Mustafa Karataş Logo
Site içinde ara :
              Makaleler »     

Anasayfa

Hakkında

Özgeçmiş

Soru-Cevap

Videolar

Makaleler

Ahlak

Kitaplar

Hadisler

Kuran-ı Kerim

Hadis Terimeri

Hadis Literatürü

Hadis Usulu

Etkinlikler

Hat Yazıları

Güzel Sözler

İletişim


Gençlik ve Önemi
 
GENÇLIK VE ÖNEMI

Çocuklarimiz bizlere emanettir. Onlar yarinin büyükleri olacak ve bu vatan her seyi ile onlara devredilmis olacaktir. Özellikle Türkiyemizin nüfusunun çogunlugunu gençler teskil etmektedir. Bu gençlerin iyi bir terbiye ve egitim almalari gerekmektedir. Bu husustan önce anne ve babalar daha sonra da devlet sorumludur. Çocugu dogdugunda ona iyi bir isim koymak, onu helâl rizikla beslemek, onu Islamî terbiye ile yetistirmek ebeveynin görevidir. Belli bir yasa kadar gerekli egitimi verip, edebli, çaliskan, üretken, vatana ve millete faydali bir genç kazandirmak baslica gayemiz olmalidir. Devlet de bu konuda üzerine düseni yapmali, anne ve babalara yardimci olmalidir. Okullari ve üniversiteleri sadece diploma veren yerler degil, her yönüyle insan yetistiren birer egitim kurumu olmalidir. Surasi iyi bilinmelidir ki, ancak gençligi iyi yetismis bir ülke istikbâline umutla bakabilir. Bu nedenle en büyük yatirim gençlere yapilmalidir.

Çocuklar ve gençler, anne ve babalarin karneleri demektir. kendisi iyi, hos fakat çocugu yaramaz, kizi ya da oglu bas belasi ise, o anne ve baba bunun vebalini çok düsünmelidir. Kendisi camide oglu kumarhanede, ya da baska günah yerlerinde ise secde de gözyaslariyla tevbe etmeli, Allah ‘tan af dilemelidir. Kendisi haya ve edeb timsali bir anne dahi olsa sayet kizi delikanli ve gençleri bastan çikarmak için cadde cadde, sokak sokak geziyor, ya da nerelerde kiminle gezdigi dahi bilinmiyorsa o anne çok ah çekmelidir.

Allah Teâla, Tahrîm Sûresi’nde, “Ey Imân edenler kendinizi ve aile fertlerinizi, yakiti insanlar ve taslar olan Cehennem ayesinden koruyunuz.” (Tahrîm, 6). buyurmaktadir. Süphesiz anne ve babaya ve de özellikle anneye tarifi dahi imkansiz derecede bir çocuk sevgisi merhamet duygusu verilmistir. Bu sebeple anne ve babalarin bütün çaba ve gayeleri çocuklarini istikbâle daha iyi hazirlamak, onlara daha güzel bir hayat sunabilmektir. Bundan daha tabii bir sey olamaz. Ancak çocugunu sadece dünya da rahat ettirmek, onun ahiret hayatini düsünmemek büyük bir gaflettir. Dünyada ayagina diken batmasina bile tahammül edemedigimiz çocuklarimizin ahirette cehennemde yanmasina nasil razi olabiliriz. O halde çocugunun gerçekten gelecegini düsünen veliler, onun ahiret hayatini da hesaba katmak ve ona göre yetistirmek gayreti içerisinde olmalidirlar. Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz “Hepiniz çobansiniz yani idarecisiniz ve elinizin altindakilerden sorumlusunuz. Erkek ailesinin reisidir ve onlarin her halinden sorumludur. Kadin da evinin sorumlusudur ve evinde olup bitenlerden sorumludur” buyurmaktadir. görüldügü gibi Hz. Peygamber aile ve evin sorumlulugunu hem erkege hem de kadina yüklemektedir. Dolayisiyla anne ve baba ev ailenin birinci derecede sorumlusudur.
Çocuklarimizi sevmek sadece onlara iyi bir maddi miras birakmak sanilmamalidir. Onlara birakilabilecek en en iyi mirasin güzel ahlak oldugunu Allah Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem) haber vermektedir. Bütün çalismamiz ve düsüncemiz bu yolda olmalidir. Gençlerimizi, imanli, ahlâkli, çaliskan, kendine güvenebilen, faydali birer altin nesil olarak yetistirmeliyiz. Bu meyanda gençlere de birtakim tavsiyelerimiz vardir.
Kiymetli Gençler!
-Ilk olarak Allah’in sana verdigi bu gençligin kiymetini bilmelisin. Sunu unutma ki, ahirette sorulacak sorulardan biri de gençligini nasil ve nerede harcadin olacaktir.
Gençligini Allah yolunda, her anini ibadet haline getirerek yasamalisin. Seytana tapan satanist, ya da Allahsiz ateist degil, inançli ve bilgili olmalisin. Hz. Ali gibi, Nasil ki, Hz. Ali Hz. Peygamber’in dizinin dibinden ayrilmadiysa, sende onun hayatini okuyarak, ögrenerek sanki Peygamberle birlikte yasiyor gibi hissetmelisin. Ammar gibi Bilâl gibi Zeyd gibi ona asik olmalisin. Miki Martinlerin degil, Allah Rasûlünün pesinden gitmelisin. Uyustucu kurbani degil, vatan ve Millet için din ve namus için kurban olmalisin.
Ögretmenine silah çeken degil, bir harf ögretene köle olmalisin.



Üniversite imtihanina hatta is yerine gelirken anne ve babanin güdümünde degil, II. Mehmed gibi yirmi bir yasinda Fatih olmalisin.
Ismâil gibi babana, Veysel Karani gibi annene teslim olmalisin.
Yusuf (sallallahu aleyhi ve sellem) gibi harama bakmayan namus timsali, Ibrahim gibi Nemrud’a, Musâ gibi Firavuna tapmayan er kisi olmalisin. Hz. Ömer ve Hz. Hamza gibi haksizliga tahammül etmeyip, mazlumun ve fakirin yaninda yer almalisin. Hz. Ebûbekir gibi ancak Allah için aglayip ve fakat yeri gelince Allah’in arslani kesilip kükremesini bilmelisin.
Sehid ve Gazi dedelerinin ruhunu incitmemelisin. Iman tasiyan herkesi kardes bilip müslümanlarin ve insanligin hizmetine kosmalisin. Kisaca enerjini seytanin ve nefsin yolunda degil hak ve hakikatin ugrunda sarfetmelisin
 
 
 



Doç. Dr. Mustafa Karataş
Telif Hakları | Gizlilik | İletişim