah'tan baska çagirabileceklerinizi de çagirin.
39. Onlar, ilmini kavrayamadiklari ve henüz yorumu da kendilerine bildirilmemis olan seyi yalanladilar. Onlardan öncekiler de böylece yalanlamislardi. Zalimlerin sonunun nasil olduguna bir bak.
40. Aralarinda ona inanan ve inanmayan vardir. Rabbin, bozgunculari daha iyi bilir. *
41. Seni yalanlarlarsa, "Benim yaptigim bana, sizin yaptiginiz sizedir; siz benim yaptigimdan sorumlu degilsiniz, ben de sizin yaptiginizdan sorumlu degilim" de.
42. Aralarinda sana kulak veren vardir. Sen, sagirlara, üstelik akillari da almazsa, isittirebilir misin?
43. Aralarinda sana bakan vardir. Sen körleri, görmezlerken dogru yola iletebilir misin?
44. Allah insanlara hiç zulmetmez, fakat insanlar kendilerine zulmederler.
45. Onlari toplayacagi kiyamet günü, sanki gündüz, birbirleriyle sadece tanisacaklari bir saat kadar kalmis gibidirler. Allah'in karsisina çikmayi yalan sayanlar kaybetmislerdir.
46. Onlara, söz verdigimiz azabin bir kismini ya dünyada sana gösteririz, veya senin ruhunu aliriz da nasil olsa onlarin dönüsü Bizedir; (ahirette görürsün.) Allah onlarin yaptiklarina sahittir.
47. Her ümmetin bir peygamberi vardir. Onlara peygamberleri geldiginde aralarinda adaletle hüküm verilmis olur. Onlarin haklari yenmez.
48. "Bu iddiada samimi iseniz, bu azabin gerçeklesmesi ne zamandir? söyle" derler.
49. De ki: "Allah'in dilemesi disinda ben kendime bir fayda ve zarar verecek durumda degilim. Her ümmet için bir süre vardir; süreleri sona erince bir saat bile geciktirilmezler ve öne de alinmazlar."
50. De ki: "Allah'in azabi size gece veya gündüz gelirse, ne yaparsiniz? Suçlular neye bunda acele ediyorlar?"
51. Vuku bulduktan sonra mi O'na inanacaksiniz? Inanmayanlar azabi görünce, "Simdi miydi?" derler. "Elbette, siz onu acele istiyordunuz" denir.
52. Haksizlik edenlere de: "Sonsuz azabi tadin, ancak yaptiginiza karsilik ceza çekiyorsunuz" denir.
53. "O gerçek midir?" diye senden sorarlar. De ki: "Evet, Rabbim hakki için o gerçektir, siz Allah'i aciz kilamazsiniz."
54. Haksizlik etmis olan her kisi, yeryüzünde olan her seye sahip olsa, onu azabin fidyesi olarak verirdi. Azabi görünce pismanlik gösterdiler. Haksizliga ugratilmadan aralarinda adaletle hükmolunmustur.
55. Iyi bilin ki, Allah'in verdigi söz gerçektir, ama çogu bunu bilmez.
56. Dirilten ve öldüren O'dur. O'na döneceksiniz.
57. Ey insanlar! Rabbinizden size bir ögüt ve kalplerde olana sifa, inananlara dogruyu gösteren bir rehber ve rahmet gelmistir.
58. De ki: "Bunlar, Alah'in bol nimeti ve rahmetiyledir." Buna sevinsinler. O, onlarin topladiklarindan daha hayirlidir.
59. De ki: "Allah'in size indirdigi rizkin bir kismini haram, bir kismini helal kildiginizi görmüyor musunuz? De ki: Size Allah mi izin verdi, yoksa Allah'a karsi yalan mi uyduruyorsunuz?"
60. Allah'a karsi yalan uyduranlar kiyamet gününü ne zannederler? Dogrusu Allah'in insanlara olan nimeti boldur, fakat çogu sükretmezler. *
61. Ne is yaparsan yap ve sizler ona dair Kuran'dan ne okursaniz okuyun; ne yaparsaniz yapin; yaptiklariniza daldiginiz anda, mutlaka Biz sizi görürüz. Yerde ve gökte hiçbir zerre Rabbinden gizli degildir. Bundan daha küçügü veya daha büyügü süphesiz apaçik bir Kitaptadir.
62. Iyi bilin ki, Allah'in dostlarina korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.
63. Onlar Allah'a inanmis ve O'na karsi gelmekten sakinmislardir.
64. Dünya hayatinda da, ahirette de müjde onlaradir. Allah'in sözlerinde hiçbir degisme yoktur. Bu büyük basaridir.
65. Inkarcilarin sözleri seni üzmesin, çünkü bütün kudret Allah'indir. O, isitir ve bilir.
66. Iyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah'indir. Allah'i birakip putlara tapanlar sadece zanna uyanlardir. Onlar ancak tahminde bulunuyorlar.
67. Size geceyi dinlenesiniz diye karanlik ve gündüzü çalisasiniz diye aydinlik olarak yaratan Allah'tir. Kulak veren millet için bunlarda ayetler vardir.
68. "Allah çocuk edindi" dediler; hasa; O müstagnidir; göklerde ve yerde olanlara sahiptir. Elinizde, onun çocuk edindigine dair bir delil yoktur, bilmediginiz seyi Allah'a karsi nasil söylüyorsunuz?
69. De ki: "Allah'a karsi yalan uyduranlar, kurtulusa erisemezler."
70. Onlar için dünyada bir müddet geçinme vardir, sonra dönüsleri Bizedir. Inkarlarina karsilik onlara çetin azap tattiracagiz. *
71. Onlara Nuh'un basindan geçenleri anlat: Milletine, "Ey milletim! Eger durumum, Allah'in ayetlerini hatirlatmam size agir geliyorsa ki ben Allah'a güvenmisimdir siz ve kostugunuz ortaklar elbirligi edin; yapacaginiz is sonra size bir tasa vermesin. Sonra onu bana uygulayin ve beni ertelemeyin" demisti.
72. "Eger yüz çevirirseniz bilin ki, ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim Allah'a aittir. Müslimlerden olmakla emrolundum."
73. Onu yalanci saydilar; ama Biz onu ve gemide beraberinde bulunanlari kurtardik. Onlari ötekilerin yerine geçirdik, ayetlerimizi yalanlayanlari suda bogduk. Uyarilanlardan söz dinlemeyenlerin sonlarinin nasil olduguna bir bak.
74. Sonra onun ardindan milletlere peygamberler gönderdik, onlara belgeler getirdiler. Digerlerinin daha önce yalan saymis olduklarina bunlar da inanmadilar. Asiri gidenlerin kalplerini iste böylece mühürleriz.
75. Onlarin ardindan da Firavun ve erkanina ayetlerimizle Musa ve Harun'u gönderdik. Ama büyüklük tasladilar ve suçlu bir millet oldular.
76. Gerçek, katimizdan onlara gelince: "Dogrusu bu apaçik bir büyüdür" dediler.
77. Musa: "Size gelen gerçege dil mi uzatirsiniz? Bu sihir midir? Sihirbazlar zaten basari kazanamazlar" dedi.
78. "Siz ikiniz, bizi babalarimizi üzerinde buldugumuz yoldan çevirmek ve yeryüzünün büyükleri olasiniz diye mi geldiniz? Biz size inanmiyoruz" dediler.
79. Firavun: "Bütün bilgin sihirbazlari bana getirin" dedi.
80. Sihirbazlar gelince Musa onlara: "Atacaginizi atin" dedi.
81-2. Attiklarinda, Musa: "Yaptiginiz sihirdir, fakat Allah onu bosa çikaracaktir. Allah bozguncularin isini elbette düzeltmez. Suçlular istemese de Allah sözleriyle hakki gerçeklestirecektir", dedi. *
83. Firavun ve erkaninin kendilerine fenalik yapmasindan korktuklarindan, milletinin bir kisim gençleri disinda, kimse Musa'ya inanmamisti, çünkü Firavun o yerde hakimdi. O, gerçekten asiri gidenlerdendi.
84. Musa: "Ey milletim! Allah'a inaniyorsaniz ve teslim olmussaniz O'na güvenin" dedi.
85-6. "Alllah'a güvendik; Ey Rabbimiz! Zalim bir millet ile bizi sinama, rahmetinle bizi kafirlerden kurtar" dediler.
87. Musa ve kardesine: "Misir'da milletinize evler hazirlayin; evlerinizi namazgah edinin, namaz kilin" diye vahyettik, "Inananlara müjde et."
88. Musa: "Rabbimiz! Dogrusu sen Firavun'a ve erkanina ziynetler ve dünya hayatinda mallar verdin. Rabbimiz! Senin yolundan sasirmalari için mi? Rabbimiz! Mallarini yok et, kalplerini sik; çünkü onlar can yakici azabi görmedikçe inanmazlar" dedi.
89. Allah: "Ikinizin duasi kabul olundu. Dürüst hareket edin; bilmeyenlerin yoluna asla uymayin" dedi.
90. Israilogullarini denizden geçirdik, Firavun ve askerleri haksizlik ve düsmanlikla ardlarina düstüler. Firavun bogulacagi anda: "Israilogullarinin inandigindan baska tanri olmadigina inandim, artik ben O'na teslim olanlardanim" dedi.
91. O'na: "Simdi mi inandin? Daha önce bas kaldirmis ve bozgunculuk etmistin" dendi.
92. "Senden sonrakilere bir ibret teskil etmesi için bugün sadece senin cesedini çikarip (sahile) atacagiz," dedik. Dogrusu insanlarin çogu ayetlerimizden habersizdir. *
93. And olsun ki, Israilogullarini iyi bir yere yerlestirdik, onlara temiz riziklar verdik, kendilerine bir bilgi gelene kadar ayriliga düsmediler.
94. Sana indirdigimizden süphede isen, senden önce indirdigimiz Kitap'lari okuyanlara sor. And olsun ki, sana Rabbinden gerçek gelmistir, sakin süphelenenlerden olma.
95. Allah'in ayetlerini yalanlayanlardan da olma, yoksa kaybedenlerden olursun.
96-7. Dogrusu Rabbinin söz verdigi azabi hak edenler, can yakici azabi görene kadar kendilerine her türlü belge gelse bile inanmazlar.
98. Bir kasaba halki inanmali degil miydi ki, imanlari kendilerine fayda versin! Iste Yunus'un milleti, inandigi zaman, dünya hayatinda rezilligi gerektiren azabi onlardan kaldirdik ve onlari bir süre daha bu dünyada geçindirdik.
99. Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanlarin hepsi inanirdi. Öyle iken insanlari inanmaya sen mi zorlayacaksin?
100. Allah'in izni olmadikça hiç kimse inanamaz. O, aklini kullanmiyanlara kötü bir azap verir.
101. "Göklerde ve yerde neler var, bir bakin"de. Inanmayacak bir millete ayetler ve uyarmalar fayda vermez.
102. Kendilerinden önce geçenlerin baslarina gelen olaylardan baska bir sey mi bekliyorlar? "Bekleyin, ben de sizinle beraber beklemekteyim" de.
103. Sonra Biz, peygamberlerimizi ve inananlari böylece kurtaririz, inananlari (verdigimiz söz geregince) kurtarmamiz Bize haktir. *
104. De ki: "Ey insanlar! Benim dinimden süphede iseniz bilin ki ben Allah'tan baska taptiklariniza tapmam. Ancak, sizi öldürecek olan Allah'a kulluk ederim. Inananlardan olmakla emrolundum."
105-6. (Muhammed'e) "Yüzünü, dogruya yönelmis olarak dine çevir, sakin puta tapanlardan olma; sana fayda da zarar da veremeyecek, Allah'tan baskasina yalvarma; öyle yaparsan süphesiz, zalimlerden olursun" denildi.
107. Allah sana bir sikinti verirse, onu O'ndan baskasi gideremez. Sana bir iyilik dilerse O'nun nimetini engelleyecek yoktur. O'nu kullarindan diledigine verir. O, bagislayandir, merhametlidir.
108. De ki: "Ey insanlar! Rabbinizden size gerçek gelmistir. Dogru yola giren ancak kendisi için girmis ve sapitan da kendi zararina olarak sapitmistir. Ben sizin bekçiniz degilim."
109. Sana vahyedilene uy; Allah hükmünü verene kadar sabret. O, hüküm verenlerin en iyisidir. *

11) Hud Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1-2-3. Elif, Lam, Ra. Bu Kitap, hakim ve haberdar olan Allah tarafindan, Allah'tan baskasina kulluk etmeyesiniz diye ayetleri kesin kilinmis, sonra da uzun uzadiya açiklanmis bir Kitap'dir. Ben size, O'nun tarafindan gönderilmis bir uyarici ve müjdeciyim. Rabbinizden magfiret dileyin ve O'na tevbe edin ki, belli bir süreye kadar sizi güzelce geçindirsin ve her fazilet sahibine faziletinin karsiligini versin. Eger yüz çevirirseniz o zaman ben dogrusu hakkinizda büyük günün azabindan korkarim.
4. Dönüsünüz ancak Allah'adir. O her seye kadirdir.
5. Bilin ki, onlar Kuran okunurken gizlenmek için iki büklüm olurlar. Bilin ki, elbiselerine büründüklerinde bile Allah onlarin gizlediklerini ve açiga vurduklarini bilir. Çünkü O, kalplerde olani bilendir.
6. Yeryüzünde yasayan bütün canlilarin rizki ancak Allah'a aittir. O, canlilari babalarin sulbünde kararlasmis ve analarin rahminde kararlasmakta iken de bilir. Her sey apaçik bir Kitaptadir.
7. Ars'i su üzerinde iken, hanginizin daha güzel isi isleyecegini ortaya koymak için, gökleri ve yeri alti günde yaratan O'dur. And olsun ki, "Siz gerçekten, ölümden sonra dirileceksiniz" desen, inkar edenler: "Bu, apaçik bir sihirden baska bir sey degildir" derler.
8. And olsun ki, onlarin azabini sayili bir süreye kadar ertelesek, "Onu alikoyan nedir?" derler. Bilin ki, onlara azap geldigi gün, artik geri çevrilmez; alaya aldiklari sey onlari mahvedecektir. *
9. And olsun ki, insana nimetimizi tattirir sonra onu ondan çekip alirsak, o süphesiz umutsuz bir nanköre döner.
10. Basina gelen sikintidan sonra, ona bir nimet tattirirsak "Musibetler basimdan gitti" der; dogrusu o, simarip böbürlenen biridir.
11. Bunlarin disinda, sabredip iyi isler isleyen kimseler, iste onlara magfiret ve büyük ecir vardir.
12. Putperestlerin: "Ona bir hazine indirilmeli veya yaninda bir melek gelmeli degil miydi?" demelerinden senin kalbin daralir ve belki de sana vahyolunanin bir kismini terk edecek olursun. Sen ancak bir uyaricisin, Allah her seye vekildir.
13. Senin için: "Onu uydurdu" diyorlar, öyle mi? De ki: "Öyleyse onun surelerine benzer uydurma on sure meydana getirin, iddianizda samimi iseniz, Allah'tan baska çagirabileceklerinizi de çagirin."
14. Söylediginizi yapamazlarsa, bilin ki o, ancak Allah'in ilmiyle indirilmistir. O'ndan baska tanri yoktur, artik müslümansiniz degil mi?
15. Dünya hayatini ve güzelliklerini isteyenlere, orada islediklerinin karsiligini tastamam, veririz; onlar orada bir eksiklige de ugratilmazlar.
16. Iste ahirette onlara atesten baska bir sey yoktur. Isledikleri seyler orada bosa gitmistir. Zaten yapmakta olduklari da batildir.
17. Rabbinin katindan bir belgesi ve onun arkasindan da bir sahidi olanlar, önlerinde de Musa'nin Kitabi önder ve rahmet olarak bulunanlardir ki, iste onlar Kuran'a inanirlar. Hangi topluluk onu inkar ederse yeri atestir; senin de bundan süphen olmasin. Dogrusu o, Rabbinden bir gerçektir, fakat insanlarin çogu inanmazlar.
18. Yalan söyleyerek Allah'a iftira edenden daha zalim kim vardir? Iste bunlar Rablerine götürülürler ve sahitler: "Rablerine yalan söyleyenler bunlardir" derler. Bilin ki Allah'in laneti haksizlik yapanlaradir.
19. Bunlar Allah'in yolundan alikorlar ve o yolu egriltmege çalisirlar; iste onlar ahireti inkar edenlerdir.
20. Bunlar yeryüzünde Allah'i aciz birakamazlar. Allah'dan baska kendilerini kurtaracak dostlari da yoktur. Azap onlara kat kat verilir; isitemezler ve göremezlerdi.
21. Iste bunlar kendilerine yazik edenlerdir. Uydurduklari putlar da onlardan uzaklasip kaybolmustur.
22. Ahirette en çok kayba ugrayacaklar süphesiz bunlardir.
23. Dogrusu inanan ve yararli is yapanlar ve Rablerine boyun egenler, iste onlar cennetliklerdir; orada temellidirler.
24. Bu iki zümrenin durumu, kör ve sagir kimse ile gören ve isiten kimsenin durumuna benzer. Durumlari hiç esit olabilir mi? Ibret almiyor musunuz? *
25-6. And olsun ki biz Nuh'u kendi milletine gönderdik; "Ben sizin için apaçik bir uyariciyim; Allah'tan baskasina kulluk etmeyin; dogrusu ben hakkinizda can yakici bir günün azabindan korkuyorum." dedi.
27. Milletinin inkarci ileri gelenleri: "Senin ancak kendimiz gibi bir insan oldugunu görüyoruz. Daha baslangiçta, sana bizim ayak takimi disinda kimsenin uydugunu görmüyoruz. Sizin bizden bir üstünlügünüz yoktur; biz sizi yalanci saniyoruz" dediler.
28. Nuh: "Ey milletim! Rabbimin katindan bir delilim bulunsa ve bana yine katindan bir rahmet vermis de bunlar sizden gizlenmis olsa, söyleyin bana, hoslanmadiginiz halde zorla sizi bunlara mecbur mu ederiz?" dedi.
29. "Ey milletim! Buna karsilik ben sizden bir mal da istemiyorum. Benim ücretim Allah'a aittir; inananlari da kovacak degilim; çünkü onlar Rableriyle karsilasacaklar; fakat ben sizi cahil bir millet olarak görüyorum.
30. "Ey milletim! Onlari kovarsam, Allah'a karsi beni kim savunur? Düsünmez misiniz?"
31. "Size, Allah'in hazineleri yanimdadir demiyorum; gaybi da bilmem; dogrusu melek oldugumu da söylemiyorum; küçük gördüklerinize Allah iyilik vermeyecektir diyemem; içlerinde olani Allah daha iyi bilir. Yoksa süphesiz haksizlik edenlerden olurum."
32. "Ey Nuh! Bizimle cidden tartistin; hem de çok tartistin. Dogru sözlülerden isen tehdit ettigin azabi basimiza getir" dediler.
33-4. "Ancak Allah dilerse onu basiniza getirir, siz O'nu aciz birakamazsiniz. Allah sizi azdirmak isterse, ben size ögüt vermek istesem de faydasi olmaz. O, sizin Rabbinizdir, O'na döndürüleceksiniz" dedi.
35. Sana "Kuran'i kendiliginden uydurdu" derler, de ki: "Uydurdumsa suçu bana aittir; oysa ben sizin islediginiz günahlardan uzagim." *
36-7. Nuh'a, "Senin milletinden, inanmis olanlardan baskasi inanmayacaktir; onlarin yapageldiklerine üzülme; nezaretimiz altinda, sana bildirdigimiz gibi gemiyi yap. Haksizlik yapanlar için Bana bas vurma, çünkü onlar suda bogulacaklardir" diye Allah tarafindan vahyolundu.
38-9. Gemiyi yaparken, milletinin inkarci ileri gelenleri yanina ugradikça onunla alay ederlerdi. O da: "Bizimle alay ediyorsunuz ama, alay ettiginiz gibi biz de sizinle alay edecegiz; rezil edecek olan azabin kime gelecegini ve kime sürekli azabin inecegini göreceksiniz" dedi.
40. Buyrugumuz gelip tandirdan sular kaynamaga baslayinca, "Her cinsten birer çifti ve aleyhine hüküm verilmis olanin disinda kalan çoluk çocugunu ve inananlari gemiye bindir" dedik. Pek az kimse onunla beraber inanmisti.
41. Allah "Oraya binin; yürümesi ve durmasi Allah'in ismiyledir, Rabbin bagislar ve merhamet eder" dedi.
42. Gemi, daglar gibi dalgalar içinde onlari götürürken, Nuh, bir kenarda ayri kalmis olan ogluna "Ey ogulcugum! Bizimle beraber gel, kafirlerle birlik olma" diye seslendi.
43. Oglu: "Daga siginirim, beni sudan kurtarir" deyince, Nuh: "Bugün Allah'in buyrugundan O'nun acidiklari disinda kurtulacak yoktur" dedi. Aralarina dalga girdi, oglu da bogulanlara karisti.
44. Yere, "Suyunu çek!", göge, "Ey gök sen de tut!" denildi. Su çekildi, is de bitti; gemi Cudi'ye oturdu. "Haksizlik yapan millet Allah'in rahmetinden uzak olsun" denildi.
45. Nuh Rabbine seslendi: "Rabbim! Oglum benim ailemdendi. Dogrusu Senin vadin haktir. Sen hükmedenlerin en iyi hükmedenisin" dedi.
46. Allah: "Ey Nuh! O senin ailenden sayilmaz; çünkü kötü bir is islemistir; öyleyse bilmedigin seyi Benden isteme. Iste sana ögüt, bilgisizlerden olma" dedi.
47. "Rabbim! Bilmedigim seyi Senden istemekten Sana siginirim. Beni bagislamaz ve bana merhamet etmezsen kaybedenlerden olurum" dedi.
48. "Ey Nuh! Sana ve Seninle beraber olan topluluklara bizden bir selamet ve bereketle gemiden in. Ama bir çok topluluklari da geçindirecegiz, sonra onlara can yakici bir azap verecegiz" denildi.
49. Bunlar sana vahyettigimiz bilinmeyen olaylardir. Sen de, milletin de daha önce bunlari bilmezdiniz. Sabret, sonuç, Allah'tan sakinanlarindir. *
50. Ad milletine kardesleri Hud'u gönderdik. Söyle dedi: "Ey milletim! Allah'a kulluk edin. O'ndan baska tanriniz yoktur; yoksa sadece yalan uyduran kimseler olursunuz."
51. "Ey milletim! Buna karsilik sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak beni yaratana aittir. Akil etmez misiniz?"
52. "Ey milletim! Rabbinizden magfiret dileyin, sonra O'na tevbe edin ki size gökten bol bol yagmur göndersin, kuvvetinize kuvvet katsin; suçlular olarak yüz çevirmeyin."
53. "Ey Hud! Sen bize bir belge getirmeden, senin sözünden ötürü tanrilarimizi terk etmeyiz ve sana inanmayiz.
54-7. Bir kisim tanrilarimiz seni çarpmistir, demekten baska bir sey demeyiz" dediler. Hud: "Dogrusu ben Allah'i sahit tutuyorum; siz de sahit olun ki ben O'nu birakip kostugunuz ortaklardan uzagim. Hepiniz bana tuzak kurun sonra da ertelemeyin. Ben, ancak benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvenirim. Hiçbir canli yoktur ki Allah ona el koymamis bulunsun. Rabbim elbette dogru yoldadir. Eger yüz çevirirseniz, süphesiz ben size benimle gönderileni bildirdim. Rabbim sizden baska bir milleti yerinize getirebilir, O'na bir sey de yapamazsiniz. Dogrusu Rabbim her seyi koruyandir" dedi.
58. Buyrugumuz gelince, Hud'u ve beraberindeki inananlari, rahmetimizle kurtardik. Onlari çetin bir azaptan koruduk.
59. Iste bu, Rablerinin ayetlerini bile bile inkar eden, peygamberlerine kafa tutan ve her inatçi zorbanin emrine uyan Ad milletidir.
60. Bu dünyada da, kiyamet gününde de lanete ugradilar. Bilin ki Ad milleti Rablerini inkar etti ve yine bilin ki Hud'un milleti Ad Allah'in rahmetinden uzaklasti. *
61. Semud milletine kardesleri Salih'i gönderdik. "Ey milletim! Allah'a kulluk edin; O'ndan baska tanriniz yoktur; sizi yeryüzünde yaratip orayi imar etmenizi dileyen O'dur. Öyleyse O'ndan magfiret dileyin, sonra da O'na tevbe edin. Dogrusu Rabbim size yakin ve dualari kabul edendir" dedi.
62. "Ey Salih! Sen bundan önce, aramizda kendisinden iyilik beklenir bir kimseydin; simdi babalarimizin taptiklarina bizi tapmaktan men mi ediyorsun? Dogrusu bizi çagirdigin seyden süphe ve endisedeyiz" dediler.
63. "Ey milletim! Eger Rabbimden bir belgem olur ve bana rahmet eder de ben O'na bas kaldirirsam, söyleyin, Allah'a karsi beni kim savunur? Bana zararimi artirmaktan baska bir sey yapamazsiniz" dedi.
64. "Ey milletim! Bu, size bir ayet olarak, Allah'in devesidir. Birakin onu, Allah'in topraginda otlasin; ona fenalik etmeyin,yoksa siz hemen azaba ugrarsiniz"
65. Buna ragmen onu kesip devirdiler. O zaman Salih: "Yurdunuzda üç gün daha kalin. Bu, yalanlanmayacak bir sözdür" dedi.
66. Buyrugumuz gelince, Salih'i ve beraberindeki inananlari katimizdan bir rahmet olarak o günün rezilliginden kurtardik. Dogrusu Rabbin pek kuvvetli ve güçlüdür.
67. Haksizlik yapanlari bir çiglik tuttu, olduklari yerde diz üstü çöküverdiler.
68. Sanki orada hiç yasamamislardi. Bilin ki, Semud milleti Rabbi'ni inkar etmisti. Bilin ki, Semud milleti Allah'in rahmetinden uzaklasti. *
69. And olsun ki, elçilerimiz müjde ile Ibrahim'e geldiler. "Selam sana" dediler, "Size de selam" dedi, hemen kizartilmis bir buzagi getirdi.
70. Ellerini ona uzatmadiklarini görünce, durumlarini begenmedi ve içine korku düstü. Onlar, "Korkma, biz Lut milletine gönderildik" dediler.
71. Bu arada, Ibrahim'in ayakta duran karisi gülünce, "Ona Ishak'i ardindan Yakup'u müjdeleriz" dediler.
72. "Vay basima gelenler! Ben bir kocakari, kocam da ihtiyar olmusken nasil dogurabilirim? Dogrusu bu sasilacak bir sey" dedi.
73. "Ey evin hanimi! Allah'in rahmeti ve bereketleri üzerinize olmusken, nasil Allah'in isine sasarsin? O, övülmeye layiktir, yücelerin yücesidir" dediler.
74. Ibrahim'in korkusu gidip de müjde kendisine ulasinca, Lut milleti hakkinda elçilerimizle tartismaya giristi.
75. Dogrusu Ibrahim çok içli, yumusak huylu ve kendini Allah'a vermis bir kimse idi.
76. Elçilerimiz, "Ey Ibrahim! Bundan vazgeç, dogrusu Rabbinin emri gelmistir. Onlara, süphesiz, geri çevrilemeyecek bir azap gelmektedir" dediler.
77. Elçilerimiz Lut'a gelince, onun fenasina gitti; çok sikildi, "Bu çetin bir gündür" dedi.
78. Milleti ona kosarak geldiler. Daha önce kötü isler isliyorlardi. "Ey milletim! Iste bunlar benim kizlarim, onlar sizin için daha temizdir. (Size nikahliyabilirim!) Allah'tan sakinin, konuklarimin önünde beni rezil etmeyin. Içinizde akli basinda kimse yok mudur?" dedi.
79. "And olsun ki, senin kizlarinla bir isimiz olmadigini biliyorsun; dogrusu, ne istedigimizin farkindasin" dediler.
80. "Keske size yetecek bir kuvvetim olsa veya saglam bir yere siginsam" dedi.
81. "Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz, onlar sana ilisemiyecekler; geceleyin bir ara, ailenle beraber yola çik; karinin disinda kimse geri kalmasin. Dogrusu onlarin basina gelen onun basina da gelecektir. Vadeleri gün dogana kadardir. Gün dogmasi yakin degil mi?" dediler.
82-3. Buyrugumuz gelince oralarin altini üstüne getirdik; üzerine Rabbinin katindan, isaretli olarak yigin yigin sert tas yagdirdik. Bunlar zalimlerden hiçbir zaman uzak olmayacaktir.*
84. Medyen halkina kardesleri Suayb'i gönderdik. Söyle dedi: "Ey milletim! Allah'a kulluk edin; O'ndan baska tanriniz yoktur. Ölçüyü tartiyi eksik tutmayin. Dogrusu ben sizi bolluk içinde görüyorum ve hakkinizda kusatici bir günün azabindan korkuyorum."
85. "Ey milletim! Ölçüyü ve tartiyi tamami tamamina yapin; insanlara esyalarini eksik vermeyin; yeryüzünde bozgunculuk yaparak karisiklik çikarmayin."
86. "Inaniyorsaniz, Allah'in geri biraktigi helal kar sizin için daha hayirlidir. Ben size bekçi degilim."
87. "Ey Suayb! Babalarimizin taptigini birakmamizi emreden veya mallarimizi istedigimiz gibi kullanmamizi meneden senin namazin midir? Sen dogrusu akli basinda, yumusak huylu birisin" dediler.
88. "Ey Milletim! Rabbimden benim bir belgem oldugu ve bana güzel bir rizik da verdigi halde, O'na karsi gelebilir miyim? Söylesenize! Size yasak ettigim seylerde, aykiri hareket etmek istemem; gücümün yettigi kadar islah etmekten baska bir dilegim yoktur. Basarim ancak Allah'tandir, O'na güvendim; O'na yöneliyorum" dedi.
89. "Ey Milletim! Bana karsi gelmeniz, Nuh milletine veya Hud milletine yahut da Salih milletine gelen felaketin bir benzerini, sakin basiniza getirmesin. Lut milleti sizden uzak degildir."
90. "Rabbinizden magfiret dileyin; O'na tevbe edin; dogrusu Rabbim merhamet eder ve çok sever."
91. "Ey Suayb! Söylediklerinin çogunu anlamiyor ve dogrusu seni aramizda güçsüz görüyoruz. Eger taraftarlarin olmasaydi seni taslardik. Esasen bizim gözümüzde pek itibarin da yoktur" dediler.
92. "Ey Milletim! Benim taraftarlarim size göre Allah'tan daha mi degerlidir ki Allah'a sirt çevirdiniz? Dogrusu Rabbim yaptiklarinizi bilgisiyle kusatmistir" dedi.
93. "Ey Milletim! Durumunuzun gerektirdigini yapin, dogrusu ben de yapacagim. Kime rezil edici bir azabin gelecegini, kimin yalanci oldugunu bileceksiniz. Gözleyin, dogrusu ben de sizinle beraber gözlüyorum."
94. Buyrugumuz gelince, Suayb'i ve beraberindeki inananlari katimizdan bir rahmet olarak kurtardik. Haksizlik yapanlari bir çiglik yakaladi, olduklari yerde diz üstü çöküverdiler.
95. Sanki orada hiç yasamamislardi. Bilin ki Semud milleti Allah'in rahmetinden uzaklastigi gibi Medyen halki da uzaklasti.*
96-7. And olsun ki Musa'yi Firavun ve erkanina mucizelerimizle, apaçik bir delil ile gönderdik. Firavun'un buyruguna uydular, oysa Firavun'un buyurdugu sagduyuya uygun degildi.
98. Firavun, kiyamet gününde milletine öncülük eder, onlari cehenneme götürür. Gittikleri yer ne kötü yerdir!
99. Hem burada ve hem kiyamet gününde lanete ugratilirlar. Bu ne kötü bir bagistir!
100. "Bu sana anlattiklarimiz, kasabalarin basindan geçenlerdir. Onlarin bir kismi hala duruyor, bir kismi ise silinip gitmistir.
101. Onlara Biz zulmetmedik, fakat onlar kendilerine yazik ettiler. Rabbinin buyrugu gelince, Allah'i birakip taptiklari tanrilar kendilerine bir fayda vermedi, kayiplarini artirmaktan baska bir seye yaramadi.
102. Allah, kasabalarin zalim halkini yakalayinca, böyle yakalar; yakalamasi da siddetli ve elimdir.
103. Ahiretin azabindan korkanlara, bunda, hiç süphesiz ibret vardir. Bu, insanlarin toplanacagi gündür; bu, görülecek bir gündür.
104. Biz, o günü, ancak belli bir süreye kadar geciktiririz.
105. O gün gelince, Allah'in izni olmaksizin hiç kimse konusamaz: Içlerinde bedbaht olanlar da, mesut olanlar da vardir.
106. Bedbaht olanlar cehennemdedirler. Onlar orada ah edip inlerler.
107. Rabbinin dilemesi bir yana, gökler ve yer durdukça, orada temelli kalacaklardir. Rabbin, süphesiz, her istedigini yapar.
108. Mesud olanlar ise cennettedirler. Rabbinin dilemesi bir yana, sonsuz bir lutuf olarak, gökler ve yer durdukça, orada temelli kalacaklardir.
109. Bu putperestlerin taptiklarinin batil oldugunda süphen olmasin; daha önce babalarinin tapmis olduklari gibi onlar da taparlar. Onlara paylarini süphesiz eksiksiz olarak ödeyecegiz.*
110. And olsun ki, Musa'ya Kitap verdik; onda ayriliga düstüler. Eger Rabbinin verilmis bir sözü olmasaydi, aralarinda çoktan hükmedilmis olurdu. Dogrusu onlar, Kitabin Allah katindan oldugunda süphe ve endise içindedirler.
111. Rabbin, onlarin islerinin karsiligini elbette tamamen verecektir. O, süphesiz, onlarin yaptiklarini bilir.
112. Sen, beraberindeki tevbe edenlerle birlikte emrolundugun gibi dosdogru ol. Asiri gitmeyin, dogrusu Allah yaptiklarinizi görür.
113. Haksizlik yapanlara yönelmeyin, yoksa ates size de dokunur. Sizin Allah'tan baska dostunuz yoktur; sonra, yardim da göremezsiniz.
114. Gündüzün iki ucunda ve gecenin gündüze yakin zamanlarinda namaz kil. Dogrusu iyilikler kötülükleri giderir. Bu, ögüt kabul edenlere bir ögüttür.
115. Sabret, Allah iyi davrananlarin ecrini elbette zayi etmez.
116. Sizden önceki nesillerin ileri gelenleri, yeryüzünde bozgunculuga engel olmali degil miydiler? Onlardan kurtardiklarimiz pek azdir. Kendilerine verilen nimete karsi haksizlik edenlere uyanlar ise suçlu oldular.
117. Rabbin, kasabalarin halki islah olmusken, haksiz yere onlari yok etmez.
118-9. Eger Rabbin dileseydi insanlari tek bir ümmet kilardi. Fakat, Rabbinin merhamet ettikleri bir yana, hala ayriliktadirlar, esasen onlari bunun için yaratmistir. Rabbinin "And olsun ki cehennemi hep insan ve cin ile dolduracagim" sözü yerine gelmistir.
120. Peygamberlerin baslarindan geçenlerden, sana anlattigimiz her sey, senin gönlünü pekistirmemizi saglar; sana bu belgelerle gerçek; inananlara da ögüt ve hatirlatma gelmistir.
121-2. Inanmayanlara: "Durumunuzun gerektirdigini yapin, dogrusu biz de yapiyoruz; bekleyin, biz de bekliyoruz" de.
123. Göklerin ve yerin gaybi Allah'a aittir. Bütün isler O'na döndürülür. Öyleyse O'na kulluk et, O'na güven. Rabbin, yaptiklarinizdan habersiz degildir. *

12) Yusuf Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. Elif, Lam, Ra. Bunlar, gerçegi açiklayan Kitabin ayetleridir.
2. Biz onu, anlayasiniz diye, arapça bir Kuran olarak indirdik.
3. Biz bu Kuran'i vahyederek, sana en güzel kissalari anlatiyoruz.. Oysa daha önce sen bunlardan habersizdin.
4. Yusuf babasina: "Babacigim! "Rüyamda on bir yildiz, günes ve ayin bana secde ettiklerini gördüm" demisti.
5. Babasi sunlari söyledi: "Ogulcugum! Rüyani kardeslerine anlatma, yoksa sana tuzak kurarlar; zira seytan insanin apaçik düsmanidir".
6. "Rabbin seni böylece rüyandaki gibi seçecek, sana rüyalari yorumlamayi ögretecek; daha önce, atalarin Ibrahim ve Ishak'a nimetlerini tamamladigi gibi, sana ve Yakup soyuna da tamamlayacaktir. Dogrusu Rabbin bilir, hakimdir." *
7. And olsun ki, Yusuf ve kardeslerinin olayinda, soranlara nice ibretler vardir.
8-9. Kardesleri: "Biz birbirimize bagli bir topluluk oldugumuz halde, babamiz, Yusuf'u öldürün veya onu issiz bir yere birakiverin ki babaniz size kalsin; ondan sonra da iyi kimseler olursunuz" dediler.
10. Içlerinden biri: Yusuf'u öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine birakin. Böyle yaparsaniz yolculardan onu bulup alan olur" dedi.
11-2. Bunun üzerine "Ey babamiz! Yusuf'un iyiligini istedigimiz halde, onu niçin bize emniyet etmiyorsun? Yarin onu bizimle beraber gönder de gezsin oynasin, biz onu her halde koruruz" dediler.
13. Babalari, "Onu götürmeniz beni üzüyor; siz farkina varmadan onu kurdun yemesinden korkarim" dedi.
14. "And olsun ki, biz kuvvetli bir toplulukken kurt onu yerse, biz aciz sayiliriz" dediler.
15. Yusuf'u götürüp bir kuyunun derinliklerine birakmayi kararlastirdilar. Biz ona, kardeslerinin bu islerini kendileri farkina varmadan haber vereceksin, diye vahyettik.
16-7. Aksam üstü aglayarak babalarina geldiklerinde: "Ey babamiz! Inan olsun biz yaris yapiyorduk; Yusuf'u esyamizin yanina birakmistik; bir kurt onu yedi. Her ne kadar dogru söylüyorsak da sen bize inanmazsin" dediler.
18. Üzerine baska bir kan bulasmis olarak Yusuf'un gömlegini de getirmislerdi. Babalari: "Sizi nefsiniz bir is yapmaya sürükledi; artik bana güzelce sabir gerekir. Anlattiklariniza ancak Allah'tan yardim istenir" dedi.
19. Bir kervan geldi, sucularini gönderdiler; sucu kovasini kuyuya saldi, "Müjde! Iste bir oglan" dedi. Yusuf'u alip onu ticari bir mal olarak sakladilar. Oysa Allah yaptiklarini bilir.
20. Onu yanlarinda alikoymak istemedikleri için ucuz bir fiyata, bir kaç dirheme sattilar. *
21. Misir'da onu satin alan kimse karisina: "Ona güzel bak, belki bize faydasi olur yahut da onu evlat ediniriz" dedi. Biz iste böylece Yusuf'u o yere yerlestirdik; ona, rüyalarin nasil yorumlanacagini ögrettik. Allah, isinde hakimdir, fakat insanlarin çogu bunu bilmezler.
22. Erginlik çagina erince ona hikmet ve bilgi verdik. Iyi davrananlari böyle mükafatlandiririz.
23. Evinde bulundugu kadin onu kendine çagirdi, kapilari siki siki kapadi ve "gelsene" dedi. Yusuf: "Günah islemekten Allah'a siginirim, dogrusu senin kocan benim efendimdir; bana iyi bakti. Haksizlik yapanlar süphesiz basariya ulasamazlar." dedi.
24. And olsun ki kadin Yusuf'a karsi istekli idi; Rabbin'den bir isaret görmeseydi Yusuf da onu isteyecekti. Iste ondan kötülügü ve fenaligi böylece engelledik. Dogrusu o bizim çok samimi kullarimizdandir.
25. Ikisi de kapiya kostu, kadin arkadan Yusuf'un gömlegini yirtti; kapinin önünde kocasina rastladilar. Kadin kocasina "Ailene fenalik etmek isteyen bir kimsenin cezasi ya hapis ya da can yakici bir azap olmalidir" dedi.
26-7. Yusuf: "Beni kendine o çagirdi" dedi. Kadin tarafindan bir sahit, "Eger gömlegi önden yirtilmissa kadin dogru söylemis, erkek yalancilardandir; sayet gömlegi arkadan yirtilmissa kadin yalan söylemistir, erkek dogrulardandir" diye sahitlik etti.
28-9. Kocasi gömlegin arkadan yirtilmis oldugunu görünce, karisina hitaben "Dogrusu bu sizin hilenizdir, siz kadinlarin fendi büyüktür" dedi. Yusuf'a dönerek: "Yusuf! Sen bundan kimseye bahsetme"; kadina dönerek: "Sen de günahinin bagislanmasini dile, çünkü suçlulardansin" dedi. *
30. Sehirde bir takim kadinlar: "Vezirin karisi kölesinin olmak istiyormus; sevgisi bagrini yakmis; dogrusu onun besbelli sapitmis oldugunu görüyoruz." dediler.
31. Kadinlarin kendisini yermesini isitince onlari davet etti; koltuklar hazirladi; geldiklerinde her birine birer biçak verdi. Yusuf'a: "Yanlarina çik" dedi. Kadinlar Yusuf'u görünce sasip ellerini kestiler ve "Allah'i tenzih ederiz ama, bu insan degil ancak çok güzel bir melektir" dediler.
32. Vezirin karisi: "Iste sözünü edip beni yerdiginiz budur. And olsun ki onun olmak istedim, fakat o iffetinden dolayi çekindi. Emrimi yine yapmazsa, and olsun ki hapse tikilacak ve kahre ugrayanlardan olacak."
33. Yusuf: "Rabbim! Hapis benim için, bunlarin istediklerini yapmaktan daha iyidir. Eger tuzaklarini benden uzaklastirmazsan onlara meyleder ve bilmeyenlerden olurum." dedi.
34. Rabbi onun duasini kabul etti ve kadinlarin tuzagina engel oldu...Zira O, isitir ve bilir.
35. Sonra, kadinin ailesi delilleri Yusuf'un lehinde gördügü halde, onu bir süre için hapsetmeyi uygun buldu. *
36. Hapse, onunla beraber, iki genç daha girdi. Biri, "Rüyamda saraplik üzüm siktigimi gördüm" dedi; digeri "Basimin üzerinde, kuslarin yedigi bir ekmek tasidigimi gördüm" dedi. "Bize bunu yorumla; senin iyi bir kimse oldugunu görüyoruz"
37. Yusuf: "Rabbimin bana ögrettigi bilgi ile, daha yiyeceginiz yemek gelmeden size onu yorumlarim. Dogrusu ben, Allah'a inanmayan ve ahireti inkar eden, bir milletin dinini birakmisimdir.
38. Atalarim Ibrahim, Ishak ve Yakup'un dinine uydum. Allah'a her hangi bir ortak kosmak bize yarasmaz; bu, Allah'in bize ve insanlara olan lutfudur; fakat insanlarin çogu sükretmez" dedi.
39. "Ey mahpus arkadaslarim! Ayri ayri bir sürü uydurma rabler mi daha iyidir, yoksa her seyden üstün tek Allah mi?"
40. "Allah'i birakip taptiginiz, sizin ve babalarinizin adlandirdigi putlardan baska bir sey degildir. Allah onlarin dogru olduguna dair bir delil indirmemistir. Hüküm vermek ancak Allah'a aittir; kendisinden baskasina degil, O'na tapmanizi emretmistir. Bu, dosdogru dindir, fakat insanlarin çogu bilmezler".
41. "Ey mahpus arkadaslarim! Biriniz efendinize sarap sunacak, digeri asilacak ve kuslar basindan yiyecektir. Sordugunuz is iste böylece kesinlesmistir."
42. Ikisinden, kurtulacagini sandigi kimseye Yusuf: "Efendinin yaninda beni an" dedi. Ama seytan efendisine onu hatirlatmayi unutturdu ve Yusuf bu yüzden daha bir kaç yil hapiste kaldi. *
43. Hükümdar: "Ben, yedi semiz inegi yedi zayif inegin yedigini; yedi yesil basak ve bir o kadar da kurumus basak görüyorum. Ey ileri gelenler! Eger rüya yormasini biliyorsaniz rüyami söyleyiniz." dedi.
44. Etrafindakiler: "Bir takim karisik rüyalar; biz böyle rüyalarin yorumunu bilmeyiz" dediler.
45. Hapisteki iki kisiden kurtulmus olani, nice zaman sonra Yusuf'u hatirladi ve: "Ben size bunu yorumlayacagim, hele beni gönderin" dedi.
46. Hapishaneye varip: "Ey dogru sözlü Yusuf! Rüyada görülen yedi semiz inegi yedi zayif inegin yemesi; yedi yesil basak ve bir o kadar kuru basak nedir? Bize yorumla, ben de insanlara ulastirayim da bilsinler" dedi.
47. Yusuf: "Devamli yedi sene ekin ekip, biçtiginiz ekinin yediginizden artanini basaginda birakin."
48. "Sonra bunun ardindan yedi kurak yil gelir, bütün biriktirdiginizi yer, yalniz az bir miktar saklarsiniz."
49. "Sonra, halkin yagmur görecegi bir yil gelir, o zaman sikip sagarlar" dedi. *
50. Hükümdar: "Onu bana getirin" dedi. Yusuf'a elçi gelince, "Efendine dön, kadinlar niçin ellerini kesmislerdi bir sor; dogrusu Rabbim onlarin hilesini bilir" dedi.
51. Hükümdar kadinlara: "Yusuf'un olmak istediginiz zaman durumunuz neydi?" dedi. Kadinlar. "Hasa! Onun bir fenaligini görmedik" dediler. Vezirin karisi: "Simdi gerçek ortaya çikti; onun olmak isteyen bendim; dogrusu Yusuf dogrulardandir" dedi.
52. Yusuf, "Maksadim, vezire, giyabinda ihanet etmedigimi, hainlerin tuzaklarini Allah'in basariya erdirmedigini bilmesini saglamakti" dedi.
53. Ben nefsimi temize çikarmam; çünkü nefs, Rabbimin merhameti olmadikça, kötülügü emreder.Dogrusu Rabbim bagislayandir, merhamet edendir.
54. Hükümdar: "Onu bana getirin, yanima alayim" dedi. Onunla konusunca: "Bugün senin yanimizda önemli bir yerin ve güvenilir bir durumun vardir." dedi.
55. Yusuf: Beni memleketin hazinelerine memur et, çünkü ben korumasini ve yönetmesini bilirim" dedi.
56. Yusuf'u böylece o memlekete yerlestirdik; istedigi yerlerde oturabilirdi. Rahmetimizi tipki bu misalde oldugu gibi istedigimize veririz; iyi davrananlarin ecrini zayi etmeyiz.
57. Ama ahiret ecri, inananlar ve Allah'a karsi gelmekten sakinanlar için daha iyidir. *
58. Yusuf'un kardesleri gelip yanina girdiler. Kendisini tanimadiklari halde o onlari tanidi.
59. Onlarin yüklerini hazirlatinca söyle dedi: "Baba bir kardesinizi bana getirin. Sizlere ölçüyü bol tuttugumu ve benim misafir konuklayanlarin en iyisi oldugumu görmüyor musunuz?"
60. "Eger onu bana getirmezseniz bundan böyle benden bir ölçek bile alamazsiniz ve bana artik yaklasmayin da."
61. Kardesleri: "Babasini ikna etmeye çalisacagiz ve her halde bunu yapariz" dediler.
62. Yusuf adamlarina: "Karsilik olarak getirdiklerini de yüklerine koyun. Belki ailelerine varinca, onu anlarlar da bir daha dönerler" dedi.
63. Babalarina döndüklerinde, "Ey babamiz! Bize yiyecek yasak edildi, kardesimizi bizimle beraber gönder de yiyecek alalim. Onu elbette koruruz" dediler.
64. "Daha önce kardesini size emanet ettigim gibi, simdi onu emanet eder miyim? Ama Allah en iyi koruyandir, O merhametlilerin merhametlisidir" dedi.
65. Yüklerini açinca karsilik olarak götürdükleri mallarinin kendilerine iade edilmis oldugunu gördüler. "Ey babamiz! Daha ne isteriz; iste mallarimiz da bize iade edilmis; ailemize onunla yine yiyecek getirir, kardesimizi de korur ve bir deve yükü de artirmis oluruz; esasen bu az bir seydir" dediler.
66. Babalari: "Hepiniz helak olmadikça onu bana geri getireceginize dair Allah'a karsi saglam bir söz vermezseniz, sizinle göndermeyecegim" dedi. Söz verdiklerinde: "Sözümüze Allah vekildir" dedi.
67. Babalari: "Ogullarim! Tek bir kapidan degil, ayri ayri kapilardan girin. Ama Allah katinda size bir faydam olmaz, hüküm ancak Allah'indir, O'na güvendim, güvenenler de O'na güvensinler" dedi.
68. Babalarinin emrettigi gibi girdiler. Esasen bu, Allah katinda onlara bir fayda saglamazdi, ancak Yakup içindeki arzuyu ortaya koymus oldu. O, süphesiz kendisine ögrettigimizi bilir fakat insanlarin çogu bilmezler. *
69. Yusuf'un yanina girdiklerinde, kardesini bagrina basti ve: "Ben senin kardesinim, onlarin yaptiklarina artik üzülme" dedi.
70. Yusuf onlarin yüklerini yükletirken, bir su kabini kardesinin yüküne koydurdu. Sonra bir münadi söyle bagirdi: "Ey kervancilar, siz hirsizsiniz!"
71. Geri dönerek, "Ne kaybettiniz?" dediler.
72. "Hükümdarin su kabini kaybettik, onu getirene bir deve yükü mükafat verilecek, buna ben kefil oluyorum" dediler.
73. Allah'a yemin ederiz ki memleketi ifsat etmege gelmedigimizi ve hirsiz da olmadigimizi biliyorsunuz" dediler.
74. "Yalanci iseniz, hirsizligin cezasi nedir?" dediler.
75. "Cezasi, kimin yükünde bulunursa, ceza olarak ona el konulur; biz zalimleri böyle cezalandiririz; dediler.
76. Yusuf kardesinin yükünden önce onlarinkini aramaya basladi; sonra kardesinin yükünden su kabini çikardi. Iste biz Yusuf'a böyle bir plan kullanmasini vahyettik. Çünkü hükümdarin kanunlarina göre kardesini alikoyamazdi, meger ki Allah dileye. Diledigimizi derecelerle yükseltiriz. Her ilim sahibinden üstün bir bilen bulunur."
77. "Çalmissa, daha önce kardesi de çalmisti" dediler. Yusuf bunu içinde sakladi, onlara açmadi. Içinden, "Durumunuz pek kötüdür; anlattiginizi Allah daha iyi bilir" dedi.
78. Kardesleri: "Ey Vezir! Onun yaslanmis, kocamis bir babasi vardir. Bizden birini onun yerine al. Dogrusu biz senin iyi davrananlardan oldugunu görüyoruz" dediler.
79. "Maazallah! Biz, malimizi kimde bulmussak ancak onu alikoruz, yoksa haksizlik etmis oluruz" dedi. *
80-2. Ümitsizlige düsünce, konusmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri söyle dedi: "Babanizin Allah'a karsi sizden bir söz aldigini, daha önce Yusuf meselesinde de ileri gittiginizi bilmiyor musunuz? Artik babam bana izin verene veya Allah hakkimda hüküm verene kadar ki O, hükmedenlerin en iyisidir bu yerden ayrilmayacagim. Siz dönün, babaniza gidin ve deyin ki: "Ey Babamiz! Senin oglun hirsizlik yapti, bu bildigimizden baska bir sey görmedik; görülmeyeni de bilmeyiz; bulundugumuz kasabanin halkina ve beraberinde oldugumuz kervana da sorabilirsin; biz süphesiz dogru söylüyoruz."
83. Yakup: "Sizi nefsiniz bir is yapmaga sürükledi, artik bana güzelce sabir gerekir; belki Allah hepsini birden bana getirecektir, çünkü O bilendir, hakimdir" dedi.
84. Onlara sirt çevirdi, "Vah, Yusuf'a yazik oldu!" dedi ve üzüntüden gözlerine ak düstü. Artik acisini içinde sakliyordu.
85. "Allah'a yemin ederiz ki, Yusuf'u anip durman seni bitkin düsürecek veya helak olacaksin" dediler.
86. Yakup: "Ben üzüntü ve tasami yalniz Allah'a açarim. Allah katindan, sizin bilmediklerinizi bilirim" dedi.
87. "Ey Ogullarim! Gidin, Yusuf'u ve kardesini arayin. Allah'in rahmetinden ümidinizi kesmeyin; dogrusu kafirlerden baskasi Allah'in rahmetinden ümidini kesmez."
88. Kardesleri vezirin yanina vardiklarinda: "Ey Vezir! Biz ve çoluk çocugumuz darliga ugradik; pek degersiz bir malla geldik; ölçegi bize tam yap ve sadaka ver; Allah sadaka verenleri süphesiz mükafatlandirir" dediler.
89. "Siz, Yusuf ve kardesine bilmeden neler yaptiginizin farkinda misiniz?" dedi.
90. "Yoksa sen Yusuf musun?" dediler. "Ben Yusuf'um, bu da kardesim. Allah bize iyilikte bulundu; dogrusu kim kötülükten sakinir ve sabrederse bilsin ki Allah iyi davrananlarin ecrini katiyen zayi etmez" dedi. .
91. "Allah'a yemin ederiz ki, Allah seni bizden üstün tutmustur; dogrusu biz suç islemistik" dediler.
92-3. Yusuf: "Bugün azarlanacak degilsiniz, Allah sizi bagislar. O, merhametlilerin merhametlisidir. Bu gömlegimi götürün, babamin yüzüne sürün, görmege baslar; bütün çoluk çocugunuzla bana gelin" dedi. *
94. Kervan, memleketlerine dönmek üzere ayrildiginda, babalari: "Dogrusu ben Yusuf'un kokusunu duyuyorum; ne olur bana bunak demeyin" dedi.
95. Çevresindekiler: "Allah'a yemin ederiz ki sen, hala eski saskinligindasin" dediler.
96. Müjdeci gelip, gömlegi Yakup'un yüzüne birakinca, hemen gözleri açildi. Bunun üzerine Yakup "Ben size, Allah katindan sizin bilmediginizi biliyorum dememis miydim?" dedi.
97. Ogullari: "Ey Babamiz! Suçlarimizin bagislanmasini dile, bizler hiç süphesiz suçluyuz" dediler.
98. Yakup: "Rabbim'den bagislanmanizi dileyecegim; O süphesiz bagislar ve merhamet eder" dedi.
99. Yusuf'un yanina geldiklerinde, o, anasini babasini bagrina basti, "Allah'in dilegince, güven içinde Misir'da yerlesin" dedi.
100. Ana babasini tahtin üzerine oturttu, hepsi onun önünde (Allah'a secde edip) egildiler. O zaman Yusuf: "Babacigim! Iste bu, vaktiyle gördügüm rüyanin çikisidir; Rabbim onu gerçeklestirdi. Seytan, benimle kardeslerimin arasini bozduktan sonra, beni hapisten çikaran, sizi çölden getiren Rabbim bana pek çok iyilikte bulundu. Dogrusu Rabbim diledigine lutufkardir, O süphesiz bilendir, Hakim'dir" dedi.
101. "Rabbim! Bana hükümranlik verdin, rüyalarin yorumunu ögrettin. Ey göklerin ve yerin yaradani! Dünya ve ahirette islerimi yoluna koyan sensin; benim canimi müslüman olarak al ve beni iyilere kat."
102-3. Sana böylece vahyettiklerimiz, gaybe ait haberlerdir. Onlar elbirligi edip düzen kurduklari zaman yanlarinda degildin; sen ne kadar yürekten istersen iste, insanlarin çogu inanmazlar.
104. Oysa sen buna karsilik onlardan bir ücret de istemiyorsun. Kuran, alemler için sadece bir ögüttür. *
105. Göklerde ve yerde nice belgeler vardir ki, yanlarindan yüzlerini çevirerek geçerler.
106. Onlarin çogu, ortak kosmadan Allah'a inanmazlar.
107. Allah tarafindan, onlari kusatacak bir azaba ugramalarindan veya farkina varmadan, kiyamet saatinin ansizin gelmesinden güvende midirler?
108. De ki: "Benim yolum budur; ben ve bana uyanlar bilerek insanlari Allah'a çagiririz. Allah'i noksan sifatlardan tenzih ederim. Ben asla Allah'a es kosanlardan degilim."
109. Senden önce kasabalar halkindan süphesiz, kendilerine vahyettigimiz bir takim insanlar gönderdik. Yeryüzünde dolasmiyorlar mi ki, kendilerinden önce geçenlerin sonlarinin ne oldugunu görsünler?Ahiret yurdu Allah'a karsi gelmekten sakinanlar için hayirlidir. Akil etmez misiniz?
110. Öyle ki, peygamberler ümitsizlige düsüp, yalanlandiklarini sandiklari bir sirada onlara yardimimiz gelmistir. Böylece, istedigimizi kurtaririz. Azabimiz suçlu milletten geri çevrilemiyecektir.
111. And olsun ki, peygamberlerin kissalarinda, akli olanlar için ibretler vardir. Kuran uydurulabilen bir söz degildir. Fakat kendinden önceki Kitaplari tasdik eden, inanan millete her seyi açiklayan, dogru yolu gösteren bir rehber ve rahmettir. *

13) Rad Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. Elif, Lam, Mim, Ra. Bunlar Kitabin ayetleridir. Sana Rabbinden indirilen Kitap haktir; fakat insanlarin çogu inanmazlar.
2. Gökleri, gördügünüz gibi, direksiz yükselten, sonra arsa hükmeden her biri belli bir süreye kadar hareket edecek olan günes ve ayi buyrugu altina alan, isleri yürüten, ayetleri uzun uzun açiklayan Allah'tir; ola ki Rabbinize kavusacaginiza kesin olarak inanirsiniz.
3. Yeri düzleyen, orada daglar, nehirler var eden, her türlü üründen çift çift yetistiren, gündüzü geceyle bürüyen de O'dur. Dogrusu bunlarda, düsünen kimseler için ibretler vardir.
4. Yeryüzünde, hepsi de ayni su ile sulanan, birbirine komsu toprak parçalari, tek ve çok köklü üzüm baglari, ekinler, hurma agaçlari vardir. Fakat onlari sekil ve lezzetçe birbirinden farkli kilmisizdir. Düsünen kimseler için bunda ibretler vardir.
5. Sasacaksan, onlarin: "Biz toprak olunca mi yeniden yaratilacagiz?" demelerine sasmak gerekir. Iste onlar Rablerini inkar edenlerdir. Iste onlar boyunlarina demir halkalar vurulanlardir. Iste onlar cehennemliklerdir, orada temelli kalacaklardir.
6. Puta tapanlar senden, iyilikten önce kötülük isterler, oysa onlardan önce nice ibret alinacak cezalar verilmistir. Dogrusu Rabbinin, insanlarin zulümlerine ragmen onlara magfireti vardir. Rabbinin cezalandirmasi çetindir.
7. Inkar edenler: "Rabbinden ona bir mucize indirilmeli degil miydi?" derler. Sen ancak bir uyaricisin. Her milletin bir yol göstereni vardir. *
8. Allah her disinin rahminde tasidigini, rahimlerin düsürdügünü ve alikoydugunu bilir. O'nun katinda her sey bir ölçüye göredir.
9-10. Görüleni de görülmeyeni de bilen, yücelerin yücesi büyük Allah'a göre, aranizdan sözü gizleyen ile, açiga vuran ve geceye bürünerek gizlenip gündüzün ortaya çikan arasinda fark yoktur.
11. Ardinda ve önünde insanoglunu takip edenler vardir; Allah'in emriyle onu gözetirler. Bir millet kendini bozmadikça Allah onlarin durumunu degistirmez. Allah bir milletin fenaligini dileyince artik onun önüne geçilmez. Onlar için Allah'tan baska hami de bulunmaz.
12. Korku ve ümide düsürmek için size simsegi gösteren, yagmurla yüklü bulutlari meydana getiren O'dur.
13. O'nu, gök gürlemesi hamd ile, melekler de korkularindan tesbih ederler. Onlar pek kuvvetli olan Allah hakkinda çekisirken, O, yildirimlari gönderir de onlarla diledigini çarpar.
14. Gerçek dua ve ibadet ancak O'nadir. O'ndan baska çagirdiklari putlar kendilerine hiçbir cevap vermezler. Durumlari, suyun agzina gelmesi için avuçlarini ona açmis bekleyen adamin durumu gibidir. Hiçbir zaman suya kavusamaz. Iste kafirlerin yalvarisi da böyle, bosunadir.
15. [S] Yerde ve göklerdeki kimseler de, gölgeleri de, sabah aksam, ister istemez Allah'a secde ederler.
16. De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?", "Allah'tir" de. "Onu birakip, kendilerine bir fayda ve zarari olmayan dostlar mi edindiniz?" de. "Kör ile gören bir olur mu? Veya karanlikla aydinlik bir midir?" de. Yoksa Allah'a, Allah gibi yaratmasi olan ortaklar buldular da, yaratmalari birbirine mi benzettiler? De ki: "Her seyi yaratan Allah'tir. O, her seye üstün gelen tek Tanri'dir."
17. Allah gökten su indirir, dereler onunla dolar tasar. Sel, üste çikan köpügü alir götürür. Süslenmek veya faydalanmak için ateste erittiklerinizin üzerinde de buna benzer bir köpük vardir. Allah, hak ve batil için söyle misal verir: Köpük uçup gider, insanlara fayda veren ise yerde kalir. Allah bunun gibi daha nice misaller verir.
18. Rablerinin çagrisina gelenlere en güzel karsilik vardir. O'nun çagrisina uymayanlar ise, yeryüzünde olan her sey ve daha bir kati onlarin olsa, kurtulmak için fidye verirlerdi. Iste hesaplari kötü olanlar bunlardir. Varacaklari yer cehennemdir; ne kötü konaktir! *
19. Sana Rabbinden indirilenin gerçek oldugunu bilen kimse, onu bilmeyen köre benzer mi? Ancak akil sahipleri ibret alirlar.
20. Onlar, Allah'in ahdini yerine getirirler, anlasmayi bozmazlar.
21. Onlar, Allah'in birlestirilmesini emrettigi seyi birlestirirler, Rablerinden korkarlar; kötü hesaptan ürkerler.
22-4. Onlar, Rablerinin rizasini dileyerek sabrederler, namazi kilarlar; kendilerine verdigimiz riziktan, gizlice ve açikça sarf ederler; iyilik yaparak kötülügü ortadan kaldirirlar; iste onlara bu dünyanin iyi sonucu, girecekleri Adn cennetleri vardir; babalarinin, eslerinin, çocuklarinin iyi olanlari da oraya girerler. Melekler her kapidan yanlarina girip: "Sabretmenize karsilik size selam olsun; burasi dünyanin ne güzel bir sonucudur!" derler.
25. Saglam söz verdikten sonra Allah'in ahdini bozanlar ve Allah'in birlestirilmesini emrettigini ayiranlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar, iste lanet onlara ve kötü yurt, cehennem, onlaradir.
26. Allah diledigi kimsenin rizkini genisletir ve bir ölçüye göre verir. Dünya hayatiyla övünenler bilsinler ki dünyadaki hayat ahiret yaninda sadece bir geçimlikten ibarettir. *
27. Inkar edenler: "Rabbinden ona bir mucize indirilmeli degil miydi?" derler. De ki: "Dogrusu Allah dileyeni saptirir ve Kendisine yöneleni dogru yola eristirir."
28. Onlar inanmislar, kalpleri Allah'i anmakla huzura kavusmustur. Dikkat edin, kalpler ancak Allah'i anmakla huzura kavusur.
29. Inanan ve yararli is isleyen kimseler için hos bir hayat ve dönülecek güzel bir yer vardir.
30. Sana vahyettigimizi okuman için, seni de onlardan önce nice ümmetlerin gelip geçtigi bir ümmete gönderdik; o ümmet merhametli olan Allah'i inkar eder; de ki: "O benim Rabbim'dir, O'ndan baska Tanri yoktur, yalniz O'na güvenirim, dönüsüm de O'nadir."
31. Eger Kuran ile daglar yürütülmüs veya yeryüzü parçalanmis yahut ölüler konusturulmus olsaydi, kafirler yine de inanmazlardi. Oysa bütün isler Allah'a aittir. Inananlarin, "Allah dilese bütün insanlari dogru yola eristirebilir" gerçegini akillari kesmedi mi? Allah'in sözü yerine gelinceye kadar, yaptiklari isler sebebiyle inkar edenlere bir belanin dokunmasi veya evlerinin yakinina inmesi devam eder durur. Allah, verdigi sözden süphesiz caymaz. *
32. And olsun ki, senden önce de nice peygamberler alaya alinmisti. Inkar edenleri önce erteledim, sonra cezalarini verdim. Cezalandirmam nasildi?
33. Herkesin yaptigini gözeten Allah, bunu yapamayan putlarla bir olur mu? Onlar Allah'a ortak kostular. De ki: "Onlara bir ad bulun bakalim; yeryüzünde bilmedigi bir seyi mi Allah'a haber veriyorsunuz? Yoksa kuru sözlere mi aldaniyorsunuz? Fakat inkar edenlere, kurduklari düzenler güzel gösterildi ve dogru yoldan alikonuldular. Zaten Allah'in saptirdigina yol gösteren bulunmaz.
34. Onlara, dünya hayatinda azap vardir, ahiret azabi ise daha çetindir. Allah'a karsi onlari bir koruyan da yoktur.
35. Allah'a karsi gelmekten sakinanlara vadedilen cennetin altindan irmaklar akar; oranin yiyecekleri ve gölgeleri devamlidir. Bu, sakinanlarin elde edecegi sonuçtur, inkarcilarin varacagi sonuç ise atestir.
36. Kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilenden memnun olurlar. Karsi guruplar içinde ise, onun bir kismini inkar edenler vardir. De ki: "Ben ancak Allah'a kulluk etmekle ve O'na asla ortak kosmamakla emrolundum. Hepinizi ancak O'na çagiriyorum ve dönüsüm O'nadir."
37. Böylece Biz Kuran'i Arapça bir hüküm ve hikmet olarak indirdik. Sana ilim geldikten sonra onlarin heveslerine uyarsan, and olsun ki, Allah katinda sana bir dost ve seni koruyan çikmaz. *
38. And olsun ki, senden önce nice peygamberler gönderdik; onlara esler ve çocuklar verdik. Allah'in izni olmadan hiçbir peygamber bir ayet getiremez. Her seyin vakti ve süresi yazilidir.
39. Allah diledigini siler, diledigini birakir; Ana Kitap O'nun katindadir.
40. Onlara vadettigimiz azabin bir kismini sana göstersek de senin canini alsak da, vazifen sadece teblig etmektir. Hesap görmek Bize düser.
41. Görmüyorlar mi ki, Biz yeryüzünü etrafindan gitgide eksiltmekteyiz. Hüküm Allah'indir, O'nun hükmünü takip edip bozacak yoktur. O, hesabi çabuk görür.
42. Onlardan öncekiler de tuzak kurdular, oysa bütün tuzaklarin (cezasi) Allah'indir, herkesin yaptigini bilir. Inkarcilar da, neticenin kimin oldugunu göreceklerdir.
43. Inkar edenler: "Sen peygamber degilsin" derler; de ki: "Benimle sizin aranizda sahit olarak Allah ve Kitabi bilenler yeter."*

14) Ibrahim Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1-2. Elif, Lam, Ra; Bu, Allah'in izniyle, insanlari karanliklardan aydinliga, güçlü ve övülmege layik, göklerde ve yerde olanlarin sahibi Allah'in yoluna çikarman için, sana indirdigimiz Kitaptir. Ugrayacaklari çetin azaptan dolayi vay kafirlerin haline!
3. Onlar dünya hayatini ahirete tercih ederler, Allah'in yolundan alikoyup onun egriligini isterler. Iste onlar uzak bir sapiklik içindedirler.
4. Kendilerine apaçik anlatabilsin diye, her peygamberi kendi milletinin diliyle gönderdik. Allah diledigini saptirir ve diledigini de dogru yola eristirir; güçlü olan, Hakim olan O'dur.
5. And olsun ki Musa'yi ayetlerimizle, "Milletini karanliklardan aydinliga çikar ve Allah'in günlerini onlara hatirlat" diye göndermistik. Bunlarda, çokça sabreden ve sükreden herkes için dersler vardir.
6. Musa, milletine dedi ki: "Allah'in size olan nimetlerini anin; size iskence eden, kadinlarinizi sag birakip ogullarinizi bogazlayan Firavun ailesinden sizi kurtardi; bütün bunlarda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardir. *
7. Rabbiniz: "Sükrederseniz and olsun ki, size karsiligini artiracagim; nankörlük ederseniz bilin ki azabim pek çetindir" diye bildirmisti.
8. Musa: "Siz ve yeryüzünde olanlar, hepiniz nankörlük etseniz, Allah yine de müstagni ve övülmege layik olandir" demisti.
9. Sizden önce geçen Nuh, Ad, Semud milletlerinin ve onlardan sonra gelenlerin haberleri ki onlari Allah'tan baskasi bilmez size ulasmadi mi? Onlara peygamberleri belgelerle geldiler, fakat ellerini agizlarina götürüp: "Biz sizinle gönderilene inanmiyoruz. Bizi çagirdiginiz seyden de süphe ve endise içindeyiz" dediler.
10. Onlarin peygamberleri: "Gökleri ve yeri yaratan, günahlarinizi bagislamaya çagiran ve bir süreye kadar sizi erteleyen Allah'tan mi süphe ediyorsunuz?" dediler. Onlar da: "Siz de sadece bizim gibi birer insansiniz; bizi babalarimizin taptiklarindan alikoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçik bir delil getirmelisiniz" dediler.
11. Peygamberleri onlara söyle dedi: "Biz ancak sizin gibi birer insaniz ama, Allah, kullarindan diledigine iyilikte bulunur. Allah'in izni olmadikça biz size delil getiremeyiz. Inananlar sadece Allah'a güvensin."
12. "Bize yollarimizi gösteren Allah'a niçin güvenmeyelim? Bize ettiginiz eziyete elbette katlanacagiz. Güvenenler ancak Allah'a güvensinler."*
13-4. Inkar edenler, peygamberlerine: "Ya bizim dinimize dönersiniz ya da sizi memleketimizden çikaririz" dediler. Rableri peygamberlere: "Biz, haksizlik edenleri yok edecegiz, onlardan sonra yeryüzüne sizi yerlestirecegiz. Bu, makamimdan ve tehdidimden korkanlar içindir." diye vahyetti.
15. Peygamberler yardim istediler ve her inatçi zorba hüsrana ugradi.
16. Ardinda cehennem vardir; orada kendisine irinli su içirilecektir.
17. Onu yudum yudum alacak fakat yutamayacaktir. Ölüm ona her taraftan geldigi halde, ölemeyecek, arkasindan da çetin bir azap gelecektir.
18. Rab'lerini inkar edenlerin isleri, firtinali bir günde, rüzgarin siddetle savurdugu küle benzer; yaptiklarindan hiçbir sey elde edemezler. Iste bu uzak sapikliktir.
19. Gökleri ve yeri gerçekten Allah'in yarattigini bilmiyor musun? Dilerse sizi yok edip yeni bir topluluk var eder.
20. Bu, Allah için güç degildir.
21. Insanlarin hepsi Allah'in huzuruna çikarlar; güçsüzler, büyüklük taslayanlara: "Dogrusu biz size uymustuk, Allah'in azabindan bizi koruyabilecek misiniz?" derler. Cevap olarak: "Allah bizi dogru yola eristirseydi biz de sizi eristirirdik. Artik sizlansak da sabretsek de birdir, çünkü kaçacak yerimiz yoktur" derler. *
22. Is olup bitince, seytan: "Dogrusu Allah size gerçegi söz vermisti. Ben de size söz verdim ama, sonra caydim; esasen sizi zorlayacak bir nüfuzum yoktu; sadece çagirdim, siz de geldiniz. O halde, beni degil kendinizi kinayin. Artik ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsiniz. Beni Allah'a ortak kosmanizi daha önce kabul etmemistim; dogrusu zalimlere can yakan bir azap vardir" der.
23. Inanan ve yararli isleri yapanlar, içlerinden irmaklar akan cennetlere konulurlar, Rablerinin izniyle orada temelli kalirlar. Oradaki dirlik temennileri: "Selam!"dir.
24-5. Allah'in, hos bir sözü; kökü saglam, dallari göge dogru olan Rabbinin izniyle her zaman meyve veren hos bir agaca benzeterek nasil misal verdigini görmüyor musun? Insanlar ibret alsin diye Allah onlara misal gösteriyor.
26. Çirkin bir söz de, yerden koparilmis, kökü olmayan kötü bir agaca benzer.
27. Allah inananlari, dünya hayatinda ve ahirette saglam bir söz üzerinde tutar; zalimleri de saptirir. Allah diledigini yapar. *
28-9. Allah'in verdigi nimeti nankörlükle karsilayanlari ve milletlerini helak olacaklari yere, yaslanacaklari cehenneme götürenleri görmüyor musun?
30. Allah'in yolundan sapitmak için O'na esler kosmuslardi. De ki: "Yasayin bakalim, hiç süphesiz varacaginiz yer ates olacaktir."
31. Inanan kullarima söyle, namazi kilsinlar; alis veris ve dostlugun olmayacagi günün gelmesinden önce, kendilerine verdigimiz riziktan açik ve gizli sarf etsinler.
32-3. Gökleri ve yeri yaratan, yukaridan indirdigi su ile rizik olarak ürünler yetistiren, emri geregince denizde yüzmek üzere gemileri, nehirleri, belli yörüngelerinde yürüyen ay ve günesi, geceyle gündüzü sizin buyrugunuza veren Allah'tir.
34. Kendisinden isteyebileceginiz her seyi size vermistir. Allah'in nimetini sayacak olsaniz bitiremezsiniz. Dogrusu insan pek zalim ve çok nankördür. *
35. Ibrahim söyle demisti: "Rabbim! Bu sehri güvenli kil; beni ve ogullarimi putlara tapmaktan uzak tut."
36. "Rabbim! O putlar çok insanlari saptirdi; bana uyan bendendir, bana karsi gelen kimseyi Sana birakirim; Sen bagislarsin, merhamet edersin."
37. "Rabbimiz! Ben çocuklarimdan kimini, namaz kilabilmeleri için Senin kutsal evinin yaninda, ziraata elverissiz bir vadiye yerlestirdim. Rabbimiz! Insanlarin gönüllerini onlara meylettir, sükretmeleri için onlari ürünlerle riziklandir."
38. "Rabbimiz! Dogrusu Sen gizledigimizi de, açiga vurdugumuzu da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir sey Allah'tan gizli kalmaz."
39. "Kocamisken, bana Ismail ve Ishak'i veren Allah'a hamdolsun. Dogrusu Rabbim dualari isitendir."
40. "Rabbim! Beni ve çocuklarimi namaz kilanlardan eyle. Rabbimiz! Duami kabul buyur.
41. "Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, anami babami ve inananlari bagisla." *
42. Sakin Allah'i, zalimlerin yaptiklarindan habersiz sanma; gözlerin disari firlayacagi bir güne kadar onlari ertelemektedir.
43. O gün baslari kalkmis, gözleri kendilerine dönemeyecek sekilde sabit kalmis, gönülleri bombos halde kosup duracaklardir.
44-5. Insanlari, kendilerine azabin gelecegi gün ile uyar. Haksizlik edenler: "Rabbimiz! Bizi yakin bir süreye kadar ertele de çagrina gelelim, peygamberlere uyalim" derler. Siz daha önce, sonunuzun gelmeyecegine yemin etmemis miydiniz! Üstelik kendilerine yazik edenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara, yaptiklarimiz da sizlere açiklanmisti. Size misaller de vermistik.
46. Süphesiz onlar düzenlerini kurdular; oysa daglari yerinden oynatacak olsa bile, bu düzenleri hep Allah'in elindeydi.
47-8. Yerin baska bir yerle, göklerin de baska göklerle degistirildigi, her seye üstün gelen tek Allah'in huzuruna çiktiklari günde, sakin Allah'in peygamberlerine verdigi sözden cayacagini sanma; dogrusu Allah güçlüdür, öc alandir.
49. O gün, suçlulari zincirlere vurulmus olarak görürsün.
50. Gömlekleri katrandan olacak, yüzlerini ates bürüyecektir.
51. Bu, Allah herkese yaptiginin karsiligini verecegi için böyledir. Dogrusu Allah hesabi çabuk görür.
52. Bu Kuran, onunla uyarilsinlar ve tek bir Tanri bulundugunu bilsinler ve akil sahipleri ögüt alsinlar diye insanlara teblig edilmistir. *

15) Hicr Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. Elif, Lam, Ra. Bunlar Kitabin ve apaçik olan Kuran'in ayetleridir.
2. Inkar edenler, keske müslüman olsaydik temennisinde bulunacaklardir.
3. Birak onlari yesinler, zevk alsinlar; ümit onlari avundursun; ileride ögrenecekler.
4. Yok ettigimiz her hangi bir kasabanin elbette belli bir yazisi vardir.
5. Hiçbir ümmet kendi süresini öne de alamaz, geciktiremez de.
6-7. Onlar: "Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Dogrulardan isen melekleri bize getirsene" dediler.
8. Biz melekleri ancak gerekince indiririz. O takdirde de ceza görecekler asla geri birakilmazlar.
9. Dogrusu Kitabi Biz indirdik, onun koruyucusu elbette Biziz.
10. And olsun ki, senden önce çesitli ümmetlere peygamber göndermistik.
11. Onlara gelen her peygamberi alaya aliyorlardi.
12-3. Ayni sekilde biz de Kitabi suçlularin kalplerine sokariz, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin ugradiklari meydandadir.
14-5. Onlara gökten bir kapi açsak da, oradan çikmaga koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz her halde büyülendik" derler. *
16. And olsun ki, gökte burçlar meydana getirdik, onlari bakanlar için donattik.
17. Onlari, kovulmus her seytandan koruduk.
18. Fakat kulak hirsizligi yapan olursa, parlak bir ates onu kovalar.
19. Yeri yaydik, oraya sabit daglar yerlestirdik, orada her seyi bir ölçüye göre bitirdik.
20. Orada sizin ve rizik veremeyeceginiz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
21. Hazinesi Bizim katimizda olmayan hiçbir sey yoktur. Biz onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.
22. Rüzgarlari asilayici olarak gönderdik; yukaridan su indirdik de sizi onunla suladik. Yoksa siz onu toplayamazdiniz.
23. Dogrusu dirilten ve öldüren Biziz; hepsinin gerisinde de Biz kaliriz.
24. And olsun ki, sizden önce geçenleri biliriz; and olsun ki, geri kalanlari da biliriz.
25. Dogrusu Rabbin onlari diriltip bir araya getirecektir. Süphesiz O Hakim'dir, her seyi bilendir. *
26. And olsun ki, insani kuru balçiktan, islenebilen kara topraktan yarattik.
27. Cinleri de, daha önce, dumansiz atesten yarattik.
28-9. Rabbin meleklere: "Ben, balçiktan, islenebilen kara topraktan bir insan yaratacagim. Onu yapip ruhumdan üfledigimde ona secdeye kapanin" demisti.
30-1. Bunun üzerine, Iblis'in disinda bütün melekler hemen secde ettiler. O, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi.
32. Allah: "Ey Iblis! Secde edenlerle beraber olmaktan seni alikoyan nedir?" dedi.
33. O: "Balçiktan, islenebilen kara topraktan yarattigin insana secde edemem" dedi.
34-5. "Öyleyse defol oradan, sen artik kovulmus birisin. Dogrusu hesap gününe kadar lanet sanadir" dedi.
36. "Rabbim! Beni hiç olmazsa, tekrar dirilecekleri güne kadar ertele" dedi.
37-8. Allah: "Sen, bilinen gün gelene kadar birakilanlardansin" dedi.
39-40. "Rabbim! Beni saptirdigin için, and olsun ki yeryüzünde fenaliklari onlara güzel gösterecegim; halis kildigin kullarin bir yana, onlarin hepsini saptiracagim" dedi.
41-2. Allah söyle dedi: "Benim gerekli kildigim dosdogru yol budur; "kullarimin üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapiklar bunun disindadir."
43. "Ve Cehennem onlarin hepsinin toplanacagi yerdir."
44. O cehennemin yedi kapisi olup, her kapidan onlarin girecekleri ayrilmis bir kisim vardir. *
45. Allah'a karsi gelmekten sakinanlar ise, cennetlerde, pinar baslarindadirlar.
46. "Oraya güven içinde, esenlikle girin," denilir.
47. Biz onlarin gönüllerinde olan kini çikardik, artik onlar sedirler üzerinde karsilikli oturan kardeslerdir.
48. Onlar orada bir yorgunluk hissetmezler. Oradan çikarilacak da degillerdir.
49-50. Kullarima Benim bagislayan, merhamet eden oldugumu, azabimin can yakici bir azap oldugunu haber ver.
51. Onlara Ibrahim'in konuklarini da anlat:
52-3. Ibrahim'in yanina girdiklerinde selam vermislerdi. O: "Dogrusu biz sizden korkuyoruz" demisti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oglun olacagini müjdelemeye geldik" demislerdi.
54. "Ben kocamisken bana müjde mi veriyorsunuz? Neye dayanarak müjdeliyorsunuz?" deyince:
55. "Seni gerçekten müjdeliyoruz, umutsuzlardan olma" demislerdi.
56-7. "Zaten sapiklardan baska kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!" diyerek sormustu: "Ey elçiler! Isiniz nedir?"
58-60. Söyle cevap vermislerdi: "Biz süphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun disindadir. Karisi hariç hepsini kurtaracagiz. Karisinin geride kalanlardan olmasini gerekli bulduk."*
61-2. Elçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: "Dogrusu siz taninmayan kimselersiniz" dedi.
63-5. "Biz sana sadece süphe edip durduklari azabi getirdik. Sana gerçekle geldik. Süphesiz biz dogru söyleyenleriz. Artik, geceleyin bir ara, aileni yola çikar, sen de arkalarindan git; hiç biriniz arkaya bakmasin; emrolundugunuz yere dogru yürüyün" dediler.
66. Böylece Lut'a bunlarin sonlarinin kesilmis olarak sabahlayacaklarini bildirdik.
67. Sehir halki, sevinerek geldiler.
68-9. Lut: "Bunlar benim konuklarimdir, onlara karsi beni rüsvay etmeyin, Allah'tan korkun, beni utandirmayin" dedi.
70. "Biz sana kimseyi misafir kabul etmeyi yasak etmemis miydik?" dediler.
71. Lut: "Alacaksaniz, iste benim kizlarim" dedi.
72. Senin hayatina and olsun ki, onlar sarhosluklari içinde bocalayip duruyorlardi.
73. Tanyeri agarirken, çiglik onlari yakalayiverdi.
74. Memleketlerini alt üst ettik, üzerlerine sert tas yagdirdik.
75. Bunda, görebilen insanlar için ibretler vardir.
76. O sehrin kalintilari islek yollar üzerinde hala durmaktadir.
77. Bunda inananlar için ibret vardir.
78. Eykeliler de, süphesiz zalim kimselerdi.
79. Bunun için onlardan da öcaldik. Hala her iki memleket de islek bir yol üzerindedirler. *
80. And olsun ki, Hicr halki peygamberi yalanlamislardi.
81. Onlara ayetlerimizi verdigimiz halde, yüz çevirmislerdi.
82. Daglarda, güven içinde olarak evler yontuyorlardi.
83. Sabaha karsi çiglik onlari yakalayiverdi.
84. Yaptiklari kendilerine bir fayda saglamadi.
85. Biz, gökleri, yeri ve her ikisi arasinda bulunanlari geregince yarattik. Kiyamet günü süphesiz gelecektir. O halde yumusak ve iyi davran.
86. Dogrusu yaratan ve bilen ancak Rabbindir.
87. And olsun ki, sana daima tekrarlanan yedi ayetli Fatiha'yi ve Kurani Azim'i verdik.
88. Kafirler içinde bazi kimselere verdigimiz kat kat servete gözünü dikme; onlara üzülme; inananlari kanatlarin altina al.
89. De ki: "Dogrusu ben apaçik bir uyariciyim."
90-3. Kuran'i islerine geldigi gibi bölenlere de, kendi kitaplarinin bir kismina inanip bir kismini kabul etmeyen yahudi ve hiristiyanlara da nitekim Kitap indirmistik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptiklarindan sorumlu tutacagiz.
94. Artik buyurulani açikça ortaya koy, puta tapanlara aldiris etme.
95-6. Allah'la beraber baska bir tanrinin bulundugunu kabul eden alaycilara karsi süphesiz Biz sana kafiyiz. Yakinda ne oldugunu ögreneceklerdir.
97. And olsun ki, söyledikleri seylerden senin gönlünün daraldigini biliyoruz.
98-9. Rabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et. *

16) Nahl Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. Allah'in buyrugu gelecektir; acele gelmesini istemeyin, Allah, ortak kostuklari seylerden münezzehtir, yücedir.
2. Allah kullarindan diledigine buyrugunu bildirmek için meleklerini vahiyle indirerek söyle der: "Insanlari uyarin ki, Benden baska tanri yoktur. Benden sakinin."
3. Gökleri ve yeri geregince yaratmistir. Onlarin es kostuklari seylerden yücedir.
4. Insani nutfeden yaratmistir. Öyleyken o nasil da açikça karsi koymaktadir!
5. Hayvanlari da yaratmistir. Onlarda sizi isitacak seyler ve bir çok faydalar vardir. Onlarin etlerini de yersiniz.
6. Onlari getirirken de, gönderirken de zevk alirsiniz.
7. Kendi kendinize zor varacaginiz memleketlere, yüklerinizi tasirlar. Dogrusu Rabbiniz sefkatlidir, merhametlidir.
8. Sizin için atlari, katirlari ve merkepleri binek ve süs hayvani olarak yaratmistir. Bilmediginiz daha nice seyleri de yaratir.
9. Yolun dogrusunu göstermek Allah'a aittir. Yolun egri olani da vardir. Allah dileseydi hepinizi dogru yola iletirdi. *
10. Yukaridan size su indiren O'dur. Ondan içersiniz; hayvanlari otlattiginiz bitkiler de onunla biter.
11. Allah onunla size ekinler, zeytin ve hurma agaçlari, üzümler ve her türlü ürünü yetistirir. Düsünen kimseler için bunda ders vardir.
12. Geceyi gündüzü, günesi ayi sizin istifadenize vermistir. Yildizlar da O'nun buyruguna boyun egmistir. Bunlarda, akil eden kimseler için dersler vardir.
13. Yeryüzünde rengarenk seyleri de sizin için yaratmistir. Bunda, ögüt alan kimseler için ibret vardir.
14. Taze et yemeniz, takindiginiz süsleri edinmeniz ve Allah'in bol nimetinden faydalanmaniz için denize ki gemilerin onu yara yara gittigini görürsün boyun egdiren de O'dur. Artik belki sükredersiniz.
15-6. Yeryüzünde, sarsilmayasiniz diye, sabit daglar, nehirler ve belki yolunuzu bulursunuz diye yollar ve isaretler meydana getirmistir. Onlar yildizlarla da yollarini bulurlar.
17. Hiç yaratan yaratamayana benzer mi? Ibret almaz misiniz?
18. Allah'in verdigi nimetleri sayacak olsaniz bitiremezsiniz; dogrusu Allah bagislar, merhamet eder.
19. Allah, gizlediklerinizi de, açiga vurduklarinizi da bilir.
20. Allah'i birakip taptiklari seyler, hiçbir sey yaratmazlar; esasen kendileri yaratiktir.
21. Onlar cansiz, ölülerdir. Ne zaman dirileceklerini de bilemezler. *
22. Tanriniz tek bir Tanridir. Ahirete inanmayanlarin kalpleri bunu inkar eder; onlar büyüklük taslarlar.
23. Onlarin gizlediklerini de, açiga vurduklarini da Allah'in bildiginde süphe yoktur. O, büyüklük taslayanlari sevmez.
24. Onlara: "Rabbiniz ne indirdi?" diye sorulsa: "Öncekilerin masallari" derler.
25. Böylece kiyamet günü kendi günahlarini tam olarak, bilmeden saptirdiklari kimselerin günahlarini kismen yüklenirler. Dikkat edin, yüklendikleri yük ne kötüdür! *
26. Onlardan öncekiler düzen kurmuslardi. Bunun üzerine Allah, binalarinin temelini çökertti de tavanlari baslarina yikildi. Azap, onlara fark etmedikleri yerden geldi.
27. Sonra kiyamet günü onlari rezil eder ve: "Haklarinda tartistiginiz Benim ortaklarim nerede?" der. Ilim sahipleri söyle derler: "Dogrusu bugün inkarcilara rezillik ve igrençlik vardir."
28. Melekler kendilerine yazik etmis kimselerin canlarini alirken: "Biz hiçbir kötülük yapmiyorduk" diyerek teslim olurlar. Hayir; öyle degil; dogrusu Allah onlarin yaptiklarini bilmektedir.
29. Temelli kalacaginiz cehennemin kapilarindan girin. büyüklenenlerin duragi ne kötüdür!
30. Sakinan kimselere: "Rabbiniz ne indirdi?" denince, "Iyilik" derler. Bu dünyada iyi davrananlara iyilik vardir. Ahiret yurdu ise daha iyidir. Sakinanlarin yurdu ne güzeldir!
31. Içlerinden irmaklar akan Adn cennetlerine girerler. Orada, diledikleri kendilerine verilir. Allah sakinanlari böylece mükafatlandirir.
32. Melekler onlarin canini temizlenmis olarak alirken: "Selam size; yaptiklariniza karsilik haydi cenneti girin" derler.
33. Onlar kendilerine yalniz meleklerin veya senin Rabbinin buyrugunun gelmesini mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmislardi. Allah onlara zulmetmemisti, ama onlar kendilerine yazik ediyorlardi.
34. Bu yüzden, isledikleri kötülüklere ugradilar ve alay ettikleri sey onlari kusatti. *
35. Allah'a es kosanlar: "Allah dileseydi O'ndan baska hiçbir seye ne biz ve ne de babalarimiz tapardi. O'nun buyrugu olmaksizin hiçbir seyi haram kilmazdik" dediler. Kendilerinden öncekiler de böyle yapmisti. Peygamberlere apaçik tebligden baska ne vazife düser?
36. And olsun ki, her ümmete: "Allah'a kulluk edin, azdiricilardan kaçinin" diyen peygamber göndermisizdir. Allah içlerinden kimini dogru yola eristirdi, kimi de sapikligi hak etti. Yeryüzünde gezin; peygamberleri yalanlayanlarin sonlarinin nasil oldugunu görün.
37. Onlarin dogru yolda olmalarina ne kadar özensen, yine de Allah, saptirdigini dogru yola iletmez. Onlarin yardimcilari da olmaz.
38-9. Ölen kimseyi Allah'in diriltmeyecegi üzerine bütün güçleriyle Allah'a yemin ederler. Hayir; öyle degil, ayriliga düstükleri seyi onlara açiklamayi , inkar edenlerin kendilerinin yalanci olduklarini bileceklerini, Allah gerçekten vadetmistir, fakat insanlarin çogu bilmezler.
40. Bir seyin olmasini istedigimiz zaman sözümüz sadece ona "Ol" dememizdir ve hemen olur. *
41. haksizliga ugratildiktan sonra, Allah yolunda hicret eden kimseleri, and olsun ki, dünyada güzel bir yerde yerlestiririz. Ahiret ecri ise daha büyüktür, keske bilseler!
42. Onlar sabreden ve yalniz Rablerine güvenen kimselerdir.
43-4. Dogrusu senden önce de kendilerine kitaplar ve belgelerle vahyettigimiz bir takim adamlar gönderdik. Bilmiyorsaniz kitaplilara sorun. Sana da, insanlara gönderileni açiklayasin diye Kuran'i indirdik. Belki düsünürler.
45. Kötü isler düzenleyenler Allah'in kendilerini yere batirmasindan yahut fark etmedikleri bir yerden onlara azabin gelmesinden güvende midirler?
46-7. Veya hareket halindelerken (ki Allah'i aciz birakamazlar) ya da yok olmak endisesindeyken onlara azabin gelmesinden güvende midirler? Dogrusu Rabbin sefkatlidir, merhametlidir.
48. Allah'in yarattigi seylerin, gölgeleri saga sola vurarak, Allah'a boyun egerek secde etmekte olduklarini görmüyorlar mi?
49. [S] Göklerde ve yerde bulunan her canli ve melekler, büyüklük taslamaksizin Allah'a secde ederler.
50. Fevklerinde olan Rablerinden korkarlar ve emrolunduklari seyleri yaparlar. *
51. Allah, "Iki tanri edinmeyin, O ancak bir tek Tanri'dir. Yalniz Ben'den korkun" dedi.
52. Göklerde ve yerde olan O'nundur. Kulluk da daima O'nadir. Allah'tan baskasindan mi sakiniyorsunuz?
53. Size gelen her nimet Allah'tandir. Sonra, bir sikintiya ugradiginizda yalniz O'na siginirsiniz.
54-5. Sikintilarinizi giderince de, içinizden bazilari kendilerine verdigimize nankörlük ederek Rablerine es kosarlar. Geçinin bakalim, yakinda ögreneceksiniz.
56. Kendilerine verdigimiz riziktan, onlarin ne oldugunu bilmeyen putlara pay ayirirlar. Allah'a and olsun ki, uydurup durdugunuz seylerden elbette sorguya çekileceksiniz.
57. Begendikleri erkek çocuklari kendilerine; kizlari da Allah'a mal ediyorlar. O bundan münezzehtir.
58. Aralarindan birine bir kizi oldugu müjdelendigi zaman içi gamla dolarak yüzü simsiyah kesilir.
59. Kendisine verilen kötü müjde yüzünden, halktan gizlenmeye çalisir; onu utana utana tutsun mu, yoksa topraga mi gömsün? Ne kötü hükmediyorlar!
60. Ahirete inanmayanlar kötülük misalidirler. En üstün misali ise Allah verir. O Güçlü'dür, Hakim'dir. *
61. Allah insanlari haksizliklarindan ötürü yakalayacak olsaydi, yeryüzünde canli birakmazdi. Fakat onlari belirli bir süreye kadar erteler. Süreleri dolunca onu ne bir saat geciktirebilirler ne de öne alabilirler.
62. Begenmediklerini Allah'a mal ederler. Dilleri, güzel seylerin kendilerine ait oldugunu yalan yere söyler durur. Cehennemin onlarin oldugunda ve önceden oraya gideceklerinde süphe yoktur.
63. Allah'a and olsun ki, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Seytan yaptiklarini onlara hep güzel gösterdi. Bugün de dostlari odur. Onlara can yakici azap vardir.
64. Sana kitabi, ayriliga düstükleri seyleri onlara açiklaman için, inanan kimselere de dogru yol rehberi ve rahmet olarak indirdik.
65. Allah gökten su indirir ve ölümünden sonra yeryüzünü diriltir. Kulak veren kimseler için bunda ibret vardir. *
66. Hayvanlarda da size ibretler vardir. Bagirsaklarindakiler ile kan arasindan, içenlere halis ve içimi kolay süt içiririz.
67. Hurma agaçlarinin meyvelerinden ve üzümlerden serbet, sira ve güzel rizik elde edersiniz. Düsünen millet için bunda ibret vardir.
68-9. Rabbin bal arisina: "Daglarda, agaçlarda ve hazirlanmis kovanlarda yuva edin; sonra her çesit üründen ye; sonra da Rabbinin islemen için gösterdigi yollardan yürü" diye ögretti. Karinlarindan insanlara sifa olan çesitli renklerde bal çikar. Düsünen bir millet için bunda ibret vardir.
70. Allah sizi yaratmistir, sonra öldürecektir, içinizden bir kismi da ömrünün en fena zamanina ulastirilir ki, bilirken bilmez olurlar. Dogrusu Allah bilendir, her seye Kadir'dir. *
71. Allah rizikta kiminizi digerlerine üstün tutmustur. Üstün kilinanlar, emirleri altinda bulunanlarin riziklarini vermezler. Oysa rizikta hepsi esittir. Allah'in nimetini bile bile inkar mi ediyorlar?
72. Allah size kendinizden esler var eder. Eslerinizden de ogullar ve torunlar var eder. Size temiz seylerden rizik verir. Öyleyken batila inaniyorlar ve Allah'in nimetini inkar mi ediyorlar?
73. Allah'i birakip, göklerden ve yerden kendilerine verecek riziklari olmayan ve vermeye güç yetiremiyen seylere mi tapiyorlar?
74. Allah'a benzerler kosmaya kalkmayin. Süphesiz Allah bilir, siz bilmezsiniz.
75. Allah, hiçbir seye gücü yetmeyen ve baskasinin mali olan bir köle ile, kendisine verdigimiz güzel nimetlerden gizlice ve açikça sarf eden kimseyi misal gösterir: "Hiç bunlar esit olur mu? Övülmege layik olan Allah'tir, fakat çogu bilmezler.
76. Allah iki adami misal veriyor: Biri hiçbir seye gücü yetmeyen bir dilsiz -ki efendisine yüktür, nereye gönderse bir hayir çikmaz- bu, dogru yolda olan, adaletle emreden kimse ile bir olabilir mi? *
77. Göklerin ve yerin gaybi Allah'a aittir. Kiyamet saatinin kopusu bir göz kirpmasi kadar veya daha çabuk bir zaman içinde olur. Süphesiz Allah her seye Kadir'dir.
78. Allah sizi annelerinizin karnindan bir sey bilmez halde çikarmistir. Belki sükredersiniz diye size kulak, göz ve kalp vermistir.
79. Gögün boslugunda Allah'in buyruguna boyun egerek uçan kuslara bakmiyorlar mi? Onlari Allah'tan baska tutan kimse yoktur. Inanan millet için bunda dersler vardir.
80. Allah size evlerinizi dinlenme yeri kildi. Hayvanlarin derilerinden, yolculukta ve ikamet zamanlarinizda kolayca tasiyacaginiz evler; yün, tüy ve killarindan bir süre kullanacaginiz giyimlikler ve geçimlikler var etmistir.
81. Allah yarattiklarindan size gölgeler yapmis; daglarda siginacaginiz barinaklar var etmis, sizi sicaktan koruyacak elbiseler, harpte sizi koruyacak zirhlar vermistir. Size olan nimetini müslüman olasiniz diye iste bu sekilde tamamlamaktadir.
82. Eger yüz çevirirlerse, sana düsenin sadece açikça teblig oldugunu bil.
83. Allah'in nimetini hem bilirler hem de inkar ederler. Zaten çogu kafir kimselerdir. *
84. Kiyamet günü her ümmetten bir sahit getiririz; inkar edenlere itiraz için izin de verilmez, onlarin özürleri de dinlenmez.
85. Zulmedenler, azap görürlerken azaplari hafifletilmez de geciktirilmez de.
86. Allah'a ortak kosanlar, kostuklari ortaklari gördüklerinde: "Rabbimiz! Seni birakip yalvardigimiz ortaklarimiz bunlardir" derler. Kostuklari ortaklar, onlar: "Dogrusu siz yalancisiniz" diye söz atarlar.
87. Puta tapanlar o gün Allah'in hükmüne teslim olurlar; uydurduklari seyler onlardan uzaklasirlar.
88. Inkar eden, Allah'in yolundan alikoyanlara, bozgunculuklarina karsilik azap üstüne azap veririz.
89. O gün her ümmetten bir kisiyi onlara sahit tutariz. Seni de ümmetine sahit getiririz. Sana her seyi açiklayan ve müslümanlara dogruyu gösteren bir rehber, rahmet ve müjde olarak Kuran'i indirdik. *
90. Allah süphesiz adaleti, iyilik yapmayi, yakinlara bakmayi emreder; hayasizligi, fenaligi ve haddi asmayi yasak eder. tutasiniz diye size ögüt verir.
91. Ahidlestiginiz zaman Allah'in ahdini yerine getirin. Allah'i kendinize kefil kilarak saglama bagladiginiz yeminleri bozmayin. Allah yaptiklarinizi süphesiz bilir.
92. Bir ümmetin digerinden daha çok olmasindan ötürü, aranizdaki yeminleri bozarak, ipligini iyice egirip katladiktan sonra bozan kadin gibi olmayin. Allah onunla sizi dener. And olsun ki, sorumlu tutulacaksiniz.
94. Birbirinizi aldatmak için yemin etmeyin ki, bu yüzden saglamca yere basmakta olan ayak sürçebilir; Allah yolundan alikoymaniza karsilik kötü bir azap tadarsiniz ve (ahirette ) de size büyük bir azap vardir.
95. Allah'in ahdini hiç bir degere degismeyin. Eger bilirseniz, Allah katinda olan sizin için daha iyidir.
96. Sizde olanlar tükenir ama, Allah katinda olanlar sonsuzdur, tükenmez. Sabredenlere ecirlerini, yaptiklarindan daha güzeli ile ödeyecegiz.
97. Kadin, erkek, inanmis olarak kim iyi is islerse, ona hos bir hayat yasatacagiz. Ecirlerini yaptiklarindan daha güzeli ile ödeyecegiz.
98. Kuran okuyacagin zaman, kovulmus seytandan Allah'a sigin.
99. Dogrusu seytanin, inananlar ve yalniz Rablerine güvenenler üzerinde bir nüfuzu yoktur.
100. O'nun nüfuzu sadece, O'nu dost edinenler ve Allah'a ortak kosanlar üzerindedir. *
101. Bir ayetin yerini baska bir ayetle degistirdigimizde, ki Allah ne indirdigini gayet iyi bilir onlar, "Sen sadece uyduruyorsun" derler. Hayir, öyle degildir, ama onlarin çogu bunu bilmezler.
102. De ki: "Kuran'i; Ruhül Kudüs (Cebrail) Rabbinin katindan, inananlarin inançlarini pekistirmek, müslümanlara dogruluk rehberi ve müjde olmak üzere gerçekle indirmistir."
103. And olsun ki: "Ona elbette bir insan ögretiyor" dediklerini biliyoruz. Kast ettikleri kimsenin dili yabancidir, Kuran ise fasih Arapçadir.
104. Allah'in ayetlerine inanmayanlari Allah dogru yola eristirmez. Onlara can yakici azap vardir.
105. Yalan uyduranlar ancak Allah'in ayetlerine inanmayanlardir. Yalancilar iste onlardir.
106. Gönlü imanla dolu oldugu halde, zor altinda olan kimse müstesna, inandiktan sonra Allah'i inkar edip, gönlünü kafirlige açanlara Allah katindan bir gazap vardir; büyük azap da onlar içindir.
107. Bu, dünya hayatini ahirete tercih etmelerinden ve Allah'in da, inkarci milleti dogru yola eristirmemesinden ötürü böyledir.
108. Iste Allah'in kalplerini, kulaklarini ve gözlerini mühürledigi kimseler bunlardir. Gafiller de iste bunlardir.
109. Ahirette zarara ugrayacaklarin bunlar oldugunda süphe yoktur.
110. Rabbin, türlü eziyete ugratildiktan sonra hicret eden, sonra Allah ugrunda savasan ve sabreden kimselerden yanadir. Rabbin süphesiz bundan sonra da bagislar ve merhamet eder.*
111. O gün, herkesin kendi derdine düsüp çabalayacagi ve herkesin islediginin haksizliga ugratilmadan kendisine ödenecegi bir gündür.
112. Allah size güven ve huzur içinde olan bir kasabayi misal verir: Her taraftan oraya bolca rizik geliyordu. Ama Allah'in nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden Allah onlara yaptiklarina karsilik açlik ve korku belasini tattirdi.
113. And olsun ki, aralarindan kendilerine bir peygamber gelmisti, onu yalanci saydilar. Haksizlik ederlerken azaba ugradilar.
114. Yalniz Allah'a kulluk ediyorsaniz, Allah'in size helal ve temiz olarak verdigi riziklardan yiyin, O'nun nimetine sükredin.
115. Allah size ancak lesi, kani, domuz etini ve Allah'tan baskasinin adina kesilenleri haram etmistir. Darda kalan, asiri gitmemek ve baskasinin hakkina el uzatmamak sartiyla bunun disindadir. Allah süphesiz bagislar, merhamet eder.
116. Diliniz yalana alismis oldugu için, "Su haram, bu helaldir" demeyin, zira Allah'a karsi yalan uydurmus olursunuz. Allah'a karsi yalan uyduranlar ise, saadete süphesiz erisemezler.
117. Az bir geçim ama ardindan can yakici bir azap onlaradir.
118. Sana anlattiklarimizi, daha önce, yahudi olanlara da haram kilmistik; biz onlara zulmetmedik, onlar kendilerine zulmediyorlardi.
119. Sonra dogrusu Rabbin, bilmeyerek kötülük isleyip ardindan tevbe eden ve islah olanlardan yanadir. Rabbin bundan sonra da bagislar ve merhamet eder.*
120. Ibrahim, süphesiz Allah'a boyun egen ve O'na yönelen bir önderdi; puta tapanlardan degildi.
121. Rabbinin nimetlerine sükrederdi; Rabbi de onu seçti ve dogru yola eristirdi.
122. Simdi sana, "Dogruya yönelen, puta tapanlardan olmayan Ibrahim'in dinine uy" diye vahyettik.
124. Cumartesi ibadeti, ancak o gün üzerinde çekisenlere farz kilindi. Rabbin, ayriliga düstükleri seylerde, kiyamet günü aralarinda hükmedecektir.
125. Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel ögütle çagir; onlarla en güzel sekilde tartis; dogrusu Rabbin, kendi yolundan sapanlari daha iyi bilir. O, dogru yolda olanlari da en iyi bilir.
126. Eger ceza vermek isterseniz size yapilanin ayniyla mukabele edin. Sabrederseniz and olsun ki bu, sabredenler için daha iyidir.
127. Sabret, senin sabrin ancak Allah'in yardimi iledir; onlara üzülme, kurduklari düzenlerden de endise etme.
128. Allah süphesiz sakinanlarla ve iyilik yapanlarla beraberdir. *

17) Isra Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. Kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescidi Haram'dan, kendisine bir kisim ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kildigimiz Mescidi Aksa'ya götüren Allah'in sani yücedir. dogrusu O, isitir ve görür.
2-3. Musa'ya kitap verdik. Ey Nuh'la beraber tasiyarak kurtardigimiz kimselerin soyundan olanlar! Beni birakip baskasini vekil edinmeyesiniz diye onu Israilogullarina dogruluk rehberi kildik. Dogrusu Nuh, çok sükreden bir kuldu.
4. Israilogullarina Kitapta: "Dogrusu yeryüzünde iki defa bozgunculuk yapacak ve kibirlendikçe kibirleneceksiniz" diye bildirdik.
5. "Bu ikiden birincisinin vakti gelince, üzerinize pek güçlü olan kullarimizi salacagiz. Onlar memleketlerinizde her köseyi kontrollerine alacaklar. Bu, yerine gelecek bir vaattir."
6. "Bunun ardindan sizi onlara galip getirecegiz; mallar ve ogullarla size yardim edecek ve sizin sayinizi artiracagiz."
7. Iyilik ederseniz kendinize iyilik etmis olursunuz. Kötülük ederseniz o da kendinizedir. Iki vaatten ikincisinin vakti gelince, yüzünüzü üzüntüye sokmalari, kötülük yapmalari, önceden Mescid'e girdikleri gibi girmeleri, ele geçirdikleri yerleri harap etmeleri için onlari tekrar gönderecegiz.
8. Umulur ki Rabbiniz size acir; ama siz dönerseniz Biz de döneriz. Cehennemi, inkarcilara bir zindan kilmisizdir.
9-10. Dogrusu bu Kuran en dogru yola götürür ve yararli is yapan müminlere büyük ecir oldugunu, ahirete inanmayanlara can yakici bir azap hazirladigimizi müjdeler. *
11. Insan iyiligin gelmesine dua ettigi gibi, kötülügün gelmesine de dua eder. Esasen insanoglu acelecidir.
12. Gece ve gündüzü varligimiza birer delil kildik. Bir delil olan geceyi kaldirip yine bir delil olan gündüzü Rabbiniz'in bol nimetini aramaniz, yillarin sayisini ve hesabini bilmeniz için aydinlik kildik. Her seyi uzun uzadiya açikladik.
13. Her insanin boynuna islediklerini dolariz ve kiyamet günü açilmis bulacagi Kitabi önüne çikaririz.
14. "Kitabini oku, bugün, hesap görücü olarak sen kendine yetersin."
15. Kim dogru yola gelirse ancak kendi lehine yola gelmis ve kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmistir. Kimse kimsenin günahini çekmez. Biz peygamber göndermedikçe kimseye azap etmeyiz.
16. Bir sehri yok etmek istedigimiz zaman, simarik varliklarina yola gelmelerini emrederiz, ama onlar yoldan çikarlar. Artik o sehir yok olmayi hak eder. Biz de onu yerle bir ederiz.
17. Nuh'dan sonra nice nesilleri yok etmisizdir. Kullarinin günahlarindan haberdar ve onlari gören olarak Rabbin yeter.
18. Dünyayi isteyene istedigimiz kimseye diledigimiz kadar hemen veririz. Sonra ona cehennemi hazirlariz; yerilmis ve kovulmus olarak oraya girer.
19. Ahireti isteyip, inanmis olarak onun için gerekli çalismada bulunan kimselerin, iste onlarin çalismalari sükre deger.
20. Onlarin ve bunlarin her birine Rabbinin nimetinden ulastiririz. Esasen Rabbinin nimeti kimseye yasak kilinmis degildir.
21. Onlari birbirlerinden nasil üstün kildigimiza bir bak! Dogrusu ahirette daha büyük dereceler ve daha büyük üstünlükler vardir.
22. Allah'la beraber baska bir tanri edinme, yoksa yerilmis ve tek basina kalmis olursun. *
23. Rabbin, yalniz Kendisine tapmanizi ve ana babaya iyilik etmeyi buyurmustur. Eger ikisinden biri veya her ikisi, senin yaninda iken ihtiyarlayacak olursa, onlara karsi "Of" bile demeyesin, onlari azarlamayasin. Ikisine de hep tatli söz söyleyesin.
24. Onlara aciyarak alçak gönüllülük kanatlarini ger ve: "Rabbim! Küçükken beni yetistirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!" de.
25. Içinizde olani en iyi Rabbiniz bilir. Iyi kimselerseniz bilin ki O süphesiz, Kendine bas vuranlari bagislar.
26. Yakinina, düsküne, yolcuya hakkini ver; elindekileri saçip savurma.
27. Saçip savuranlar, süphesiz seytanlarla kardes olmus olurlar; seytan ise Rabbine karsi pek nankördür.
28. Rabbin'den umdugun rahmeti elde etmek için, hak sahiplerinden yüz çevirmek zorunda kalirsan, onlara hiç degilse tatli bir söz söyle.
29. Elini boynuna baglayip cimri kesilme, büsbütün de açip tutumsuz olma, yoksa pisman olur, açikta kalirsin.
30. Dogrusu senin Rabbin diledigi kimsenin rizkini genisletir ve bir ölçüye göre verir. O kullarini gören ve haberdar olandir. *
31. Çocuklarinizi yoksulluk korkusuyla öldürmeyin. Biz onlara da size de rizik veririz. Onlari öldürmek, süphesiz büyük bir günahtir.
32. Sakin zinaya yaklasmayin; dogrusu bu çirkindir, kötü bir yoldur.
33. Allah'in haram kildigi cana haksiz yere kiymayin. Haksiz yere öldürülenin velisine bir yetki tanimisizdir. Artik o da öldürmekte asiri gitmesin. Zira kendisi ne de olsa yardim görmüstür.
34. Yetimin malina ergin çaga ulasana kadar en güzel seklin disinda yaklasmayin. Ahdi de yerine getirin, dogrusu verilen ahitte sorumluluk vardir.
35. Bir seyi ölçtügünüz zaman, ölçüyü tam tutun, dogru teraziyle tartin. Böyle yapmak, sonuç itibariyla daha güzel ve daha iyidir.
36. Bilmedigin seyin ardina düsme; dogrusu kulak, göz ve kalb, bunlarin hepsi o seyden sorumlu olur.
37. Yeryüzünde böbürlenerek yürüme, çünkü sen ne yeri delebilir ve ne de boyca daglara ulasabilirsin.
38. Rabbinin katinda bunlarin hepsi begenilmeyen kötü seylerdir.
39. Bunlar Rabbinin sana bildirdigi hikmetlerdir. Sakin Allah'la beraber baska tanri edinme. Yoksa yerilmis ve kovulmus olarak cehenneme atilirsin.
40. Rabbiniz ogullari size ayirdi, seçti de kendisi için kiz olarak melekleri mi edindi? Dogrusu siz büyük söz söylüyorsunuz. *
41. Biz, and olsun ki ögüt almalari için bu Kuran'da bunlari türlü türlü açikladik. Fakat bu açiklamalar ancak onlarin nefretini artirmistir.
42. De ki: "Eger dedikleri gibi Allah'la beraber tanrilar bulunsaydi, o takdirde hepsi arsin sahibiyle savasmaya bir yol ararlardi."
43. O, onlarin söylediklerinden münezzehtir, yücedir, uludur.
44. Yedi gök, yer ve bunlarda bulunanlar O'nu tesbih eder; O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiç bir sey yoktur; fakat siz onlarin tesbihlerini anlamazsiniz. Dogrusu O Halim olandir, bagislayandir.
45. Kuran okudugun zaman senin ile ahirete inanmayan kimseler arasina görünmeyen bir perde çekeriz.
46. Kuran'i anlarlar diye kalplerine örtüler ve kulaklarina da agirlik koyduk. Kuran'da Rabbini bir tek olarak andigin zaman, onlar ürkerek ardlarina dönerler.
47. Seni dinledikleri zaman neye kulak verdiklerini ve gizli toplantilarinda zalimlerin: "Siz sadece büyülenmis bir adama uyuyorsunuz" dediklerini Biz çok iyi biliriz.
48. Sana nasil misaller verdiklerine bir bak! Bu yüzden sapmislardir, artik bir yol da bulamamaktadirlar.
49. "Biz kemik ve ufalanmis toprak oldugumuz zaman, yeniden mutlaka dirilecek miyiz? derler.
50.-1. De ki: "Ister tas veya demir ya da kalbinizde büyüttügünüz baska bir yaratik olun, yine de dirileceksiniz." "Bizi tekrar kim diriltir?" derler; de ki: "Sizi ilk defa yaratan. "Sana baslarini sallayarak: "Ne zamandir bu?" derler. "Yakinda olmasi mümkündür" de.
52. Sizi çagirdigi gün, O'na hamdederek davetine uyarsiniz ve kabirlerinizde pek az bir müddet kaldiginizi sanirsiniz.*
53. Inanan kullarima söyle, en güzel sekilde konussunlar. Dogrusu seytan aralarini bozmak ister. Seytan süphesiz insanin apaçik düsmanidir.
54. Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse size azap eder. Biz seni onlara vekil olarak göndermedik.
55. Göklerde ve yerde olan kimseleri Rabbin daha iyi bilir. And olsun ki peygamberleri birbirinden üstün kilmis ve Davud'a zebur vermisizdir.
56. De ki: "Allah'tan baska tanri oldugunu sandiklarinizi çagirin; sizin bir sikintinizi gidermeye ve onu degistirmeye güçleri yetmez."
57. Taptiklari putlar Rablerine daha yakin olmak için vesile ararlar. O'nun rahmetini umar, azabindan korkarlar. Zira Rabbinin azabi korkmaga deger.
58. Kiyamet gününden önce ortadan kaldirmayacagimiz veya çetin azaba ugratmayacagimiz bir sehir yoktur. Bu, kitapta yazilidir.
59. Bizi mucize göndermekten alikoyan, ancak, öncekilerin onlari yalanlamis olmalaridir. Semud milletine gözle görülebilen bir mucize, bir disi deve vermistik de ona zulmetmislerdi. Oysa Biz mucizeleri yalniz korkutmak için göndeririz.
60. Sana: "Rabbin süphesiz insanlari kusatmistir" demistik; sana gösterdigimiz rüya ile ve Kuran'da lanetlenmis agaçla, sadece insanlari denedik. Biz onlari korkutuyoruz, fakat bu onlara büyük taskinlik vermekten baska bir seye yaramiyor. *
61. Meleklere: "Adem'e secde edin" demistik, Iblis'ten baska hepsi secde etmis, o ise: "Çamurdan yarattigina mi secde edecegim?" demisti.
62. "Benden üstün kildigini görüyor musun? Kiyamet gününe kadar beni ertelersen, and olsun ki, azi bir yana, onun soyunu kendi buyrugum altina alacagim" demisti.
63. Allah: "Haydi git! Onlardan sana kim uyarsa bil ki, cehennem hepinizin cezasi olur, hem de tam bir ceza" dedi.
64. "Sesinle, gücünün yettigini yerinden oynat, onlara karsi yaya ve atlilarinla haykirarak yürü, mallarina ve çocuklarina ortak ol, onlara vaatlerde bulun ama seytan sadece onlari aldatmak için vadeder.
65. Dogrusu Benim mümin kullarim üzerinde senin bir hakimiyetin olamaz. Rabbin vekil olarak yeter."
66. Rabbiniz, bol nimetinden elde edesiniz diye, denizde gemileri sizin için yüzdürür. O, size merhamet eder.
67. Denizde bir sikintiya düstügünüz zaman, Allah'tan baska yalvardiklariniz kaybolup gider, fakat O sizi karaya çikararak kurtarinca yüz çevirirsiniz. Zaten insan pek nankördür.
68. Onun karada da, sizi yere batirmasindan veya basiniza tas yagdirmasindan güvende misiniz? Sonra kendinize bir koruyucu da bulamazsiniz.
69. Yoksa sizi tekrar denize döndürüp, üzerinize ortaligi yikan bir firtina gönderip, inkarlarinizdan ötürü sizi suda bogmasindan güvende misiniz? O zaman bize soru soracak bir yardimci da bulamazsiniz.
70. And olsun ki, biz insanogullarini serefli kildik, onlarin karada ve denizde gezmesini sagladik, temiz seylerle onlari riziklandirdik, yaratiklarimizin pek çogundan üstün kildik.*
71. Bir gün bütün insanlari önderleriyle beraber çagiririz. O gün kitabi sagindan verilenler, iste onlar kitaplarini okurlar. Onlara kil kadar haksizlik edilmez.
72. Bu dünyada kalbi kör olan, ahirette de kör ve daha saskindir.
73. Seni, sana vahyettigimizden ayirip baska bir seyi Bize karsi uydurman için ugrasirlar. O zaman seni dost edinirler.
74. Sana sebat vermemis olsaydik, and olsun ki, az da olsa onlara meyl edecektin.
75. O takdirde sana, hayatin da ölümün de, kat kat azabini tattirirdik. Sonra bize karsi bir yardimci da bulamazdin.
76. Memleketinden çikarmak için seni neredeyse zorlayacaklardi. O takdirde senin ardindan onlar da pek az kalabilirlerdi.
77. Bu, senden önce gönderdigimiz peygamberlerimize de uyguladigimiz yasadir. Sen bizim yasamizda degisiklik bulamazsin. *
78. Günesin batiya yönelmesinden gecenin kararmasina kadar namaz kil; sabah vakti de namaz kil, zira sabah namazina melekler sahit olur.
79. Geceleyin uyanip, yalniz sana mahsus olarak fazladan namaz kil. Belki de Rabbin seni övülecek makama yükseltir.
80. De ki: "Rabbim! Beni dahil edecegin yere hosnutluk ve esenlikle dahil et; çikaracagin yerden de hosnutluk ve esenlikle çikar. Katindan beni destekleyecek bir kuvvet ver."
81. De ki: "Hak geldi, batil ortadan kalkmaya mahkumdur.
82. Kuran'dan inananlara rahmet ve sifa olan seyler indiriyoruz. O, zalimlerin ise sadece kaybini artirir.
83. Insana nimet verdigimiz zaman yüz çevirerek yan çizer; basina bir kötülük gelince de yese düser.
84. De ki: "Herkes yaradilisina göre davranir. Rabbiniz kimin en dogru yolda oldugunu bilir." *
85. Sana ruhun ne oldugunu soruyorlar, de ki: "Ruh, Rabbimin emrinden ibarettir. Bu hususta size pek az bilgi verilmistir."
86. Dileseydik and olsun ki, sana vahyettigimizi alip götürürdük. Sonra bize karsi duracak bir vekil de bulamazdin.
87. Bunu yapmayisi ancak Rabbinin sana merhamet etmesindendir. Çünkü O'nun sana olan nimeti büyüktür.
88. De ki: "Insanlar ve cinler, birbirine yardimci olarak bu Kuran'in bir benzerini ortaya koymak için bir araya gelseler, and olsun ki, yine de benzerini ortaya koyamazlar."
89. And olsun ki, biz Kuran'da insanlara türlü türlü misal gösterip açikladik. Öyleyken insanlarin çogu nankör olmakta direndiler.
90. Söyle söylediler: "Bize, yerden kaynaklar fiskirtmadikça sana inanmayacagiz",
91. "Veya hurmaliklarin, baglarin olup, aralarinda irmaklar akitmalisin."
92. "Yahut da iddia ettigin gibi, gögü tepemize parça parça düsürmeli, ya da Allah'i ve melekleri karsimiza getirmelisin."
93. "Veya altin bir evin olmali, yahut göge yükselmelisin ama oradan okuyacagimiz bir kitap indirmezsen yine o yükselmene inanmayacagiz." De ki: "Subhanallah! Ben peygamber olan bir insandan baska bir sey miyim? "*
94. Insanlara dogruluk rehberi geldigi zaman, inanmalarina engel olan, sadece: "Allah peygamber olarak bir insan mi gönderdi?" demis olmalaridir.
95. De ki: "Yeryüzünde yerlesip dolasanlar melek olsalardi, biz de onlara gökten peygamber olarak bir melek gönderirdik."
96. De ki: "Benimle sizin aranizda sahit olarak Allah yeter. Dogrusu O, kullarini görür, haberdardir."
97. Allah'in dogru yola eristirdigi kimse hak yoldadir. Kimleri de saptirirsa, artik onlar için Allah'dan baska dostlar bulamazsin. Biz onlari kiyamet günü yüzükoyun, körler, dilsizler ve sagirlar olarak hasrederiz. Varacaklari yer cehennemdir. Onun atesi ne zaman sönmeye yüz tutsa hemen alevini artiririz.
98. Bu, ayetlerimizi inkar etmelerinin ve: "Kemik ve ufalanmis toprak oldugumuzda mi yeniden dirilecegiz?" demelerinin cezasidir.
99. Gökleri ve yeri yaratan Allah'in, onlarin benzerlerini de tekrar yaratmaya Kadir oldugunu görmezler mi?" Onlar için süphe götürmeyen bir süre tayin etmistir. Öyleyken, zalimler, inkarcilikta hala direnirler.
100. De ki: "Rabbimin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydiniz, tükenir korkusuyla yine de cimrilik ederdiniz. Zaten insanlar pek cimridir." *
101. And olsun ki, Musa'ya dokuz tane apaçik mucize verdik. Israilogullarina sor, Musa onlara geldiginde, Firavun kendisine: "Ey Musa! Ben seni büyülenmis saniyorum" demisti.
102. Musa da: "And olsun ki, bunlari göklerin ve yerin Rabbinin açik belgeler olarak indirdigini biliyorsun. Ey Firavun! Dogrusu senin mahvolacagini saniyorum" demisti.
103. Firavun bunun üzerine onlari memleketten sürmek istedi. Biz de onu ve beraberindekilerin hepsini suda bogduk.
104. Sonra Israilogullarina: "Bu memlekette siz oturun, kiyamet koptugunda hepinizi bir araya getiririz." dedik.
105. Kuran'i ancak hak olarak indirdik ve o da indigi gibi hak olarak kaldi. Seni de yalniz müjdeci ve uyarici olarak gönderdik.
106. Kuran'i, insanlara agir agir okuman için, bölüm bölüm indirdik ve onu gerektikçe indirdik.
107-8. De ki: "Kuran'a ister inanin, ister inanmayin, O'ndan önceki bilginlere o okundugu zaman, yüzleri üzerine secdeye varirlar" ve "Rabbimiz münezzehtir. Rabbimiz'in sözü süphesiz yerine gelecektir" derler.
109. [S] Aglayarak yüz üstü yere kapanirlar; bu, onlarin gönüllerindeki saygiyi artirir.
110. De ki: "Ister Allah deyin, ister Rahman deyin, hangisini derseniz deyin, en güzel isimler O'nundur." Namaz kilarken sesini yükseltme, gizli de okuma, ikisi ortasinda bir yol tut.
111. De ki: "Hamd, çocuk edinmemis olan, mülkünde ortagi bulunmayan, düskün olmayip yardimciya da ihtiyaç göstermeyen Allah'a mahsustur." O'nu geregi gibi büyükle. *

18) Kehf Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1-4. Hamd Allah'a mahsustur ki, kendi katindan siddetli bir baskini haber vermek ve yararli is yapan müminlere, içinde temelli kalacaklari güzel bir mükafati müjdelemek ve : "Allah çocuk edindi" diyenleri uyarmak için kuluna egri bir taraf birakmadigi dosdogru Kitabi indirmistir.
5. Allah'in çocuk edindigine dair ne kendilerinin ve ne de babalarinin bir bilgisi vardir. Agizlarindan çikan söz ne büyük iftiradir. Onlar yalniz ve yalniz yalan söylerler.
6. Bu söze inanmayanlarin ardindan üzülerek neredeyse kendini mahvedeceksin!
7. Insanlarin hangisinin daha iyi is isledigini ortaya koyalim diye, yeryüzünde olan seyleri, yeryüzünün süsü yaptik.
8. Süphesiz Biz, yeryüzünde olanlari kupkuru bir toprak haline getirebiliriz.
9. Yoksa sen Magara ve Kitap ehlini sasilacak ayetlerimizden mi zannettin?
10. Bir kaç genç magaraya siginmis: "Rabbimiz! Katindan bize rahmet ver ve isimizde dogruyu göster, bizi basarili kil" demislerdi.
11-2. Magaranin içinde onlari yillarca uyuttuk; sonra, iki taraftan hangisinin bekledikleri sonucu iyi hesaplamis oldugunu belirtmek için onlari uyandirdik.*
13-5. Onlarin olayini sana Biz gerçek olarak anlatiyoruz: Onlar Rablerine inanmis bir kaç gençti. Onlarin hidayetlerini artirmis ve kalplerini pekistirmistik. Durup, söyle demislerdi: "Rabbimiz göklerin ve yerin Rabbidir, O'nu birakip baska bir tanriya yalvarmayiz, yoksa and olsun ki, batil söz söylemis oluruz. Su bizim milletimiz, Allah'i birakip O'ndan baska tanrilar edindiler. Onlarin gerçek olduguna apaçik delil getirmeleri gerekmez mi? Allah'a karsi yalan uydurandan daha zalim kimdir?"
16. Onlara: "Siz onlardan ve Allah'tan baska taptiklarindan ayrildiniz, bunun için Magaraya girin ki, Rabbiniz size rahmetini yaysin ve size isinizde kolaylik göstersin" denildi.
17. Baksaydin, günesin magaralarinin sag tarafindan dogup meylettigini, sol tarafindan onlara dokunmadan battigini, onlarin da Magaranin genisçe bir yerinde bulundugunu görürdün. Bu, Allah'in mucizelerindendir; Allah'in dogru yola eristirdigi kimse hak yoldadir. Kimi de saptirirsa artik ona, dogru yola götürecek bir rehber bulamazsin.*
18. Magara ehli uykuda iken sen onlari uyanik sanirdin. Biz onlari saga ve sola döndürürdük. Köpekleri dirseklerini esige uzatmisti. Onlari görsen, için korkuyla dolar, geri dönüp kaçardin.
19. Birbirlerine sorsunlar diye onlari uyandirdik. Içlerinden biri: "Ne kadar kaldiniz?" dedi. "Bir gün veya daha az bir müddet kaldik" dediler. "Ne kadar kaldiginizi Rabbiniz daha iyi bilir. Paranizla birinizi sehre gönderin, en iyi yiyeceklere baksin ve size getirsin. Orada nazik davransin, sakin sizi kimseye duyurmasin" dediler.
20. "Zira onlarin sizden haberi olacak olursa, ya taslayarak öldürürler veya dinlerine döndürürler ve bu takdirde asla kurtulamazsiniz.
21. Böylece, Allah'in sözünün gerçek oldugunu ve kiyametin kopmasindan süphe edilemeyecegini bilmeleri için, insanlarin onlari bulmalarini sagladik. Nitekim halk, bunlarin hakkinda çekisip duruyor: "Onlarin magaralarinin çevresine bir bina kurun" diyorlardi. Oysa, Rableri onlari çok iyi bilir. Tartismayi kazananlar: "Onlarin magaralarinin çevresinde mutlaka bir mescid kuracagiz" dediler.
22. Karanliga tas atar gibi, "Magara ehli üçtür, dördüncüleri köpekleridir" derler, yahut,"Bestir, altincilari köpekleridir" derler, yahut "Yedidir, sekizincileri köpekleridir" derler. De ki: "Onlarin sayisini en iyi bilen Rabbim'dir. Onlari pek az kimseden baskasi bilmez." Bunun için, onlar hakkinda, bu kisaca anlatilanin disinda, kimseyle tartisma ve onlar, hakkinda kimseden bir sey sorma. *
23-4. Her hangi bir sey için, Allah'in dilemesi disinda: "Ben yarin onu yapacagim" deme. Unuttugun zaman Rabbini an ve söyle de: "Umulur ki, Rabbim beni dogruya daha yakin olana eristirir."
25. Onlar magaralarinda üç yüz dokuz yil kaldilar, derler.
26. De ki: "Onlarin ne kadar kaldiklarini en iyi Allah bilir. Göklerin ve yerin gaybi O'na aittir. O, ne mükemmel görendir! O ne mükemmel isitendir! Insanlarin O'ndan baska dostu yoktur. O, hiç kimseyi hükümranliga ortak kilmaz."
27. Rabbinin Kitabindan sana vahyolunani oku; O'nun sözlerini degistirecek yoktur. O'ndan baska bir siginilacak da bulamazsin.
28. Sabah aksam Rablerinin rizasini dileyerek O'na yalvaranlarla beraber sen de sabret. Dünya hayatinin güzelliklerini isteyerek gözlerini o kimselerden ayirma. Bizi anmasini kendisine unutturdugumuz ve isinde asiri giderek hevesine uyan kimseye uyma.
29. De ki: "Gerçek Rabbinizdendir." Dileyen inansin, dileyen inkar etsin. Süphesiz zalimler için, duvarlari çepçevre onlari içine alacak bir ates hazirlamisizdir. Onlar yardim istediklerinde, erimis maden gibi yüzleri kavuran bir su kendilerine sunulur. Bu ne kötü bir içecek ve cehennem ne kötü bir duraktir!
30-1. Iyi hareket edenin ecrini zayi etmeyiz. Dogrusu, inanip yararli is yapanlara, iste onlara, içlerinden irmaklar akan Adn cennetleri vardir. Orada altin bilezikler takinirlar, ince ve kalin ipekliden yesil elbiseler giyerek tahtlari üzerinde otururlar. Ne güzel bir mükafat ve ne güzel yaslanacak yer! *
32. Onlara iki adami misal olarak göster: Birine iki üzüm bagi verip, etrafini hurmaliklarla çevirmis ve aralarinda ekinler bitirmistik.
33. Her iki bahçe de ürünlerini vermislerdi, hiçbir seyi de eksik birakmamislardi. Ikisinin arasindan bir de irmak akitmistik.
34. Onun gelirleri de vardi. Bu yüzden, arkadasiyla konusurken: "Ben malca senden zengin, nüfusça da senden daha itibarliyim" dedi.
35-6. Kendisine böylece yazik ederek bahçesine girerken: "Bu bahçenin batacagini hiç zannetmem. Kiyametin kopacagini da sanmiyorum. Eger Rabbime döndürülürsem, and olsun ki orada bundan daha iyisini bulurum" dedi.
37-41. Kendisiyle konustugu arkadasi ona: "Seni topraktan, sonra nutfeden yaratani, sonunda da seni insan kiligina koyani mi inkar ediyorsun? Iste O benim Rabbim olan Allah'tir. Rabbime kimseyi ortak kosmam. Bahçene girdigin zaman, her ne kadar beni kendinden mal ve nüfus bakimindan daha az buluyorsan da: "Masaallah! Kuvvet ancak Allah'a mahsustur! demen gerekmez mi? Rabbim, senin bahçenden daha iyisini bana verebilir ve seninkinin üzerine gökten bir felaket gönderir de bahçen yerle bir olabilir. Yahut suyu çekilir bir daha da bulamazsin" dedi.
42. Nitekim, ürünleri yok edildi; bagin alt üst olmus çardaklari karsisinda, sarf ettigi emege içi yanarak ellerini ogusturup "keske Rabbime kimseyi ortak kosmasaydim" diyordu.
43. Ona, Allah'tan baska yardim edebilecek adamlari da yoktu, kendi kendini de kurtaramadi.
44. Iste burada kudret ve hakimiyet, varligi gerçek olan Allah'indir. Mükafatlandirma bakimindan hayirli olan da, sonuçlandirma yönünden hayirli olan da O'dur. *
45. Onlara, dünya hayati misalinin tipki söyle oldugunu anlat: Gökten indirdigimiz su ile yeryüzünde yetisen bitkiler birbirine karisir, ama sonunda rüzgarin savuracagi çerçöpe döner. Allah her seyin üstünde bir kudrete sahip olandir.
46. Mal ve ogullar, dünya hayatinin süsüdür. Ama baki kalacak yararli isler, sevab olarak da, emel olarak da, Rabbinin katinda daha hayirlidir.
47. Bir gün daglari yürütürüz de yeri dümdüz görürsün. Hiç birini birakmaksizin diriltip bir araya toplariz.
48. Dizi dizi Rabbine sunulduklarinda onlara: "And olsun ki, sizi ilk defa yarattigimiz gibi Bize geldiniz. Sizi bir yere toplamak için söz vermedigimizi iddia etmistiniz degil mi?" denir.
49. Amel defteri ortaya konunca, suçlularin, onda yazili olanlardan korktuklarini görürsün, "Vah bize, eyvah bize! Bu defter nasil olmus da küçük büyük bir sey birakmadan hepsini saymis!" derler. Islediklerini hazir bulurlar. Rabbin kimseye haksizlik etmez. *
50. Meleklere: "Adem'e secde edin" demistik. Iblis'ten baska hepsi secde etmisti. O, cinlerden idi. Rabbinin buyrugu disina çikti. Ey insanogullari! Siz Beni birakip onu ve soyunu dost mu ediniyorsunuz? Halbuki onlar size düsmandir. Kendilerine yazik edenler için bu ne kötü degismedir!
51. Oysa Ben onlari ne göklerin ve yerin yaratilmasinda ve ne de kendilerinin yaratilmasinda hazir bulundurdum. Saptiranlari hiçbir iste asla yardimci da edinmedim.
52. O gün Allah: "Bana ortak olduklarini iddia ettiklerinize seslenin" der. Onlari çagirirlar, fakat hiçbirisi onlarin çagrilarina gelmez. Aralarina bir cehennem deresi koyariz.
53. Suçlular atesi görürler ve ona düseceklerini anlarlar, fakat ondan kaçacak yer bulamazlar. *
54. And olsun ki, Biz bu Kuran'da insanlara türlü türlü misali gösterip açikladik. Insanin en çok yaptigi is tartismadir.
55. Insanlara dogruluk rehberi gelmisken, onlari inanmaktan, Rablerinden magfiret dilmekten alikoyan öncekilere uygulananin kendilerine de uygulanmasini veya gözleri göre göre azaba ugramayi beklemeleridir.
56. Biz peygamberleri ancak müjdeci ve uyarici olarak göndeririz. Oysa inkarcilar hakki batilla ortadan kaldirmak için çekisirler. Ayetlerimizi ve kendilerine yapilan uyarmalari alaya alirlar.
57. Rabbinin ayetleri kendisine hatirlatilmisken onlardan yüz çeviren ve önceden yaptiklarini unutan kimseden daha zalim var midir? Kuran'i anlarlar diye kalplerine örtüler, kulaklarina da agirlik koyduk. Sen onlari dogru yola çagirsan da asla dogru yola gelmezler.
58. Bununla beraber, Rabbin magfiret ve merhamet sahibidir. Eger onlari, yaptiklarindan dolayi hemen hesaba çekmek isteseydi, azaba ugratmakta acele ederdi. Ama onlarin bir vadesi vardir. Ondan kaçip siginacak yer bulamazlar.
59. Haksizliklarindan ötürü iste yok ettigimiz sehirler! Onlari yok etmek için bir süre tayin etmistik. *
60. Musa, genç arkadasina: "Ben iki denizin birlestigi yere ulasmaga, yahut yillarca yürümeye kararliyim" demisti.
61. Ikisi, iki denizin birlestigi yere ulasinca, baliklarini unutmuslardi, balik bir delikten kayip denizi boyladi.
62. Oradan uzaklastiklarinda Musa, yanindaki gence: "Azigimizi çikar, and olsun bu yolculugumuzda yorgun düstük" dedi.
63. O da: "Bak sen! Kayaliga vardigimizda baligi unutmustum. Bana onu hatirlamami unutturan ancak seytandir. Balik sasilacak sekilde denizde yolunu tutup gitmis" dedi.
64. Musa: "Istedigimiz zaten buydu" dedi. Hemen geldikleri yoldan izleri üzerinde geri döndüler.
65. Bu arada ikisi katimizdan kendisine bir rahmet verdigimiz ve kendisine ilim ögrettigimiz kullarimizdan birini buldular.
66. Musa ona: "Sana ögretileni bana hayra götüren bir bilgi olarak ögretmen için pesinden gelebilir miyim?" dedi.
67-8. O: "Sen dogrusu benim yaptiklarima dayanamazsin, bilgice kavrayamadigin bir seye nasil dayanabilirsin?" dedi.
69. Musa: "Insaallah sabrettigimi göreceksin, sana hiç bir iste bas kaldirmayacagim" dedi.
70. O da: "O halde, bana uyacaksan, ben sana anlatmadikça her hangi bir sey hakkinda bana soru sormayacaksin" dedi. *
71. Bunun üzerine kalkip gittiler; sonunda bir gemiye bindiklerinde, o gemiyi deliverdi; Musa: "Gemiyi içindekileri bogmak için mi deldin? Dogrusu sasilacak bir sey yaptin" dedi.
72. Musa'ya: "Ben sana yaptigim islere dayanamazsin demedim mi?" dedi.
73. Musa: "Unuttugum için bana çikisma, gücümün yetmedigi seyden beni sorumlu tutma" dedi.
74. Yine gittiler; sonunda bir erkek çocuga rastladilar, o hemen onu öldürdü. Musa: "Bir cana karsilik olmaksizin masum bir cana mi kiydin? Dogrusu pek kötü bir sey yaptin" dedi.
75. O: "Ben sana, yaptigim islere dayanamazsin demedim mi?" dedi.
76. Musa: "Bundan sonra sana bir sey sorarsam bana arkadas olma, o zaman benim tarafimdan mazur sayilirsin" dedi.
77. Yine yola koyuldular; sonunda vardiklari bir kasaba halkindan yiyecek istediler. Kasaba halki, bu ikisini misafir etmek istemedi. Ikisi, sehrin içinde yikilmaga yüz tutan bir duvar gördüler, Musa'nin arkadasi onu dogrultuverdi; Musa: "Dileseydin buna karsi bir ücret alabilirdin" dedi.
78. O söyle söyledi: "Iste bu, seninle benim ayrilmamizi gerektiriyor; dayanamadigin islerin yorumunu sana anlatacagim"
79. "Gemi, denizde çalisan bir kaç yoksula aitti; onu kusurlu kilmak istedim, çünkü peslerinde her saglam gemiye zorla el koyan bir hükümdar vardi."
80. "Oglana gelince; onun ana babasi inanmis kimselerdi. Çocugun onlari azdirmasindan ve inkara sürüklemesinden korkmustuk"
81. Rablerinin o çocuktan daha temiz ve onlara daha çok merhamet eden birini vermesini istedik."
82. "Duvar ise, sehirde iki yetim erkek çocuga aitti. Duvarin altinda onlarin bir hazinesi vardi; babalari da iyi bir kimseydi. Rabbin onlarin erginlik çagina ulasmasini ve Rabbinden bir rahmet olarak hazinelerini çikarmalarini istedi. Ben bunlari kendiligimden yapmadim. Iste dayanamadigin islerin içyüzleri budur." *
83. Sana Zülkarneyn'i sorarlar, "Onu size anlatacagim" de.
84. Dogrusu biz onu yeryüzüne yerlestirmis ve her seyin yolunu ona ögretmistik.
85. O da bir yol tuttu.
86. Sonunda günesin battigi yere ulasinca onu, kara balçikli bir suda batiyor gördü. Orada bir millete rastladi. "Zülkarneyn! Onlara azap da edebilirsin, iyi muamelede de bulunabilirsin" dedik.
87-8. "Haksizlik yapana azap edecegiz, sonra Rabbine döndürülür, onu görülmemis bir azaba ugratir; ama inanip yararli is isleyene, mükafat olarak güzel seyler vardir, ona buyrugumuzdan kolay olani söyleriz" dedi.
89. Sonra yine bir yol tuttu.
90. Sonunda günesin dogdugu yere ulasinca, günesi, kendilerini elbise, bina gibi seylerle örtmedigimiz bir millet üzerine doguyor buldu.
91. Iste bunun gibi, onun yaptiklarinin hepsini bastan basa biliyorduk.
92. Sonra yine bir yol tuttu.
93. Sonunda, iki dagin arasina varinca, orada neredeyse hiç laf anlamayan bir millete rastladi.
84. Dediler ki: Zülkarneyn! Dogrusu Yecuc ve Mecuc bu ülke de bozgunculuk yapiyorlar. Bizimle onlarin arasina bir sed yapman için sana bir vergi verelim mi?
95-6. "Rabbimin bana verdikleri sizinkinden daha iyidir. Bana gücünüzle yardim edin de sizinle onlarin arasina saglam bir sed yapayim." Bana demir kütleleri getirin" dedi. Bunlar iki dagin arasini doldurunca: "Körükleyin" dedi. Demirler akkor haline gelince; "Bana erimis bakir getirin de üzerine dökeyim" dedi.
97. Artik Yecuc ve Mecuc onu ne asabildiler ve ne de delip geçebildiler.
98. Zülkarneyn: "Iste bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin tayin ettigi zaman gelince onu yerle bir eder; Rabbimin verdigi söz gerçektir" dedi.
99. Biz o gün onlari birakiriz, dalgalar halinde birbirlerine girerler. Sura üflenince hepsini bir araya toplariz.
100-1. Gözleri bizim ögüdümüze karsi kapali olan ve öfkelerinden onu dinlemeye tahammül edemeyen kafirlere o gün cehennemi öyle bir gösteririz ki! *
102. Inkar edenler, Beni birakip da kullarimi dost edinmelerini yeterli mi sandilar? Dogrusu biz cehennemi inkarcilara konak olarak hazirladik.
103. "Size, amelce en çok kayipta bulunanlari haber verelim mi?" de.
104. Dünya hayatinda, çalismalari bosa gitmistir, oysa onlar güzel is yaptiklarini saniyorlardi.
105. Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavusmayi inkar edenlerdir. Bu yüzden isleri bosa gitmistir. Kiyamet günü Biz onlara deger vermeyecegiz.
106. Iste onlarin cezasi; inkarlarina, peygamberlerimi ve ayetlerimi alaya almalarina karsilik olarak, cehennemdir.
107. Ama inanip yararli is isleyenlerin konaklari Firdevs cennetleridir.
108. Orada temelli kalirlar, baska bir yere gitmek istemezler.
109. De ki: "Rabbimin sözlerini yazmak için denizler mürekkep olsa ve bir o kadarini da katsak, Rabbimin sözleri tükenmeden denizler tükenirdi."
110. De ki: "Ben de ancak sizin gibi bir insanim; ancak bana tanrinizin tek bir Tanri oldugu vahyolunuyor. Rabbine kavusmayi uman kimse yararli is islesin ve Rabbine kullukta hiç ortak kosmasin."*

19) Meryem Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad.
2. Bu, Rabbinin kulu Zekeriya'ya olan rahmetini anmadir.
3. O Rabbine içinden yalvarmisti.
4. Söyle demisti: "Rabbim! Gerçekten kemiklerim zayifladi, saçlarim agardi. Rabbim! Sana yalvarmakla simdiye kadar bedbaht olup bir seyden mahrum kalmadim."
5-6. Dogrusu, benden sonra yerime geçecek yakinlarimin iyi hareket etmeyeceklerinden korkuyorum. Karim da kisirdir. Katindan bana bir ogul bagisla ki, bana ve Yakup ogullarina mirasçi olsun. Rabbim! Onun, rizani kazanmasini da sagla."
7. Allah: "Ey Zekeriya! Sana, Yahya isminde bir oglani müjdeliyoruz. Bu adi daha önce kimseye vermemistik" buyurdu.
8. Zekeriya: "Rabbim! Karim kisir, ben de son derece kocamisken nasil oglum olabilir?" dedi.
9. Allah: "Rabbin böyle buyurdu; Çünkü bu bana kolaydir, nitekim sen yokken daha önce seni yaratmistim" dedi.
10. Zekeriya "Rabbim! Öyleyse bana bir alamet ver" dedi. Allah: "Senin alametin, saglam ve sihhatli oldugun halde üç gün üç gece insanlarla konusamamandir" buyurdu.
11. Zekeriya bunun üzerine mabedden çikip milletine: "Sabah aksam Allah'i tesbih edin" diye isarette bulundu.
12-4. "Ey Yahya! Kitaba kuvvetle saril" deyip daha çocukken ona hikmet, katimizdan kalp yumusakligi ve safiyet verdik. O, Allah'tan sakinan ve anasina babasina karsi iyi davranan bir kimse idi, bas kaldiran bir zorba degildi.
15. Dogdugu günde, ölecegi günde ve dirilecegi günde ona selam olsun. *
16. Kitapta Meryem'i de an. O, ailesinden ayrilarak, dogu yönünde bir yere çekilmisti.
17. Sonra, insanlardan gizlenmek için bir perde germisti. Cebrail'i göndermistik de ona tam bir insan olarak görünmüstü.
18. Meryem: "Eger Allah'tan sakinan bir kimse isen, senden Rahman'a siginirim" dedi.
19. Cebrail: "Ben temiz bir oglan bagislamak için Rabbinin sana gönderdigi elçiden baskasi degilim" dedi.
20. Meryem: "Bana bir insan temas etmemisken, ben kötü kadin da olmadigim halde nasil oglum olabilir?" dedi.
21. Cebrail: "Bu böyledir, çünkü Rabbin, 'Bu bana kolaydir, onu insanlar için bir mucize ve katimizdan da bir rahmet kilacagiz; hem bu önceden kararlastirilmis bir istir' diyor" dedi.
22. Meryem oglana gebe kaldi, o haliyle uzak bir yere çekildi.
23. Dogum sancisi onu bir hurma agacinin dibine gitmege mecbur etti. "Keske ben bundan önce ölmüs olsaydim da unutulup gitseydim" dedi.
24-5. Onun altindan bir ses kendisine söyle seslendi: "Sakin üzülme, Rabbin içinde bulunani serefli kilmistir. Hurma agacini kendine dogru silkele, üstüne taze hurma dökülsün.
26. Ye iç, gözün aydin olsun. Insanlardan birini görecek olursan 'Ben Rahman için oruç adadim, bugün hiçbir insanla konusmayacagim' de."
27-8. Çocugu alip kavmine getirdi, onlar: "Meryem! Utanilacak bir sey yaptin. Ey Harun'un kiz kardesi! Baban kötü bir kimse degildi, annen de iffetsiz degildi" dediler.
29. Meryem çocugu gösterdi. "Biz besikteki çocukla nasil konusabiliriz?" dediler.
30-3. Çocuk: "Ben süphesiz Allah'in kuluyum. Bana kitap verdi ve beni peygamber yapti, nerede olursam olayim beni mübarek kildi. Yasadigim müddetçe namaz kilmami, zekat vermemi ve anneme iyi davranmami emretti. Beni bedbaht bir zorba kilmadi. Dogdugum günde, ölecegim günde, dirilecegim günde bana selam olsun" dedi.
34. Iste hakkinda süpheye düstükleri Meryem oglu Isa gerçek söze göre budur.
35. Allah çocuk edinmez, O münezzehtir. Bir isin olmasina hükmederse ona ancak "Ol" der, o da olur.
36. "Dogrusu Allah benim de sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk edin, bu dogru yoldur."
37. Firkalar, kendi aralarinda anlasmazliga düstüler. Vay o büyük günü görecek kafirlerin haline!
38. Bize geldikleri gün neler görüp neler isitecekler! Ama zalimler bugün apaçik bir sapiklik içindedirler.
39. Hala gaflet içinde bulunanlari ve hala inanmayanlari isin bitmis olacagi o hasret günü ile uyar.
40. Süphesiz Biz bütün yeryüzüne ve üzerinde bulunanlara varis olacagiz. Onlar Bize döneceklerdir. *
41. Kitapta Ibrahim'e dair anlattiklarimizi da an, o süphesiz dosdogru bir peygamberdi.
42. Babasina söyle demisti: "Babacigim! Isitmeyen, görmeyen ve sana bir faydasi olmayan seylere niçin tapiyorsun?"
43. "Babacigim! Dogrusu sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy, seni dogru yola eristireyim."
44. "Babacigim! Seytana tapma, çünkü seytan Rahman'a bas kaldirmistir"
45. "Babacigim! Dogrusu sana Rahman katindan bir azabin gelmesinden korkuyorum ki böylece seytanin dostu olarak kalirsin."
46. Babasi: "Ey Ibrahim! Sen benim tanrilarimdan yüz çevirmek mi istiyorsun? Bundan vazgeçmezsen mutlaka seni taslarim; uzun bir süre benden uzaklas git." dedi.
47. Ibrahim söyle cevap verdi: "Sana selam olsun. Senin için Rabbim'den magfiret dileyecegim, çünkü O, bana karsi çok lutufkardir."
48. "Sizi Allah'tan baska taptiklarinizla birakip çekilir, Rabbime yalvaririm. Rabbime yalvarisimda mahrum kalmayacagimi umarim."
49. Ibrahim onlari Allah'tan baska taptiklariyla basbasa birakip çekilince ona Ishak ve Yakup'u bahsettik ve her birini peygamber yaptik.
50. Onlara rahmetimizden bagista bulunduk. Onlarin her dilde üstün sekilde anilmalarini sagladik. *
51. Kitapta Musa'ya dair anlattiklarimizi da an. O seçkin kilinmis bir insan, tarafimizdan gönderilmis bir peygamberdi.
52. Ona Tur'un sag yanindan seslenmis ve konusmak için onu yaklastirmistik.
53. Rahmetimizden, kardesi Harun'u bir peygamber olarak ona bagisladik.
54. Kitapta Ismail'e dair anlattiklarimizi da an. Çünkü o sözünde dogru bir kimse idi, tarafimizdan gönderilmis bir peygamberdi.
55. Çevresinde bulunanlara namaz kilmalarini, zekat vermelerini emrederdi. Rabbinin katinda hosnutluga ermisti.
56. Kitapta Idris'i de zikret, çünkü o dosdogru bir peygamberdi.
57. Biz onu yüce bir yere yükselttik.
58. [S] Iste bunlar Allah'in kendilerine nimetler sundugu peygamberler; Adem'in soyundan, Nuh ile beraber tasidiklarimizdan; Ibrahim ve Ismail'in neslinden ve dogru yola erdirdigimizden, seçip begendiklerimizdendirler. Rahman'in ayetleri onlara okundugu zaman aglayarak secdeye kapanirlardi.
59. Onlarin ardindan, namazi birakan, sehvetlerine uyan bir nesil geldi. Iste bunlar azginliklarinin karsiligini göreceklerdir.
60-1. Ancak tevbe eden, inanip yararli is yapanlar bunun disindadir. Bunlar hiçbir haksizliga ugratilmadan, Rahman'in kullarina gaybde vadettigi cennete, Adn cennetlerine gireceklerdir. Süphesiz, O'nun sözü yerini bulacaktir.
62. Orada bos sözler degil sadece esenlik veren sözler isitirler. Orada riziklarini sabah aksam hazir bulurlar.
63. Kullarimizdan Allah'a karsi gelmekten sakinanlari mirasçi kilacagimiz Cennet iste budur.
64. Cebrail: "Biz ancak Rabbinin buyrugu ile ineriz, geçmisimizi gelecegimizi ve ikisinin arasindakileri bilmek O'na mahsustur. Rabbin unutkan degildir."
65. O, göklerin, yerin ve ikisi arasinda bulunanlarin Rabbidir. Öyleyse O'na ibadet et ve bu ibadette sabirli ol. Hiç O'na benzeyen bir sey bilir misin?*
66. Insan: "Ben öldügümde mi diriltilecegim?" der.
67. Bir insan kendisi önceden bir sey degilken onu yaratmis oldugumuzu hatirlamaz mi?
68. Rabbine and olsun ki Biz onlari mutlaka uyduklari seytanlarla beraber hasredecegiz. Sonra cehennemin yaninda diz çöktürerek hazir bulunduracagiz.
69. Sonra her toplumdan Rahman'a en çok kimin bas kaldirdigini ortaya koyacagiz.
70. Cehenneme girmeye en layik olanlari Biz biliriz.
71. Sizden cehenneme ugramayacak yoktur. Bu, Rabbinin yapmayi üzerine aldigi kesinlesmis bir hükümdür.
72. Sonra Biz Allah'a karsi gelmekten sakinmis olanlari kurtarir, zalimleri de orada diz üstü çökmüs olarak birakiriz.
73. Ayetlerimiz kendilerine apaçik okundugu zaman inkar edenler inananlara: "Bu iki takimin hangisinin makami daha iyi ve yeri daha güzeldir?" derler.
74. Onlardan önce nice nesilleri yok ettik ki, onlar varlikça ve gösterisçe bunlardan daha üstündüler.
75. De ki: "Sapiklikta olani Rahman ne kadar ertelese bile, sonunda tehdit edildikleri azabi ya da kiyamet gününü gördükleri zaman onlar kimin yerinin daha kötü ve taraftarlarinin daha güçsüz oldugunu bilecektir."
76. Allah dogru yolda olanlarin dogrulugunu artirir. Baki kalacak yararli isler Rabbinin katinda sevap olarak da daha iyidir, sonuç olarak da daha iyidir.
77. Ayetlerimizi inkar eden ve "bana elbette mal ve çocuk verilecektir" diyeni gördün mü?
78. O görülmeyeni mi biliyor, yoksa Rahman katindan bir söz mü almistir?
79. Hayir, söyledigini yazacagiz ve onun azabini uzattikça uzatacagiz.
80. Bahsettikleri seyler Bize kalacaktir, kendisi Bize tek olarak gelecektir.
81. Onlar kendilerine kuvvet ve seref kazandirsin diye, Allah'i birakarak tanrilar edindiler.
82. Hayir, tanrilari kendilerinin ibadetlerini inkar edecekler ve onlara düsman olacaklardir. *
83. Kafirlerin üzerine onlari kiskirtan seytanlar gönderdigimizi bilmiyor musun?
84. Öyleyse onlarin acele yok olmalarini isteme. Biz onlarin günlerini saydikça sayiyoruz.
85-6. Sakinanlari o gün Rahman'in huzurunda O'na gelmis konuklar olarak toplariz, suçlulari suya götürür gibi cehenneme süreriz.
87. Rahman'in katinda bir ahd almis olandan baskasi asla sefaatte bulunamiyacaktir.
88. Bazi kimseler: "Rahman çocuk edindi" dediler
89. And olsun ki, ortaya pek kötü bir sey attiniz.
90-1. Rahman'a çocuk isnat etmelerinden ötürü neredeyse gökler paralanacak, yer yarilacak, daglar göçecekti.
92-3. Oysa Rahman'a çocuk edinmek yarasmaz, çünkü göklerde ve yerde olan her sey Rahman'a bas egmis kul olarak gelecektir.
94. And olsun ki onlarin adedini bilmis ve teker teker saymistir.
95. Kiyamet günü hepsi O'na tek olarak gelecektir.
96. Inanip yararli is isleyenleri Rahman sevgili kilacaktir.
97. Biz Kuran'i Allah'a karsi gelmekten sakinanlari müjdelemen ve inatçi milleti uyarman için senin dilinde indirerek kolaylastirdik.
98. Onlardan önce nice nesilleri yok ettik, simdi onlardan hiçbirini duyuyor veya bir ses isitiyor musun?*

20) Taha Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. Ta, Ha.
2-4. Kuran'i sana, sikintiya düsesin diye degil, ancak Allah'tan korkanlara bir ögüt ve yeri ve yüce gökleri yaratanin katindan bir Kitap olarak indirdik.
5. Rahman arsa hükmetmektedir.
6. Göklerde ve yerde, her ikisi arasinda ve topragin altinda bulunanlar O'nundur.
7. Sen sözü istersen açiga vur, süphesiz O gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.
8. Allah'tan baska tanri yoktur, en güzel isimler O'nundur.
9. Musa'nin basindan geçen olay sana geldi mi?
10. O, bir ates görmüstü de, ailesine: "Durun, ben bir ates gördüm, ya ondan size bir kor getirir, ya da atesin yaninda bir yol gösteren bulurum" demisti.
11. Musa atesin yanina gelince: "Ey Musa!" diye seslenildi:
12. "Ben süphesiz senin Rabbinim; ayagindakileri çikar; çünkü sen, kutsal bir vadi olan Tuva'dasin."
13. "Ben seni seçtim; artik vahyolunanlari dinle."
14. "Süphesiz Ben Allah'im, Benden baska tanri yoktur; Bana kulluk et; Beni anmak için namaz kil."
15. Herkes islediginin karsiligini görsün diye, zamanini gizli tuttugum kiyamet mutlaka gelecektir.
16. "Buna inanmayan ve hevesine uyan kimse seni ondan alikoymasin, yoksa helak olursun."
17. "Ey Musa! Sag elindeki nedir?"
18. Musa: "O benim degnegimdir, ona dayanirim, onunla davarima yaprak silkerim, ondan daha bir çok islerde faydalanirim" dedi.
19. Allah: "Ey Musa! Birak onu" dedi.
20. Birakinca, degnek hemen, kosan bir yilan oluverdi.
21-3. Allah: "Onu al, korkma; biz onu yine eski durumuna çevirecegiz. Daha büyük mucizelerimizi sana göstermemiz için elini koltugunun altina koy da, diger bir mucize olarak, kusursuz, bembeyaz çiksin" dedi.*
24. "Firavun'a git, dogrusu o azmistir."
25-35. Musa: "Rabbim! Gögsümü genislet, isimi kolaylastir, dilimin dügümünü çöz ki sözümü iyi anlasinlar. Ailemden kardesim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kil ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analim. Süphesiz Sen bizi görmektesin" dedi.
36-9. Allah: "Ey Musa! Istedigin sana verildi" dedi, "Zaten sana baska bir defa da iyilikte bulunmus ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmistik: Musa'yi bir sandiga koy da suya birak; su onu kiyiya atar, Bana da, ona da düsman olan biri onu alir. Ey Musa! Gözümün önünde yetisesin diye seni sevimli kildim."
40. Kiz kardesin Firavun'un sarayina giderek: "Ona bakacak birini size göstereyim mi?" diyordu. Böylece, annen üzülmesin, sevinsin diye, seni ona iade etmistik. Sen bir cana kiymistin, seni üzüntüden kurtarmis ve seni bir çok musibetlerle denemistik. Bunun için, Medyen halki arasinda yillarca kalmistin. Sonra, ey Musa, peygamberlik görevini yüklenecek bir yasa gelince dönüp geldin.
41. Seni kendim için ayirdim.
42. Sen ve kardesin, ayetlerimle gidin; beni anmakta gevsek davranmayin.
43. Firavun'a gidin, dogrusu o azmistir.
44. Ona yumusak söz söyleyin, belki ögüt dinler veya korkar.
45. Musa ve kardesi: "Rabbimiz! Onun bize kötülük etmesinden veya azginliginin artmasindan korkariz" dediler.
46-8. Allah: Korkmayin, Ben sizinle beraberim; görür ve isitirim. Ona gidin söyle söyleyin: "Dogrusu biz senin Rabbinin elçileriyiz. Israilogullarini bizimle beraber gönder, onlara azap etme; Rabbinden sana bir mucize getirdik; selam, dogru yolda gidene olsun! Dogrusu bize, yalanlayip sirt çevirene azap edilecegi vahyolundu."
49. Firavun: "Musa! Rabbiniz kimdir?" dedi.
50. Musa: "Rabbimiz, her seye ayri bir özellik veren, sonra dogru yola eristirendir" dedi.
51. Firavun: "Öyleyse önceki nesillerin durumu ne oluyor?" dedi.
52-3. Musa: "Onlarin bilgisi Rabbimin katinda yazilidir. Rabbim sasirmaz ve unutmaz. Sizin için yeryüzünü döseyen, yollar açan, gökten su indiren O'dur." Biz o su ile türlü türlü, çift çift bitkiler yetistirdik.
54. Ister yiyin, ister hayvanlarinizi otlatin, onlarda akil sahipleri için süphesiz dersler vardir. *
55. Sizi yerden yarattik, oraya döndürecegiz, sizi tekrar oradan çikaracagiz.
56-8. And olsun ki Firavun'a bütün delillerimizi gösterdik de yalan sayip kabulden çekindi ve: "Ey Musa! Sihirbazliginla bizi yurdumuzdan çikarmaya mi geldin? Simdi biz de seninkinin benzeri bir sihri sana gösterecegiz. Bizimle senin aranda bir vakit tayin et ki sen de biz de düz bir yerde bulunalim da caymayalim" dedi.
59. Musa: "Bulusma zamanimiz sizin bayram gününüzde, insanlarin toplandigi kusluk vaktidir" dedi.
60. Firavun döndü, tuzaklarini toplayip o gün geldi.
61. Musa onlara: "Size yaziklar olsun! Allah'a karsi yalan uydurmayin, yoksa sizi azapla yok eder. Allah'a iftira eden hüsrana ugrar" dedi.
62. Sihirbazlar isi aralarinda tartistilar ve konusmalarini gizli tuttular.
63-4. Musa ile Harun'u göstererek: "Bu iki sihirbaz, sihirleriyle sizi yurdunuzdan çikarmak, sizin en üstün dininizi ortadan kaldirmak istiyorlar; onun için tuzaklarinizi bir araya getirin, sonra sirayla gelin. Bugün üstün gelen basariya erecektir" dediler.
65. "Ey Musa! Marifetini ya sen ortaya koy, ya da önce biz koyalim" dediler.
66. Musa: "Siz koyun" dedi. Hemen, degnekleri ve ipleri, sihirleri yüzünden, Musa'ya sanki yürüyorlarmis gibi geldi.
67. Bu yüzden Musa içinde bir korku hissetti.
68. "Korkma, sen muhakkak daha üstünsün" dedik.
69. "Sag elindekini at da onlarin yaptiklarini yutsun, yaptiklari sadece sihirbaz düzenidir. Sihirbaz nereden gelirse gelsin basari kazanamaz."
70. Sonunda sihirbazlar: " Biz Musa ve Harun'un Rabbine inandik" deyip secdeye kapandilar.
71. Firavun "Ben size izin vermeden mi O'na inandiniz? Dogrusu size sihri ögreten, büyügünüz odur. And olsun ki, ellerinizi ve ayaklarinizi çaprazlama kesecegim, sizi hurma kütüklerine asacagim. Hangimizin azabinin daha çetin ve daha devamli oldugunu bileceksiniz" dedi.
72-3. Iman eden sihirbazlar: "Seni, gelen apaçik mucizelere ve bizi yaratana üstün tutmayacagiz. Ne hüküm vereceksen ver. Sen, ancak bu dünya hayatina hükmedebilirsin. Dogrusu biz, yanilmalarimizi ve bize zorla yaptirdigin sihri bagislamasi için Rabbimize iman ettik. Allah'in verecegi mükafat daha iyi ve daha devamlidir" dediler.
74. Rabbine suçlu olarak gelen bilsin ki, cehennem onun içindir. Orada ne ölür, ne yasar.
75-6. Rabbine inanmis ve yararli is yaparak gelenlere, iste onlara, en üstün dereceler, içlerinden irmaklar akan, içinde temelli kalacaklari Adn cennetleri vardir. Bu, arinanlarin mükafatidir.*
77. And olsun ki Musa'ya: "Kullarimi geceleyin yürüt, denizde onlara kuru bir yol aç, batmaktan ve düsmanlarin yetismesinden korkma, endise etme" diye vahyettik.
78. Firavun, ordusuyla onlari takip etti, deniz de onlari içine aliverdi, hem de ne alis!
79. Firavun, milletini saptirdi, onlara dogru yolu göstermedi.
80. Ey Israilogullari! Sizleri düsmaninizdan kurtardik, Tur'un sag yanini size vadettik ve üzerinize kudret helvasiyla bildircin indirdik.
81. Size verdigimiz riziklarin temizlerinden yiyin, bunda asiri gitmeyin ki gazabimi hak etmeyesiniz. Gazabimi hak eden kimse muhakkak mahvolur.
82. Dogrusu Ben, tevbe edeni, inanip yararli is isleyerek dogru yola gireni bagislarim.
83. "Musa! Seni milletinden daha çabuk gelmeye sevk eden nedir?" dedik.
84. Musa: "Onlar ardimdadir, Rabbim! Hosnut olman için Sana acele geldim" dedi.
85. Allah: "Dogrusu Biz, senden sonra milletini sinadik; Samiri onlari saptirdi" dedi.
86. Musa, milletine kizgin ve üzgün olarak döndü. "Ey milletim! Rabbiniz size güzel bir vaatte bulunmadi mi? Uzun bir zaman mi geçti, yoksa Rabbinizin gazabina mi ugramak istediniz de bana verdiginiz sözden caydiniz?" dedi.
87. Onlar: "Sana verdigimiz sözden kendi basimiza caymadik. O milletin ziynet esyasindan bize yükler dolusu tasitildi. Biz onlari atese attik, ayni sekilde Samiri de atti" dediler.
88. Bunun üzerine Samiri onlara bögüren bir buzagi heykeli ortaya koydu. O ve adamlari: "Bu sizin de Musa'nin da tanrisidir, ama o unuttu" dediler.
89. Görmüyorlar miydi ki, o heykel onlara ne söz söyleyebilir, ne zarar ve ne de fayda verebilirdi? *
90. And olsun ki, Harun da onlara önceden: " Ey milletim! Siz bu buzagi ile sinaniyorsunuz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahman'dir. Bana uyun, emrime itaat edin" demisti.
91. "Musa bize dönene kadar buna sarilmaktan vazgeçmeyecegiz" demislerdi.
92-3. Musa gelince: "Harun! Onlarin sapittigini görünce seni benim yolumdan gitmekten alikoyan nedir? Benim emrime karsi mi geldin?" dedi.
94. Harun: "Ey Annemoglu! Saçimdan sakalimdan tutma; dogrusu Israilogullari arasina ayrilik koydun, sözüme bakmadin demenden korktum" dedi.
95. Musa: "Ey Samiri! Ya senin yaptigin nedir?" dedi.
96. Samiri: "Onlarin görmedikleri bir sey gördüm ve o sana gelen elçinin bastigi yerden bir avuç avuçladim. Bunu ziynet esyasinin eritildigi potaya attim. Nefsim böyle yaptirdi" dedi.
97. Musa: "Defol! Dogrusu artik hayatta, "Bana dokunmayin!" demenden baska yapacagin yoktur. Senin için asla kaçamayacagin bir ceza daha vardir. Durup üzerinde titredigin tanrina bak, onu yakacagiz, sonra denize dökecegiz" dedi.
98. Sizin Tanriniz, ancak, O'ndan baska tanri olmayan Allah'tir. Ilmi her seyi içine almistir.
99-100. Geçmis olaylari sana böyle anlatiriz. Katimizdan sana da bir Kitap verdik; kim ondan yüz çevirirse bilsin ki kiyamet günü bir günah yükü yüklenecektir.
101. Devamli bu günahin azabinda kalacaklar. Kiyamet günü onlar için ne kötüdür bu yük!
102. Sura üflendigi gün, iste o gün, suçlulari gözleri korkudan gögermis olarak toplariz.
103. "Siz dünyada sadece on gün eglestiniz" diye, aralarinda sakli sakli konusurlar.
104. Aralarinda konustuklarini Biz daha iyi biliriz. En akillilari: "Sadece bir gün eglestiniz" der. *
105-8. Sana daglari sorarlar; de ki: "Rabbim onlari ufalayip savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'in heybetinden kisilmistir; ancak bir fisilti isitirsin."
109. O gün Rahman'in izin verdigi ve sözünden hosnut oldugu kimseden baskasinin sefaati fayda vermez.
110. Allah onlarin geçmislerini de, geleceklerini de bilir. Onlarin hiçbirinin ilmi ise O'nu kusatamaz.
111. Insanlar, diri ve her an yaratiklarini gözetip duran Allah'a boyun egmistir. Yükü zulüm olan kimse ise hüsrana ugramistir.
112. Inanmis olarak, yararli isler isleyen kimse, haksizliktan ve hakkinin yeneceginden korkmaz.
113. Iste Kuran'i, arapça okunmak üzere indirdik, onda tehditleri türlü türlü açikladik ki belki sakinirlar yahut onlara ibret verir.
114. Gerçek Hükümdar olan Allah Yüce'dir. Kuran sana vahyedilirken, vahy bitmezden önce, unutmamak için, tekrarda acele edip durma, "Rabbim! Ilmimi artir" de.
115. And olsun ki daha önce Adem'e ahd vermistik, fakat unuttu; onu azimli bulmadik.
116. Meleklere: "Ademe secde edin" demistik; Iblis'ten baska hepsi secde etmis, o çekinmisti. *
117-9. "Ey Adem! Dogrusu bu, senin ve esinin düsmanidir. Sakin sizi cennetten çikarmasin, yoksa bedbaht olursun. Dogrusu cennette ne acikirsin, ne de çiplak kalirsin; orada ne susarsin de ne de günesin sicaginda kalirsin" dedik.
120. Ama seytan ona vesvese verip: "Ey Adem! Sana sonsuzluk agacini ve çökmesi olmayan bir saltanati göstereyim mi? dedi.
121. Bunun üzerine ikisi de o agacin meyvasindan yedi, ayip yerleri görünüverdi. Cennet yapraklariyla örtünmeye koyuldular. Adem, Rabbine bas kaldirdi ve yolunu sasirdi.
122. Rabbi yine de onu seçip tevbesini kabul etti, ona dogru yolu gösterdi.
123. Onlara söyle dedi: "Birbirinize düsman olarak hepiniz oradan inin. Elbet size Benden bir yol gösteren gelir; Benim yoluma uyan ne sapar ve ne de bedbaht olur."
124. Benim Kitabimdan yüz çeviren bilsin ki onun dar bir geçimi olur ve kiyamet günü de onu kör olarak hasrederiz.
125. O zaman: "Rabbim! Beni niçin kör olarak hasrettin, oysa ben gören bir kimseydim" der.
126. Allah: "Böyledir, ayetlerimiz sana gelmisti de sen onlari unutmustun, bugün de öylece unutulursun" der.
127. Iste haddi asanlari, Rabbinin ayetlerine inanmayanlari böylece cezalandiracagiz. Hem, ahiretin azabi bu dünya azabindan daha siddetli ve daha devamlidir.
128. Onlari yerlerinde gezdikleri, kendilerinden önce yok etmis oldugumuz bunca nesiller dogru yola sevk etmedi mi? Dogrusu bunlarda akil sahipleri için ibretler vardir. *
129. Eger Rabbinin verilmis bir sözü ve tayin ettigi bir süre olmasaydi, hemen azaba ugrarlardi.
130. Onlarin dediklerine sabret; günesin dogmasindan ve batmasindan önce Rabbini hamd ile tesbih et; gece saatlerinde ve gündüzleri de tesbih et ki Rabbinin rizasina eresin.
131. Kendilerini sinamak için, dünya hayatinin süsü olarak bol bol geçimlik verdigimiz kimselere sakin göz dikme, Rabbinin rizki daha iyi ve daha devamlidir.
132. Ehline namaz kilmalarini emret, kendin de onda devamli ol. Biz senden rizik istemiyoruz, sana rizik veren Biziz. Sonuç Allah'a karsi gelmekten sakinanindir.
133. "Rabbinden bize bir mucize getirseydi ya" derler. Onlara, önceki Kitaplarda bulunan belgeler gelmedi mi?
134. Eger onlari ondan önce bir azaba ugratarak yok etseydik: "Rabbimiz! bize bir peygamber gönderseydin de, alçak ve rezil olmazdan önce ayetlerine uysaydik, olmaz miydi?" diyeceklerdi.
135. De ki: "Herkes gözlemektedir siz de gözleyin. Süphesiz düz yolun sahiplerinin kimler oldugunu ve kimlerin dogru yolda bulundugunu bileceksiniz."*

21) Enbiya Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. Insanlarin hesap görme zamani yaklasti, fakat onlar hala habersiz, haktan yüz çeviriyorlar.
2-3. Rablerinden kendilerine gelen her yeni ihtari mutlaka, gönülleri gaflet içinde eglenerek dinlerler. Zulmedenler, gizli toplantilarinda: "Bu zat, sizin gibi bir insandan baska bir sey midir? Siz, göz göre göre sihre mi uyarsiniz?" diye konusurlar.
4. Peygamber: "Benim Rabbim gökte ve yerde söyleneni bilir. O, isitendir, bilendir" dedi.
5. Onlar: "Hayir; bunlar karisik rüyalardir", "Hayir, onu uydurmustur" "Hayir; o sairdir," "Haydi önceki peygamberler gibi o da bize bir mucize getirsin" dediler.
6. Onlardan önce yok etmis oldugumuz kasabalar halki inanmadilar, bunlar mi inanacaklar?
7. Senden önce de, kendilerine vahyettigimiz adamlar gönderdik. Bilmiyorsaniz kitaplilara sorun.
8. Biz onlari yemek yemez birer ceset kilmadik ve onlar ölümsüz de degillerdi.
9. Sonra Biz onlara verdigimiz sözü yerine getirdik, kendilerini ve dilediklerimizi kurtardik; asiri gidenleri ise yok ettik.
10. And olsun ki, size ögüt veren bir Kitap indirdik; akil etmiyor musunuz? *
11. Halki zalim olan nice kasabalari kirip geçirdik ve onlardan sonra baska milletler var ettik.
12. Onlar bizim baskinimizi hissettiklerinde, oradan kaçmaga koyuluyorlardi.
13. "Kosup kaçmayin; size nimet verilen yere, yurtlariniza dönün, elbette sorguya çekileceksiniz" dedik.
14. "Vay basimiza gelenlere! Dogrusu biz haksizlik yapmis kimseleriz" dediler.
15. Biz onlari biçilmis ot ve bir yigin kül haline getirinceye kadar haykirmalari devam etti.
16. Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasindakileri oyun olsun diye yaratmadik.
17. Egelenme dileseydik, bunu yapacak olsaydik, sanimiza uygun sekilde yapardik; ama yapmayiz.
18. Gerçegi batilin basina çarpariz ve onun beynini parçalar; böylece batil ortadan kalkar. Allah'a yakistirdiginiz vasiflardan ötürü yaziklar olsun size!
19. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Katinda olanlar O'na kulluk etmekten çekinmezler ve usanmazlar.
20. Gece ve gündüz, bikmadan tesbih ederler.
21. Yeryüzünde edindikleri tanrilar mi, onlar mi ölüleri diriltecekler?
22. Eger yerle gökte Allah'tan baska tanrilar olsaydi, ikisi de bozulurdu. Arsin Rabbi olan Allah, onlarin vasiflandirdiklarindan münezzehtir.
23. O, yaptigindan sorumlu degildir, onlar ise sorumlu tutulacaklardir.
24. O'nu birakip tanrilar mi edindiler? De ki: "Kesin delilinizi getirin. Iste benim ve ümmetimin Kitabi ve senden öncekilerin kitaplari." Hayir; onlarin çogu gerçegi bilmez de yüz çevirirler.
25. Senden önce gönderdigimiz her peygambere: "Benden baska tanri yoktur, Bana kulluk edin" diye vahyetmisizdir.
26. "Rahman çocuk edindi" dediler. Hasa; hayir; melekler serefli kilinmis kullardir.
27. Allah'tan önce söz söyleyemezler; ancak O'nun emri üzerine is islerler.
28. Allah, onlarin yaptiklarini ve yapmakta olduklarini bilir. Onlar Allah'in hosnut oldugu kimseden baskasina sefaat edemezler; O'nun korkusundan titrerler.
29. Bunlar içinde kim "Ben, Allah'tan baska bir tanriyim" derse, iste onu cehennemle cezalandiririz. Zulmedenlerin cezasini böyle veririz. *
30. Inkar edenler, gökler ve yer yapisikken onlari ayirdigimizi ve bütün canlilari sudan meydana getirdigimizi bilmezler mi? Inanmiyorlar mi?
31. Yeryüzüne, insanlar sarsilmasin diye sabit daglar yerlestirdik; rahat gidebilsinler diye aralarinda genis yollar var ettik.
32. Gögü karisikliktan korunmus bir tavan kildik; oysa onlar bundaki delillerden yüz çeviriyorlar.
33. Geceyi ve gündüzü, günesi ve ayi yaratan O'dur. Her biri bir yörüngede yürür.
34. Senden önce de hiçbir insani ölümsüz kilmadik, sen ölürsün de onlar baki kalir mi?
35. Her can ölümü tadacaktir. Bir imtihan olarak size iyilik ve kötülük veririz. Sonunda Bize dönersiniz.
36. Inkarcilar seni gördükleri zaman, süphesiz, seni alaya almaktan baska bir sey yapmazlar. "Sizin tanrilarinizi diline dolayan bu mudur?" derler ve Rahman'in Kitabini iste onlar inkar ederler.
37. Insan aceleci olarak yaratilmistir. Size ayetlerimi gösterecegim, bunu Benden acele istemeyin.
38. "Dogru sözlü iseniz bildirin bu tehdit ne zamandir?" derler.
39. Bu kafirler, atesi yüzlerinden ve sirtlarindan menedemeyecekleri ve yardim da göremiyecekleri zamani keske bilseler.
40. Belki aniden gelecek de onlari sasirtacaktir. Artik onu geri çeviremezler; kendileri de ertelenmez.
41. And olsun ki, senden önce bir çok peygamber alaya alinmisti da, alaya alanlari, eglendikleri sey mahvetmisti. *
42. De ki: "Geceleyin ve gündüzün sizi Rahman'dan kim koruyabilir? Ama onlar Rablerinin Kitabindan yüz çevirmektedirler.
43. Yoksa kendilerini bize karsi savunacak tanrilari mi var? O tanrilar kendilerine bile yardim edemezler. Katimizdan da dostluk görmezler.
44. Biz bunlara ve babalarina geçimlikler verdik de ömürleri uzadi; simdi memleketlerini her yandan eksilttigimizi görmüyorlar mi? Üstün gelen onlar midir?
45. De ki: "Ben ancak sizi vahy ile uyariyorum" Uyarildiklari zaman, sagirlar çagriyi duymazlar.
46. Rabbinin azabindan onlara bir esinti dokunsa: "Vah bize! Dogrusu biz haksizdik" derler.
47. Kiyamet günü dogru teraziler kurariz; hiçbir kimse hiçbir haksizliga ugratilmaz. Hardal tanesi kadar olsa bile yapilani ortaya koyariz. Hesap gören olarak Biz yeteriz.
48. And olsun ki, Musa ve Harun'a egriyi dogrudan ayiran Kitabi sakinanlar için isik ve ögüt olarak verdik.
49. Onlar görmedikleri halde Rablerinden korkarlar; kiyamet saatinden de titrerler.
50. Iste bu, indirdigimiz kutsal bir Kitap'dir. Siz mi onu inkar ediyorsunuz?*
51. And olsun ki, daha önce Ibrahim'e de akla uygun olani göstermistik. Biz onu biliyorduk.
52. Ibrahim, babasina ve milletine: "Bu tapinip durdugunuz heykeller nedir?" demisti.
53. "Babalarimizi onlara tapar bulduk" demislerdi.
54. Ibrahim: "And olsun ki sizler de babalariniz da apaçik bir sapiklik içindesiniz" deyince:
55. "Sen bize gerçegi mi getirdin yoksa saka mi ediyorsun?" dediler.
56. O söyle dedi: "Hayir; Rabbiniz, göklerin ve yerin Rabbidir ki onlari O yaratmistir. Ben de buna sahitlik edenlerdenim."
57. "Allah'a yemin ederim ki, siz ayrildiktan sonra, putlariniza bir tuzak kuracagim!"
58. Hepsini paramparça edip, içlerinden büyügünü ona bas vursunlar diye, saglam birakti.
59. Milleti: "Tanrilarimiza bunu kim yapti? Dogrusu o zalimlerden biridir" dediler.
60-1. Bazilari: "Ibrahim denen bir gencin onlari diline doladigini duymustuk" deyince, "O halde bunlarin sahitlik edebilmeleri için onu halkin gözü önüne getirin" dediler.
62. Ibrahim gelince, ona: "Ey Ibrahim Bunu tanrilarimiza sen mi yaptin?" dediler.
63. Ibrahim: "Belki onu su büyükleri yapmistir, konusabiliyorlarsa onlara sorun" dedi.
64-5. Kendi kendilerine: "Dogrusu siz haksizsiniz", sonra kafalarinda olan eski inançlarina dönerek: "Ey Ibrahim! Bunlarin konusmayacagini, and olsun ki, bilirsin" dediler.
66-7. Ibrahim: "O halde, Allah'i birakip da size hiçbir fayda ve zarar veremeyecek olan putlara ne diye taparsiniz? Size de, Allah'i birakip taptiklariniza da yaziklar olsun! Akil etmiyor musunuz?" dedi.
68. Onlar: "Bir sey yapacaksaniz, sunu yakin da tanrilariniza yardim edin" dediler.
69. Biz: "Ey ates! Ibrahim'e karsi serin ve zararsiz ol" dedik.
70. Ona düzen kurmak istediler, fakat Biz onlari hüsrana ugrattik.
71. Onu da, Lut'u da, alemler için kutsal kildigimiz yere ulastirip kurtardik.
72. Ibrahim'e, buna ilaveten Ishak ve Yakup'u da verdik, her birini iyi kimseler kildik.
73. Onlari, buyrugumuz altinda insanlari dogru yola götüren önderler yaptik; onlara, iyi isler yapmayi, namaz kilmayi, zekat vermeyi vahyettik. Onlar, bize kulluk eden kimselerdi.
74. Lut'a da hüküm ve ilim verdik; onu, çirkin isler isleyen kasabadan kurtardik. Dogrusu onlar yoldan çikmis kötü bir milletti.
75. Lut'u rahmetimizin içine aldik; dogrusu o iyilerdendi.*
76. Nuh da daha önceleri Bize yalvarmisti, onun duasini kabul edip, kendisini ve ailesini büyük sikintidan kurtardik.
77. Ayetlerimizi yalanlayan millete karsi ona yardim ettik. Dogrusu onlar fena bir milletti, hepsini suda bogduk.
78. Davud ve Süleyman da milletin koyunlarinin yayildigi bir ekin hakkinda hüküm veriyorlarken, Biz onlarin hükmüne sahittik.
79. Süleyman'a bu meselenin hükmünü bildirmistik; her birine hüküm ve ilim verdik. Davud ile beraber tesbih etsinler diye daglari ve kuslari buyruk altina aldik. Bunlari Biz yapmistik.
80. Ona, sizi savasta korumak için zirh yapma sanatini ögrettik, artik sükreder misiniz?
81. Bereketli kildigimiz yere dogru, Süleyman'in emriyle yürüyen siddetli rüzgari, onun buyruguna verdik. Biz her seyi biliyorduk.
82. Dalgiçlik yapan ve bundan baska isler de gören seytanlardan da onun buyrugu altina verdik. Onlarin hepsini gözetiyorduk.
83. Eyup da: "Basima bir bela geldi, (Sana sigindim), Sen merhametlilerin merhametlisisin" diye Rabbine nida etmisti.
84. Biz de onun duasini kabul etmis ve basina gelenleri kaldirmistik. Katimizdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatira olmak üzere ona tekrar ailesini ve kaybettikleriyle bir mislini daha vermistik.
85. Ismail, Idris ve Zülkifl hakkinda anlattigimizi da an; onlarin her biri sabredenlerdendi.
86. Onlari rahmetimizin içine aldik; dogrusu onlar iyilerdendi.
87. Zünnun hakkinda söyledigimizi de an. O, öfkelenerek giderken, kendisini sikintiya sokmayacagimizi sanmisti; fakat sonunda karanliklar içinde: "Senden baska tanri yoktur, Sen münezzehsin, dogrusu ben haksizlik edenlerdenim" diye seslenmisti.
88. Biz de ona cevap verip, onu üzüntüden kurtarmistik. Inananlari böyle kurtaririz.
89. Zekeriya da: "Rabbim! Beni tek basima birakma, Sen varislerin en hayirlisisin" diye nida etmisti.
90. Biz de ona icabet ederek, Yahya'yi bahsetmis, esini de dogum yapacak hale getirmistik. Dogrusu onlar iyi islerde yarisiyorlar, korkarak ve umarak Bize yalvariyorlardi. Bize karsi gönülden saygi duyuyorlardi.
91. Mahrem yerini koruyan Meryem'e ruhumuzdan üflemis, onu ve oglunu, alemler için bir mucize kilmistik.
92. Dogrusu tevhid dini olan Müslümanlik, bir tek din olarak sizin dininizdir ve Ben de Rabbinizim, artik Bana kulluk edin.
93. Ama Insanlar, din konusunda aralarinda bölüklere ayrildilar, hepsi Bize döneceklerdir. *
94. Inanmis olarak yararli is isleyenin ameli inkar edilmeyecektir. Biz onu yazmaktayiz.
95. Yok ettigimiz kasaba halkinin ahirette ceza görmek üzere Bize dönmemesi imkansizdir.
96. Yecuc ve Mecuc'un seddi yikildigi zaman her dere ve tepeden bosanirlar.
97. Gerçek vaad yaklastiginda, inkar edenlerin gözleri beliriverir: "Vah bize! Bundan önce gaflet içindeydik, hem de zalimdik" derler.
98. Siz ve Allah'tan baska taptiklariniz, cehennemin yakitisiniz; oraya gireceksiniz.
99. Eger bunlar tanri olsaydi cehenneme girmezlerdi; hepsi orada temelli kalacaktir.
100. Orada onlara ah etmek vardir; bir sey de isitemezler.
101. Yaptiklarina karsilik katimizdan kendileri için iyi seyler yazilmis olanlar, iste onlar cehennemden uzak tutulanlardir.
102. Cehennemin ugultusunu duymazlar. Canlarinin istedigi seyler içinde temelli kalirlar.
103. En büyük korku bile onlari üzmez; kendilerini melekler: "Size söz verilen gün iste bugündür" diye karsilarlar.
104. Gögü, kitap dürer gibi dürdügümüz zaman, yaratmaya ilk basladigimiz gibi katimizdan verilmis bir söz olarak onu tekrar var edecegiz. Dogrusu Biz yapariz.
105. And olsun ki, Tevrat'tan sonra Zebur'da da yeryüzüne ancak iyi kullarimin mirasçi oldugunu yazmistik.
106. Dogrusu bu Kuran'da, kulluk eden kimselere bildiri vardir.
107. Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.
108. De ki: "Dogrusu tanrinizin tek bir Tanri oldugu bana süphesiz vahyolundu. Artik müslüman olacak misiniz?"
109. Eger yüz çevirirlerse, de ki: "Size düpedüz açikladim; tehdit olundugunuz seyin yakin mi uzak mi oldugunu bilmem."
110. "Dogrusu O, açiga vurulan sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir."
111. "Bilmem; belki bu gecikme sizi denemek ve bir süreye kadar geçindirmek içindir."
112. Peygamber: "Rabbim! Aramizda gerçekle hükmet, anlattiklariniza karsi ancak Rahman olan Rabbimizden yardim istenir" dedi. *

22) Hacc Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
1. Ey insanlar! Rabbinizden sakinin; dogrusu kiyamet gününün sarsintisi büyük seydir.
2. Kiyameti gören her emzikli kadin emzirdigini unutur, her hamile kadin çocugunu düsürür. Insanlari sarhos gibi görürsün oysa sarhos degildirler, fakat bu sadece Allah'in azabinin çetin olmasindandir.
3. Allah hakkinda bilmeden tartisan ve her azili seytana uyan insanlar vardir.
4. Onun hakkinda söyle yazilmistir: O kendisini dost edinen kimseyi saptirir ve alevli azaba götürür.
5. Ey insanlar! Öldükten sonra tekrar dirilmekten süphede iseniz bilin ki, ne oldugunuzu size açiklamak için, Biz sizi topraktan sonra nutfeden, sonra pihtilasmis kandan, sonra da yapisi belli belirsiz bir çignem etten yaratmisizdir. Diledigimizi belli bir süreye kadar rahimlerde tutariz; sonra sizi çocuk olarak çikartiriz, böylece yetisip erginlik çagina varirsiniz. Kiminiz öldürülür, kiminiz de ömrünün en fena zamanina ulastirilir ki, bilirken bir sey bilmez olur. Yeryüzünü görürsün ki kupkurudur; fakat Biz ona su indirdigimiz zaman harekete geçer, kabarir, her güzel bitkiden çift çift yetistirir.
6-7. Bunlar, yalniz Allah'in gerçek oldugunu, ölüleri dirilttigini, gücünün her seye yettigini, süphe götürmeyen kiyamet saatinin gelecegini, Allah'in kabirlerde olani diriltecegini gösterir.
8-9. Bilmeden, dogruya götüren bir rehberi olmadan, aydinlatici bir kitabi da bulunmadan Allah yolundan saptirmak için büyüklük taslayarak Allah hakkinda tartisan insan vardir. Dünyada rezillik onadir; ona kiyamet günü yakici azabi tattiririz.
10. Ona: "Bunlar senin yaptiklarindan ötürüdür" denir, yoksa Allah, kullarina karsi hiç de zalim degildir.*
11. Insanlar içinde Allah'a, bir yar kenarindaymis gibi kulluk eden vardir. Ona bir iyilik gelirse yatisir, basina bir bela gelirse yüz üstü döner. Dünyayi da ahireti de kaybeder. Iste apaçik kayip budur.
12. Allah'i birakip, kendisine fayda da zarar da veremeyen seylere yalvarir. Iste derin sapiklik budur.
13. Kendisine zarari faydasindan daha yakin olana yalvarir. Yalvardigi sey ne kötü yardimci ve ne kötü yoldastir!
14. Dogrusu Allah, inananlari ve yararli isler isleyenleri, içlerinden irmaklar akan cennetlere koyar. Allah, süphesiz istedigini yapar.
15. Allah'in peygambere dünyada ve ahirette yardim etmeyecegini sanan kimse, yukari bagladigi bir ipe kendini asip, bogsun; bir düsünsün bakalim, bu hilesi kendisini öfkelendiren seye engel olabilir mi?
16. Iste böylece Kuran'i apaçik ayetler olarak indirdik. Allah, süphesiz, diledigini dogru yola eristirir.
17. Dogrusu, inananlar ve yahudiler, sabiiler, hiristiyanlar, mecusiler, puta tapanlar arasinda, kiyamet günü Allah kesin hüküm verecektir. Dogrusu Allah her seye sahittir.
18. [S] Göklerde ve yerde olanlarin, günes, ay, yildizlar, daglar, agaçlar, hayvanlarin ve insanlarin bir çogunun Allah'a secde ettiklerini görmüyor musun? Insanlarin bir çogu da azabi hak etmistir. Allah'in alçalttigi kimseyi yükseltebilecek yoktur. Dogrusu Allah ne dilerse yapar.
19-21. Iste Rableri hakkinda tartismaya giren iki taraf: O'nu inkar edenlere, atesten elbiseler kesilmistir, baslarina da kaynar su dökülür de bununla karinlarindakiler ve deriler eritilir. Demir topuzlar da onlar içindir.
22. Orada, ugradiklari gamdan ne zaman çikmak isteseler her defasinda oraya geri çevrilirler: "Yakici azabi tadin" denir. *
23. Dogrusu Allah, inanip yararli is isleyenleri, içlerinden irmaklar akan cennetlere koyar. Orada altin bilezikler ve inciler takinirlar. Oradaki elbiseleri de ipektendir.
24. Bu kimseler, sözün güzelini isitecek duruma ulastirilmislar, övülmege layik olan Allah'in yoluna eristirilmislerdir.
25. Dogrusu inkar edenleri, Allah'in yolundan, yerli ve yolcu bütün insanlar için esit kilinan Mescidi Haram'dan alikoyanlari ve orada zulm ile yanlis yola saptirmak isteyeni, can yakici bir azaba ugratiriz. *
26. "Bana hiçbir seyi ortak kosma; tavaf edenler, orada kiyama duranlar, rüku edenler ve secdeye varanlar için Evimi temiz tut" diye Ibrahim'i Kabe'nin yerine yerlestirmistik.
27. Insanlari hacca çagir; yürüyerek veya binekler üstünde uzak yollardan sana gelsinler.
28. Ta ki kendi menfaatlerine sahid olsunlar; Allah'in onlara rizik olarak verdigi hayvanlari belli günlerde kurban ederken O'nun adini ansinlar. Siz de bunlardan yiyin, çaresiz kalmis yoksulu da doyurun.
29. Sonra kirlerini giderip temizlensinler. Adaklarini yerine getirsinler. Kabe'yi tavaf etsinler.
30. Iste böyle. Kim Allah'in yasaklarina saygi gösterirse, bu Rabbinin katinda kendi iyiligindendir. (Haram oldugu) size okunanlar disinda kalan hayvanlar, size helal kilindi. O halde pis putlardan sakinin; yalan sözden kaçinin.
31. Allah'a ortak kosmaksizin O'na yönelerek pis putlardan kaçinin, yalan sözden çekinin. Allah'a ortak kosan kimse, gökten düsüp de kuslarin kaptigi veya rüzgarin bir uçuruma attigi seye benzer.
32. Bu böyledir; kisinin Allah'in nisanelerine hürmet göstermesi, kalplerin Allah'a karsi gelmekten sakinmasindandir.
33. Bu nisanelerde sizin için belli bir süreye kadar faydalar vardir. Sonra bunlar Beyti Atik'de, Kabe'de son bulurlar. *
34-5. Her ümmet için, Allah'in kendilerine rizik olarak verdigi kurbanlik hayvanlarin üzerlerine O'nun adini anarak kurban kesmeyi mesru kildik. Sizin Tanriniz tek bir Tanri'dir, O'na teslim olun. Allah anildigi zaman kalpleri titreyen, baslarina gelene sabreden, namaz kilan, kendilerine verdigimiz riziktan sarf eden ve Allah'a gönül vermis olan kimselere müjde et.
36. Iste kurbanlik deve ve sigirlari Allah'in size olan nisanelerinden kildik. Onlarda sizin için hayir vardir. Bagli halde keserken üzerlerine Allah'in adini anin. Yan üstü düsüp ölünce onlardan yiyin, isteyene de istemeyene de verin. Sükredersiniz diye onlari böylece sizin buyrugunuza verdik.
37. Bu hayvanlarin ne etleri ve ne de kanlari Allah'a ulasacaktir. Allah'a ulasacak olan ancak sizin O'nun için yaptiginiz gösteristen uzak amel ve ibadettir. Size dogru yolu gösterdiginden, Allah'i yüceltmeniz için onlari böylece sizin buyrugunuza vermistir. Iyilik yapanlara müjde et.
38. Allah süphesiz inananlari savunur, çünkü hainleri ve nankörleri hiç sevmez. *
39. Haksizliga ugratilarak kendilerine savas açilan kimselerin karsi koyup savasmasina izin verilmistir. Allah onlara yardim etmege elbette Kadir'dir.
40. Onlar haksiz yere ve "Rabbimiz Allah'tir dediler diye yurtlarindan çikarilmislardir. Allah insanlarin bir kismini digeriyle savmasaydi, manastirlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah'in adi çok anilan camiler yikilip giderdi. And olsun ki, Allah'a yardim edenlere O da yardim eder. Dogrusu Allah kuvvetlidir, güçlüdür.
41. Onlari biz yeryüzüne yerlestirirsek namaz kilarlar, zekat verirler, uygun olani emrederler, fenaligi yasak ederler. Islerin sonucu Allah'a aittir.
42-4. Seni yalanci sayiyorlarsa bil ki, onlardan önce Nuh milleti, Ad, Semud, Ibrahim milleti, Lut milleti ve Medyen halki da peygamberlerini yalanci saymis ve Musa da yalanlanmisti. Ama Ben, kafirlere önce mehil verdim, sonra da onlari yakalayiverdim. Beni tanimamak nasilmis görsünler.
45. Nice kasabalarin halkini haksizlik yaparken yok ettik. Artik çatilari çökmüs, kuyulari metruk, saraylari bombos kalmistir.
46. Yeryüzünde dolasmiyorlar mi ki, orada olanlari akil edecek kalpleri, isitecek kulaklari olsun. Ama yalniz gözler kör olmaz, fakat gögüslerde olan kalpler de körlesir.
47. Senden, baslarina acele azap getirmeni istiyorlar. Allah sözünden asla caymayacaktir. Rabbinin katinda bir gün, saydiklarinizdan bin yil gibidir.
48. Nice kasabalara, haksiz olduklari halde, mehil vermistim; sonunda onlari yakalayiverdim. Dönüs ancak Bana'dir. *
49. "Ey Insanlar! Ben sizin için ancak apaçik bir uyariciyim" de.
50. Cömertçe verilmis rizik ve magfiret, inanan ve yararli is isleyenleredir.
51. Ayetlerimizi tartisarak bozmaga ugrasanlar, iste onlar cehennemliklerdir.
52. Senden önce gönderdigimiz hiçbir elçi ve peygamber yoktur ki, bir seyi arzuladigi zaman, seytan onun arzusuna vesvese karistirmamis olsun.
53. Allah seytanin karistirdigini, kalplerinde hastalik bulunan ve kalpleri kaskati olan kimseleri sinamayi vesile kilar. Zalimler süphesiz derin bir ayrilik içindedirler.
54. Bu, kendilerine ilim verilenlerin Kuran'in, senin Rabbin'den bir gerçek oldugunu bilip de ona inanmalari ve gönüllerini baglamalari içindir. Allah inananlari süphesiz dogru yola eristirir.
55. Inkar edenler, ceza saati kendilerine ansizin gelene veya gecesi olmayan günün azabi çatana kadar Kuran'dan süphe etmekte devam ederler.
56. Iste o gün hükümranlik Allah'indir. O aralarinda hükmeder. Inanip yararli is isleyenler nimet cennetlerindedirler.
57. Inkar edenler, ayetlerimizi yalan sayan kimseler, iste onlar için hakir düsüren azap vardir. *
58. Allah yolunda hicret edenlere, sonra öldürülen veya ölenlere Allah, elbette onlara güzel bir rizik verecektir. Rizik verenlerin en hayirlisi yalniz Allah'tir.
59. And olsun ki, onlari hosnut olacaklari bir yere koyar. Süphesiz Allah bilendir, Halim'dir.
60. Bu böyledir; kim kendisine verilen kadar ceza verirse ve kendisine yine de saldirilirsa, Allah ona, and olsun ki yardim edecektir. Allah süphesiz, affeder ve bagislar.
61. Böyledir; Allah geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar ve Allah süphesiz isitir ve görür.
62. Keza Hak yalniz Allah'tir; O'nu birakip taptiklari sadece batildir. Dogrusu Allah yücedir büyüktür.
63. Allah'in gökten indirdigi su ile yerin yemyesil oldugunu görmez misin? Dogrusu Allah latiftir, haberdardir.
64. Göklerde olanlar, yerde olanlar O'nundur. Dogrusu Allah müstagnidir, övülmege layik olandir. *
65. Allah'in yerde olanlari ve emriyle denizlerde yürüyen gemileri buyrugunuz altina vermis oldugunu; buyrugu olmaksizin yere düsmemesi için gögü O'nun tuttugunu görmez misin? Dogrusu Allah insanlara karsi sefkatli ve merhametli olandir.
66. Sizi dirilten, sonra öldürecek sonra yine diriltecek olan O'dur. Insan gerçekten pek nankördür.
67-9. Her ümmete, yerine getirmeleri gerekli ibadetler koyduk. Öyleyse, bu konuda seninle çekismelerine firsat verme; Rabbine davet et, sen süphesiz dogru yol üzerindesin. Seninle tartisirlarsa: "Allah yaptiginizi çok iyi bilir; ayriliga düstügünüz seyler hakkinda, kiyamet günü aranizda Allah hükmedecektir" de.
70. Gökte ve yerde olani Allah'in bildigini bilmez misin? Bunlar hiç süphesiz Kitaptadir ve süphesiz bunlar Allah'a kolaydir.
71. Onlar Allah'i birakip da O'nun, haklarinda hiçbir delil indirmedigi, kendilerinde de bir bilgi olmayan seylere taparlar. Zulmedenlerin yardimcisi olmaz.
72. Onlara ayetlerimiz apaçik olarak okundugu zaman, inkar edenlerin yüzlerinden inkarlarini anlarsin. Nerdeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldiracaklar. De ki: "Size bundan daha fenasini haber vereyim mi? Allah'in inkarcilara vadettigi ates! Ne kötü bir dönüstür!..*
73. Ey Insanlar! Bir misal verilmektedir, simdi onu dinleyin: Sizlerin Allah'i birakip taptiklariniz bir araya gelseler, bir sinek bile yaratamiyacaklardir. Sinek onlardan bir sey kapsa, onu kurtaramazlar; isteyen de, istenen de aciz!
74. Allah'i geregi gibi degerlendiremediler. Dogrusu Allah kuvvetlidir, güçlüdür.
75. Allah meleklerden ve insanlardan peygamberler seçer. Dogrusu Allah isitir ve görür.
76. O, geçmislerini geleceklerini bilir. Bütün isler Allah'a döner.
77. Ey Inananlar! Rüku edin, secdeye varin, Rabbiniz'e kulluk edin, iyilik yapin ki saadete erisesiniz.
78. Allah ugrunda geregi gibi cihat edin. O, sizi seçmis, babaniz Ibrahim'in yolu olan dinde sizin için bir zorluk kilmamistir. Daha önce ve Kuran'da, peygamberin size sahit olmasi, sizin de insanlara sahit olmaniz için size müslüman adini veren O'dur. Artik, namaz kilin, zekat verin, Allah'a sarilin. O sizin sahibinizdir. Ne güzel sahip ve ne güzel yardimcidir!*
 
 
 



Doç. Dr. Mustafa Karataş
Telif Hakları | Gizlilik | İletişim